Sokaktaki canlara sahip çıkalım

banner37

Sokaklarda yaşayan sahipsiz canların hayatta kalma mücadelesinde insanlık olarak sınıfta kaldık. Ne yeterli ve refah seviyesi yüksek barınaklarımız var, ne de onların hakkını savunabileceğimiz doğru dürüst bir yasamız. Gönüllü dernekler ise bu konuda birikmiş sorunlarla boğuşurken, her şeye yetemiyor

Sokaktaki canlara sahip çıkalım
banner99
  • “SATIN ALMAYIN, SAHİPLENİN”… Altın Patiler Derneği As Başkanı Ülkü Curcioğlu, “Canlarımızı satın almayın, sahiplenin” diyerek, barınaklardaki canların yüzde 50’sinin bir hevesle alınıp, daha sonra hevesleri geçen kişilerce sokağa, ya da barınaklara bırakılan hayvanlardan oluştuğunu belirtti. Curcioğlu, barınaktaki canların birçoğunun orada doğup, kafası bile okşanmadan, sevgiye muhtaç bir halde barınakta öldüklerini vurguladı
  • “KISIRLAŞTIRMA PROJESİ ŞART”… Kıbrıs Hayvan Hakları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Cemaliye İnan, sokakta yaşayan sahipsiz canların popülasyonunun çok fazla olduğunu ve günden güne arttığını belirterek, ne belediyelerin, ne de Veteriner Dairesi’nin popülasyonun artmasını engelleyecek kısırlaştırma projesi olmasından yakındı. İnan, sahipsiz canların günden güne çoğalmasının dezavantajları olduğunu, hayvanları sevmeyen kişilerce zarar gördüklerini ve zehirlemelerin yaşandığını kaydetti

Eniz ORAKCIOĞLU

   Ülkemizde hemen her gün, birden çok sahipsiz köpek, yollarda, caddelerde, sokaklarda veya belki de terk edildikleri ıssız, ormanlık alanlarda ölüp gidiyor.

   Sokakta bin bir zorlukla hayatta kalma mücadelesi veren kimsesiz hayvanların birçoğu kışın, başını sokacak bir sığınak bulamadığı için dışarıda soğuktan ölürken, birçoğu da yaz aylarında susuzluktan ve açlıktan ölüyor.

   Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de duyarsız kişilerce işkence gören, bilerek zehirlenen veya ezilen birçok hayvan da insan eli ile katlediliyor.

   Ülkemizdeki yasada yer almasına rağmen çok az sayıda belediyenin hayvan barınağı var; mevcut barınaklar ise ne yazık ki sahipsiz, ya da terk edilen canların hepsine sığınak sağlamaya yetmiyor. Var olan barınakların refah seviyeleri ise tartışılır durumda.

   Sokakta günden güne artan sahipsiz hayvan popülasyonunun en büyük nedeni ise bir hevesle alınıp, sıkılınca veya hevesleri geçince “canları” sokağa atan duyarsız insanlar.

   Bunun yanında sokaktaki popülasyonun çok olmasının bir diğer sebebi ise Türkiye ile 3’üncü dünya ülkelerinden ülkemize okumaya gelen kişilerce beslenmek için alınan kedi veya köpeklerin, eğitimleri bitince yine sokaklara terk edip arkasına bakmadan giden bazı öğrenciler.

“Dernekler, sokak hayvanlarına yetemiyor”

   Ülkemizde birkaç hayvan dostu dernek, sokakta yaşayan sahipsiz hayvanlara el uzatarak, gerek onları sahiplendirmek, gerek kısırlaştırmak veya basılan, ezilen, işkenceye uğrayıp elini ayağını kıranları ameliyat ettirmek, gerekse karınlarını doyurmak için mücadele veriyor.

