Kıbrıs Türk şiirinde öncü-avangard bir şair: M. Kansu ve Yeni Kitabı

1959’dan bugüne altmış yıla yakın şiir sanatıyla uğraşan, sabırla eserini ören ve Kıbrıs Türk şiirinde genç kuşak tarafından okunarak örnek alınan bir isimdir Mehmet Kansu.

Kendisiyle 1996’dan günümüze yirmi üç seneye yaklaşan bir dostluğumuz ve arkadaşlığımız vardır. Onun şiir serüvenini, sanatındaki gelişimini yıllardır takip ederim.

Kıbrıs’ta bir çok araştırmacı ve akademisyenin M.Kansu’dan haberi yok iken İstanbul’da, Doğan Hızlan ve Hami Çağdaş’ın gayretiyle çıkan Hürriyet Gösteri dergisinde, Kıbrıs gazetelerinde ve çeşitli sempozyumlarda Kansu’nun kimi eserlerini tanıtmış, yazılar kaleme almışımdır. M.Kansu’da insanı kendine hayran bırakan şey, öncelikle sanatı ciddiye alması, şiirini özenle işlemesi ve hümanist karakteridir.

O şiir ve öyküde yıllarca kendi dilini aramış, 2000’li yıllardan itibaren de bu dili ve onun beraberinde getirdiği formu yakalamıştır.

Aşk Uzağımda Suya İnen Güneş, Çılgın Bir Dalgıç, Yeşil Kurbağa, Yılan, Açlık, Çılgın Bir Dalgıç, Kafes, Boşluk, Çıplak ayakla Dolaşmak Çölde, Lefkoşa’yı Yürümek adlı eserleri başta olmak üzere devam edegelen eserlerinde artık dil ve üslup olarak M. Kansu damgası vardır.

Şiir-öykü dilini aramak, Türkçeyi oturmak ve kendi üslubunu oluşturmak açılarından M.Kansu’nun çabaları bana daima Ahmet Haşim ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiir için harcadığı yılları ve çalışma azmini hatırlatır. İkinci Yeni, Toplumcu Gerçekçi, Soyut-Somut şiirin harmanlanmasından kurulu M.Kansu şiiri, insanı düşündüren yarı kapalı bir şiirdir.

Bu bağlamda poetikasında “Doğu Akdenizli Bir Larva” tanımını benimser kendisi için. Bu “Doğu Akdeniz larva” düşüncesi içinde, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz coğrafyalarında yaşamış, gelmiş geçmiş uygarlıkların izi vardır.

O, yeni Kıbrıs Türk şiirinin böyle gelişmesini arzular ki bu noktada insan-coğrafya, tarih-coğrafya bağlantılarını sanatının iliklerinde hisseder. Uygarlıklar beşiği Akdeniz’in yaşantımıza her açıdan daha fazla girmesini ister.

Özdemir İnce’nin “Akdeniz, Şiir ve Estetik” adlı yazısında formülleştirdiği “Gerçek Akdenizli şair biraz dalgıç, biraz dağcı” sentezinin M.Kansu’yu etkilediğine inanıyorum.

Gerçi M.Kansu “Doğu Akdenizli Larva” düşüncesini çok daha önce bulup sanattaki ideolojisi olarak beyan etmiştir ama Özdemir İnce’nin etkisiyle birlikte bu düşüncesini daha da geliştirdiğini düşünüyorum.

M.Kansu’yu besleyen pek çok şair, yazar vardır. Türk ve dünya edebiyatının iyi bir takipçisi ve okuyucusudur M.Kansu.

Çağdaş Türkiye şair ve yazarı Ferit Edgü’nün öncülüğünde gelişen minimal öykü tarzının da M.Kansu’da etkisi vardır.

Ferit Edgü’nün İşte Deniz Maria ve Binbir Hece adlı minimal öykü kitapları onun sevdiği yapıtlardır. Şiir ile öykünün kaynaştığı, daha doğrusu bir öykü çekirdeği sunan minimal öykü, M.Kansu’da şiirinin çekirdeği, tematik çıkış noktası-menbaı olarak algılanır.

Hızlı yaşanan XXI. yüzyıl, modern çağ, şair ve yazarları da hayat ve eser ilişkisi üzerinde düşündürür. Boş vakti az olan, koşuşturma içindeki yeni insan için uzun veya bir kaç türde eseri; roman, öykü, şiir kitabının tamamıyla okumak her an olası değildir.

Bundan ötürü kısa veya bir kaç türü bir arada barındıran “çerezlik” diyebileceğimiz tarzda edebi yapıt seçkileri hazırlanması, şair ve yazarları zorlar.

M.Kansu da yaşadığı çağı, değişimi takip eden bir sanatçı olarak son dönemde “şiir, öykü, çeviri ve denemeler”inden oluşan bir seçki kitabı yayınlar: Kesik Yeşil Limonlar İçin Düet! (2019). Bu manzum-mensur yani şiir-düz yazı karışık eserde M.Kansu, 2000-2018 yılları arasında çıkmış, şiir öykü-anlatı ve deneme-çevirilerini bir araya getirmiştir. 2019’da Ankara Ürün Yayınları’ndan çıkan eserin sonunda Kansu hakkında kimi sanatçılarla ve şairin kendisiyle yapılan görüşme-söyleşiler bulunur.

