Dünya çapında dinlenecek hit bir şarkı için çalışıyor

banner37

Müzik alanındaki gururumuz Buray, hedef büyüttü ve bu yolda iddialı

Dünya çapında dinlenecek  hit bir şarkı için çalışıyor
banner99

Murat OBENLER

   Ülkemizin müzik alanındaki gurur isimlerinden Buray Hoşsöz ile bu yılki başarılı parçaları “Deli Kız” ile ortak çalışması “Rampapapam”dan beste çalışmalarına, Corona dönemindeki ev yaşamından, günlük yaşamında neler yaptığına ve aşka dair bir sohbet gerçekleştirdik.

   Her zaman hedefleri olan ve bu hedefler doğrultusunda hareket ettiğini belirten sanatçı, bu yıl dünya çapında dinlenebilecek bir hit parça hedefi için çalışacağını söyledi.

   Sohbetimiz sırasında kadın hakları, hayvan hakları, çocuk hakları, çevre, sigarayla mücadele ve bilinçli su tüketimi gibi konulardaki ses vermek gerektiğini vurgulayan Buray, sosyal sorumluluk projelerinde yer almanın karakterinin bir parçası olduğunu da sözlerine ekledi.


 

“Gözde Ançel benim müzikal yol arkadaşımdır”
 

SORU: En güncel heyecanımız “Deli Kız”dan başlamak istiyorum. Bir Gözde Ançel-Buray Hoşsöz ekip çalışması daha izliyoruz.
BURAY:
Gözde Ançel benim müzikal yol arkadaşım olmuş birisidir. 8-9 yıl önce bu işe birlikte başladık. Birçok sanatçıya besteler verdik. Sonrasında da benim bir albüm çıkarma fikri doğdu ve hazırda olan 50 civarı bestemizden benim sounduma yakın olan 8 tanesini seçerek “Bir Şişe Aşk” albümünü hazırladık. Daha sonra da kendimi Türkiye’de buldum.


 

SORU: Müzikte kendin yaratmazsan sektörde tutunamazsın. Senin aldığın bestecilik eğitimi gereği söz yazarlığı konusunda çok yaratıcısın ve bunu Gözde Ançel’in yetenekleri ve üretimleri ile birleştirince gerçekten müzikal ruh ikizi benzeri bir durum ortaya çıkıyor. Bu hem ikiniz için hem de müzikseverler için bir şans. Bu düşünsel ve yaratıcılık kardeşliğin temelleri nereye dayanıyor?

BURAY: Beste işimizin belkemiğini oluşturur. Edebiyat, söz yaratımı konusunda Gözde’nin inanılmaz bir söz-kafiye yeteneği ve ufku var. Bence Türkiye’de çok az örneği var ve biz ona “Sihirli Kalem” adını koyduk. Bense işin müzikal kısmı olan aranjesi, ritmi, karakteri, makamı gibi noktalarda dokunuşlar yapıyorum. Birbirini tamamlayan lego parçaları gibi olduk. Birbirimize o kadar çok alıştık ki başkaları ile de çalışamıyoruz. O bir melodi bulduğunda, bir taslak bulduğunda onu anlayabiliyorum ve o sözleri besteleyebilmek, şarkıya dönüştürmekte de oldukça başarılı işler çıkarıyoruz.  

   Bir gecede bir albüm yaptığımız günler oldu. Geçen yıl ailesi ile Antalya’da tatilde iken bileti kesip oraya gittim ve gece saat 23:00’de birlikte kumsala oturarak sabah 04:00’e kadar 15 şarkı hazırladık. En son “Tac Mahal” albümündeki şarkıların çoğunu bir gecede yarattık. Bizim en büyük ilham kaynağımız deniz çünkü Avustralya’da Gözde ile evlerimiz de birbirine ve denize yakın olduğundan sürekli deniz kenarına gider ve dalga sesleri arasında şarkılar üretirdik. En son ailesiyle Kıbrıs’a geldiğinde kendisini Palm Beach sahiline de götürdüm ve oradaki şezlonglarda da bir sürü besteler yaptık. Dünyanın tüm denizleri ve kıyıları bizim için ilham kaynağıdır.


 

“Özgür ve güçlü kadınların artmasını, kadına karşı şiddetin son bulmasını istiyoruz.”
 