   Bu mücadeleyi veren dernekler, zaman zaman etkinlikler düzenleyerek, zaman zaman da duyarlı vatandaşların bağışları ile ellerinden geleni yapmaya çalışarak, kimsesiz hayvanları yaşatmaya çalışsa da tüm “canlara” yetemiyor.

   Bunla ilgili olarak dernekler, belediyeler ve Veteriner Dairesi’nden yardım talep ederken, vatandaşlara da “hayvan satın almayın, sahiplenin” diyerek çağrıda bulunuyor.

   Öte yandan dernekler, ihtiyaçlarını dile dökemeyen bu canlar için herkesin evlerinin önüne bir kap su ve bir kap mama koyması için çağrıda bulunurken, kimsenin, hayvanları sevmek zorunda olmadığını ama saygı duymak zorunda olduğuna dikkat çekiyor.

Curcioğlu: Sokaktaki canlar hepimizin sorumluluğundadır

   Altın Patiler Derneği As Başkanı Ülkü Curcioğlu, gönüllü bir dernek olduklarını, kendi imkanları ve duyarlı insanların bağışları ile sokakta muhtaç olan sokak hayvanlarına yem, kısırlaştırma ve ameliyat yaptırdıklarını söyleyerek, bu konuda belediyelerin ve Veteriner Dairesi’nin de kendilerine destek olmasını istedi.

   Curcioğlu, kedilerin üç ayda bir, köpeklerin de altı ayda bir doğum yaptığını, özellikle büyük ırk köpeklerin bir karında 10-12  yavru doğurduğunu belirterek, var olanlara yetemediklerini, bir de yenilerin doğduğunu kaydetti.

   Sahipsiz, sokakta yaşayan hayvanlarla ilgili Girne ve Lefkoşa Belediyesi’nin düzenli olarak besleme yaptığına dikkat çeken Curcioğlu,  belirli bölgelere su ve mama koyduklarını hatırlattı.

   Curcioğlu, özellikle Koronavirüsü nedeni ile işletme ve dükkanların kapalı olduğu günlerde LTB’nin günde 3 defa besleme yaptığını belirtti.

banner134
   Tüm belediyelerin sokakta yaşayan hayvanlar için besleme yapmasının öneminden bahseden Curcioğlu, hiç değilse günde bir defa belirli yerlere yem ve su bırakabileceklerini kaydetti.

   Öte yandan sokaktaki canların hepimizin sorumluluğunda olduğunun altını çizen Curcioğlu, vatandaşların da sokaktaki kimsesiz canlara bir tas su ve bir tas mama koyabileceklerini, kendilerinin ellerindeki mamaların sınırlı olduğunu söyledi.

“Yasada hayvanlar can değil, mal olarak geçiyor”

    Curcioğlu, bundan tam 3 yıl önce canların refahı için mevcut yasayı düzenlediklerini, yasada değişiklikler yaparak sunduklarını ama değişen bir şeyin olmadığını hatırlatarak, geçtiğimiz hafta ülke sanatçılarımızdan Fikri Karayel ile yeniden yasayı güncelleyerek ve gerekli yerlerden de görüş ve onay alarak kendilerine yardım sözü veren Serdar Denktaş’a sunduklarını belirtti.

   “Hayvan Refahı Yasası”  geçtiği takdirde eksik ve güncel olmayan diğer yasaların da güncellenmesi için mücadele vereceklerini belirten Curcioğlu, yasada şu an hayvanların can değil, mal diye geçtiğini vurguladı.

   Curcioğlu, yakın zamanda 2 hayvan tecavüzü olayını örnek vererek, yasanın şu anki hali ile bu 2 kişinin serbest bırakıldığına dikkat çekti.

“Tüm belediyelerin barınağı olmalı”

   “Barınaklar yeterli değil” diyen Curcioğlu, ülkemizde Lefkoşa, Gönyeli, Mağusa, İskele ve Girne’de barınaklar olduğunu, bu barınakların bazılarının gönüllüler ve belediyeler tarafından ayakta durduğunu, bazılarının kapasitesinin az olduğunu, bazılarının ise sadece gönüllülerce işlevini sürdürdüğünü ifade etti.     

