banner6

AB'nin rolü konusu yeniden gündemde

banner37

Rum tarafı, AB’nin Kıbrıs müzakerelerinde belirleyici rol oynayamaması için temaslarını artırdı

AB'nin rolü konusu yeniden gündemde
banner8

Emine DAVUT YİTMEN

Rum tarafı, Kıbrıs müzakerelerinde AB’nin oynayacağı rol konusunda nabız yokluyor. Bu bağlamda, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, geçtiğimiz hafta Malta’da Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’le görüştü. Bu görüşmelerde gündem konularından birinin, AB’nin rolü olduğu öğrenildi.

Anatsasiadis’in temasları sırasında, Merkel ve Junker’le Kıbrıs Konferansı’ndan sonra Cenevre’de 12 Ocak’ta yayınlanan açıklama çizgisinde, güvenlik ve garantiler konusunda karşılıklı olarak kabul edilebilecek bir çözüm elde etmek için Konferans’ta Avrupa Birliği’nin oynayabileceği rolü görüştüğü bildirilmişti.

AB’nin rolü gözlemci ancak belirleyici

AB yetkilileri, Cenevre’deki Kıbrıs Konferansı öncesinde gözlemci olarak katılacaklarını ancak AB’nin rolünün belirleyici olacağını açıklamıştı.

AB yetkilileri, Kıbrıs’ın AB ve Euro bölgesi üyesi bir ülke olduğunu ve olmaya da devam edeceğini görüşünü benimsiyor.

AB Komisyon Başkanı Juncker’in müzakerelerde Kıbrıs’ta özel temsilcisi bulunuyor. Ayrıca, Kıbrıslı Türklerin AB normlarına uyumu için gerekli düzeye ulaşabilmeleri ile ilgili çalışmalar yürütülüyor. Tüm bu gerçekler neticesinde, AB’nin rolünün belirleyici olması bekleniyor.

Rum tarafı AB’nin çözüm önerisi sunabileceğini düşünüyor

Rum Sözcü Nikos Hristodulidis ise Cenevre Konferansı sırasında yapmış olduğu açıklamada, AB’nin Lizbon Antlaşması’nın 42’inci maddesi 7’inci paragrafı çerçevesinde garantiler konusunda Kıbrıs için çözüm sunabileceğini öne sürmüştü.

banner134

Ancak, AB'nin böyle bir öneride bulunmadığını da belirtmişti. Türk tarafı ise böyle bir durumun mümkün olmayacağı görüşüne sahip.

Lizbon Antlaşmasının 42’inci maddesi 7’inci paragrafı ise “Bir üye devletin ülkesinin silahlı saldırıya uğraması halinde, diğer üye devletler, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesine uygun olarak, bu devlete kendi imkanları dahilindeki tüm araçlarla yardım ve destekte bulunmakla yükümlüdür. Bu, belirli üye devletlerin güvenlik ve savunma politikalarının özel niteliğine halel getirmez. Bu alandaki taahhütler ve işbirliği, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı üyesi olan devletlerin, kolektif savunmalarının temeli ve bunun uygulanma platformu olmaya devam eden Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı çerçevesindeki yükümlülüklerine uygun olur” ifadelerini içeriyor.

Türk vatandaşlarına dört özgürlük talebi AB’ye havale edilmek isteniyor

Öte yandan Rum tarafı, Türk vatandaşları için uygulanması talep edilen dört özgürlükler konusunda AB yerine karar veremeyeceğini yaklaşımını benimseyerek, konuyu AB’ye havale etmeye çalışıyor.

Anastasiadis, Türkiye’nin dört özgürlük talebinin sadece Güney Kıbrıs’ı değil, tüm AB’yi ilgilendiren bir konu olduğunu ve tüm AB adına bu konuyu müzakere edemeyecekleri yönünde AB liderlerine mektup gönderdi.

Anastasiadis, Malta’daki konferans sırasında yapmış olduğu ikili temaslarda da Türk vatandaşlarına dört temel özgürlük haklarının tanınması talebi ile ilgili bilgi vermişti. Rum siyasi partiler ise dört özgürlük talebine karşı çıkıyor.

Güncelleme Tarihi: 07 Şubat 2017, 09:06
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner104