Fas’ın güzel kızı: Kazablanka

banner37

banner87
Fas’ın güzel kızı: Kazablanka
banner90
banner8

   Kazablanka, Atlas okyanusunun kıyısında, sakince dalgalanan saçları ve o güzel yüzüyle bizi karşıladı. Afrika kıtasının batı kıyısında Fransız ve Berberi kültürü ile yoğrulmuş bu şehir göz kamaştıran güzelliği ile insanı etkilemekte. Bu topraklar tarihte El-Mağrip el Aqşa  (en uzak batı) diye anılmıştır. Yani gizemli ve bilinmez denizlerin kıyısı olarak…
   Kazablanka, Fas’ın en büyük şehri. Önce küçük bir Berberi kasabası olarak kurulmuş. Daha sonra Portekizliler burayı ele geçirerek şehre bugün bildiğimiz Casa Branca (İspanyolca Casablanca)  yani Beyaz Saray ismini verdiler. Sömürge mücadeleleri döneminde Fransız egemenliğine giren şehir ikinci dünya savaşında üs olarak kullanıldı. Hatta dünyanın unutmadığı meşhur “Casablanca” filmi bu şehri konu etmektedir.

   Fas bağımsızlık hareketinin merkezi konumunda olan bu şehir, acı dolu yıllarını okyanusun derin maviliklerine gömmeye başladı. Fransız kültürü ile yoğrulan ülkenin her köşesi Afrika ile Avrupa medeniyetinin karması halinde. Dünyaya açılan Kazablanka Limanı ve onun etrafında gelişen şehir, ülkenin muhteşem gücünü oluşturmakta.


   Kazablanka’ya gelip karmaşık ve kalabalık sokaklarında yürürken, bir yanımız muhteşem mimariye sahip biraz yıpranmış beyaz binaları, bir yanımız da koşar adım sürekli bir yerlere yetişen sert yüzlü insanları ile çevriliydi. Otelimize gelip kendimizi caddelere bıraktığımızda, gün yavaş yavaş tamamlanmak üzereydi. İzlediğimiz yol bizi önce kalabalık bir ana caddeden geçirtti. Ardından şehrin içinde kaybolmuş antik ve yerel bir pazarda bulduk kendimizi. Beyazlığını kaybetmiş köhne binaların arasında kurulan bu pazar bir renk cümbüşüydü. Her cins meyve ve sebze, yeşil, kırmızı ve siyah salamura zeytinler ve daha birçok ürün tezgahlarda alıcılarını bekliyordu. Ayrıca açıkta bekleyen etler ve o muhteşem baharatlar...

Genizleri yakan ve kokuları ile insanları büyüleyen, bence Fas’ı sembolleyebilecek kadar meşhur baharatlar. Bu baharatlar arasında en büyüleyicisi Fas mutfağının vazgeçilmezi olan kimyon olabilir. Ayrıca kuru yemişlerde inanılmaz derecede çeşitliydi.
   Pazarın dayanılmaz güzellikteki yoğun baharat, sebze ve meyve kokularını geçerek, Atlas okyanusunun derin koyu maviliğine doğru yürüdük. Burnumuz bu defa da okyanusun yoğun ve tuzlu deniz kokusu ile doldu.
   Fas’da geçirdiğimiz bu ilk saatlerde, burasının ne kadar gizemli ve mistik bir yer olduğunu, her günün ayrı bir hikayesi olacağını anlamıştık.
      Gezmeyle kalın…
  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75