Kanserden korkmamak için

   Gazetelerdeki, “5 yılda 3 bin 633 yeni kanser vakası tespit edildiğini” yazan haberler, ülkemizdeki kanser gerçeğini ortaya koyuyor. 
   Hep eleştirdiğimiz bir konuydu, ülkemizin kanserle ilgili istatistik veriye sahip olmaması.

   Artık istatistiki verilere sahibiz. Sağlık Bakanlığı ile Doğu Akdeniz Üniversitesi Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi arasında ortak yürütülen Kanser Kayıt Projesi sonucunda derlenen 2012-2016 verileri açıklandı.

   Kanser Kayıt Projesi sonuçlarına göre, KKTC’de 5 yılda 3 bin 633 kanser vakası tespit edildi.
   2012-2016 yıllarını kapsayan verilere göre, ülkede erkeklerde kanser insidans hızı (belli bir sürede ortaya çıkan yeni vakaların çıkış hızı) 100 bin kişide 177.5; kadınlarda ise 178 olarak bulundu.
   Çalışmanın sonucunda ülkede en çok görülen kanser tipinin meme kanseri, ardından da kolon kanserinin geldiği vurgulandı.
   3 bin 157 yeni vakanın 553’ünü meme kanserlerinin oluşturduğu saptanan çalışmada, kanser hastalığının kadınlarda 30’lu yaşlardan itibaren, erkeklerde ise 50’li yaşlardan itibaren artış gösterdiği belirlendi. Erkeklerde kanser vakalarının yarıya yakınına denk gelen yüzde 48’inin, 50-69 yaş aralığında tanı aldığı, kadınlarda ise vakaların yüzde 43’ünün 50-69 yaş aralığında tanı aldığı sonucu ortaya çıktı.

   Bölgelere göre kanser görülme hızları, Güzelyurt ve Lefke’de 100 bin kişide 192.4; Mağusa’da 192; Lefkoşa’da 227.9; Girne’de 157 ve İskele’de 105.3 oldu.
   Artık yetkililerin elinde veriler var ve bu veriler ışığında bilimsel çalışmalar yapılacak, bu önemli bir gelişmedir...

   Kanser, ülkemizde ölüm nedenlerinde ikinci sırada yer alıyor. Kanser, ülkenin en yakıcı sorunlarından birisi…

   “Kanser Hastalığı Bildirim Yasası”, 2018 yılı başında geçmişti. Kanser bildirim zorunluluğu nedeniyle kayıtlar net tutulabilecek ve ülkede kanser haritası çıkarılabilecek.

   Kanser hastalığının sadece yüzde 10’unun kalıtsal olduğunu belirten uzmanlar, kanser etkenlerini bulup kanser hastalığını önlemek gerektiğini söylüyor.

   İşte bu noktada yetkililere büyük görevler düşüyor. Kansere yol açan tüm etkenleri belirlemek gerekiyor.

   Kansere neden olduğu söylenen birçok madde var, vatandaşlar bu konularda yeterli tedbirlerin alınmadığını iddia ediyor.

   Uzun yıllardır Lefke’deki CMC maden bölgesinde yoğun kanser vakalarının görüldüğü söyleniyor.

   Mağusa Limanı bölgesinde, açık yük dökme-yükleme nedeniyle çıkan tozlardan dolayı kanser vakalarının arttığı iddia ediliyor.

   Güzelyut bölgesinin bazı köylerinde gaminiler (kömür ocağı) nedeniyle kanser vakalarında artış olduğu öne sürülüyor.

   Bazı Mesarya köylerinde kısa süre öncesine kadar asbest su boruları kullanıldığı için çok sayıda kişinin kanser olduğu belirtiliyor.

   Teknecik Elektrik Santrali bölgesinde de yoğun kanser vakaları olduğu iddia ediliyor.

   Baz istasyonlarıyla ilgili çok yoğun bir şikayet var.

   Vatandaşlar, sebze meyvedeki zehir kalıntılarından da korkuyor.

   İşte tüm bunların artık açıklığa kavuşturulması, gerçeklik derecesinin bilinmesi gerekmektedir.

   Mademki bu çalışmalar başladı, bir sonraki adım bu olmalıdır.

   Kanser konusunda halkımız bilinçlenmeli, sağlık kontrollerinin (check-up) ve erken tanının önemi halka anlatılmalıdır. Vatandaşlarımız, nelerden korkup nelerden korkmayacağını bilmelidir.
   Kanserden korkacağımıza, bilimsel yöntemlerle, devletin yardımıyla, onunla mücadele edelim.

 

YORUM EKLE