25 yıl sonra Avrupa’ya ihraç

banner37

ABAD kararları gereği yüksek gümrük duvarıyla Avrupa’yla bağı koparılmak istenen KKTC için zeytinyağı umut oldu. Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi Başkanı Tulga, vurguladı:

25 yıl sonra  Avrupa’ya ihraç
banner90
banner8

45 GÜNDE BİR 15 TON GİDECEK… Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi’nin girişimleriyle İngiltere’ye 3 ay önce 4 ton olarak ihraç edilen zeytinyağının lezzeti ve kalitesi beğenildi. Gelen talep üzerine 15 gün içerisinde İngiltere’ye 8 ton zeytinyağı daha ihraç edilecek. Bundan sonraki süreçte de İngiltere’ye 45 günde bir yaklaşık 15 ton zeytinyağı ihraç edilmesi hedefleniyor. Öte yandan İngiltere’ye zeytinyağının yanı sıra pekmez, reçel, macun gibi yerel ürünlerin de gönderildiği belirtildi

“AVRUPA ÜLKELERİNE İHRACAT”…  Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi Başkanı Hürrem Tulga, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (ABAD) 1994’te aldığı karar sonrasında KKTC ürünlerine gümrük konulduğunu anımsatarak, böylelikle maliyetlerin arttığını kaydetti. Maliyetin artması sonucunda da Avrupa ülkelerine ihracat yapılamayacak duruma gelindiğini ifade eden Tulga, 25 yıl aradan sonra ilk kez, zeytinyağı ile Avrupa ülkelerine ihracata başlandığını kaydetti

Ahmet UÇAR

   Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın(ABAD) 1994’te aldığı karar gereği Avrupa’ya ihracat kapısı kapanan KKTC için zeytinyağı umut oldu.

   Dünyanın en kaliteli zeytininin yetiştiği ülkemizde üretilen zeytinyağı, 25 yıl aradan sonra ambargoyu delerek İngiltere pazarını araladı.

   Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi’nin girişimiyle zeytinyağı, Avustralya’nın ardından İngiltere’ye de ihraç edilmeye başlandı.

   3 ay önce İngiltere’ye 4 ton olarak gönderilen zeytinyağının lezzetinin ve kalitesinin beğenilmesiyle gelen talep üzerine 15 gün içerisinde bu ülkeye 8 ton daha ihraç edilecek.

   Bundan sonraki süreçte de İngiltere’ye 45 günde bir yaklaşık 15 ton zeytinyağı ihraç edilmesi hedefleniyor.

   Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi Başkanı Hürrem Tulga, 1994 Avrupa Birliği Adalet Divanı(ABAD) kararları kapsamında KKTC ürünlerine gümrük konulduğunu, bu gümrüğün maliyeti artırması nedeniyle de bu tarihten itibaren Avrupa’ya ihracat yapılmadığını anımsattı ve 25 yıl sonra ilk defa 3 ay önce bir Avrupa ülkesine zeytin ürünlerinin ihraç edildiğini vurguladı.

   Tulga, İngiltere’ye gönderilen zeytinyağının çok beğenildiğini ifade ederek, gelen talep üzerine İngiltere’ye 45 günde yaklaşık 15 tonluk zeytinyağı gönderileceğini bildirdi.

   Zeytinyağı ihracatının ülke için “en büyük kaynak” aktarımı olduğuna işaret eden Tulga, devletin şimdiye kadar zeytin üreticilerine gereken desteği vermediğini ve üretilen ürünlerin ihraç edilebilecek kaliteden yoksun hale geldiğini dile getirdi.

  

“İhraç edilecek kalitede üretim yapılmadığı için

ürünler pandemi döneminde elde kaldı”

   Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi Başkanı Hürrem Tulga,  zeytin, zeytinyağı, çakıstes gibi zeytin ürünlerinin ülkedeki birçok üründe olduğu gibi hizmetlere (hizmet sektörüne) bağlı olduğunu belirterek, pandemi döneminde hizmetlerin durmasıyla zeytin ürünlerinin de durduğunu, aynı sorunun hellimde de yaşandığını kaydetti.

   Ülkede yıllar boyunca ihracatın önemsenmediğini dile getiren Tulga, “İhracat önemsenmediği için hizmetlere, iç piyasaya bağlı kaldık. İhraç edilecek standartlarda üretemedik  ve böylelikle ihracat pazarları da bulamadık” şeklinde konuştu.

   Tulga, kültürel özellikleri koruyarak üretim yapılmadığına da işaret ederek, ülkedeki ve Türkiye’deki otellerin kapanmasıyla zeytin ürünlerinin ve hellimin elde kaldığını, istenilen standartlarda üretim yapılmadığı için de ihracat kapılarının kapandığını vurguladı.

   Pandemi sürecinde tüketilemeyen ürünlerin stokta kaldığına dikkat çeken Tulga, bu stokun eritilmesi noktasında alınması gereken sorumluluklar bulunduğunu anlattı.

