11 Mayıs çatışmasının arşivlere yansıması

3 Rum 1 Türk’ün öldüğü çatışmaların yansımasında 30’un üzerinde Kıbrıslı Türkün kaçırılarak öldürüldüğü 11 Mayıs 1964 çatışması da Ahmed Sami Topcan’ın arşivlerine yansıdır.

11 Mayıs çatışmasının arşivlere yansıması
  • 11 Mayıs 2018, Cuma 9:35

Mağusa için kötü hatıraları olan 11 Mayıs 1964 çatışması ve sonrası rehin alınan Kıbrıslı Türklerin “kayıp” edilmesi gelişmelerinin ardından BM yetkilileriyle yürütülen görüşmeler Ahmed Sami Topcan’ın arşivindeki belgelerde de yer aldı.

Çatışmada ölen Rumların ismi, yaşı hatta kimlik kartı numaralarıyla ilgili bilgileri de rapor eden Topcan, çatışmada ölen ve yaralananlar yanında rehin olarak tutuklananları ilk bilgiye göre daktilo eder. Ardından da her gelen yeni rehine bilgisi el yazısıyla not düşer.

Olay nasıl olmuştu

Üç Yunan subayı Binbaşı Demetrios Puliyos, Yüzbaşı Vasilios Kapotas, Yüzbaşı Panayodis Tarsulis ile Kıbrıs Polisi Başmüfettişlerinden Pantelides’in oğlu olan polis eri M. Pantelides, araçlarıyla tüm “dur” ikazlarına rağmen Canbulat Kapısı’nda Türk bölgesine girerler. Çıkan çatışmada üç Kıbrıslı Rum ve bir Kıbrıslı Türk hayatını kaybeder.

Kotak’ın anlatımıyla çatışma

Yıllar sonra İsmet Kotak, sancaktarlık raporlarına göre çatışmayı şöyle aktarır:

“Olay, sıradan bir barikat olayı değildir.

Amaç sur içinde keşif yapmaktı.

Canbulat Kapısı’ndan içeriye “Bilinmeyen ve de dur ihtarına” aldırış etmeyen bu aracın yakalanması için kapılara Sancak emri verildi.

Kalenin üç girişindeki dikenli teller ve kazıklar, kapıların önüne çekildi.

Mücahitler mevzilendi.

Üç kişiyi taşıyan araç önce Canbulat Stadı yakınındaki kapıya yöneldi.

Orada Mücahitlerin eli tetikte beklediğini görünce kapı yerine asfalt yolla batıya yöneldiler.

Akkukule Kapısı’na ulaştılar.

Orada da aynı hazırlığı görünce araçtan atlayıp, koşarak geçmek için mevzi aldılar, silâhlarla ateş etmeye ve kapının önünü temizlemeye çalıştılar.

Oysa kapıdaki Mücahitler kesin emir almışlardı.

Ateşe ateşle yanıt vereceklerdi.

Yunanlı Albay ve Rum Polis Komutanı’nın oğlu arabanın altına mevzilendi.

Oradan ateş ediyorlardı.

Yunan Binbaşı köşeye fırladığı için elektrik direğinin arkasına mevzilenmiş ve ateş ediyordu.

Bu sırada her üçü de isabet aldı.

Araba altındakiler derhâl öldüler.

Binbaşı vuruldu, düştü.

Silâhlar sustu.

Binbaşının sağ ve yaralı olduğu görüldü.

Gelen Kızılhaç yardım ekibine teslim edildi.”

İsmet Kotak’ın verdiği bilgilere göre o günkü olayların ardından Pantelides’in, “her öldürülen Rum’un karşılığı 10 Türk kellesi isterim” talimatı sonrasında Mağusa Surları dışında kısılan, çoğunluğu İngiliz üslerinde çalışan 33 Kıbrıslı Türk rehin alınır ve öldürülür. Ve kayıp olarak kayıtlara geçenlerin bazılarının kalıntılarına kayıp kazılarında ulaşılır. Yıllar sonra Rauf Denktaş bu sayıyı 39 olarak verir.

Ahmed Sami Topcan’ın çatışmanın bir gün sonraki raporuna göre ilk gün 15 kişinin kayıp ettirildiği bilgisi yer alıyor.

Gün bitmek bilmedi

Ahmed Sami Topcan’ın arşivinde 11 Mayıs olaylarının ertesi günü yaşanan gelişmeler dakika dakika belirtildi.

Çatışmanın ardından BM askerleri Mağusa Limanı girişinde mevzi alırken, bu konuda Türk tarafına bilginin daha sonra yetkili subay tarafından verileceği bildirilince, Topcan, Albay Barrie ile Otello Kapısı’nda görüşür ve tedbirin olası Rum saldırısına karşı tedbir amacıyla olduğu bilgisini alır.