     

   Curcioğlu, sadece birkaç belediyenin barınağı olduğuna dikkat çekerek, “Yasada tüm belediyelerin barınağı olması gerektiği yer alıyor. Geçenlerde bir köyde belediye tarafından köpekler toplanıyordu, ama belediyenin barınağı yoktu, köpeklerin ise akıbeti belli değildi. Biz bu duruma müdahale ettik” dedi.

“Satın almayın, sahiplenin”

   “Canlarımızı satın almayın, sahiplenin” diyen Curcioğlu, barınaklardaki canların yüzde 50’sinin bir hevesle alınıp, daha sonra hevesleri geçen kişilerce sokağa, ya da barınaklara bırakılan hayvanlardan oluştuğunu belirtti.              

    Curcioğlu, barınaktaki canların birçoğunun orada doğup, kafası bile okşanmadan, sevgiye muhtaç bir halde barınakta öldüklerini vurguladı.

    Sokaklarda basılıp ölen ve üzerinden defalarca başka araçlar geçen sahipsiz canlar için Karayolları Dairesi’nin önlem alması gerektiğine dikkat çeken Curcioğlu, sürücülerin de yollarda seyrederken dikkatli olması çağrısında bulundu.                                                            

İnan: Sahipsiz hayvanlar sokakta yaşam mücadelesi veriyor

   Kıbrıs Hayvan Hakları Derneği Yönetim Kurulu üyesi Cemaliye İnan da sahipsiz hayvanların çok büyük zorluklarla sokakta yaşam mücadelesi verdiğini anlatarak, sıcak, soğuk ve yağmurlu havalarda su, yemek bulma, barınak bulma gibi savaşlar verdiklerini söyledi.

   Sokakta yaşayan sahipsiz canların popülasyonunun çok fazla olduğunu ve günden güne arttığını belirten İnan, ne belediyelerin, ne de Veteriner Dairesi’nin popülasyonun artmasını engelleyecek kısırlaştırma projesi olmasından yakındı.

  İnan, kontrolsüz artmanın önüne kısırlaştırma ile geçilebileceğini anlatarak, sahipsiz canların günden güne çoğalmasının dezavantajları olduğunu, hayvanları sevmeyen kişilerce zarar gördüklerini, zehirlemelerin olduğunu belirtti. 

“Barınaklar yeterli değil”

   İnan, barınakların yeterli olmadığını vurgulayarak, Mağusa, Lefkoşa, Gönyeli, İskele ve Girne barınaklarının sokaktaki sahipsiz canlara yetmediğini belirtti.

    “Barınakların refah seviyesi yüksek değil” diyen İnan, sadece Mağusa barınağının yeni olduğunu, onun da kapasitesinden fazla köpek aldığını, İskele barınağını gönüllülerin çekip çevirdiğini, Gönyeli barınağı ile de KHHD'nin ilgilendiğini ve Girne barınağının yeni inşa edilmesine rağmen çok düşük kapasite ile açıldığı ve kapasitenin artırılmadığını kaydetti.

    Barınakların artırılması gerektiğine dikkat çeken İnan, mevcut barınakların yaşam kalitesi anlamında yetersiz olduğuna vurgu yaptı.

“Hayvanların suçu yok”

   Öte yandan İnan, yasanın yetersiz olduğunun altını çizerek, yasa altındaki tüzüklerin çoğunun çıkmadığını, ama yasanın uygulandığı taktirde caydırıcı olacağını belirtti.

   “Canların satışı olmaz” diyen İnan, bu hayvanların satın alınmaması sahiplenilmesi çağrısını yineledi.

  Gelinen noktanın hayvanların suçu olmadığına dikkat çeken İnan, yaşam haklarına saygı duyulmasının önemli olduğunu vurguladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75