Kabuğunuzun içinde, dış politika olmuyor…

Bizler, bölgemizde yaşananlara tanık oluyoruz.

   Bize göre uzak, dünya köşelerinde de yaşananlar var.

   Yaşanan sorunların bir kısmı çatışmasız halledilirken, dolaylı taraf olanların çıkarlarının çatıştığı sorunlarda, çözüm kolay bulunmuyor.

   Bazı ülkeler uluslararası sorunların çözümünde kendilerini ayrıcalıklı görürler.

   Bu ayrıcalıkla, istediklerini yapabilecekleri inancı da yüksektir.

   Onlar güçleriyle haklılıklarını da şekillendiriyorlar.

   Önemli bir diğer nokta, bu konumda olan ülkeler, ulusal çıkar ve savunma anlayışıyla, benzer davranış sergileyen yeni ülkeler istemiyorlar.

***

   Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2014’te BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada öne çıkardığı “Dünya beşten büyüktür” vurgusu tarihi bir saptamaydı.

   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2014’te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitaben yaptığı konuşmasında Birleşmiş Milletler'in etkisizleşmesine vurgu yapıp şunları eklemişti: "Daha fazla mazlum insan hayatını kaybetmeden, BM sorunlara ağırlığını koymalıdır. Altını çizerek ifade etmeliyim, dünya 5’ten büyüktür.”

   Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ABD, Rusya, İngiltere, Çin ve Fransa’yı BM’yi etkisiz hale getirdiğini, bunun kabul edilemez olduğunu ifade etmişti.

***

   Erdoğan, bu tespitinde haklı mıydı?

   Elbette haklıydı.

   Ağırlıkla beş daimi üye, pek çok uluslararası sorunun parçasıdır.

***

   Türkiye, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar, kendi ulusal sınırları dışında, kendi ulusal çıkarlarını ve güvenliğini de düşünerek bir askeri harekat gerçekleştirmemişti.

   Unutmayalım 1963 sonunda Türkiye’nin Kıbrıs’a garantör olarak müdahale hakkı, 20 Temmuz 1974’ten daha güçlüydü. Dönemin ABD Başkanı Johnson’un İnönü’ye gönderdiği ünlü mektup, Türkiye’nin yerinde kalmasına yetmişti.

***

   Türkiye’nin son yıllarda sınır ötesi operasyonları, statü kazandırılarak başka ülkelerde askeri varlığı, Türkiye iç politikasında eleştirilse de Türkiye’yi uluslararası bir etkin oyuncu konuma getirdiği bir gerçektir.

   Uluslararası bir sorunun parçası olmak, o sorunun çözümümde masada bulunmak, kendi sınırlarınız dışında güç elde etmektir.

   Bazılarına göre Kıbrıs sorunu Türkiye’nin başını ağrıtıyor. Kıbrıs sorunu Türkiye’nin başını ağrıtmıyor. Tam tersi, uluslararası platformda Türkiye’ye güç veriyor.

   Bir de Türkiye, Kıbrıs sorunuyla 60 yıldır, deneyim biriktiriyor.

***

   En son örnek Libya..

   2019’da BM Genel Kurulu’nda konuşan Erdoğan’ın Libya ile ilgili söylediklerini anımsayalım:

   "Libya'nın siyasi ve ekonomik açıdan güçlenmesi hem Kuzey Afrika'yı hem de Avrupa'yı rahatlatacaktır. Bu ülkedeki çözümün, Libya halkının tercihlerine saygı gösterilmesinden geçtiğine inanıyoruz."

***

   BBC dün Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar’la yaptığı söyleşiyi resmi internet sayfasında paylaştı.

   BBC’nin bu haberi yayımlaması anlamlıdır.

   Türkiye’nin Libya’da elde ettiği konum en başta Fransa’yı rahatsız ediyor.

   “Fransa'nın Libya'da Halife Hafter'i desteklemesinin müttefikliğe uymadığını söyleyen Akar, Fransa'nın siyasi hatalarını telafi etmek için Türkiye ile gerilim yaratmaya çalıştığını belirtti.

   Libya açıklarında bir Fransız gemisinin Türk donanması tarafından taciz edildiği iddiasıyla ilgili de konuşan    Akar, "Biz Fransız gemisinin taciz etmediğimiz gibi, Fransız gemisi bizim üç gemimizin ilerlediği konvoya 20 deniz mili süratle araya girmek suretiyle çok tehlikeli bir manevra yaptı" dedi ve gerçeklerin NATO tarafından önümüzdeki günlerde ortaya çıkarılacağını söyledi.

   Türkiye'nin Libya'daki geleceğiyle ilgili bir soruya yanıt veren Akar, iki halkın 500 yıllık ortak geçmişi, değerleri ve tarihi olduğunu aktardı, "Bu zor günlerinde yanlarında olmaya devam edeceğiz" dedi.”

***

   Akar, söyleşi boyunca birkaç kez, Türkiye’nin izlediği politikanın temelinde kendi güvenlik ve savunmasının yattığını da söyledi.

   Ege'de yaşanan gerilimlere de değinen Akar, "Lozan anlaşması 23 adanın silahlandırılamayacağını söylüyor.    Fakat bu adalardan 16'sı komşumuz tarafından silahlandırılmış durumda" dedi, Yunan yetkililerin bazı kayalıklarda abartılı törenler ve ziyaret yapmasını eleştirdi.

   Akar, bir anlamda Yunanistan’ı uyardı.

***

   Kabuğunuzun içinde dış politika olmuyor… Türkiye, kabuğunun dışına çıkıp, savunma hattını, kendi sınırlarının ötesinde kuruyor. Bütün mesele, bu politikayı sürdürürken yalnız kalmamak. Görünen o ki Türkiye, yalnız kalmamayı da beceriyor… Libya, konusunda NATO içinde Türkiye’ye yakın duranlar çoğunlukta.

YORUM EKLE

banner75