Etkileyici bir serüven; “Hançerin Bekçisi”

banner37

Bülent Dizdarlı bu kez, Kıbrıs adasının coğrafi, tarihi, dini inanışlarının realitesini, düşsel bir anlatımla kurgulayarak kaleme aldı

Etkileyici bir serüven;  “Hançerin Bekçisi”
banner99

   Bülent Dizdarlı’nın, “Dünyanın Merkezinde Hayatla Polemik”, “Güneşe Kaçmak”, “İmhotep’in İzinde 50 Cefa 50 Deva”, “Kuyu Mezarları Ülkesi”, “Efsaneden Doğan Efsane-Mustafa Defteralı”, “Lale-Uzak Çocuklar” ve “Başhekimlik Anılarım”dan sonra “Hançerin Bekçisi” kitabı Khora Yayınları’ndan çıktı.

   Eserlerinde sade ve akıcı bir dil kullanan Dr. Dizdarlı, “Hançerin Bekçisi” eserini; Kıbrıs adasının coğrafi, tarihi, dini inanışlarının realitesini, düşsel bir anlatımla kurgulayarak fantastik türde kaleme aldı.

   1571 yıllarından başlayıp günümüze kadar gelen hikayede, Hindistan’dan Makedonya’ya ve Kıbrıs’a uzanan bir yolculuk serüveni yer alıyor. Lefkoşa ve Mağusa surlarında yaşanan savaş, aşk ve erotizm de romanı gizemli kılıyor.

   Editörlüğünü Nazen Şansal’ın yaptığı eserin kapak ve sayfa tasarımını Grafiker Ömer Tatlısu, düzeltilerini ise Hüseyin Yalyalı ile Münür Rahvancıoğlu üstlendi. Türkiye’de de basılan ve okura sunulan roman en çok satanlar listesinde yerini aldı.

   Dizdarlı ise sohbetimizde romanını “Roman 1571’den günümüze, Hindistan-Kıbrıs- Makedonya içerikli coğrafyada ve Hindistan -Kıbrıs- Avusturya- İspanya’nın tarih sarmalında geçiyor. Üstelik de sadece 160 sayfada. Sanırım bu bile kitabın, bir çırpıda okunması için bir sebeptir. İyi okumalar diliyorum” cümleleriyle anlattı.

   Sohbetimizin devamın da kitabın doğuşunu ve içeriğini konuştuk.

Gizemli bir hikaye…

   Bülent Dizdarlı, emekli olduktan kısa bir süre sonra, “Başhekimlik Anılarım” isimli kitabını okuyucuyla buluşturdu ardından “Hançerin Bekçisi” romanını yazmaya başladı. Bu romanı kaleme alma serüvenini şöyle anlattı:

   “Mart 2019’da emekli oldum ve hemen sonrasında Işık Kitapevi yayını olarak “Başhekimlik Anılarım” yayımlandı. O yayımlanır yayımlanmaz ben Hançerin Bekçisi’ni yazmaya başladım. Zira bir önceki kitabım için Işık Kitapevi’ne gidip gelirken Surlar dahilinde birçok yatırla iç içe olduğumuzu bir kez daha fark ettim. Hele bir tanesi tam anlamıyla bir evin duvarı içindeydi. O beni çok etkiledi. O an kafamda şimşekler çaktı. “Bir yatırla aynı evde olmak nasıl bir şey olur?” diye düşündüm. Hançerin Bekçisi’nin hikâyesi işte böyle başladı”.

   Dizdarlı, romanı pandemi öncesinde yazmaya başladığını belirterek, “Pandemi öncesi bir Hindistan gezim oldu. Dönüşümden birkaç ay sonra annemi kaybettim. Bu iki olay da tarzımı, özellikle kurguyu bayağı etkiledi sanırım” dedi.

    Dr. Dizdarlı, “Hançerin Bekçisi” romanında, bazı olayların sonunu tam getirmeyerek açık bir kapı bırakıyor. Bu da okuyucunun meraklanmasına ve ‘acaba devamı veya cevabı bir sonraki sayfada mı?; ‘yoksa kitabın devamı gelir mi?’ sorusuyla da baş başa bırakıyor.

   Dizdarlı bu gizemli anlatımı şöyle açıklıyor:

   “Önceki romanlarımda daha gerçekçi temalar işledim. Yeni kitabımın ise fantastik bir içeriği var. Ama böyle olması yazar olarak, okuyucuya istediğim mesajları iletmeme engel olmadı. Aksine belki de kolaylaştırmıştır. Şimdi sen bana mesajları sormak isteyeceksin ama hayır, böyle bir soru sorarsan cevap vermeyeceğim. Sakın yanlış anlama ne bir şey gizliyorum ne de ego yapıyorum.  Bunu kitabı okurken okuyucu yakalasın istiyorum”.

