10 yıl sonra her şey değişecek

banner37

Finlandiya’da Irkçılıkla Mücadele Ofisi Başkanı ve Ombudsman Yardımcısı Prof. Rainer Hiltunen, Kıbrıs’ta iki toplum arasındaki ilişkilerin zaman içerisinde gelişeceğini ve önyargıların ortadan kalkacağını söyledi.

10 yıl sonra her şey değişecek
banner90
banner99

İsmail VOLKAN

Avrupa Komisyonu, “Avrupa Irkçılığa Karşı Eylem Haftası” nedeniyle seminer vermek için Kıbrıs’ta bulunan Finlandiya’da Irkçılıkla Mücadele Ofisi Başkanı ve Ombudsman Yardımcısı Prof. Rainer Hiltunen, 10 yıl sonra geriye bakıldığında, ülkemizdeki iki toplum arasındaki ilişkilerin şimdikinden çok ileri seviyede olacağını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Bilgi Merkezi’nin Lefkoşa Bedesten’de organize ettiği seminer öncesi gazetemize özel değerlendirmelerde bulunan Hiltunen, iki toplumun uzun yıllar boyunca birbirinden ayrı yaşadığını, buna rağmen gözlemlerine göre Türk ve Rumlar arasındaki ilişkilerin iyi olduğunu kaydetti.

Hiltunen, toplumların birbirlerine olan güvenin zamanla artacağına işaret ederek, güvensizliği, birlikte yaşayarak ve çalışarak aşmanın mümkün olduğunu vurguladı.

Güney Lefkoşa’dan, Kuzey Lefkoşa’ya yürüdüğü zaman hiçbir farklılık hissetmediğini belirten Hiltunen, görünüş ya da inançlarına göre insanları yargılamanın doğru olmadığını söyledi.

Kıbrıs’ın çok kültürlü bir toplum olduğuna dikkat çeken Hiltunen, “Bizler ve diğerleri” kalıbının dünyanın her yerinde mevcut olduğunu anlattı.

Konuyla ilgili kendi ülkesi Finlandiya’dan örnek veren Hiltunen, “Örneğin benim ülkemde yaşayan ciddi oranda Rus göçmen vardır. Kriminal bir olay olduğu zaman Finlandiyalıların sorduğu ilk soru ‘Ruslar mı?’ şeklindedir. Yani önyargı her zaman dünyanın her yerinde mevcuttur. Bu çok doğal bir durum. Önemli olan birbirimize saygı duyarak sorunsuz bir şekilde birlikte yaşayabilmemiz” dedi.

“Herkese saygı duymayı öğrenmeliyiz”

banner134
AB’nin çeşitlilik politikaları, ırkçılıkla mücadele için yapılan faaliyetler ve AB ülkelerinden örnek uygulamalar hakkında da bilgi veren Profesör Hiltunen, “Nerede, nasıl doğmak istediğimize biz karar vermiyoruz maalesef. Bu nedenle herkese saygı duymayı öğrenmeliyiz” şeklinde konuştu.

AB’yi, birçok kültürün bir arada yaşadığı bir köy olarak niteleyen Hiltunen, engelli bireylerin ve göçmenlerin dünyanın birçok yerinde haksızlıklarla karşılaştığını belirtti.

“Ayrımcılık sadece din ver ırklar arasında olmuyor”

Müslüman göçmenlerin özellikle son yıllarda artan sayısına dikkat çeken Hiltunen, yaşanan terör olayları nedeniyle Avrupalıların önyargılı olmasına rağmen, birlikte yaşamayı öğrenmeye çalıştığını kaydetti.

Hiltunen, ayrımcılığın sadece dine veya ırklar arasında değil, yaşlı ve gençler arasında da yaşandığını ifade ederek, bu tür konularla mücadele etmek için çalışmalar yürüttüklerini anlattı.

İş ilanlarında yer alan “Genç eleman aranıyor” başlığının doğru olmadığını belirten Hiltunen, genç olma zorunluluğunun ayrımcılık yarattığını söyledi.

Hiltunen, engelli bireylerin diğer vatandaşlarla eşit yaşayabilmesi için Avrupa’da birçok çalışma yürütüldüğünü ancak, buna rağmen sorunlarla karşılaşıldığını aktardı.

 

 

Güncelleme Tarihi: 28 Mart 2017, 09:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75