KIB-TEK çok kötü yönetiliyor…

   “KIB-TEK’in çeşitli kurum ve kuruluşlardan yüksek oranda alacağı olduğu, devletin de kuruma olan borçlarını ödemediği belirtildi. EL-SEN Genel Sekreteri Ersan Kaşif, KIB-TEK’in bankalara, devlete ve AKSA’ya borcunun 400 milyon TL’ye yakın olduğunu vurguladı. Kaşif, KIB-TEK’in 190 milyon TL devletten alacağı bulunduğunu belirterek kuruma devlet dairelerinin 470 bin TL, camilerin 6 milyon TL, BRT’nin 16 milyon TL, genel tüketicinin 340 milyon TL, Maronitler ve Pile’de yaşayanların 60 milyon TL, Karpaz’da yaşayan ve faturalarını ödeme sorumluluğu Maliye Bakanlığı’nda olan Rumların 40 milyon TL, belediyelerin ise 219 milyon TL borcu olduğunu ifade etti.”

   KIB-TEK’in alacakları 1 milyar, borçları ise 400 milyon TL.

   Alacakları borçlarından 600 milyon TL fazla.

   Bu durumda KIB-TEK iyi yönetilip, sağlama mı basıyor?

   Hiç alakası yok.

   KIB-TEK çok kötü yönetiliyor.

   Sadece bu verilere bakıldığı zaman KIB-TEK sağlama basmıyor.

   Hatasız benzetme olmaz. Avcılıktan bir örnek… Belde asılı bir keklik, avcının menzili içinde kanat çırpan dört keklikten değerlidir.

***

   Eskiden bakkalların veresiye defteri vardı.

   Veresiye defterindeki alacaklar, bir sınırı aşarsa bakkal batardı.

   Esnafa sorarsınız.

   “İşler nasıl?”

   Yanıt.

   “İş çok ama para yok. İş yapıyoruz ama sıra parayı almaya gelince haftalarca koşuyoruz.”

***

   Bankacılığa bakalım…

   Bankacılık, mevduat güvencesi üzerine kuruludur.

   Krediler geri dönmezse, insanların bankaya, mevduat adıyla emanet ettiği parası risk altında demektir.

   Bankaların kredi vermesi değil, verilen kredinin, sözleşmeye uygun geri dönüp, dönmediği önemlidir.

   Geri dönmeyen kredilerin bankacılıkta oldukça nazik bir ismi var. TAHSİLİ GECİKEN ALACAK.

   Tahsili geciken alacaklar ne kadar çoksa bankacılık sisteminde tehlike çanları o kadar yüksek sesle çalıyor demektir.

   Dahası tahsili gecikenler alacaklara, devam eden faiz uygulaması, bilançoları da gerçekten uzaklaştırır.

***

   Laf kalabalığına bakmayın, KIB-TEK’teki durum da üç aşağı, beş yukarı böyledir.

   KIB-TEK, tahsil edemediği alacaklarını, borçlu olduğu kurumları ödemede kullanabilir mi?

   Elbette kullanamaz.

   Biraz komik gelecek ama, belki de, tefeciler 1 milyar TL’lik alacağı kendi aralarından anlaşıp, birkaç yüz milyon indirimle alabilir.

   Elbette bunu bir anlamda kara mizah sınırlarına taşıyarak yazdık.

***

   KIB-TEK’in borçları ile tahsil edemediği alacaklarının, temcit pilavı gibi toplumun önüne konulmasından da Kıbrıs Türk Halkı usandı.

  Üstüne alacak olanlar, alsın…

   KIB-TEK’in 600 milyon alacağına karşılık, borçlarının bir milyar TL olması, kronik bir yönetim, yürütme zafiyeti olduğunu çok net ortaya koyar.

   Çare üretemeyenler başarısızdır…

YORUM EKLE

banner75