SORU: “Deli Kız”a dönecek olursak neden özgür ve güçlü kadınlara adanmıştır?
BURAY:
Biz bu şarkıları içi içine sığmayan, güçlü, kendi ayakları üzerinde durmayı bilen, özgür ve hayattan keyif almayı bilen, mutlu kadınlar için yazdık. Deli derken çılgın bir kızdan bahsediyoruz. Son dönemlerde artan kadına şiddete karşı biz de müzikal bir ses vermek istedik. Özgür ve güçlü kadınların artmasını, kadına karşı şiddetin bir son bulmasını istiyoruz. 


 

SORU: Klipte Japon animasyon sanatı çizgileri görüyoruz. Klibi kimler yarattı ve buradaki deli kız soyut herhangi bir kız figürü mü yoksa somut bir kişilikten mi yansıtılıyor?
BURAY:
Klipte çizgi roman kafası ilerlemek istedik. Pandemide insanları toplayıp klip çekmek çok zor ve riskli idi o yüzden animatör Çağatay Kubilay Güraras’ın çizgilerine güvenerek bu klibi yarattık. 4 aylık masabaşı bir çalışma yaptı ve  el çizimi göz nuru bir hikaye ortaya çıktı. Kıbrıs’ta Mehmet Kozal onları sıralamaya uydurmak için(kurgu-montaj) çok enerji harcadı, değerli yardımlarda bulundu. Bu klip için büyük emekler harcandı. Senaryo konusunda beni çok iyi tanıyan arkadaşların katkısı oldu. Bahçe sevdam, balık tutma sevgim, mesleğim gereği uçaklarda geçen yaşantım da klibe yansıdı.
   Bu klipteki kız da edasıyla aklını başından alan, nazıyla niyazıyla seni çatlatan bir karakteri anlatır.


 

Buray, gerçek duyguları kendi benliğinden anlatıyor
 

SORU: Bu anime kliplerine baktığımızda otobiyografik yanlar görüyoruz. Bu senin bir tercihin olsa gerek.
BURAY:
Tabi yaşanmışlıklardan da çok iyi hikayeler çıkıyor ve kliplere de yansıyor. Bunu dün yaşadım diyemem ama belki lisede yaşanmış bir aşk belki üniversitede yaşadığım güzel bir anıdır. Gerçek duyguları ne kadar kendi benliğimizden anlatabilirsek o kadar mutlu oluyoruz.
 

SORU: Bu bir yaz parçası mı olması isteniyordu? Nasıl programladınız parçayı?
BURAY:
Evet geçtiğimiz yıl çalışmaya başladığımız şarkı Corona başlamadan hazırdı ve bu yaz başı piyasaya çıkacaktı ama yaz ortasına doğru çıktı.
 

“‘Rampapapam’ Buray fanlarının duymadığı farklı tempoda, çok tatlı bir şarkı oldu”
 

SORU: 2020’de yine “Rampapapam” da çok sevilerek dinlenen şarkılar arasında yer aldı. Senin farklı bir tarzda ve birlikteliklerle ortaya çıkan bir şarkı oldu. Bunu hikayesi nasıl oldu?
BURAY:
Corona dönemi öncesinde Arem ve Arman diye iki DJ arkadaşın stüdyolarına uğramam sonrasında orada hit olmaya aday bir melodi yaratıldı ve bu melodiye Feride sözler yazdı ve ben de ona cevap niteliğinde sözler yazdım. İşin içine rapcı arkadaşımız Köksal da girip bizim atışmamızı eleştiren bir rap bölümü yazınca şarkı çok tatlı oldu. Hem benim tarzıma hem Feride’nin hem de Köksal’ın tarzına uzak reggaeton tarzında bir şarkı ortaya çıktı.  Hem Buray fanlarının duymadığı farklı bir tempoda şarkı yaptık hem de insanlara yaz döneminde kıpır kıpır vereceğimiz bir şarkımız oldu.

