Kanser'e değil, hayatınıza şans veriniz!

Erken teşhis hayat kurtarır
 

Kanser hastalığı, tüm dünyada giderek artış gösteren önemli bir halk sağlığı problemidir. Kanser beraberinde getirdiği sağlık sorunlarının yanı sıra, maddi ve manevi yönden uzun süreli ve her yönlü mücadele gerektiren bir hastalıktır. Her hastalıkta olduğu gibi sağlığımızı bozan her durum yaşam kalitemizi de bozmaktadır. Fakat hayatı tehdit eden hastalıklar kişilerin yaşama haklarını ellerinden alabilmektedirler. Hızlı ve sinsi ilerleyen kanser hastalığı da bu gruptaki önemli bir hastalıktır. Tedavi şansı ancak hastalık erken tanındığı takdirde mümkün olan kanser hastalığında kişilerin bilgili olması gerekmektedir.
   Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ne bağlı Uluslararası Dünya Kanser Araştırmaları Ajansı, küresel kanser vakalarıyla ilgili GLOBOCAN 2018 verilerine göre dünyada her yıl 18.1 milyon yeni kanser vakası ve 9.6 milyon kişinin de kanser nedeniyle gerçekleşen hastalıktan ölümler olarak bildirilmiştir. Bu rakamların, 2040 yılına gelindiğinde ise her yıl görülen yeni kanser vaka sayısının 29.5 milyon kişiye ulaşacağı bildirilmektedir. Ayrıca, günümüzde şu an son beş yıllık dönemde kanser teşhisi konulan 43.8 milyon kişinin de dünyada hastalıkta erken tanı almış ve tedavileri sonrasında sağlıklı yaşam şanslarına ulaşmış kişi sayısı olarak bildirilmektedir. Bu istatistiki verilerden yapılan önemli bir başka değerlendirme de kanserden olan yaşam kayıplarında yaş aralığına bakıldığı zaman yaş aralığının en yoğun olarak 30-69 yaş aralığında olduğu ile ilgili önemli tespittir. Burada özellikle insanoğlunun en verimli, en üretken ve en dinamik yaş aralığı dönemi olan bu dönemdeki hastalığın gelişmesini önlemeye yönelik çalışmaların yapılması ve koruyucu tedbirlerin alınması ve düzenli aralıklarla erken teşhis tarama programları ile sağlıklı bireylere yönelik taramalarla hastalığın erken evrede teşhisini sağlayarak kişilere erken tanı ve tedavi edilebilirlik şansını yaratmaktır.
   Dünyada en sıklıkla görülen kanser türleri arasında genel olarak, Akciğer kanseri (2.094 milyon) (11.6%), Meme kanseri (2.089 milyon) (11.6%), Kolorektal (Bağırsak) kanserleri (1.8 milyon) (10.2%), Prostat kanseri (1.3 milyon) (7.1%) ve Mide kanseri (1.0 milyon) (5.7 %) yer almaktadır. Dünyada kanser hastalığından en sıklıkla olan yaşam kayıplarına baktığımız zaman Akciğer kanseri (1.8 milyon) (18.4%), Kolorektal (Bağırsak) kanserleri (881 bin) (9.2%), Mide kanseri (783 bin) (8.2 %), Karaciğer kanseri (782 bin) (8.2%) ve Meme kanseri (627 bin) (6.6%) yer almaktadır. Erkeklerde en sıklıkla görülen kanserler arasında akciğer kanseri (14.5%), prostat kanseri (13.5%), bağırsak kanseri (10.9%), mide kanseri (7.2%) ve karaciğer kanseri (6.3%) dir. Kadınlar arasında en sıklıkla görülen kanser türleri sırasıyla Meme Kanseri (24.2%), Bağırsak Kanseri (9.4%), Akciğer Kanseri (8.4%), Rahim Ağzı Kanseri (6.6%) ve Tiroid Kanseri (5.1%) dir. Kadınlarda en sıklıkla görülen kanserlerden olan ölümler sıralamasında Meme kanseri (15.0%), Akciğer kanseri (13.8%), Bağırsak Kanseri (9.5%), Rahim Ağzı Kanseri (7.5%) ve Mide Kanseri (6.5%) yer almaktadır.
   Kanser tanısı almış hastaların tedavi amaçlı P si radyoterapi (ışın tedavisi), F sı kemoterapi (ilaç tedavisi) ve e i ise kanser hastalığının kontrolü ve tedavisi için cerrahi işlemlere ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle hastalıktan korunma yanında hastalığın erken tanısıyla birlikte, hastalığın tedavisine yönelik hizmetlere zamanında erişim hastalıktan olan yaşam kayıplarının önüne geçilebilmesinde çok önemli rol oynamaktadır.  Günümüz kanser verilerine baktığımız zaman, kanser hastalığına karşı artık evrensel ve bilimsel doğrular ışığında daha sistemli ve daha organize bir mücadeleye ihtiyaç duyulduğu muhakkaktır. Doğru koruma yöntemleri, erken teşhis ve tarama yöntemleri, kaliteli ve zamanında tedavi yöntemleri erişim stratejilerinin uygulanması ile yılda 3.7 milyon kişinin hayatı korunabilecektir. Bu veriler, kanser hastalığıyla doğru bir mücadelenin önemiyle ilgili çok önemli bir güncel bilgidir. Hedef; yaşam kurtarmak, manevi ve maddi kayıpların önüne geçmektir. 