Saat 18.00 sıralarında rehinelerle ilgili olarak NAFFİ’de görevli binbaşıyla görüşen Topcan, orada bir tahkikat başlatıp, kimlerin rehin alındığı tespitlerinin yapılacağını öğrenir.

Saat 18.30’da ise, BM nezaretinde işçilerin limandan çıkartılacağı ve talimatlara uymayanların vurulacağı uyarısı yapıldığını da not eden Topcan, BM yetkilileriyle kayıplar arasında yer alan Barclays Bankası Müdürü Ertuğrul Veli’nin akıbetini sorar.

Saat 19.00’da kaçırılanlar arasında tespit edilen yeni isimler köyleriyle birlikte belgeye not edilir. Ve o saatlerde Salamis yolundaki Rum karakolundan silah sesleri geldiği de belirtildi.

Saat 00.05’te BM yetkilisi Topcan’ı ziyaret edip sur dışındaki Kıbrıslı Türklerin içeri çekilip çekilmeyeceğini sordu ve “hayır” yanıtını aldı.

00.30, Canbulat Kapısı’nın dışında bir şeyler ateşe verildi. BM bilgilendirildi.

01.45, Rumlar Sakarya’ya ateş etmeye başladı, BM olay yerine hareket etti.

03.00’te yaşanan gerginliği yerinde inceleyip müdahale etmek için Canbulat Kapısı’na gitti.

04.00’te BM komutanı görüşmeye geldi.

06.00’da okullardaki çalışma vardiyaları yeniden düzenlendi.

Olayın fotoğrafları polisin elinde

Topcan’ın arşivinde bulunan bir belgeye göre 21 Mayıs çatışmalarını görüntüleyen gazetecinin çektiği fotoğrafların polisin elinde olduğunu gösteriyor.

Emniyet Genel Müdürü adına Mahmut Şevket’in 29 Mayıs tarihinde, Mağusa Türk Emniyeti’ne gönderdiği yazı o dönem ilişkilerine de açıklık getiriyor: “Mağusa’da bir Türk ve 3 Rum’un öldürülmesiyle neticelendirilen olay esnasında bir gazetecinin çektiği ve filmini müsadere ettiğiniz resimleri filmiyle birlikte bu yazının hamili İsveç Polis Kumandanı Hans Lagerhorn eliyle bana göndermenizi rica ederim. Mevcutsa resimler ve film kapalı, mühürlü muhafaza içerisinde iletilmelidir.”

Mektuptan da görülebileceği gibi, İsveçli komutan ile gönderilen yazıyla olayın görüntülerinin Lefkoşa merkeze yine aynı komutan ile gönderilmesi talimatı verilir.

Türk Askeri Polislerden İngiliz’e ültimatom

İngiliz Üsler Bölgesi’nde görevli olan Mağusa Türk Askeri Polisleri 11 Mayıs olayları sonrası göreve başlamaları için şartlar ortaya koydular.

İngiliz Üsler Bölgesi’nde görevli olan Mağusa Türk Askeri Polisleri 19 Mayıs 1964 tarihinde Mağusa Lozan Sineması’nda toplanarak, 11 Mayıs olayları sonrası işbaşı yapabilmeleri için taleplerini açıkladılar.

Mağusa Kaza Sekreteri Nevzat Hüseyin imzasını taşıyan toplantı kararlarının yer aldığı Ahmed Sami Topcan arşivinde bulunan belgeye göre, ilk şart İngilizlerin kontrolü olan bölgelerde alıkonulan ve izleri kaybolan Kıbrıslı Türklerin serbest bırakılması.

İşe gidiş gelişlerinin yoklamaya tabi olmadan eskort nezaretinde olmasını talep eden Kıbrıslı Türkler, 4 Mil Üsler Bölgesi’nde Kıbrıslı Türk polislerin diğer bölgelerde de Kıbrıslı Rum polislerin görev alacağı şekilde bir düzenleme talep ettiler.

Belgede yer alanlara bakıldığında o dönemde sürgünler de oluyordu ve bunların durdurulmasını ve herkesin eski görev yerlerine dönmesi talep edildi.

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 4 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 1 Üzgün 3 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BAF ÜLKÜ YURDU 0 0 0 0 0 0
2 BİNATLI YSK 0 0 0 0 0 0
3 CİHANGİR GSK 0 0 0 0 0 0
4 ÇETİNKAYA TSK 0 0 0 0 0 0
5 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
6 ESENTEPE KKSK 0 0 0 0 0 0
7 GENÇLİK GÜCÜ TSK 0 0 0 0 0 0
8 GİRNE HALK EVİ 0 0 0 0 0 0
9 GÖNYELİ SK 0 0 0 0 0 0
10 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 0 0 0 0 0 0
11 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 0 0 0 0 0 0
12 LEFKE TSK 0 0 0 0 0 0
13 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 0 0 0 0 0 0
14 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 0 0 0 0 0 0
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 0 0 0 0 0 0
16 YENİCAMİ AK 0 0 0 0 0 0
yukarı çık