“Yetenekli ve sanatsever nesiller yetiştirmek büyük şans”

banner37

Üniversiteden mezun olur olmaz hayallerindeki mesleği yapmaya başlayan Didem Korkmazcan, müzik tutkusunu çocuklara aşılıyor

banner87
“Yetenekli ve sanatsever  nesiller yetiştirmek büyük şans”
banner90
banner99

Aliye ÖZENCİ

   Küçük yaşta herkese “büyüyünce ne olmak istersin?” diye sorulur… Bana da sizlere de bu soru yöneltilmiştir… Bu sorunun en net cevap bulduğu yıllar ise, lisede olur… Bu dönemde artık meslek seçiminin yapılıp, üniversite yıllarına hazırlık sürecinin başlaması gerekir.

   Hayallerini kurduğumuz mesleği yapmanın verdiği haz her zaman başka olur.

   Bu hafta, üniversiteden mezun olur olmaz, hayallerindeki mesleği yapmaya başlayan genç bir öğretmeni sayfamda konuk etmek istedim.

   Birçok değerli isim gibi Didem Korkmazcan, müzik alanında eğitim aldı. 23 yaşındaki genç öğretmen,  Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Güzel Sanatlar Eğitim Bölümü Müzik Öğretmenliği’nden mezun oldu.

   Küçük yaşta eline aldığı kemanla başlayan müzik serüveni, onu meslek seçiminde yönlendirdi.

   Müziğe aşık olan ve bu alanda kendini geliştirmek isteyen Korkmazcan, bu yolculuğu şöyle anlattı:

   “Aslında her şey annemin ‘sana keman alalım mı?’ şeklindeki sıradan bir sorusuyla başladı.

   Hayatımın bir parçası olacağını ve bu parçanın mesleğim haline dönüşeceğinden habersiz bir şekilde zorlu ama bir o kadar da mistik bir serüvene çıkmamın biletiymiş gibiydi sanki o soru. İyi ki de olmuş”.

   Akademik eğitimini tamamlayıp adaya dönen Korkmazcan, Serdarlı’da kendi ofisini açtı ve müziğe ilgi duyan birçok çocuğa ders veriyor.

   “Tutkuyla sevdiğim bir mesleği öğretmenlik ile aktarabiliyor olmak, yetenekli ve sanatsever nesiller yetiştirmek benim için büyük şans” diyen Korkmazcan, hayatının her evresinde sanat yolunda ilerlemeyi istiyor.

Keşfetmeyi ve araştırmayı seviyor

   Akademik hayatında başarılı bir öğrenci olan Korkmazcan, bu alanda daha iyi olabilmek için, çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Korkmazcan, şöyle dedi:

   “Müzikolojiye ayrı bir ilgim var. Farklı kültürlerin müziklerini keşfetmeyi ve araştırmayı seviyorum. O türlerin tınılarını, armonik ve etnik yapılarının benzersizliğini incelemek benim için ilham verici aynı zamanda da öğretici. Bilgiye her zaman aç oldum. İmkanlarım doğrultusunda konserler, workshoplar, festivaller gibi çeşitli sanat etkinliklerine katılmaya ve kaçırmamaya özen gösteririm.
   Bu araştırmacı ve meraklı bakış açımı üniversite yıllarımın ortaya çıkardığını düşünüyorum.

   Bu dünyaya bir kez daha gelme şansım olsa, yine müzik öğretmeni olmak isterdim.

   Müzikle olan içsel ilişkime ve bağıma baktığım zaman kendimi bulduğumu hissediyor ve görebiliyorum. Çağımız insanlarının en büyük sorununun iletişim ve ifade bozukluğu olduğunu düşünmekteyim. Bunları göz önünde bulundurup sanata, müziğe yoğunlaşmak bireyi her açıdan geliştiriyor. EQ (Duygusal Zeka) seviyesi geliştikçe daha sağlıklı ve duyarlı bireyler oluruz. Müzik ise bunun paha biçilemez bir aracısı bence. Bunun yanı sıra aynı zamanda da tutkuyla sevdiğim bir mesleği öğretmenlik ile aktarabiliyor olmak, yetenekli ve sanat sever nesiller yetiştirmek benim için büyük şans.

   Hiçbir zaman ben oldum demedim. Hep nasıl daha iyi oluruma odaklandım. Birçok hayalim ve kendime hedef koyduğum noktalar var. En büyük hedefim, yaşadığım sürece müziğimi ve bilgilerimi bir şekilde aktarabiliyor olmak. Benim için bilgi, değiştirilemez sonsuz gelişimlerden bir tanesi. Hayatımın her evresinde sanat yolunda gelişmekten kaçınmayan ve bilgisini sunmaktan sakınmayan bir öğretmen olmayı hedefliyordum. Bugün bu hayali başarmış olmanın mutluluğu ve keyfi içindeyim”.

“Hiçbir başarı tesadüfen olmaz”

   Didem Korkmazcan, mezun olduktan kısa süre sonra, kendi ofisini açarak, bu alanda eğitim almak isteyen kişilere ders vermeye başladı. Hedefi ise, ofisini ilerleyen yıllarda bir eğitim merkezine dönüştürmek.

   Korkmazcan bu alanda eğitim almak ve kendisini geliştirmek isteyen öğrenciler için kendi deneyimleri doğrultusunda tavsiyelerde bulundu:

   “Kesinlikle ülke dışında eğitim almayı amaçlamalılar.

   İmkanım yok, cesaretim yok bahanelerinin arkasına sığınmamalılar. Devletimiz çeşitli burslar sağlıyor. Bende burs ile eğitimini tamamlayan birisiyim. Öğrencilik zamanlarımda birçok kurumda part time müzik dersleri verebildim. Kısacası aktarmaya çalıştığım istenildikten sonra başarılmayacak bir şeyin olmadığıdır. Yurt dışında okumak; hem farklı kültürler tanıyarak bakış açımızı ve vizyonumuzu genişletmeyi hem kişisel gelişim evresini güçlü kılmayı hem de eğitimsel açıdan daha çeşitli bir yelpazeye sahip olmayı sağladığını düşünüyorum.

   Hiçbir başarı tesadüfen olmaz. Kendinize güvenin, inanın ve gözünüzü korkutacak ön yargılardan sıyrılıp gelişime odaklanın. Emin olun ki bir şekilde kendinizi var edebilmeyi başarıyorsunuz. Hayat, kendini var edebilme sanatı değil midir zaten”.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner75