Kalkınma Bankası'ndan dijitalleşmeye tam destek…

KKTC Kalkınma Bankası kredileri bir kez daha kamuoyumuzda önemli gündem maddelerinden biri haline geldi… Konu malûmdur… Şu gazete manşetlerine yansıyan, sosyal medyada ve halk arasında ise çığırından çıkan eleştirilere malzeme oluşturan 5 milyon 100 bin TL’lik yurt projesinin usulsüz verildiği iddiası!… Konu polise, oradan da yargıya intikal etti… Hiç kuşkusuz Kalkınma Bankası kredilerine halkın duyarlılık göstermesi son derece olağandır… Çünkü bu bankanın temel kredi  kaynağını yaratan halkın özel bankalardaki mevduatlarıdır… O kaynak, genel ülke mevduatlarının yüzde ikisi bazında ve tahvil karşılığı ticari bankalardan sağlanmaktadır… Dolayısıyla her mevduat sahibinin, Kalkınma Bankası kredilerine sistem gereği, bir miktar katkısı vardır…
   Bu kurumun Genel Müdürü Saffet Barutçu tarafından bankanın mütevazı yemekhanesinde bir öğle yemeğine davet edildiğimde sohbetin ana temasının ne olacağını elbette ki tahmin etmiştim… O nedenle görüşmeye gitmeden önce şu meşhur 5 milyon 100 bin TL’lik kredi davası konusunda gazetelerde çıkan haberleri ve yorumları oturup dikkatlice bir kez daha inceledim… Tarih sırasına göre önüme gelen son haber, davanın üç sanığından ikisinin aklandığına ilişkindi… Buluşmamız gerçekleştiğinde Saffet Barutçu bana bu davanın tümden aklanacağına olan inancını kendinden çok emin bir ifadeyle belirtti…
   Diyor ki; “Meseleyi biz de medyaya yansıyan polis bülteninden öğrendik… Ve hayli şaşırdık… Projeyi yürüten şirketin ortakları arasında çıkan bir anlaşmazlık sonucu konu polise şikâyet edilmiş ve tabiatıyla mesele oradan da yargıya yansımıştır…” 
                                                                              ***
   Gelelim ayrıntılara… Barutçu, projeyi uygulayan şirkete kredi olarak verilen paranın kayıpta olduğu iddialarının geçersizliğini şu sözlerle açıkladı:
   “İncelemelerimize göre o para bizce kayıp değildir. Çünkü tüm maliyeti 25 milyon TL olan öğrenci yurdunun  inşaatında kullanılmıştır. Günü geldiğinde de kredinin dönüşü taksitlendirilmiş tahsilatlarla sağlanacaktır… Kredi, banka yasa ve tüzükleri çerçevesinde, hak ediş karşılığı, şirket adına kayıtlı gayrimenkul ve üzerine yapılmakta olan yurt binası ipotek alınarak kullandırılmıştır. Söz konusu kredinin kullandırımı hissedarlardan ikisinin bankaya sunmuş oldukları, noter tasdikli vekâletname kapsamında sonuçlandırılmıştır…”
                                                               ***
   Barutçu, halkın Kalkınma Bankası’nın çalışmalarına güvenmesini ve inanmasını beklediklerini belirtiyor… Kredi dağıtımlarının tek kişinin uhdesinde, bireysel işlemler olmadığını ve çok titiz kurumsal bir çalışmayla gerçekleştiğini açıklarken, bu sürece dair şu bilgiyi verdi:
   “Her kredilendirmede 15 – 16 kişilik bir ekip çalışır… Genel Müdüre bağlı 5 kişilik bir kredi komitesi var... Gelen talepler önce bu komitede tüm ayrıntılarıyla ve ipotek güvenceleriyle birlikte incelenir… Hazırlanan raporlar genel müdürlüğün değerlendirmesinden sonra 7 kişilik yönetim kuruluna gider ve orada sonuçlandırılır… Yani kredi istemi ya onaylanır, ya da geri çevrilir…”
   Barutçu, dağıtılan kredilerin amacına uygun biçimde kullanılıp kullanılmadığının yatırım alanlarında duyarlılıkla denetlenmekte olduğundan herkesin emin olmasını istedi…
