banner6

1950 Plebisiti, 2017'de politikada şizofreni

banner37

15 Ocak 1950 tarihinde adanın Yunanistan’la birleşmesi (ENOSİS) amacıyla yapılan plebisitinin ardından tam 67 yıl geçtikten sonra, Rum Temsilciler Meclisi’nde plebisitle ilgili devlet okullarında anma günü düzenlenmesi kararı, siyasette şizofrenin yaşandığı şeklinde değerlendiriliyor.

1950 Plebisiti, 2017'de politikada şizofreni
banner8

Emine Davut YİTMEN

Nitekim kararın onaylanmasının ardından açıklama yapan AKEL’den Milletvekili Stefanos Stefanu, “DİSİ, ENOSİS ile çözüm arasında. Siyasette şizofreni” ifadelerini kullanmıştı.

Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için müzakerelerin devam ettiği bir dönemde böyle bir kararın alınmasının, müzakereler üzerinde olumsuz etki yaratacağı yönünde hafta içinde açıklamalar yapıldı.

Neticede bunun etkileri de görülmeye başlandı. Müzakereciler toplantısı yapılmadı; yarınki liderler görüşmesine yönelik ise Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in kararla ilgili adım atmaması durumunda, tek gündemin söz konusu karar olacağını söyledi.

Siyasi gözlemciler, Rum Meclisi’nde temsil edilen azınlık bir parti tarafından, 67 yıl sonra aniden gündeme getirilen ve diğer partileri de peşinden sürükleyen bu olayın, aslında o kadar da “ani” olmadığını düşünüyor.

Özellikle DİSİ’nin oylamada çekimser kalması, sonuca doğrudan destek şeklinde değerlendiriliyor. DİSİ’nin bu hareketi, diğer partilerin müzakerelerle ilgili eleştiri oklarından sıyrılmaya çalışarak, bir çeşit gündem değiştirmek olarak da algılanıyor. Zaman zaman Kıbrıs sorunu konusunda kafalarda soru işareti yaratan, ancak bu karara ret oyu veren AKEL’in, 67 yıl önce plebisit talebinde bulunduğu biliniyor. AKEL’in 1950 yılındaki plebisit talebinin arkasında ise Rusya’nın olduğu yönünde birtakım görüşler bulunuyor.

AKEL’in talebi, Kilise’nin organizasyonu

1950 Plebisiti, Başpiskoposu Makarios tarafından planlandı. Plebisitin nedeni olarak Aralık 1949’da AKEL’in BM Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği ve Kıbrıs’ta BM gözetiminde bir referandum yapılmasını talep eden memorandumu gösteriliyor.

banner134

Ağustos 1949’da AKEL Genel Sekreteri seçilen Ezekias Papayuannu, AKEL Genel Kurulu’nun verdiği karara dayanarak, Kıbrıslıların ortak kararının Yunanistan’la birleşmek olduğu yönündeki talebini BM’ye iletir. Plebisitin, BM gözetiminde yapılmasını ister.

Aralık 1949’da ise Rum Ortodoks Kilisesi, İngiliz sömürge hükümetinden ENOSİS sorununu, Kıbrıs’taki nüfusun kendi kaderini tayin hakkına (self determinasyon) dayanarak referanduma koymasını ister.

II. Dünya Savaşı sırasında Yunanistan’ın müttefiki olan İngiltere, bu talebi reddeder. Kilise, daha sonra kendi resmi olmayan referandumlarını, kiliselerde gerçekleştirecek şekilde düzenlemeye başlar. Referandum, 15 ve 22 Ocak 1950’de yapılır. Plebisite katılanların yüzde 95,7’si adayı İngiliz İmparatorluğu’ndan kurtarma ve Yunanistan Krallığı’na ilhakı lehine imzalar.

Gizli oyla karar verilen modern seçimlerin ve referandumların aksine, 1950 referandumu halkın açık imza vermesi şekilde gerçekleşti. Referandumdan sonra, referandum belgelerinin uluslararası olarak dağıtımı amacıyla bir heyet kuruldu. İngiltere, gizli bir oylama yapılmadığından dolayı sözkonusu plebisitin geçerliliğini kabul etmedi. Bu resmi olmayan referandumu, Yunanistan da ciddiye almadı.

Ancak, 1954’te Yunanistan, Kıbrıs vatandaşları için “eşit haklar ve self determinasyon” ilkesinin uygulanması için BM’ye ilk resmi talebini yaptı.

Rusya’nın plebisit bağlantısı

1950 plebisitinin arkasında, Rusya’nın olduğu ve birtakım amaçları bulunduğu görüşü de yer alıyor. Buna göre,19 Ocak 1950 tarihinde İstiklal gazetesi “Kıbrıs Plebisiti hadisesini Sovyet Rusya hazırlamış” başlıklı bir haber yayınlar. Haberde Rusya’nın amacı, Türkiye ile Yunanistan’ın arasını açmak, Yunanistan’a tekrar taraftar toplamaya çalışmak ve Akdeniz’de İngiltere’nin durumunu zayıflatmak olarak gösteriliyor. İstiklal gazetesi söz konusu haberi, Türkiye’de yayınlan Cumhuriyet gazetesinden aldığını yazar.

Haberde, Rum Ortodoks Kilisesi tarafından ortaya atılmış plebisit olayında, Moskova’nın yakından ilgili olduğu iddialarının yer aldığından söz ediliyor. Buna göre, Kıbrıs’taki plebisit Moskova’da Ortodoks Patriği Aleksis’in dahil olduğu bir grup tarafından hazırlanmıştır. Patrik Aleksis ile dönemin Sovyet Rusya’sına cephe alan Athenagoras arasındaki mücadelenin gizli aşamasının Kıbrıs’ta yaşandığı anlatılıyor. Rusya’nın, Kıbrıs’ta üç amaç peşinde oluğu belirtilir. Bunlardan bir tanesi komünizm karışsında aynı cephede yer alan Türkiye ve Yunanistan’ın arasını açmak. Bir diğeri, Kıbrıs’ın Yunanistan’ı ilhakını kabul eder bir tavır takınarak, Yunanistan’da taraftar toplamaya çalışmak ve özellikle Yunan halkını hükümetine karşı cephe almaya sevk etmek. Son olarak, Akdeniz’de İngiltere’nin durumunu zayıflatmak. İngiltere’yi, Yunan menfaatlerine aykırı hareket ediyormuş gibi göstererek, bu ülkeyi Yunanistan ve Türkiye karşısında zor bir durumda bırakmak olarak gösteriliyor.

Güncelleme Tarihi: 15 Şubat 2017, 09:21
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104