“Ben Kıbrıslıyım...”

banner134
   Vatansever ve yıllarca hekimlik görevi ile halkına hizmet veren Dr. Dizdarlı, yazdığı eserlerinde de Kıbrıs’ın tarihi, coğrafi ve kültürel yaşamını okuyucuya aktararak ön plana çıkarıyor.

   “Hançerin Bekçisi” romanında da, Kıbrıslı Türk aile yapısı, adanın tarihi, coğrafi gerçekleri düşsel bir dille anlatıldı.

   Dizdarlı bunu şöyle açıklıyor:

   “Ben Kıbrıslıyım. Dolayısıyla bir şey üretiyorsam, ülkeme ait olduğunun hissedilmesini isterim. Tüm kitaplarımın buram buram Kıbrıs kokmasına itina gösteririm. Tabi ki adamız tarih boyunca etrafında şekillenen coğrafyadan soyutlanmamıştır. Kim ki en güçlüdür, gelip bu toprakların sahibi olmuştur. Hatta bu yüzden güzelim memleketime “Akdeniz Fahişesi” yakıştırması bile yapılmıştır. Bu tanıma kızmakla birlikte yaşananları romanlaştırırken de realiteden farklı yansıtmam mümkün değildir. Belki küçük teferruatsal katkılar yaparım, örneğin Bragadino’nun Mağusa kalesi savunması gibi, ama sonucu asla değiştirmem. Çünkü Mağusa’nın da Osmanlı tarafından ele geçirildiği kesin bir bilgidir”.

Roman hem Kıbrıs’ta hem de Türkiye’de büyük ilgi gördü

   Kıbrıs’ta birçok bölgede özellikle Lefkoşa Surlariçi’nde yatırların var olduğu biliniyor.

   Dr. Dizdarlı “Bir evin odasının içinde 500 yıldır var olan bir yatır mezarı var. Bu mezarın sahibi Arafta kalmış bir kişi. Tabii ki, neden kalmış, nasıl kalmış anlamak için romanın okunması gerekiyor. İşin özü beş yüz yıldan günümüze orada bulunan bu Yatır aslında beraberindeki bir hançeri de koruyor. Günümüzde bu hançerin varlığından haberdar olan karanlık güçler, onu elde etmek için harekete geçiyor” diyerek romanın kısaca içeriğini anlatıyor.

   Ana temanın ‘hançer’ olduğunu vurgulayan Dr. Dizdarlı, ana karakter olan ‘Yatır’ın gelişim sürücünü de şöyle paylaşıyor:

   “Aslında romanı yazarken hep ismini “Yatır” olarak hayal etmiştim. Ama editörüm Nazen Şansal, bu ismin okuyucuyu ürküteceğinde ısrar etti. Kitapta benim kadar emeği olan Khora yayın kurulu da bu konuda Nazen Hanım yanında yer alınca ismi bir anketle belirlemeyi kabul ettim. Açık ara Hançerin Bekçisi kazanınca da isim konuldu. Doğrusu bu konuda önceleri hafif bir mutsuzluk duysam da şimdi tepkileri gördükten sonra iyi ki Nazan Şansal’ı dinlemişim diyorum. Bu kitapta gerçekten çok emeği vardır”. 

  Eylül ayında Khora yayınlarından çıkan roman okuyucu tarafından yoğun ilgi gördü. Kısa bir süre sonra da kitap Türkiye’de de en seçkin kitap satış noktalarında en çok satanlar listesinde yerini aldı.

   Dizdarlı, “Bu romanı yazarken hep Türkiye’de de satılmasını hayal etmiştim. Ama Pandemi nedeniyle de mümkün olmayacağını düşünmüştüm. Ama yine Nazen ve ekibinin çalışmasıyla bu hayalim gerçek oldu. Çok satması tabi ki önemli ama inanın benim için oradaki kitapçı vitrinlerinde ve kitap internet sitelerinde olması dahi çok değerliydi. Pasta krema meselesi gibi. Kitabın orada olması pasta, çok satılması ise kreması oldu” diyerek mutluluğunu paylaştı.

Kitap tanıtımı bugün

   Dr. Bülent Dizdarlı’nın romanı Hançerin Bekçisi, bugün saat 14.00’te K.Kaymaklı Gloria Jean’s Cafe’de gerçekleştirilecek etkinlikle okurlara tanıtılacak.

   Khora Yayınevi yetkililerinin ve yazarın, kitapla ilgili sunuşlarının yer alacağı etkinlikte, okurlar da soru ve yorumlarıyla katkı koyabilecek ve kitap alarak imzalatma imkânı bulacaklar. Maske-mesafe-hijyen ve pandemi önlemlerine uyularak gerçekleştirilecek olan etkinliğe tüm edebiyat severler davetlidir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75