Kan bağışı için daha fazla duyarlılık şart

Toplumsal duyarlılık, sıkıntılar karşısında yardımlaşma önemlidir… Birbirine destek olan, sıkıntılar baş gösterdiğinde karşılık beklemeden başkalarına el atabilen halklar, badireleri daha kolay atlatır. Aslında toplum olarak geçmişte daha duyarlıydık, yardıma muhtaç olanlara daha fazla el uzatırdık.

Şimdilerde zaman zaman bu özelliğimizi hatırlasak da kişisel kaygılar, ekonomik sıkıntılar, şartların dayattığı bireysellik, insanımızı daha bencil ve duyarsız yaptı. Ülkemizde birçok konuda eskisi kadar duyarlı değiliz, yardımseverliğimizi kaybettik. Birbirimize manevi desteği bile çok görüyoruz. Maddiyata dayanmayan konularda bile duyarlılık görememek üzücü.

Örneğin parayla bir ilgisi olmayan kan bağışlarında bile duyarsızız… Kan bağışı çok önemli, çok hayati bir katkıdır, yapılan bağışlarla hayatlar kurtarılır ama bu konuda da beklenen hassasiyeti göremiyoruz. Ülkemizde kan ihtiyacı her geçen gün artmasına rağmen, kan bağışlarının yeterli düzeyde yapılmaması, stoklarının azalmasına ve hastaların kan bulamamasına neden oluyor.

Yalnızca Thallassaemia ve kanser hastaları için her ay rutin olarak yaklaşık 700 ünite kana ihtiyaç duyuluyor. Diğer hastalıklar, beklenmedik yaralanmalar, ameliyatlar için de kana ihtiyaç duyulduğunu hesaba kattığımızda Kan Bankası’na yapılan aylık ortalama 700- 800 ünite kan, yetersiz kalıyor. Yetersiz kan bağışlanmasından dolayı Thallassaemia ve kanser hastalarına ihtiyaç duydukları rakamdan daha az kan verilmek zorunda kalınıyor. Acil veya önceden planlanmış ameliyatlar ile trafik kazalarında kullanılabilecek olası kanlar da göz önünde bulundurulduğunda, ihtiyaç duyulan kan ile yapılan bağışların birbirine eşit gitmemesi çok ciddi bir sıkıntıya neden oluyor.

Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kan Bankası Sorumlusu Ceyhun Bıkmaz,

ülkemizde kan bağışlarının istenilen düzeyde olmadığını belirterek, ellerinde yeterli miktarda stok olduğu sürece hastalara kan verebildiklerini, ancak stok azaldığında hasta yakınlarından kan istemek zorunda kaldıklarına dikkat çekiyor. Havaların sıcak olmasından dolayı kan bağışlarının her zamankinden daha da az yapıldığına işaret eden Bıkmaz, kan bağışlarının talebi karşılayacak bir düzeyde olmadıklarını belirtiyor.

Kan bağışı konusunda bilinçli bir nesil yetiştirebilmek için eğitimin önemli olduğunu, okullarda, haftada en az bir ders verilmesi gerektiğini ifade eden Bıkmaz, bu sayede eğitim alan çocukların, ileride, düzenli kan bağışçısı olabileceklerini söylüyor. Bıkmaz, kan bağışında bilinçli olmanın çok önemli olduğuna işaret ederek, sadece kana ihtiyaç olan zamanlarda değil, her zaman kan bağışı yapılmasının önemini vurguluyor ve kan bağışının hayat kurtardığına dikkat çekiyor.

Kan bulmakta çok ciddi sıkıntısı yaşadıklarını belirten Bıkmaz, Thallassaemia hastalarının ayda 600 ünite kana ihtiyaç duymasına rağmen kendilerine ancak 300 üniteye yakın kan verebildiklerini söylüyor. Thallassaemia hastalarına bazı aylarda 300 ünite kanı bile bulmakta zorluk yaşadıklarını ifade eden Bıkmaz, kanser hastalarına da ayda 100 ünite kan verdiklerini anımsatıyor. Ceyhun Bıkmaz, bir şekilde işi döndürebilecek kadar kan bulabildiklerini, ancak bunun talebi karşılayamadığını kaydediyor.

Bıkmaz, kan bağışının hem kana ihtiyaç duyan hastalara, hem de bağış yapan kişilere çok faydalı olduğunu belirterek, sağlıklı olan tüm bireyleri kan bağışı yapmaya davet ediyor. Sağlıklı olan her erkeğin 3 ay, her kadının ise 4 ay arayla kan bağışında bulunabileceğini belirten Bıkmaz, tronbosit bağışının ise ayda 2 kez yapılabileceğini ifade etti.

Ceyhun Bıkmaz’ın anlattıkları çok önemli. Gerçekten de başımız sıkıştığında değil, her zaman bağışçı olmalıyız. Her an bizim ve yakınlarımızın ihtiyacı olacakmış gibi düşünmeliyiz. Biz başkalarına, başkası bize ve yakınlarımıza bulunacak, katkı yapacak… Biri bizden istemeden, çağrı yapmadan, kan bağışı yapmalıyız. Bunu bir kültür haline getirmeliyiz, vazgeçilmez toplumsal duyarlılığa çevirmeliyiz...

YORUM EKLE
YORUMLAR
ALFAROMEO
ALFAROMEO - 2 hafta Önce

KAN BAĞIŞINDAN SIKLIKLA FAYDALANAN TALESEMİA HASTALARININ, BİRGÜNDEN BİR GÜNE ÇIKIP DA

HALKA ALENEN TEŞEKKÜR EDİP BİR YEMEK ORGANİZE ETTİKLERİNİ GÖRMEDİM.

ONLAR DA NANKÖR VE HAZIRCI !

MAALESEF, HAKİKAT BU. NE VERİRSEN ONU BİÇERSİN