Esere adını veren “Kesik Yeşil Limonlar İçin Düet” adlı şiirinde M.Kansu başka şiirlerinde yaptığı gibi “yaralı, insanı ürperten, çarpıcı” bir başlık ve içerik yaratır.

Kıbrıs Türk şairi coğrafya-insan ilişkisinden yola çıkarak Akdeniz’e ve adaya özgü bitki, nesne veya objelerle trajik bir durum kurar, kurgular.

Yaşanan çağa, adada değişen şartlara, materyazimin ve kapitalizmin doğaya zararına, bunun karşısında ada insanının çaresizliğine, Bekir Kara’dan, Ali Nesim’e,  M.Kansu’ya bir çok şairde rastlanır. M.Kansu şöyle diyor:

Kopardık dallarından

Onca yeşil limonu.

Kızgın ve bitirim güneş

Altına savuruverdik.

……………………………….

Sararmadan daha kestik

Yeşil limonları. Yapraktan yaprağa

Atlayan çığlıklar.

Çocukluk bilinçaltı ve çocukluk yılları M.Kansu’nun sanatına daima etkileyecektir. Pek çok eserinde o dönemden esin kaynaklıkları ve izler söz konusudur. Kesik Yeşil Limonlar İçin Düet ‘te de “Çocukluğumda Sarıldığım Çitlemit Ağaçları” şiirinde bu pek belirgindir. Baf, rüzgâr, deniz, dalgalar, sandallar Baf sakızı ve niceleri…

M. Kansu’nun eserlerinde her türlü aksiliğe karşılık “umut ve yaşamak” tan vazgeçilmez. “Devrimci Olmalıyız! İşte Böylece Ölelim Biz” şiirinde:

Umut ederek yaşayan

Bizler uyuduk elma bahçelerinde

Afrodit’le ve Hasanbuliler’le yanyana

Diyen şair, Kıbrıs’a özgü iki efsaneye göndermede bulunur.

Kansu’nun şiirleri kâinatı oluşturan ve dört unsur nazariyesine göre yani “hava, ateş, su ve toprak” ilişkisi açısından da incelenmeye çok uygundur. Örneğin, “Denizden Çıkınca Rüzgâr, Kızıl Gülden Demir, Kızıl Demirden Gül, Tutuşan Denizi Getirin Bana, Yürüdük Yürüyoruz Nemli Topraklar Üzerinde, Yanık Topraklarda Ayak İzleri”  adlı şiir başlıklarında dört unsurun şairdeki yansımasını okumak mümkündür.

M. Kansu şiirlerinde politikanın, siyasi görüşlerin açık ve çığırtkan bir şekilde yansımasını yakalamak söz konusu değildir. Onun için birinci derecede önemli olan şey, şiiri sanatı, duygu ve düşüncesini estetik bir biçim ve dilde ifade edebilmektir.

Kansu “barış” izleğini ve federal Kıbrıs düşüncesini sembol veya benzetmelerle, eserinin arka planında verir.  Kesik Yeşil Limonlar İçin Düet ‘de yer alan “Ara Bölgelerde Bir Kırlangıç” şiiri böyledir:

Dediler ki,

Ara bölgelerin;

Balçık tarlalarında

Yanık taşlar

Ve

Kararmış çalılar üstünde

Ölü askerler

Ve günahsız insanlar

Dolaşır hala

Ay ışığında ve soğuk karanlıkta.

Dediler ki

Bir kırlangıç gibi düşünmeden dalacaksın;

Balçık tarlalarına

Ve

Mevziler kurulmuş

Damlar üstüne.

Hâlâ

O şarkı yarım kalmışsa bile.

M.Kansu’nun düz yazı-anlatılarının, içerik ve dil-üslup bakımından başarılı örnekler olduğunu da belirtelim. Kâmil Özay’dan M.Kansu’ya uzanan çizgide, Kansu’nun anlatıyı Kıbrıs Türk yazını için zenginleştirdiğini söylemek mümkün. İngiliz ve Makedon edebiyatından kısa çeviriler de ayrı bir tat katmış Kansu’nun “Kesik Yeşil Limonlar İçin Düet” adlı seçkisine.

M.Kansu’nun eserleri üzerine makaleler, bildiriler sunulması elbette ki güzel. Ancak en üretken dönemini yaşayan sanatçı hakkında yüksek lisans tezlerinin yaptırılmasını erken ve eksik bulurum. Zira o hâlâ yazıyor ve hâlâ okuyucuyu, edebiyat severleri şaşırtmayı sürdürüyor. Bir eserinin başlığıyla söyleyelim, şiirin “Büyücü” sü M.Kansu, Kıbrıs Türk yazınında öncü-avangard bir isimdir artık.

YORUM EKLE