Müziğin saf sesi; plaklar

banner37

banner87
Müziğin saf sesi; plaklar
banner90
banner99

Ergül ERNUR

Nostaljik, geçmiş yılları anlatan, tarihi değeri olan birçok eşyaya büyük önem veriyorum. Ancak benim için en paha biçilmez olanı plaklar, plakçalarlar ve gramofondur…

Plaktan dinlediğim şarkıların, en saf müzik olduğunu düşünürüm… Seslerin yankılanarak, hafif cızırtılarla kulağa gelişi, insanın ruhuna işliyor.

Son yıllarda herkesin plaklara gösterdiği ilgi arttı. Sinema filmlerinin de buna ön ayak olduğunu kesin.

Antikacılardan pikap almaya gidenler arttı hatta yeni üretim pikaplar raflarda yerini almaya başladı.

Plaklarda seslerin net duyulmasının nedeni, kayıtların dijital değil analog olarak yapılıyor olması. Analog kayıtlarda her bir enstrümandan çıkan nota, kulağımıza hakkıyla ulaşıyor. Hiçbir ses diğerine karışmıyor.

Plakların arşiv değeri çok yüksektir. Eski bir teknolojinin taş gibi ayakta duran örnekleri olan plaklar çok ciddi arşiv objeleridir. Değerleri baskılarından yıllar sonra bile artmaya devam eder. Plak durduğu yerde değerlenir ve bir altın gibi parlar.

Gramafon ve taş plaklardan sonra “TK 23 Grundig'” markalı teypler hayatımıza girdi. Mobilyalı müzik dolapları, tilt salonlarında para atınca çalışan otomatik plak dolapları, otomatik pikaplarda üst üste konup kurulan 45'lik, 33'lük LP'ler…

Bizim evimizde de radyo, kaset çalar ve plakçaların bir arada olduğu bizim teyp çalar dediğimiz, müzik dolabımız var. Plakçaların iğnesi kırıldığından, o nostaljik şarkıları plaktan dinleme fırsatım olmadı. Ama anılar bir anda peşi sıra geldi aklıma… Küçükken, mikrofonu kasetçalar yerine takıp, kasetlere ses kaydı yapardık kardeşimle… Şiir okurduk, şarkılar söylerdik hatta kendimizce düet yapardık…

Nostalji olmuş artık antika dediğimiz değere ulaşmış eşyalarda biriken anılarımız, eminim ki hepimiz için çok çok değerlidir. Bu nedenle, bu tarihi değere sahip eşyalara daha çok sahip çıkmamız gerekiyor.

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2020, 12:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75

banner108