Kanser hakkında merak edilenler

SORU: Vücudumuzda kaç tür kanser hastalığı vardır? Her kanser türü genetik midir?
CEVAP:
Kanser hastalığı, vücut hücrelerimizin birçok faktörün etkisi ile kalıcı değişikliklere uğrayarak kontrolsüz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla kitleler meydana getiren bir hastalıktır. Vücudumuz, sağlıklı hücrelerin sağlıklı bir şekilde bölünüp çoğalması neticesinde doku ve organların oluşması ile meydana gelmektedir. Vücudumuzun temel taşı hücreler olduğu için ve kanser hastalığı da vücudumuzun hücrelerinden köken aldığı için, vücudumuzu oluşturan her doku ve organdan kanser hastalığı gelişebilmekte ve köken aldığı doku ve organa göre de isimlendirilebilmektedir.
   Genellikle, her kanser türü için “genetik”tir diyemeyiz. Çünkü kanser hastalığı birçok faktörün (genetik ve çevresel risk faktörleri) birlikte rol oynadığı bir hastalıktır. Bu noktada önemli bir noktayı da belirtmek istiyorum ki, kanserleşen hücrelerdeki temel bozukluğun genetik yapımızdaki değişiklikler ile başladığı düşünülmektedir. Genetik yapımızı etkileyen bu tür değişiklikler doğuştan olabileceği gibi (genetik geçiş), sonradan meydana gelen etkilerle (çevresel etkenler) de oluşabilmektedir.

 

SORU: Kanser hastalığı en sıklıkla hangi yaş grubunda görülür?
CEVAP:
İleri yaş hastalığı olarak bilinen kanser hastalığı ne yazık ki her yaş grubunu etkileyen önemli bir sağlık problemidir. Genel olarak baktığımız zaman kanser hastalığı her yaşta görülebilmektedir. 40 günlük bebekten tutun da 90 yaşına gelmiş bir kişide de görülebilmektedir kanser hastalığı. Kanser türlerine göre en sıklıkla görülme yaşları değişkenlik gösterebilmekle birlikte her yaşı riske etmektedir. Örnek vermek gerekirse, bağırsak kanseri ileri yaş kanser türü olmakla birlikte (en sıklıkla 60-70 yaş arası), daha erken yaş gruplarında da görülebilmektedir. Meme kanseri için de ayni şeyleri söylememiz bugünkü bilgilerle mümkündür. Hastalığın en sıklıkla görüldüğü yaş aralığı 50-70 yaş aralığı olmakla birlikte günümüzde 40 yaş civarında ve çok ender de olsa 25 yaş civarında da görülebildiği bildirilmektedir.
  

SORU: Kanser hastalığının belirtileri nelerdir?
CEVAP:
Vücudumuzun doku ve organlarını oluşturan hücrelerden köken alan kanser hastalığı, hangi doku ve organdan köken almışsa ona göre isimlendirilmekte ve köken aldığı doku ve organa göre hastalık farklı belirti ve bulgularla kendini gösterebilmektedir. Kanser hastalığı erken dönemde herhangi bir belirti ve bulgu vermeyebilir. Bu nedenle, erken tanı hastalıkla mücadelede çok önemlidir. Vücudumuzun herhangi bir yerinde gelişebilecek ve genel olarak dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında; Vücudun herhangi bir yerinde ele gelen kitle, topak, sertlikler, dışkılama veya idrar yapma alışkanlıklarında değişiklik, istemsiz iştah kaybı, kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk, solukluk, sürekli uyuma isteği, nedensiz baş dönmesi, dengesizlik, çift görme, vücuttaki ben yapılarında şekil, renk, boyut değişikliği, anormal vajinal kanamalar (Özellikle menapoz sonrası dönem), nedensiz öksürük, kanlı balgam çıkarma, nefes darlığı, ses kısıklığı ve güçsüzlük... Gibi şikayetler yer alabilmektedir. Önemli bir noktayı bir kez daha vurgulamakta fayda vardır ki, bu belirtiler her zaman için kanser hastalığı olmayacağı gibi, önemli bir kanser türünün belirtisi de olabilmektedir. Bu nedenlerden dolayı, bu tür şikayetler gözlendiği takdirde hiç gecikmeden ilgili uzmanlık alanlarına başvurmak gerekmektedir!...
 

