‘Garutsalar’ geri gelse, bu can yakan kazalar biter mi?

banner37

‘Garutsalar’ geri gelse, bu can yakan kazalar biter mi?
banner90

Ergül ERNUR

Her gün onlarca trafik kazası haberi duymaktan, insanlarımızı yollara kurban verdiğimizi duymaktan bıktık usandık. Yok mu bu işi sonlandırmanın bir çaresi? Yok mu yollarımızı kan gölüne çeviren bu trafik terörüne ‘dur’ diyecek bir sistem, bir karar?

Evden işe, alışverişe, gezmeye, bir işimizi halletmeye çıktığımızda hiçbirimizin yolda başına bir şey gelmeyeceği garantisi yok… Ben, korkuyorum artık… Direksiyon başına geçmekten, yollarımızda araba sürmekten korkuyorum… Hem kendi başıma hem de başkasının başına bir şey gelecek diye endişe duyuyorum.

Özellikle trafik kazalarından dolayı ölümler olduğunu duydukça avazım çıktığı kadar “yeter artık” diye bağırmak istiyorum. İçimiz yanıyor bu ölümlere… En az aileler kadar yas tutuyoruz bizler de… Ülkemiz ağlıyor her gidenin ardından…

Geçtiğimiz hafta iki kişiyi daha trafiğe kurban verdik… O gün, dedim ki eskiden araba yoktu, ulaşım zordu ama trafikte ölümler de yoktu.  Egzoz dumanı da yoktu… Korna sesleri de…

Taşımacılık için sokaklarda araba yerine binek hayvanları vardı… Bisikletliler, yayalar vardı…

Zordu belki de o yıllar… Yaşamadık, bilmiyoruz… Ama kazada eşi, evladı, torunu, akrabası öldü diye ağlayan yoktu… Bu nedenle hiçbir eve ateş düşmüyordu…

Bu ölümlü kazaları duydukça hep aklımdan eskiye dönsek garutsalar yani at arabaları geri gelse diyorum…

Şimdinin turizm öğelerinden biri olan garutsalar, eskiden ulaşım aracıydı, üreticilerin yardımcısıydı.

1900'lü yılların başına kadar da sokaklarda hep bu at arabaları varmış…

Kıbrıs’ın yolları artık arabalar, otobüslerle dolmaya başlamış.

1905 yılında ilk tren seferini yapınca, garutsalar da nostaljideki yerini aldı.

Bugünü bilmeden, at arabalarına “tehlikeli” denirdi

Araştırmacı Altay Sayıl’ın “Nerede o eski garutsalar?” başlıklı yazısında 1899 yılında polisin yayınladığı “The Owl” adlı dergiden yaptığı alıntı çok dikkatimi çekti.

Alıntı şöyle:

“Yollarımız dar. Atlı araba kullananlar ise trafik bilgisinden yoksun insanlar. Hele atlı arabaları kullanan genç insanlar, şehir içinde atları kırbaçlayıp hız yapıyor, yayalar için büyük tehlike oluşturuyorlar. Hatta dehşet oluşturuyorlar. Şehir içerisinde arabasız at koşturtmak yasak. Bunu biliyoruz. Peki aynı yasa neden atlı arabaları da kapsamasın?”.

Şimdi hızlı araba kullananlardan ve araba gürültüsünden yapılan şikayetler, o zamanlar hızlı at koşturtmaktan ve nal seslerinden yapılıyordu.

Acaba bu satırları yazan polis sözcüsü, homur homur, patlar motorlu arabaların şehir içinde tur atmaya başladıkları zaman ne yapmıştı? Hele bugünkü canavarlarla karşılaşsaydı, gidip o atlı arabaların önünde kapaklanıp, "Affedin beni, bilememişim" demez miydi? Derdi kuşkusuz”.

  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108