   Tulga, bu noktada en önemli adımın, üretimin, ihracat kapılarını açacak şekilde gerekli kalite denetimlerinin ve standartla ilgili çalışmaların yapılması olduğunun altını çizerek, “Bunları yapalım ki sadece hizmet sektörüne bağlı kalmayalım, ürünlerimiz sadece iç piyasada kalmasın” dedi.

“Politikasızlık yüzünden kaliteli üretim yapamadık”

   Devletin bu konuda devamlılık arz edecek politika uygulamamasına rağmen ülkedeki zeytin üretiminin arttığını, insanların ağaçlar diktiğini, bir şekilde üretime katkı koyduğunu ifade eden Tulga, devletin artık üreticilere dönüp bakması ve teşviklerde bulunması gerektiğine vurgu yaptı.

   Tulga, şöyle devam etti:

   Devletin üreticilere bir dönümlük zeytin üretiminin karşılığı olarak sadece 100 TL teşvikte bulunduğunu belirterek, “Bizdeki zeytin, dünyadaki en kaliteli üründür. Biz, birçok fuara katıldık, bu yüzden bunu biliyoruz. En kaliteli zeytin ürününün Suriye’den çıktığı varsayılır ve bizdeki zeytinler orayla aynı kategoride, aynı kalitededir. Yani Kıbrıs, zeytinin anavatanıdır.

   Elimizde böyle güzel bir ürün varken, politikasızlıktan dolayı ne zeytin ağaçlarını bugüne kadar doğru düzgün çoğaltabildik, ne de istenilen kalitede ürün üretebildik. Bu eksiklikleri gördüğümüzden dolayı biz, 9 yıldır bu çalışmaları yürütüyoruz”.

Kooperatif, üreticileri destekledi

   Esnaf Zanaatkârlar ve Üreticiler Pazarlama Kooperatifi’nin 2018’de kurulduğunu anımsatan Tulga, bu kooperatifin üreticilerden zeytin aldığını ve üreticilere kaliteli ve standartlara uygun zeytin üretimi konusunda eğitimler verdiğini hatırlattı.

   Tulga, 2018’de üreticilere çağrıda bulunduklarını dile getirerek, şunları anlattı:

banner134
   “Günlük ürettikleri zeytinleri getirmelerini istedik. Bu günlük zeytinleri değirmene ulaştırıp yağ haline getirdik. İstenilen standartlarda ve kalitede olması için denetimlerden geçirdik. Denetimden geçemeyen zeytinler geri yollandı. Örneğin yerden toplanan veya sineklerin üzerinde gezdiği zeytinler istenilen kalite beklentisini karşılamadı”.

   Kooperatifin kurulduğu yıllardan bu yana üretilen zeytinlerin ihraç edilebilmesi için pazar arayışına girildiğine işaret eden Tulga, kooperatife bağlı üreticilerden zeytin aldıklarını, bunları zeytin yağı haline getirdiklerini böylece zeytin rekoltesinin de arttığını vurguladı.

   Tulga, üreticilere yakın zamanda, ekim aşamasından paketleme aşamasına kadar gerekli olan tüm ekipmanların uygun bir fiyata sunulacağına işaret ederek, böylece üreticilerin maliyetlerinin azalacağına dikkat çekti.

   Hem ihracat, hem de maliyeti düşürme yönünden kafa yorduklarını belirten Tulga, zeytinin ülke serveti olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

   Tulga, üretimde istihdam olabilmesi için kooperatiflerin bulunması gerektiğini dile getirerek, güç birliği olmadığı durumda hiçbir şey yapılamayacağını ifade etti.

   Tulga, üretilen zeytin ürünlerinin dünyaca tanınmış laboratuarlarda uluslar arası gıda analizlerinden geçtiğini ve kalitesinin belgelendiğini kaydederek, bu kaliteyle pazar arayışına çıktıklarını ve ihracatın ilk olarak Avustralya’ya yapıldığını hatırlattı.

   İlk ihracatın ardından İngiltere’den de talep geldiğini bildiren Tulga, 3 ay önce İngiltere’ye de zeytin ürünlerinin ihraç edildiği bilgisini verdi.

   Tulga, İngiltere’ye ihraç noktasında birtakım heyecanlar yaşadıklarına ve kafalarında soru işaretleri oluştuğuna işaret ederek, Kuzey Kıbrıs’ın tanınmamış bir ülke olması nedeniyle bu pazarlığın olup olmayacağı konusunda kaygı yaşadıklarını anımsattı.

   Gümrüğünden taşımacılığına kadar tüm masrafların kooperatif tarafından karşılandığını söyleyen Tulga, şunları kaydetti:

   “Üreticilerin elinden tutmazsan hiçbir şey olmaz. Bugüne kadar ihracatların olmamasının nedeni de hiçbir kurumun üreticilerin elinden tutmamasıydı. Yoksa bizim diğer ülkelerden, diğer ülke insanlarından zeytin üretimi konusunda ne farkımız var? Bizde birliktelik yok, yetkili kurumlar hafızlarını yitirmiş durumdalar”.