SORU: Corona’nın yaşandığı kapanma döneminde TSSD, İBB kamu spotu ve 23 Nisan 100. yıl şarkısı (Türkiye’nin Çocukları) gibi projelerde yer aldın. Ülkeye sonradan gelen birisi olarak insanların sevgi, saygı ve güvenini kazanan bir sanatçı olmak çok değerli. Ne ölçüde bu tür sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyorsun?
BURAY: Yeni çıkan bir isim ilk yıllarda kemiklenmeye çalışır ve fanlarının da destekleriyle ilerler. O çıkış sürecinden sonraki oturmuş müzikal karakteri ile tüm ekip olarak Buray markasını büyütüp, yüceltip daha ileriye götürmeye uğraşıyoruz. Buray’ın karakterinde çevreyle ilgili, çocuklar için, doğa için, sokak hayvanları ve barınaklar için, kadına şiddet karşı vs. konulara karşı bir ses vermek vardır ve bu tür konulardaki sosyal sorumluluk projelerinde de keyifle yer alıyorum. Bu hem zevk aldığım hem de hayata bir güzellik katma adına bir destek anlamına geliyor. 600 kişilik Buray Hoşsöz Fan Club (BHFC) da bu tür sosyal sorumluluk konularında aktiftir ve hep beraber hareket edip destekler veriyoruz.

banner134
    İBB- İSKİ’nin suyu temkinli,idareli kullanma konusunda bir projede yer aldım, Cumhurbaşkanlığı’yla ortak Türkiye’nin Çocukları şarkısını yaptık, Meme Kanseri’ne Dur De Kampanyası’nda yer aldık, Türkiye Sigarayla Savaş Derneği’nin videosunda yer aldık, Evde Kal kampanyalarına destek verdik. Bundan sonra da bu projelerde yer almayı sürdüreceğim.

SORU: Corona döneminde evde bol bol beste yapacağım demiştin. Nasıl geçti o süreç?
BURAY:
Sağlık ve ekonomik olarak herkesin olumsuz etkilendiği bir dönem yaşandı. Beni de etkiledi ama benim için evde kalmak çok keyifli bir süreçti. İşaretleri takip eden ve bize sunulan imkanları en iyi değerlendirmeye çalışan bir insan olarak bize verilen bu bolca zamanı bir fırsata çevirdim. Hep o okumak istediğim kitabı okudum, hep o izlemek istediğim diziyi izledim, hep o görmek istediğim filmi açtım, hep yapmak istediğim resmi yaptım, bilgisayarda yarım kalan projeleri bitirdim ve üretime vakit buldum. 5 yıl boyunca sürekli bir koşuşturmadan sonra evde geçirilen oldukça güzel bir süre oldu. Bu süreç aynı zamanda bir iç sesimi dinleme, huzuru bulma dönemi oldu. Beynimi boşalttım ve hiçbir şey düşünmedim. O kadar güzeldi ki evde spor egzersizlerimi de yaptık, yemek pişirmeyi de öğrendim. Şu anda da pesketeryan (balık ve sebze tüketimi) bir diyet beslenme uyguluyorum. 
  

SORU: Hep okumak istediğin kitap hangisiydi?
BURAY: “Elon Musk’ın Hayatı” kitabını çok okumak istiyordum ve bu zamanda okudum.
 

“Kıbrıs’ta daha değişik, sihirli bir enerji var ve üretimim daha üst seviyede”
 

SORU: Kıbrıs ve İstanbul’u karşılaştıracak olursak Buray müzikal yaşamı dışında ne gibi şeyler yapar?
BURAY:
Kıbrıs’ta daha değişik, sihirli bir enerji var ve burada üretimim daha üst seviyededir. Gerek stüdyo gerek müzisyen arkadaşlarım ile samimi ve güzel bir iletişimimiz var. Burada hızlı ve verimli bir şekilde üretimi yapabiliyorum. Melodi kafana geldiğinde, o ilham gitmeden Kıbrıs’ta hemen stüdyoya girebiliyorum. 
   Normalde her ay birkaç gün Kıbrıs’a gelip ailemi, yeğenleri, arkadaşları görürüm ama son olarak 7 aydır gelemiyordum.  Gelmişken bu defa daha uzun kalmayı düşünürüm. Buradayken Re-Chord stüdyoda 4. albümümün şarkılarını da hazırlamak isterim. 
   Müzik dışında her gün sporumu yaparım, diyetimi yaparım, vücuduma çok iyi bakıyorum, fırsat buldukça teknesi olan arkadaşlarla balık tutmaya giderim. Kendimi doğaya daha fazla verdim.


 

SORU: İstanbul’da Fikri Karayel, Sami Hamidi, Erkan-Tolga Erzurumlu kardeşler, Osman Alkaş, zaman zaman gelen Cahit Kutrafalı olsun Kıbrıslılarla temasın ne ölçüdedir?
BURAY:
Fikri Karayel ve Sami Hamidi  ile çok sıkı görüşüyoruz. Onlarla çok güzel bir diyaloğumuz var, haftada en az iki kez görüşürüz. Yine Berkay Tulumbacı çok iyi arkadaşımızdır. Konsolosluğun whatsApp grubu sayesinde tüm Kıbrıslılar iletişim içindeyiz.
 

