Kara para aklama konusu

Kayıt dışı paranın, hiç sorgulanmadan yüzde 2.5 vergi alınması koşuluyla sisteme girmesi ve kayıt altına alınması amacıyla hazırlanan yasa gücünde kararname, geçtiğimiz hafta Bakanlar Kurulu’ndan geçerek, 3 Ağustos’ta resmi gazetede yayınlandı ve yürürlüğe girdi.
Yurt içinde ve yurt dışında olup, kayıt dışında kalmış olan nakdi varlıklara ilişkin mali düzenleme hakkındaki yasa gücünde kararname, yayınlandıktan sonra ekonomi ve siyasi çevrelerde tepki ile karşılandı ve hükümet eleştiri yağmuruna tutuldu.
Bakanlar Kurulu’nun Anayasanın 112'nci maddesinin verdiği yetkiye dayanarak yürürlüğe koyduğu bahse konu kararnameyle; gerçek ve tüzel kişilerin yurt içi veya yurt dışında bulunan Türk Lirası ve/veya döviz cinsinden paralarının beyan edilmesiyle, KKTC ekonomisine kazandırılması ve vergi kaybıyla kayıt dışılığın önlenmesi amaçlanıyor.
Söz konusu kararname ile, kayıt dışı gelirlerin vergisi zamanında ödenirse, beyan edilen paralar hakkında herhangi bir araştırma ve vergi incelemesi yapılmayacaktır. Yani, vergi dairesi, bu parayı nerede, hangi yolla kazandınız, niye bugüne kadar niye beyan etmediniz diye de soramayacaktır.
Böylece, zamanında beyan edilmeyen ve kayıt dışılığa neden olan gelirlerin ise, TL ve döviz cinsinden sadece yüzde 2.5 oranında bir vergi ödeyerek affedileceği gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Yasa Gücünde Kararname, gelirlerini düzenli olarak beyan eden ve yüzde 37’ye varan gelir vergisine tabi olan gerçek kişilerin, ayrıca yüzde 15 gelir ve yüzde 10 kurumlar vergisine tabi olan şirketlerin de, cezalandırıldığı duygusuna kapılmalarına sebep olacaktır.
Kararname, Hazine’ye yeni kaynak yaratma amacıyla geliştirilen bir yöntem olarak görülüyor. Ancak, bu düzenlemenin kara para aklama şüphesi uyandırmaması gerekiyor. Bahse konu kararnamenin kapsamında, söz konusu kaynakların içeriği ile ilgili yeterli detay bulunmaması, bu düzenlemenin, kara para aklama şüphesi taşımasına yol açmaktadır.
Hele de seçim tarihinin yaklaştığı bir dönemde uygulanmaya girmesi çeşitli spekülasyonların yapılmasına yol açıyor. Aslında, Hükümet tarafından konu ile ilgili detaylı bilgi verilmesi gerekiyordu.
Öte yandan, Meclis Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesinde görüşülmekte olan ve uygulamadaki mevcut yasanın düzenlenmesini içeren, Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Yasa Tasarısı’nın amacı ile de, bu yasa gücündeki kararname çelişmektedir. Zira, o yasa ile, suç olabilecek gelirlere yasal işlem yapılmaktadır.
Ülkede, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi için, yıllardır A.B mevzuatı ile uyumlu yasalar yapılmakta, kara para ile mücadele edilmeye çalışılmakta iken, böylesi adımlarla bütün bu mücadeleye zarar verilmekte, uluslararası arenada ülkeyi daha da itibarsızlaştırma tehlikesi yaratılmaktadır.
Sanal bahis, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı v.b yasal olmayan gelirler, kara para aklanmasını önleyen yasa sayesinde ülkeye giremezken, şimdi bu gelirlerinin, bahse konu kararname ile kayıt altına alınıp yasallaşma tehlikesi yok mudur? Bütün bunlar endişe verici hususlardır ve aydınlatılmaya muhtaçtır.
İvediliği olmayan bir konuda, bu kadar önemli bir düzenlemeyi yasa gücünde kararname ile yapmak da, hem şüpheleri artırmakta, hem de hukuksal anlamda aykırılık taşımaktadır.
Bu konuda, yasa yapılması şarttır. Anayasa’ya göre de, vergi alınması ile ilgili konular sadece yasa ile düzenlenebilmektedir. Bu bağlamda, yasa gücünde kararname, resmi gazetede yayınlandığı gün Meclis’e de yasa yapılması için sunulmalıydı. Muhtemelen, bu kararnamenin iptali için, muhalefet partileri yargı’ ya başvuracaktır.
Doğrusu, Meclisin açık olduğu bir zamanda muhalefet partileri ve sivil toplum örgütleri ile istişare ve işbirliği içinde, kara para aklanmayacağının enine boyuna analiz edilerek, bu yasal düzenlemenin tartışılması gerekiyor.
Bahse konu kararname, şu anda toplum içinde endişe ve kara para aklama şüphesi ile tartışılmaktadır. Bu bağlamda, bu konunun ivediliğinin nedenlerinin ve içeriğinin detayları ile birlikte, hükümet tarafından tüm ülkeye açıklanması gerekmektedir.
Elbette ki, ülkemizde kayıt dışılığın yarattığı sorunları ve oluşan adaletsizliği ortadan kaldırmak en önemli görevlerden biridir. Ancak, kayıt dışılığa yol açan gelirleri, kaynağını söylemeden, sorgulamadan, kriter koymadan, kapsamı oldukça geniş böylesine bir kararname ile aklamak, kayıt dışılığı özendirmekten başka işe yaramayacak ve düşünülen fayda elde edilemeyecektir.
Bu kararnamenin, aslında yine ve yeni bir af çeşidi olduğu da net olarak görülmektedir. Vergisini düzenli ve zamanında ödeyenler için de, bir adaletsizlik oluşturmakta ve bu kesimlere kötü örnek olmaktadır. Kısaca, bu tür aflar, diğer benzerleri gibi, maalesef kayıt dışılığı önleyememekte, hatta özendirmeye yol açmaktadır.

 

YORUM EKLE

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104