banner6

İlişkilerimiz ve sahtekarlık sendromu

banner37

İlişkilerimiz ve sahtekarlık sendromu
banner151 banner143

Psk Ayla KAHRAMAN
 


Sahtekarlık sendromu; kişinin kendisini yetersiz, başarısız gördüğü ve elde ettiklerine layık olmadığını hissettiği bir durum. Öyle ki kişi hak etmediği elde edişlerini kaybedeceği, yetersizliklerinin ortaya çıkacağı endişesi ile yaşar.

Bu durum kişinin iş, arkadaşlık, aile ilişkilerini olumsuz etkiler. Her an gerçeklerin ortaya çıkacağı ve kaybedebileceği duygusundan kurtulamaz.

İlişkiler söz konusu olduğunda, kişi kendini, sevgilisine göre o kadar yetersiz ve eksik görür ki, kendini ilişkiye ait hissetmez. Bununla da kalmaz, ilişkisinde partnerine kattıklarının da farkında olmaz. Sevgilisinin onun göründüğü gibi olmadığını fark edeceği ve onu bırakıp gideceği korkusu ile yaşar.

Bu endişelerin, ilişkinin doğal seyrini etkilememesi mümkün değildir çünkü sahtekarlık sendromu yaşayan kişi, kendini ilişkisine olduğu gibi veremez. Kendini ilişkiye ait ve güvende hissedemez. Kişi, sevgilisi ile ilişkisinde, kendi ihtiyaç ve beklentilerinden uzaklaşarak, sevdiğini memnun ve mutlu etmeyi amaç edinir. Onu kaybetmemek ve kendinde olduğunu sandığı eksikliklerini göstermemek için, sevgiliye aşırı düşkün olur ve ilişkilerinin her açıdan mükemmel bir ilişki olması için gayret eder.

Doğal olarak, kişi, gergin ve tedirgindir. Kaybetme korkusu kadar güçlü bir yetersizlik duygusunun etkisi altındadır, çünkü. Her an deşifre olacağını ve ilişkisinin biteceğini beklemektedir.

Fark ettiğiniz gibi, kişi kendine karşı güvensizlik duymakta ve kendine inanmamaktadır. İlişkilerin doğal süreçlerinde yaşanma olasılığı olan sorunlar ortaya çıktığında kendini suçlamakta, utanç duymakta ve içine kapanabilmektedir.

Sorunlara yönelik bu gerçek dışı yaklaşım, kişinin partnerini kandırdığının kanıtları olur ve kişi kendini ilişkiden çekilmek ile cezalandırma yoluna gidebilir.

Yani bir bakarsınız ki, ilişkisini bitirmiş ve aşk acısı ile bir köşeye çekilmiştir. Elbette yanında değersizlik ve yetersizlik duygularıyla. Bu sonuçta, ilişkinin sevgili tarafından bitirilme korkusu da rol oynamaktadır.

Sevgili ile sağlıklı bir bağ kurulma sürecini bozan sahtekarlık sendromu, araştırmacılara göre, çocuklukta ebeveyn ile kurulan bağlanma biçiminden de etkilenmektedir. Ebeveyn-çocuk arasında güvensiz, gerilimli, kaçıngan tipte bağlanma ilişkileri kurulduysa, bunun yetişkinliğe taşınma olasılığı da vardır. Yani, araştırmacılara göre, reddedilme korkusu çok erken yaşlarda öğrenilmiş bir korku olabilir. Bu da kişinin kendini olduğu gibi görmesini engelleyerek; değersizlik ve yetersizlik duygularını beslemesine neden olmuş olabilir.

Bilirsiniz, bazı insanların parlak ama içi boş egoları olur. Onlarla ilişkilerin başı güzeldir sonra puf sönüverirler. Sahtekarlık sendromunu yaşayan bir kişide ise durum çok farklıdır. Bu kişiler, egolarının doluluğunun farkında olmayan, özgüvenleri sarsılmış, eksiltilmiş kişilerdirler. Bu nedenle ilişkilerinde kendilerini ve ihtiyaçlarını ortaya koymaya cesaret edemezler. Kendi bütünlükleri içinde bile ne istediklerini sorgulamaktan kaçınmaya eğilimlidirler.

Kendine giderek yabancılaşan kişi, kendini sevdiğine nasıl gösterebilir ki?

Kendinden kaçan, sevgiliye ulaşabilir mi, ilişkisi için çaba sarf etmeye cesaret edebilir mi?

Sahtekarlık sendromunu yenmek, ortadan kaldırmak gerek.

İlişkileri bitirme, kişiyi yalnızlaştırmaya neden olan bu sorunun kişi tarafından fark edilmesi iyi bir adımdır çünkü kişinin kendi bütünlüğüne yönelik sevgisizliğini, acımasızlığını ve peşin hükümlerini görmesini sağlar. Bunları fark eden kişinin, kendine sarılması, kendini sevmesi, hoş görmesi ve kendine yardımcı olması beklenir.

Ancak bu noktadan sonra, yetersizlik duygularının ilişkisinde açtığı yaraları görebilir ve sorun çözümünde partnerinin desteğine baş vurabilir.

İlişkilerde çiftin her bir eşinin birbirleri ile ilgili uyum ve doyum dinamikleri vardır. Bu çalışkan dinamikler, ilişkinin sağlıklı sürmesini sağlayan itici kuvvetlerdir. Sahtekarlık sendromu yaşayan bir kişinin, sevgilisi tarafından nasıl algılandığını, ilişkiye yönelik yapıcı katkısını, uyum ve doyum kanallarındaki rollerini anlaması; bu sendrom ile başa çıkmasını kolaylaştıracaktır. Sevgilinin bu katkısı; ilişkinin devamı ve sendromun kontrolü açısından değerlidir.

Bu durumda, sahtekarlık sendromu yaşayan kişi; değerli hissedecek ve ilişkisinde kendini olduğu gibi yansıtma cesareti bulabilecektir.


 

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104