Karayiplerin İnci Kolyesi: Cayman adaları

banner37

banner87
Karayiplerin İnci Kolyesi: Cayman adaları
banner90
banner99

Münevver Nizam Kahvecisoy

   Karayipler birbirlerine zıt bir çok ülkeye ev sahipliği yapıyor. Bir sahili dünyanın devi ABD bir ucu komünist Küba. Bir ucu kayıp Atlantis’in bulunan parçası Bahama Adaları, Bir ucu muhteşem manzarası ile Karayip Antil adaları. Ayrıca ekonomik uçurumları ile bir ucu Jamaika ve Haiti ile zenginliğin bir sonraki vatanı Cayman Adaları…

     Muhteşem lükse sahip daire tipi otelleri, bu dairelerin deniz dalgasına dokunacak kadar yanına uzanan balkonları, lüks araçları, yolları, sokakları, dükkanları… Kısaca zenginlik koklanabilinecek kadar yoğunluğa sahip bu adada.

    Bununla birlikte doğası bir başka güzel; dalgın bir edayla sallanan palmiyeleri, bembeyaz kumlar üzerinde köpüklenerek coşan okyanus dalgaları ve patlayan volkanlardan yaralanan bedenini yeşil örtülere sarıp sarmalayan güzelliği mavi bir örtü altına saklanan Karayiplerin esmer kızı.

   Cayman Adaları, İngiltere’ye bağlı olup 3 adadan oluşmakta: Grand Cayman, Little Cayman ve Cayman Brac. En büyük yerleşim adından anlaşılacağı üzere balık kancası şekline benzeyen Grand Cayman. Nüfusun büyük yoğunluğu pek tabi George Town’da.

    Grand Cayman adasına inip, şehre doğru yol aldığımızda, tropikal adanın modern zenginlikle nasıl harmanlandığını gördük. Bir tarafta zevk ve sefanın eseri paranın yaptırabileceği kadar mimari güzelliğe sahip oteller, bir yanda halen okyanus tarafından yıkanan beyaz kumlu sahiller. Yüksek otel fiyatlarına rağmen bin bir güçlükle bir otele yerleşip yeniden yollara çıktığımızda kendimizi II. Elizabeth Botanik parkında bulduk. Evet belki doğanın hırpalanıp, ağır yaralar aldığı bu adada biraz yapay olsa da, adanın içerisinde iguanalara ev sahipliği yapması bir başka güzeldi. Ayrıca orkideler... Hangi köşeyi dönseniz bir ağaca tutturulmuş, tüm ihtişamı ile yükselen rengarenk orkideler. Hiç bu kadar güzel bir çiçeği, hiç bir zaman doğal bir ortamında görmemiştik. Taa Cayman adalarını ziyaret edene kadar. Orkideler, vahşi köklerini ihtişamlı gövdesini beslemek, hipnotize eden çiçeklerini ender bulunan değerli taşlar gibi ormanın içerisinde sergileme arzusunda.

   Orkidelerin ve iguanaların arasında dolanarak, Adanın bir diğer ucuna yani Rum Point’e doğru yol aldık. Rum Point gün batımını turunculaşırken izleyip, denize girebileceğiniz sakin ve sessiz bir sahil. Palmiyelerin gözcülüğü altında günü burada tamamlayıp, George Town’un sakin ve sessiz gece hayatının ucundan tadına baktıktan sonra, hemen dibimizde coşan dalgaların uzaktan gelen sesleri altında uyuya kaldık.

   Ertesi günün sabahında George Town ve Hell Road’u gezdik ki en ilginci Hell Road’du. Cehennem yolu adı volkan lavları ile örtülü bir araziye sahip olmasından geliyor. George Town, Cruise gemilerinin konaklama noktalarından. Gün içinde adayı ziyarete gelen ziyaretçiler, kasabanın merkezini doldururken geceleri sokaklar tamamen boşalıyor.

  Cayman adaları ziyaretimizin en ilginç anı Grand Cayman’da bulunan Stingray City gezisiydi. Stingray iri vatoz olarak bilinmekte olup, adanın hilal olduğu bölgenin tam orta yükseltisinde insanlara olan yakınlıkları ile bu deniz canlısından beklenmeyen sıcaklık gösteriyor. Stingrayler ile yüzerken bir yandan doğanın vahşiliğine şahit olurken diğer yandan bir canlının tüm masumluğu ve sevecenliği ile yanaşmasını gördük.

   Cayman adaları, ellerine altın işlemeli ipek bir eldiven giymiş narin bir kadın eli gibi okyanusun üzerinde zenginliğin ihtişamı ve doğanın muhteşemliği arasında duruyor.

   Bir gün çok uzaklarda hem lüks hem de sakinlik arıyorsanız mutlaka bu adayı ziyaret etmelisiniz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108