Kadın sığınma evi için ne bekleniyor?

Bu ülkede çok sayıda eksiğimiz var. Eksikleri yerine getirmek istiyoruz ama ya yapamıyoruz ya da yapmak için çok geç kalıyoruz.

Bir icraatı yerine getirmek için çok gecikince de değeri kalmıyor.

Çünkü hayat devam ediyor ve halk sorunların erken çözüm bulmasını istiyor.

Ülkemizde işlerin gecikmesi ya “parasızlığa” bağlanıyor ya da “yasal engellere”…

Ne para bulabiliyoruz, ne de yasal engelleri kolay kolay aşabiliyoruz.

“Eleman yetersizliği” ve “zamansızlıktan” da yapamadıklarımız var.

Seçim önceleri ya da seçim süreçlerinde söz veriliyor, “gelirsek yaparız” deniliyor ama maalesef iktidara gelindikten sonra icraatlar erteleniyor.

Bugün için söylemiyoruz, yıllardır böyle…

KIBRIS’a konuşan kadın örgütleri, ülkede “ev içi şiddetle” ve “kadına karşı şiddetle” mücadele kapsamında, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı” hazırlandığı halde, bu plan içerisinde kadın sığınma evi projesinin, yine son sıralarda yer almasını eleştirdi.

Söz konusu planı önemseyen kadın örgütleri, planın yasal düzenlemeler, farkındalık yaratılması, koruyucu ve önleyici önlem alınması, kurumlar arası işbirliği gibi konuları içerdiğine dikkat çekiyor.

Kadına adli destek verilmesi, kira yardımı yapılması ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi kurulması için faaliyete geçildiğini belirten örgütler, buna rağmen projenin son aşamasında yer alması nedeniyle “Kadın sığınma evi” konusunda henüz bir çalışma başlatılmamasını eleştiriyor.

Kadın örgütlerine göre, kadın sığınma evi, kadına karşı şiddetle mücadele için çok önemli ve bir an önce yapılmalı.

Örgütler, ayrıca sığınma evlerinin yanında her bölgeye şiddet önleme merkezleri de kurulmasını istiyor.

Zaman kaybedildiğini düşünen örgütler, 2017’de hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı”nın uygulanması gecikirken, mağduriyetlerin de sürdüğünü söylüyor.

Nitekim 2017’de 5 cinayet işlendi…

Son 5 yıl içinde 13 kadın cinayet kurbanı oldu.

Bu doğrultuda, 2013 yılında bir, 2014 yılında üç, 2015 yılında iki, 2016 yılında bir ve 2017’de de 5 kadın cinayet nedeniyle yaşamını yitirdi.

Her dönem değişen hükümetlerle birlikte geçen süre zarfında şiddet gören, öldürülen kadınların sayısının daha da arttığını belirten örgütler, “Devletin, görevini yerine getirmesi için daha kaç kadının dövülerek, tacize uğrayıp öldürülmesi gerekiyor?” diye soruyor.

Bazı örgütlerse uzun zamandır kadın sığınma evleri için mücadele yürüttüklerini ve her fırsatta, her bölgeye, kadın sığınma evi kurulması gerekliliğini vurguladıklarını belirtiyor.

Lefkoşa Türk Belediyesi’nin yaptığı sığınma evini, devletin nasıl oluyor da yapamadığını soran örgütler, devletin böyle bir yükümlülüğü olduğunu ve hükümet edenlerin bunu anlamasını istiyor.

Kadın örgütleri istemlerinde ve tepkilerinde haklı…

Her gün birçok kadın şiddet görüyor, ölüm tehlikesi atlatıyor.

Geçen yıl 5 kadının cinayetten hayatını kaybetmesi, doğal olarak herkesi korkutuyor.

Örgütler haklı, kadın sığınma evini tartışmak ve inşa etmek için yeni kadın cinayetlerinin işlenmesini beklemeyelim.

YORUM EKLE