Yazdığı oyunları kitaplaştırıp, tiyatroya armağan etmek istiyor

banner37

Osman Güvenir, kaleme aldığı birçok tiyatro eseri arasında seçim yaparak ilk beşini bir ciltte topladı. İlerleyen zamanlarda diğer oyunlarını da ciltler halinde kitaplaştırmak istediğini söyledi

banner87
Yazdığı oyunları kitaplaştırıp, tiyatroya armağan etmek istiyor
banner90
banner99

Aliye ÖZENCİ

    Şair, yazar, gazeteci, ressam Osman Güvenir’in, “Tiyatro Eserleri- cilt 1” kitabı yayımlandı.

    “Ölmek Var Dönmek Yok”, “Emine’nin Hikayesi”, “Hesaplaşma Yolcu” ve “Sarının Çığlığı Vincent van Gogh” isimli 5 oyunun yer aldığı kitap, 237 sayfa.

   Güvenir, 1943 Lefkoşa doğumlu. . 1965-67 yıllarında “London Chamber of Commerce”nin Lcc Muhasebe eğitimi gördü. 2010 yılında, Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi Dramatik Yazarlık Bölümü’nden mezun oldu.

   Yazarın, şiir, roman, biyografi ve öykü türünde yayımladığı eserleri bulunmakta.
   Osman Güvenir, tiyatro eserleri yazmaya başlama sürecisini; “Gerçek anlamda yazarlığım ötesinde oyun yazarlığına başlama tarihim,  2006’da Yakın Doğu Üniversitesi’nin Sahne Sanatları Fakültesi, Dramatik Yazarlık Bölümü’ne girişimle başladı” dedi.    

   2010 yılında dramaturg olarak mezun olan Güvenir, “Tiyatro yazarlığı her zaman bir ideal olarak içimde kalan bir tutkuydu” diyerek duygularını anlattı. Üniversitede öğrenim gördüğü dönem ve sonrasında, 20’nin üzerinde oyun yazdığını ifade eden Güvenir, şöyle devam etti:

   “Tiyatro Eserleri- Cilt 1” özümsenmesinden sonra diğer oyunlarımı da ciltler halinde bastırmak ve dört veya beş cilt olarak tiyatro dünyasına armağan etmeyi amaçlıyorum. Bir gün bu dünyadan göçersem, ben görmesem de, bu eserlerimin mutlaka bir gün sahnelenecektir ve buna yürekten inanıyorum”

  

Tiyatro yazarlığının farkı

   Osman Güvenir’e şiir, roman ve biyografi yazarlığı ile oyun yazarlığının farkının ne olduğunu sorduğumda yanıtı şöyle oldu:

   “Dıştan bakıldığında bu sözünü ettiğiniz anlamda oyun yazarlığının kolay olduğunu sanıyor insan. Halbuki oyun yazarlığı, belli kural ve kaideler içinde yazılan bir sanat dalıdır. Gerçekte oyun içerisinde şiir, öykü, roman ve biyografi de vardır. Sadece belli bir zaman süreci içinde kaleme aldığınız oyun, canlı olarak sahnede oynanır, izleyiciye önemli mesajlar ve heyecan verir ve biter.

    Roman veya öyküde, size çok geniş bir yelpazede olaylar dizisini özgürce kullanma şansına sahipsiniz. Eser içindeki çatışmaların ve dramatik unsurların çok etkili olmasını da sağlayabilirsiniz. Lakin oyunda, olaylar dizisi şekillenirken, konu neden –sonuç ilişkisinde akıp gider. İşin en önemli yanı, oyunun sonuna kadar sonucun seyirciye aktarılmadan korunmasıdır ki, bu da tiyatroda “katharsis” dediğimiz ruhsal boşaltımı sağlar. Bir diğer deyişle oyundaki merak unsurunun sonuna kadar taşınması ve sürükleyişin korunmasıdır”.

“Tüm oyunlarımın repertuara

alınmasını diliyorum”

   Güvenir’in ilk yazdığı oyun, “Tiyatro Eserleri- cilt 1” kitabında yer alan dram türündeki “Emine’nin Hikayesi”dir.

   Güvenir, “Emine’nin Hikayesi”, “Hesaplaşma” ve “Dönüş” oyunlarının Ankara Devlet Tiyatroları Edebi Kurulu’nda onaylanarak repertuara alındığını belirtti.

   Beş oyunun yer aldığı cilt -1 kitabını da, yeniden Ankara Devlet Tiyatroları Başdramaturgluğu Edebi Kurulu’na gönderdiğini söyleyerek, “Umarım tümü de onay alacaktır” diyerek anlatmaya devam etti:

   “Bütün hedefim, bu kitabın özümsenmesinden sonra diğer oyunlarımı da ciltler halinde bastırmak ve dört veya beş cilt olarak tiyatro dünyasına armağan etmektir. Bir gün bu dünyadan göçersem, ben görmesem de, bu eserlerimin mutlaka bir gün sahnelenecektir ve buna yürekten inanıyorum.

   Özellikle Kıbrıs insanın yaşanmış acılarını ve özlemlerini biçimlendirerek hayat vermeye çalıştım.

   Kitaptaki oyunları deşifre etmem ve okurlara önceden aktarmam doğru olmaz herhalde.  Sadece şunu söyleyebilirim. Okurlar ve tiyatro severler, bu oyunlardan çok büyük zevk alacaklar ve tümden kendilerinden parçalar bulacaklardır. Çünkü tümü de gerçeklere dayanan eserlerdir”.  

“İnsan ruhunu besleyen  en önemli sanat dalıdır”

   Osman Güvenir, “tiyatro, insan ruhunu besleyen en önemli sanat dalıdır” diyerek insan hayatındaki önemini anlattı:

   “Tiyatro, günlük hayatımızın olumsuzluklarını ustaca kaleme alarak insanların hatalarını, söylemek isteyip de söyleyemediklerini, intikam duygularını, özlemlerini ve acılarını, ülke siyaset tezatlarını ve trajikomik durumlarını dile getirip gözler önüne seren bir sanat dalıdır.

   Mesela İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanların ilk tamir ettikleri binalar, opera, tiyatro ve klasik müzik salon ve sahneleriydi. Niçin?  İnsanlar yaşadıkları büyük yıkımları ruhsal olarak boşaltabilmek ve psikolojik olarak da düzelmek için”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75