Kafayı haritaya taktılar

Rum yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, New York’a gitti, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da bugün gidiyor. Liderler BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşecek. Çok bir şey bekliyor muyuz? Doğrusu New York’tan umutlu olmamızı gerektirecek bir gelişme göremiyoruz. Yine de sonuçta bu ziyaretler, dikkatlerimizi az da olsa Kıbrıs sorununa çevirmemize yardımcı oluyor.

Ekonomik kriz nedeniyle kimsenin Kıbrıs sorunuyla ilgilenmediğinin, herkesin geçim derdine düştüğünün farkındayız. Ancak başınızı sorunlardan kaldırıp da Kıbrıs sorunu gelişmelerine bakacak olursanız, Rum lider Anastasiadis ve kurmaylarının, “Kıbrıs Türk tarafının geri çektiği haritaya” kafayı taktığını göreceksiniz. 

İlla ki Kıbrıs Türk tarafı geri çektiği haritayı yeniden sunmalıymış... Anastasiadis dün, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis de önceki gün bu çağrıyı tekrarladı. Rum tarafı mazeret bulmaya çok meraklı; şimdi sanki de Kıbrıs sorunundaki tıkanmanın nedeni “haritaymış” gibi bir tavır takındılar. İlla ki bir mazeret bulunacak ve o mazeret de Kıbrıslı Türklerin bir kusuru olarak gösterilecek.

Rum tarafı, masanın dağılması, müzakerelerin kesilmesi, çözüm olmaması için her türlü oyunu oynuyor ama suçlu olarak da Kıbrıs Türk tarafını gösteriyor, bunun için de gerekçe yaratıyor. Harita da işte bunlardan birisi...

Meseleyi harita boyutuna çekip de Rumların kendilerini sütten çıkmış ak kaşık gibi göstermeye çalışmaları gerçekten can sıkıcıdır...

Peki o harita neden geri çekildi acaba? Kıbrıs Türk tarafının haritayı geri çekme gerekçesini atlayarak, gözden kaçırarak bir yere varmaya çalışmak hem ayıptır, hem haksızlıktır. Üstelik o haritayı Kıbrıs Türk tarafı, çözüm karşıtı bazı fanatik çevrelere rağmen sunmuştu. Kıbrıslı Türk liderliğinin, çözüme ne kadar inandığının göstergesiydi bu harita. Çözüme inanan Akıncı, hedefe varabilmek için haritayı sunmuştu. Kıbrıs Rum tarafı bu büyük adımı, bu ciddi hamleyi, çözüm inancını gösteren haritanın kıymetini bilemedi. Çözüm için bunu faydaya çeviremedi, her zaman olduğu gibi “çözüm çabalarını nasıl bertaraf edebiliriz” diye uğraş verdiler.

Peki Cumhurbaşkanı Akıncı, haritayı neden geri çekmişti acaba? Biraz gerilere gidip hatırlayalım isterseniz.

Cumhurbaşkanı Akıncı, İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen ‘Kıbrıs Konferansı’nda Rum tarafına sunduğu harita önerisini öyle durup dururken, aklına estiği için çekmedi, bunun bir nedeni vardı. İsviçre’nin Crans Montana kentinde geçen yıl temmuz ayında yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerde “Rum tarafının tüm önerilerini geri çektiğini” açıklamasının ardından harita geri çekildi.

Rum yönetimi önerilerini geri çekince, Cumhurbaşkanı Akıncı da Ocak 2017’de Cenevre kentinde düzenlenen Kıbrıs Konferansı’nda Türk tarafının sunduğu ve BM kasasında kilit altında tutulan harita önerisinin iadesini talep etti. Hatırlanacağı üzere o dönem, BM Kıbrıs İyi Niyet Misyonu Müzakereler Koordinatörü Sergiy İllarianov, Cenevre’de bulunan haritayı Cumhurbaşkanı Akıncı’ya teslim etmişti. Harita önerisinin geri çekilmesi; “tüm konularda anlaşılmadan hiçbir konuda anlaşılmış sayılmaz ilkesi” doğrultusunda atılan bir adımdı.

Yine hatırlatmak gerekirse; Cenevre’deki müzakerelerin son günü olan 11 Ocak 2017’de taraflar haritalarını sunmuş ve haritalar, iki tarafın harita uzmanlarının kontrollerinin ardından BM’nin çelik kasasına alınarak kilitlenmişti. Hatırlayacaksınız, Şubat 2018’de Rum tarafında yine çok tartışılmıştı Kıbrıs Türk tarafının haritayı geri çekmesi. Rum yönetimi yetkilileri bundan haberdar olduğu halde, “haberleri yokmuş” gibi davranmaya çalışmış sonra haberdar olduklarını söylemek zorunda kalmışlardı.

Şimdi o günlerden yaklaşık 7 ay sonra “haritayı” yine dillerine doladılar, bütün meseleyi haritaya bağladılar. Sanki kendileri üzerlerine düşen her şeyi yaptılar da mesele haritada yoğunlaşmış gibi... Örneğin “dönüşümlü başkanlık” konusunda ne yaptılar, bir milim bile yumuşama oldu mu? Hayır, suçlamalar dışında hiçbir gelişme, olumlu adım yok...

Rumlar, “Kıbrıs Türk tarafı geri çektiği haritayı yeniden sunmalı” diye tutturdu. Rum yönetimi kurmaylarına göre, Akıncı’nın haritayı geri çektiği andan itibaren ortaya ciddi bir durum çıkmış. Uluslararası toplum, Akıncı’nın bu hareketine olumlu bakmamış, bu eylemin çözüm çabalarına katkı koymayan bir eylem olduğu görüşü hakimmiş, özlü müzakerelerin başlayabilmesi için harita sunulması şartmış... Yine senaryolar yazdılar...

Nikos Hristodulidis, Anastasiadis’in önerilerini geri çekmesi ile Akıncı’nın haritayı geri çekmesinin kıyaslanmasının “yanlış” olduğunu iddia etti. İşte size yine yanlı bir bakış, siz geri çekince doğru olacak, Türk tarafı çekince yanlış olacak. Rumlar için her şey mubah, Türkler için değil... Böyle bir mantık mı olur?

Crans Montana’daki başarısızlığı Kıbrıs Türk tarafına yüklemek hem ayıp, hem günahtır. Hedefe çok az kalmışken Anastasiadis’in manevraları, masadan kalkması, çözümü bertaraf etmesi çok mu takdir gördü kamuoyundan? Rum tarafı kendi kusurlarını görmezden gelip, harita üzerinden Kıbrıs Türk tarafını suçlamaya çalışıyor.

Anastasiadis’in “ön hazırlık yapılmalı” hamlesi Rum muhalefetinden de destek görmeyince, tepkiyle karşılaşınca, haritaya sarıldı, hatta bu kez “Harita ve garantiler konusunda ön hazırlık” deyiverdi... Bu işi zora sürme, bu “suçlama” çabaları, Kıbrıs’ta çözüm isteyen Kıbrıslı Türklerin moralini bozuyor. Umarız ilerideki günlerde daha gerçekçi bir zemin üzerinden müzakerelere başlanabilir.

YORUM EKLE