SORU: Kanserde erken tanının önemi nedir? Erken teşhis için neler yapılabilir?
CEVAP:
Kanser hastalığı günümüzde erken tanısı, erken tanı ile tedavideki başarı şansı ve büyük oranda korunulabilmesi mümkün olabilen önemli bir hastalıktır. Hastalığın tedavi edilebilirlik şansının kazandırılmasında ve başarılı tedavisinde, kişilerin sağlıklı yaşam şansının yeniden kazandırılmasında hastalığın “erken tanı”sı çok büyük önem arz etmektedir. Kanser hastalığı, erken tanı ve uygun tedavi ile yaşam şansı yüksek olan bir hastalıktır. Kanser hastalığı ile başarılı bir mücadelede dört önemli basamaktan birisini oluşturan “erken tanı ve tarama hizmetleri”, erken tanısı mümkün olan kanser türleri yönünden sağlıklı bireylerin çeşitli muayene ve görüntüleme yöntemleriyle taramalarının yapılmasıdır. Kanser hastalığının tedavisindeki başarı, hastalığın erken tanınmasında gizlidir. Günümüzde ne yazık ki tüm kanser türlerinin erken tanısı yoktur. Erken tanısı mümkün olabilen kanser türleri arasında, meme kanseri, prostat kanseri, bağırsak kanseri, rahim ağzı kanseri ve cilt kanseri gibi önemli kanser türleri yer almaktadır. Bayanlar arasında sıklıkla görülen meme kanseri, erken tanısı mümkün olan ve hastalık erken teşhis edildiği takdirde tedavi edilebilirlik ve sağlıklı yaşam şansı yüksek olan bir kanser türüdür. Bu konuda, Amerikan Kanser Birliği (ACS) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nun meme kanseri erken teşhis önerileri arasında üç önemli yöntemin birlikte uygulanması yönünde önemli önerileri bulunmaktadır. Uygulanacak yöntemlerden ilki, özellikle bayanların 20 yaşından itibaren her ay düzenli olarak yapacakları “kendi kendine meme muayenesi”, oluşabilecek değişiklikler konusunda hiç gecikmeden doktora gidilmesi gerekliliğinin önemini göstermesi açısından bayanlar açısından önem arz etmektedir. İkinci yöntem olarak bayanların (20-39 yaşları arasında 2-3 yılda bir, 40 yaşından itibaren yılda bir) klinik meme muayenelerini genel cerrahi uzmanına yaptırtmaları önem arz etmektedir. Son olarak, elle hissedilemeyecek yapıların tespitinde rol oynayan radyolojik görüntüleme yöntemlerinin (mamografi, ultrasonografi v.b. gibi…) doktor kontrolünde ve kişiye özgün bir şekilde yaptırılması gerekmektedir. Baylar arasında sıklıkla görülen bir kanser türü olan ve erken tanısı mümkün olabilen prostat kanserinde tarama yöntemi olarak, 40 yaşından itibaren bayların üroloji uzman muayenelerini ve PSA kan testlerini yıllık rutin olarak yaptırmaları gerekmektedir. Bağırsak kanseri erken tanı ve tarama programları konusunda çalışan uluslararası saygın kuruluşlar bağırsak kanseri için özel ve kişiye özgü tarama yöntemleri tariflemektedirler. Bağırsak kanserinin ve bağırsak poliplerinin taranmasında değişik yöntemler uygulanmaktadır. Bu yöntemler arasında gaitada gizli kan bakılması, sigmoidoskopi ve kolonoskopi gibi yöntemler yer almaktadır. Rahim ağzı kanseri erken tanısında, pap smear testi ve HPV DNA testi çok önemlidir. Bu amaçla, Kadın Doğum Uzmanı tarafından yapılacak olan klinik  muayene, transvajinal USG, HPV DNA ve Pap Smear Testi uygulamalarını içeren yöntemler, Rahim Ağzı kanseri taramasında kullanılan yöntemlerdir. Cilt kanseri genellikle cilt yapısında daha önceden var olan veya sonradan ortaya çıkan ben yapılarındaki şekil, renk, boyut değişikliği ile kendini gösteren, tedavi edilebilir bir kanser türüdür. Cilt Hastalıkları Uzmanına yılda bir kez ben kontrolü muayenelerinin yaptırılması ve ayda bir kez de kişilerin kendi ben muayenelerini yapmaları erken teşhis açısından önemlidir. Bunlar dışında, akciğer kanserinin ne yazık ki rutinde herkese uygulanan erken teşhis yöntemi yoktur. 1980’li yıllara kadar rutin tarama programlarında kullanılan akciğer filmi (grafisi) yöntemi, artık günümüzde Amerikan Kanser Birliği (ACS) tarafından rutinde uygulanan bir yöntem olarak önerilmemektedir. Kişilerin şikayetleri, muayene bulguları, tütün mamülleri kullanımı durumunda ve gerektiği durumlarda çekilmesi önerilen kişiler için ancak bu uygulama önerilmektedir! Ancak günümüzde sigara kullanan kişilerin yaş ve yıllık kullanılan paket sayısına bakılarak düşük doz tomografi uygulamaları önerilmektedir.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110