banner6

Aşk sürdürülebilir

banner37

Aşk sürdürülebilir
banner150 banner151 banner143

Psk. Ayla KAHRAMAN
 


Her bir insanın, aşk, tutku, beğeni veya hayranlık arasındaki farkları anlamak için zamana ve bu zaman içinde yaşayacağı ilişkilere ihtiyacı vardır.

Hoşlanmak, ilgi çekici bulmak, cinsel arzu veya tutku duymak, hayran olmak gibi duygusal eğilimleri, aşkla karıştırdığımız çok olur. Bu gelgitlere rağmen, tanımasak da aşkı aramaya devam ederiz.

Âşık olmaya hazır doğmuşuzdur sanki.

Zaman denilen şımarık çocuk, sunduklarıyla başımızı döndürür, sevindirir, acıtır ama sonunda öğretir.

Evet, ilk aşkının esas aşkı olmadığını, bir yanılsama, duyguyu yanlış yorumlama olduğunu anlayan tek kişi siz değilsiniz. Pek çoğumuz, bu yoldan geçer.

Ve öyle bir zaman gelir ki, âşık olduğunuzu, gerçekten sevdiğinizi duyumsarsınız.

Düşünün ki kendi cinsinizden ve karşı cinsten çok iyi ilişkiler yürüttüğünüz pek çok dostunuz vardır. Ortak bakış açılarınız, hobileriniz falan vardır. Onlarla hayat gayet güzel, memnuniyet dolu geçmektedir. Ama onlara âşık olmazsınız. Bazen bunu dilersiniz ama gene de olmazsınız.

Âşık olma deneyimi bambaşka bir şey. Hem sizinle ilgili hem de ilgili değil. Hem sanki karar verme yetkiniz elinizde gibi hem de değil.

Size ait bazı dinamikler, önceden tahmin edemeyeceğiniz hatta yönlendiremeyeceğiniz şekilde çalışır ve siz kendi elinizle, kendi kalbinizle, kendi bilincinizle âşık oluverirsiniz. O kişiyi farklı kılan nedir? Nelerdir?

Bunların yanıtı sizin duygusal ve akli bütünlüğünüzde gizli.

Yani, “aşka düşmüş” gibi görünseniz de siz bir şekilde âşık olacağınız kişiyi seçersiniz. Çoğu zaman farkında olmadığınız dinamikleriniz eşliğinde.

Şair Metin Altıok, bir şiirinde der ki; “günlerden öyle bir gündü…ve yüreğim yandı, söndü”. Bedri Rahmi, sevdiğini düşünürken, “bir çakıl taşı ısınır” içinde.

Gene de sevilene haksızlık etmemek gerek. Âşık olmak, kişinin kendisi ile ilgili bir deneyim olsa da kişi buna hazır olsa da aşkı uyandıran koca bir kalabalığın içindeki bir tek kişi.

Aşkın gizemi de burada işte.

Tesadüf mü? Doğru zamanda iki kişi aynı noktada ve kısaca “çekim kuvveti” diyeceğimiz kalabalık bir ordu da iş başında.

Âşık olmak adına taşıdığınız dağarcık ve âşık olduğunuz kişinin taşıdıkları, her ikinizi de birbirinize yaklaştırır.

Farklılığın uyumunun tadına varırsınız.

Ne dersek diyelim, siz ikiniz birbirinize hazırdınız. Bu nedenle, belki farkında olmadınız ama siz birbirinizi seçmeyi başardınız.

Şimdi sırada, bu muhteşem buluşu kaybetmeden devam etmeyi başarmak var. Öyle ya, bu aşkı yaşamak için çok uzun bir yol aştınız ve dışarıda değil, içerinizde bulmayı başardınız.

Aşk kaybedilebilir. Kaybedilmeyebilir de. Bu noktada aşıkların birbirlerine yönelik samimi yaklaşımları gereklidir. Dürüstçe kendini yansıtabilmeyi başaran çiftlerin aşkları kolay yenilmez. Sevdiği kadını, erkeği tanımak -ama gerçekten, olduğu gibi tanımak- aşkı güçlendirir.

İlişkiler iki başlıdır. Aşk da aslında iki kişiliktir.

Sürdürülebilir aşk, bir zaferdir. Çok çekici kadın ve erkeklere karşı, sorunlara, bunaltılara, çatışmalara karşı, yaşamın sunduğu kara günlere karşı ve en önemlisi geçen uzun zamana karşı kazanılmış bir zaferdir.

Bu zaferin en büyük cephanesi ise, çiftin karşılıklı kararlılığıdır: Kişiler aşkı sürdürmeye karar verirler. Zor bir karardır ama getirisi yüreği sıcacık tutan koca bir dünyadır.


 

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110