  

Avrupa Birliği Adalet Divanı Kararları KKTC’ye gümrük koydu

   Gümrük maliyetleri konusunda da bilgi veren Tulga, şöyle devam etti:

   “Avrupa Ekonomik Topluluğu’yla Kıbrıs Cumhuriyeti arasında imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması kapsamında Kıbrıs’tan gönderilen ürünlere KKTC’nin ilanından sonra bile “Port of Famagusta” mührü basılıyordu. Böylece ürünler gümrükte pek maliyetli olmadan geçiriliyordu.

   1991’de, KKTC yönetiminin kararıyla “Port of Famagusta” yerine “KKTC” mührü basılmaya başlanınca, Güney Kıbrıs bu durumu Avrupa Birliği Adalet Divanı’na (ABAD) taşıdı.

   Biz hakkımızı hiç savunmadık. Uluslar arası mahkeme kararıyla KKTC’den çıkan ürünlere gümrük konuldu. Biz bunu ambargo olarak saydık, hiçbir girişimde bulunmadık. Bu karardan sonra AB ülkelerine pek ürün gönderemedik, çok zorlandık”.

   Tulga, tüm bu gelişmelere rağmen KKTC’de üretilen ürünlerin Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında Güney’deki gümrüklerden maliyetsiz bir şekilde gönderilebileceğine işaret ederek, bu noktada Güney Kıbrıs’ın tutumunun etkili olduğunu ifade etti.

25 yıl sonra ilk defa AB ülkesine ihracat yapıldı

   İngiltere’ye 3 ay önce 4 ton zeytinyağı ihraç edildiğini dile getiren Tulga, gümrükte litre başında 1 pound ödediklerini ifade etti.

   ABAD kararlarının Avrupa Birliğine üye ülkeleri koruduğunu, buna karşın KKTC’yi ise 3. sınıf ülke olarak gördüğünü anlatan Tulga, “İngiltere’ye yaptığımız ihracatta zararımıza satış yaptık. Ancak ülkemiz adına önemli bir açılım oldu. İngiltere’de pazar bulabilmek çok önemli bir şey. KKTC’nin dağı taşı zeytin olsa, İngiltere’deki pazara yetmez. Bu yüzden zarara girsek de orada bir pazar bulabilmek için elimizden geleni yaptık” dedi.

   Tulga, İngiltere’ye yollanılan zeytin ürünlerinin çok beğenildiğine vurgu yaparak, İngiltere’den yeniden talep geldiğini ve 15 gün içerisinde 8 tonluk zeytin yağı bulunduran bir konteynırın daha İngiltere’ye yollanacağını açıkladı.

   ABAD kararlarının alındığı 1994’ün ardından 25 yıl sonra ilk defa bir Avrupa ülkesine zeytin ürünlerinin ihraç edildiğine dikkat çeken Tulga, 45 günde bir yaklaşık 15 ton civarında zeytin yağı talebinde bulunulduğunu açıkladı.

   Tulga, “tüm bu ihracat çalışmaları daha önceki dönemlerde devletin de desteğiyle yapılsaydı günümüzde birçok ülkede pazar bulabilirdik. Bu aşamadan sonra böyle devam edersek başka pazarlar da bulabiliriz” dedi.

   Zeytin ürünlerinin ihraç edilmesi konusunda devlete de önemli sorumlulukların düştüğünü kaydeden Tulga, devletin, üreticilerin ve kooperatifin önünü açması, gümrük parasını ödemesi gerektiğinin altını çizdi.

    Tulga, devletin bu adımları attığı durumda üretilen ürünlerin elde kalamayacağını savunarak, “Biz sınırlı olanaklarla 4 ay içerisinde böyle bir açılım yaptık. Devlet, girişimde bulunursa, daha da iyisi yapabilir” dedi.

Zeytin ürünleri ihracatı en büyük kaynak

   Ülkedeki birçok noktada “Kaynak yok, kaynak yok” diye şikayetlerde bulunulduğunu anımsatan Tulga, ihracata önem verildiği durumda ülkeye büyük kaynakların aktarılacağını anlattı.

   Tulga, kooperatifin üreticilere desteği sonrasında üreticilerin tepkileri hakkında da bilgi vererek, üreticilerin geçmiş dönemlerde yalnız olduğunu, yeterli ekipmanlara sahip olmadığını, satışlarını da gelişigüzel ve sistemsiz yaptığını bildirdi.

   Kooperatifin üreticilerle çalışmaya başlamasının ardından ise üreticilerin umutla ve şevkle üretmeye başladığını söyleyen Tulga, bir üreticinin emeğinin karşılığında ne kadar alacağını ve bu karşılığın piyasanın üzerinde olduğunu bildiğini ve böylece zeytin rekoltesinin de artış gösterdiğini dile getirdi.

   İngiltere’ye zeytinyağının yanı sıra pekmez, reçel, macun gibi yerel ürünlerin de gönderildiğini bildiren Tulga, diğer ürünlerin de pazar bulabilmesi için çaba sarf ettiklerini anlattı.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75