   Günümüzde birçok kanser türlerinden korunabilmek mümkün olup, birçok kanser türleri de erken tanı ile tedavi edilebilir hastalıklar arasına girmiştir. Bilindiği gibi erken tanı, kanserle savaşın en önemli basamağı olup bazı kanser türlerinde erken tanı uygulanabilir olup, tedavi imkanı sağlanabilmektedir. Kanser hastalığı, büyük oranda korunulabilmesi mümkün olan, hastalık erken teşhis edilebildiği takdirde tedavi edilebilirlik ve sağlıklı yaşam şansı yüksek olan bir hastalıktır.
   Zamanla yarışan, oldukça sinsi bir şekilde ilerleyen, belirti ve bulgularını erken dönemlerde göstermeyen kanser hastalığıyla mücadelenin en önemli unsurlarından birisi de “sistemli, organize, sürekli ve güncellenen bilgilerle desteklenen erken tanı hizmetleri ve tarama çalışmaları”dır. Özellikle insan yaşamını ciddi bir şekilde tehdit eden bir hastalık olan “kanser hastalığı”nda erken tanı hizmetleri, hastalığın çok erken döneminde tespitini sağlayarak, kişilere tedavi edilebilirlik ve sağlıklı yaşam şansını kazandırmaktadır.
   Kanser hastalığı, erken tanı ve uygun tedavi ile yaşam şansı yüksek olan bir hastalıktır. Kanser hastalığı ile başarılı bir mücadelede dört önemli basamaktan birisini oluşturan “erken tanı ve tarama hizmetleri”, kanser hastalığının erken tanınması ve tedavi şansının kişiye kazandırılması amacıyla, erken tanısı mümkün olan kanser türleri yönünden sağlıklı bireylerin çeşitli muayene ve görüntüleme yöntemleriyle taramalarının yapılması şeklinde tanımlanabilir.
   Kanser hastalığının tedavisindeki başarı, hastalığın erken tanınmasında gizlidir. Erken tanısı konulamamış vakalarda tedavi şansı oldukça güçleşmektedir. Tedavi hizmetlerinden erken tanı almış bir kanser hastasının yüksek oranda fayda alıyor olması sebebiyle bu tür merkezlerin kurulması ve sürekli eğitim programlarıyla desteklenmesi ile erken tanı bilincinin toplum bireylerine kazandırılması bu mücadelede en önemli basamağı oluşturmaktadır.
   Erken tanı görülme sıklığı yüksek, erken dönemde tanı konulmasını sağlayacak yöntemi bulunan kanserlerde kullanılan bir yöntemdir. Erken tanı ne yazık ki her kanser türünde mümkün değildir. Ya da her önümüze gelen tetkikin her tarama yaşında olan kişilerce yapılacağı anlamı taşımamaktadır. Her uygulamanın özelikle X-ışını içeren tetkiklerin kendilerinin de kanserojen yük taşıdıkları dikkate alınmalıdır.
   Kişinin genetik yükü, hekimce saptanan kendi vücut özellikleri, benimsenmiş yaşam alışkanlıkları, mesleksel risk faktörleri ve yaş grubuna göre risk belirlemesi yapılarak kişiye özgün tarama yöntemi Amerikan Kanser Cemiyeti (ACS) ve Dünya Sağlık Örgütünün  (WHO) önerileri doğrultusunda belirlenir. Bu konu ayrı bir eğitim ve uzmanlık konusudur.
   Tarama, tanımlanmış bir grup sağlıklı kişiye uygun tetkik veya testler ile sık görülen kanser türlerine karşı erken tanı amaçlı yapılan sistematik bir faaliyettir.
   Bugünkü konumuza son vermeden önce bir kez daha belirtmekte yarar vardır ki, kanser hastalığı, erken tanı ile tedavi edilebilirlik ve sağlıklı yaşam şansı mümkün olan bir hastalıktır. Bu nedenle, olgulara daha erken evrede tanı konulmasının sağlanması, toplumun ve sağlık personelinin hastalık hakkında farkındalığının artırılması amacı ile yapılan erken tanı ve tarama hizmetleri ancak çağdaş ve bilimsel olduğu takdirde hastalığın tedavi edilebilirliliği oranını artıracaktır. Böylelikle hayat kayıpları ve sağlık harcamaları azalmaktadır. Burada temel unsur bilimsel, çağdaş, kesintisiz ve doğru erken tanı-tarama hizmetlerinin sunulmasıdır.

 

YORUM EKLE