banner6

Romantizm mi? O da ne?

banner37

Romantizm mi? O da ne?
banner151 banner143

Psk. Ayla KAHRAMAN



Lacan, “aşk; sahip olmadığınız bir şeyi, var olmayan birine vermektir” der.

Kişilerin ilişki deneyimlerinin başlarında bunu yapma olasılıkları yüksektir elbette. Boşuna dememişler, aşkın gözü kördür diye. Romantizm denilen tatlı uyuşukluk, âşık körlüğünün esas nedenidir ve çiftin bundan kaçma olasılığı pek de yoktur.

Romantizm, âşıkları gerçeklerden koparır, kendi kurdukları dünyanın içlerine çeker. Dünya bir yanda onlar bir başka yandadırlar.

Bu durum aşkın başlangıcında gayet doğaldır. Ancak, romantik süreç uzadığında veya âşıklar ısrarla, aşkın ilk evresinde takılıp kaldıklarında, aşk bundan olumsuz etkilenir. Çünkü bu durgun noktada, romantizm âşıkları gerçeklerden koparmakla kalmaz; birbirlerinden sıkılmalarına, ilişkiden usanç duymalarına da neden olur.

Aşkın her evresinde yaşanan deneyim; âşıkların olgunlaşma süreci için gereklidir. Bir evreye -romantik evre gibi- takılıp kalmak bu nedenle zarar vericidir.

Peki romantizm biter mi ya da bitmeli mi?

Elbette hayır. İlişkilerin gelişim sürecinde ve devamlılığında her zaman yeri olacak ve âşıklara birbirleri için vazgeçilmez olduklarını hatırlatacak birkaç şeyden biridir, romantizm.

Aşkın devam etmesi… âşık olmak kadar özlenen bir hedeftir bu.

Bu nedenle, Romantik aşk, Lacan’ın dediği bir ardalana sahip olsa da sevdiğine karşı duyduğu aşkı, aşkın davranışlara yansıma biçimini; âşık olan aynı şekilde karşısındakinden bekler.

Aşkın devamı için bu gereklidir. Sözde sevgi olmaz. Davranışlar ve duygular, söze kuvvet verir hatta sözün yerine geçecek güçtedir.

Elbette kadın ve erkek farklı sever.

Kadınlar genelde daha duygusal, daha romantiktirler. Duyguları uyanmış bir kadın, sevgilisi ile ikisini de mutlu eden bir cinsel bütünlük kurma gücündedir. Kadından romantizmi, duygusal bağı aldığınızda, cinsel haz duygusunu da yerle bir edersiniz.

Erkek ise, iyi bir cinsel tutku deneyiminden sonra duygusallaşmaya eğilimlidir. Onlar, aşk ve cinsellik arasında ayırım yapabilirler. İkisini birleştirdiklerinde ise, doğru yerde olduklarını düşünürler.

Aşkın devam etmesi, sonsuz bir mutluluk, haz, cinsel doyuma ulaşmak değildir. Aksine, size iyi gelen her şeyi yaşadığınız sevgiliniz ile gerilimler, uyuşmazlıklar, farklılıklar, anlaşmazlıklar da yaşayabilirsiniz.

İlişkiler, devam etmeye karar verdiğinde, yeni gözlere ve kulaklara sahip olurlar. Birbirini, tanımaya, engelleri aşmaya yarayan gözler ve kulaklardır bunlar. Hem yaşamın akışını takip ederler hem de birbirlerinin içini gözlerler.

Cinsel hazzın, tutkunun, ilişkiyi devam ettirme arzusunun içine, sevdiğini korumak, ona şefkat ve anlayış göstermek de girer.

Bu nedenle devam etme kararı, zorlu bir yolculuğu başarma inancını da taşır.

Aşk için emek harcamayı başaran kişilerin, aşk ile birbirilerini tanımayı başarmaları mümkündür.

Günümüz aşklarındaki belki de en önemli çıkmaz budur: duygudan kuvvet alarak, akılda oluşan aşk anlayışının, gerçek yaşamda karşılık bulamaması, kişilerin âşık olmanın yarattığı sorunlarla yalnız başlarına kalmalarına neden olmaktadır.

Oysaki nasıl sevdiğimiz, nasıl sevilmek istediğimizin ipuçlarıyla doludur.

Sevgili bunları görmezden gelirse- ki uzayan romantizm bunu yapabilir-biz mutsuz olacağımız biçimde değişime uğrarız.

Tam, değerli ve sevilir hissettiğimizde de aşk bizi gene değiştirir. Bu defa eskiden olduğumuz “ben”den çok daha iyi hissederiz.



A

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104