                                                               ***
   Geri dönmeyen krediler mi?.. Her ticari bankada olduğu gibi Kalkınma Bankası için de söz konusudur bu olay… Ama geri dönmeyen kredilerin takibinin, yargı sürecinin ve yargı sonrasının da titizlikle izlendiğinin altını çiziyor Genel Müdür… O konuda diyor ki; “Yargı kararlarının icra aşamalarının hızla sonuçlandırılması için de seferber olmuş durumdayız… Tapu Dairesi’nde bazı tıkanmalar yaşamaktayız… Bunun aşılabilmesi adına Sayın İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’la önümüzdeki günlerde Banka Yönetimi olarak bir görüşmemiz gerçekleşecek…”                                                                                  ***
   KKTC Kalkınma Bankası uluslararası birçok finans toplantısında ülkemizi başarıyla temsil etmektedir… Bu açıdan da bankalarının saygınlığı üzerine adeta titrediklerini ifade eden Barutçu’dan Kalkınma Bankalarının ülkesel yükümlülüklerini şu şekilde dinliyorum:
   “Kalkınma Bankaları genelde ülkelerin alt yapılarının geliştirilmesine destek verirler… Ticari bankaların vermekten kaçındıkları kredileri dağıtırlar… Bizim bankamız da, ülkenin ekonomik vizyon ve hedefleri doğrultusunda, özellikle katma değeri yüksek projelere finansman olanakları sağlama amaçlı kurulmuştur. Piyasa koşullarının tam anlamda başarılı olmadığı, yatırım ikliminin istenilen ölçüde sağlanamadığı ve ülkenin uluslararası finansman kaynaklarına erişiminin olanaksız olduğu durumlarda, makro - ekonomik istikrarın olmadığı dönemlerde, Kalkınma Bankası ticari bankalar yanında işte o tamamlayıcı görevini üstlenir...”
   Raporlara baktığımızda KKTC Kalkınma Bankası’nın kuruluşundan 2017 yılı sonuna dek 838 özel ve tüzel kişiye 328 Milyon USD kredi kullandırdığı görülür… Bu kredilerle KKTC ekonomisine turizmde ve eğitimde toplam 30.460 yatak kazandırdı… Sektör bazında turizme 17,240 ve eğitime ise 13.220 yatak… Ayrıca o tarihe dek ülkeye de 3.967 makine teçhizat kazandırıldı… 2017’den sonra da kalkınma Bankası çıkışlı ekonomik kazanımlarımız sürmektedir…
                                                                              ***
   Yeni kredilendirmelerden örnekler vermesini istediğimde son bir yılda “yenilenebilir enerji” bağlamında hayli kredi açtıklarını söylüyor Barutçu… KIB TEK üzerindeki yükü de hafifleten çevreci ve ekonomik güneş enerjisi projelerine bu yıl içinde 70 milyon TL’lik kredi açılacağını, bu kredilerin de konut harici işletmelere verilmekte olduğunu öğreniyorum ondan bu vesileyle…
   Saffet Barutçu bu konuda şöyle bir iddiada da bulundu ki, burada paylaşmalıyım: “Yenilenebilir enerji projeleri tasarladığımız hızda gerçekleşir ve yaygınlaşırsa yeni bir elektrik santralına gereksinimimiz olmayacak…”
                                                               ***
   KKTC Kalkınma Bankası’nın kredilendirilecek yatırımlara ilişkin bir diğer önemli projesi de, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Rekabet Edebilirlik Raporu’nda hedef gösterilen şu dijital devrimdir… Bir anonsta bulunayım:  Şimdilerde gündem oluşturmaya başlayan “dijital devrim”in ayrıntılı içeriğine ilişkin bir yorumumu da yarın bu köşede “Dijital Devrimi Başarabiliriz” başlığı altında sunacağım… Yarınki yazımızda buluşmak dileğiyle…

 

YORUM EKLE