SORU: Geçtiğimiz yıl da birçok Avrupa turnesine çıktın. Nasıl geçer bu turneler senin için?
BURAY:
Bir kerede 15-20 konserlik turnelere çıkıyoruz ve 15 kişilik takım olarak konserler veriyoruz. Özellikle kış dönemindekiler çok daha güzeldi. İnsanlar müziğe daha da aç olduğu için bu buluşmalar daha keyifli olur. Ülke ülke gezerek tüm Avrupa’daki Türk gurbetçi hayranlarımıza hem ziyafet verirdik hem de biz de gezmiş olurduk. Türkiye’de ise festivallerde çıkarak insanlarla buluşuyorduk. İzmir Fuarındaki 70 bin kişilik konser çok müthişti ve o 70 bin kişilik koro sizi mest ediyor. Harbiye’nin aurası, ses, akustik, seyircisi, prestji de çok iyi ve orda konser bir başka oluyor. 
 

“Ben hedeflerle ilerleyen bir insanım”
 

SORU: Buray’ın müzikal hedefleri arasında neler vardır? Kendine nasıl hedefler koyuyorsun? Mesela Grammy var mıdır bu hedefler arasında?
BURAY:
Ben hedeflerle ilerleyen bir insanım. Üniversitede bu soruyu bana sorsaydın müzik gezmek için bir bahaneydi derdim. Gitarımı alıp dünyayı gezeceğim derdim. Hayalim de bir cruise gemisinde müzik yaparak dünyayı gezmekti. İbiza’da çaldım, Paris’te Londra’da yaşadım çaldım, Avustralya’ya yolumuz düştü. Gözde ile tanıştıktan sonra Türkiye’de bir albümümüz olsun diyerek farklı bir yola girdik. Türkiye’de ilk hedefim taksiye bindiğimde radyoda şarkım çalsın ve ben de onu dinleyim idi. İkinci hedefim Harbiye konseri idi ve onu da yaptık.
   Dünya marketinde yabancıların da dinleyebileceği bir hit şarkım olsun isterim. Bu yıl buna çalışacağız. Hedef onu yapmak değil o yolda ilerlerken yaşayacağım heyecan, zevk, adrenalin ve tecrübedir. İngilizce olma mecburiyeti yok, enstrümantal bile olabilir. Özellikle Fas, Kazakistan, Azerbaycan, Arabistan ve Rusya’dan bizim bestelerimizi dinleyen çok büyük bir kitle var ama ben biraz daha Batıya yönelik bir parça yapmak istiyorum.

“Aşksız ömür geçmez. Kapıları kapalı

tutan değil, açık tutan bir kişiyim”
 

SORU: İnsanın yaşadığı en güzel duygulardan aşk ile kapatmak isterim. Senin aşk ve duygusal ilişkilere bakışın nedir?
BURAY:
Biz aşkın her halini anlatmaya çalışıyoruz. Aşktaki acı, heyecan, sevgi, haz, sadakat, aldatma vb. insana hissettirebileceği her hali notalara aktarıyoruz. Düzeyli ilişkide olan güzel taraflar, sıkıntılar, bunalımlar, darlanmaları da inişli çıkışlı, kavgalı gümbürtülü ilişkilerin maceralı taraflarını da anlatıyoruz.  Ben şu anda düzeyli ilişki modunda değilim ama aşkın seni bulacağı zamana sen karar veremezsin. Sen hazırsın veya değilsin aşk gelir ve seni bulur. Anı yaşa ve keyfini çıkar derim. Kapıları kapalı tutan biri değil, açık tutan bir kişiyim. İnsanlarla diyalog kapısını açık bırakırsan içeri girip seni tanımasına, senin de onu tanımana fırsat verirsin. Bu şansı vermek lazım. Aşksız ömür geçmez. O heyecan hep hayatında olması gerekir.
   

YORUM EKLE
YORUMLAR
Maya Diab
Maya Diab - 2 ay Önce

çok iyi????????

Gülcan Bilgin
Gülcan Bilgin - 2 ay Önce

Harika

SIRADAKİ HABER

banner75