Karar vermesi gereken kişi, Ersin Tatar’dır.

KKTC’de siyasetin bu kadar kalite yoksunluğu, asla bir yazgı olamaz.

   Siyasette de toplam kalite, hep özlem oldu.

   Halk kaliteli siyaset özlerken, siyasetin profesyonelleri, siyaseti ekmek kapısından öte köşe dönme aracı görenler, tam ters yönde çabanın başrolünü oynuyor.

   Hem de insanlarının gözünün içine baka baka, gözüne soka soka.

                                            ***

   Siyaset, ciddi bir işgal sorunuyla yüz yüzedir.

   UBP’den başlayarak siyasi partiler yeniliğe, değişime kapalıdır.

   Milletvekili olacak olanlar, bellidir.

   Bakan olacak olanlar da bellidir.

   Yönetim kurulu üyelikleri kategorize edilmiştir. Çıkar elde etme fırsatı yüksek kurumların yönetimlerinde yer alacak olanlar da ayrı bir liste oluşturur.

   Bu anlayışın temsilcileri istikrarı sevmez.

   Eğer kendileri istedikleri konumda değilse, mevcut yapının değişmesi için kesintisiz çaba içerisinde olurlar.

                                           ***

   Bir süreden beridir, UBP – HP Koalisyonunun bozulup yerine UBP-DP-YDP koalisyonunun kurulacağı kulaklara fısıldanıyor.

   Samimiyetten uzak bir yaklaşımla, daha da ötesi toplumla adeta dalga geçercesine, “Yok öyle bir şey” diyenler, lokantalarda buluşup hükümet pazarlığı yaptı.

   Bunu yapanlar, iyi niyetinden kimsenin kuşku duymadığı UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ersin Tatar’ı da bunalma noktasına getirdiler neredeyse.

   Tatar, “Hiçbir şey yok” diyemedi.

   Konuşmasında, “Bazı arkadaşların bazı temasları var. Samimiyetleri göreyim, ona göre tavrımı koyacağım” özlü bir yaklaşım ifadelendirmesi yaptı.

   Gizli hamile kalınabilir ama gizli doğum olmaz.

   Meşru olsun ya da olmasın bebek doğacak ve kendini gözler önüne serecek.

                                    ***

   26 milletvekili çoğunluğuna dayalı hükümeti kurmak isteyenler, kendi içinde şantajı çok bir hükümet önerdiklerini bilmez mi?

   Bilmemeleri mümkün değil.

   Başbakanın dışındaki 25 vekilin her biri, bakan olup olmamaları hiç önemli değil, sürekli talep eden olacak. İstedikleri olmazsa Genel Kurula gelmeyecek. Bir vekil gelmezse, hükümet ortakları Mecliste nisabı sağlayamayacak.

   Bunu görmemek için, saflık bakımında en alt sınırların da altında olmak gerekir.

                                           ***

   Karar vermesi gereken kişi UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ersin Tatar’dır.

   Genel Başkan seçildiği kurultayda, parti meclisi seçiminde meydanı boş bıraktı. Parti içi hesapları hiç bitmeyen insanlar, parti meclisinde güç elde etme savaşı verdi.

   Tatar, şu ana kadar partide meydanı boş bıraktı.

   Meydanı boş bulanlar, Tatar’ı hiç düşünmeden senaryolar yazıp uygulamaya çalışıyor.

   Tatar, bu düşüncede olanlara karşı net duruşunu belirleyip, tavrını koyabilecek mi?

   İlle de yeni hükümet isteyenlere, “ Olası bir hükümette bakan olmak istemediğinize dair yazılı bir beyanda bulunun” desin bakalım tepkileri ne olacak?

   Bu işlerin başını çekenler, ne partiyi, ne toplumu ne de KKTC’yi düşünüyor.

                                                  ***

   Ulusal Birlik Partisi (UBP), Kıbrıs Türk Halkı için çok önemli ve çok değerli bir partidir.

Partiye verilen zarar, KKTC demokrasisine, ülkeye verilen zarardır.

   Tatar, kendini kuşatma altında tutanları değil, çıkarsız UBP’ye gönül verenleri bulup dinlerse çok daha sağlıklı karar verecek.

YORUM EKLE

banner75