banner6

Acil servisler bulaş merkezine dönüşmesin!

banner37

Acil servisler bulaş merkezine dönüşmesin!
banner151 banner143

Cemre CEMALİ

                                            

   Sağlık Bakanlığı’nın Covid-19 şüphesiyle hastaneye müracaat eden herkesin hastanelerin acil servisinde sağlık hizmeti alabileceğine yönelik kararı, hastalığın yayılmasına yönelik endişeleri artırırken, acil servislerdeki iş yükünü de ağırlaştırdı.

   Pandeminin başından beri zor günler geçiren ve canı pahasına gece gündüz demeden çalışan sağlık çalışanları,  her geçen gün daha da risk altında kalıyor.

   Ülkemizin acil servisleri mesai saatlerinde acil sağlık hizmeti verirken, mesai saatleri dışında da hem acil sağlık hizmeti veriyor hem de salgınla mücadele ediyor.

   Konuyla ilgili KIBRIS’a konuşan Hemşire ve Ebeler Birliği Başkanı Ali Özgöçmen, normal süreçte bile acil servisin iş yükünün fazla olduğunu belirterek, muhtemel pozitif hastaların da acil servise yönlendirilmesiyle iş yükünün daha çok arttığını söyledi.

   Özgöçmen, hastanelere başvuran hastaların Covid-19 geçirip geçirmediğinin ayırt edilebilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın Ayaktan Tanı Merkezi’nde muayenelerinin yapıldığı bir alan oluşturduğunu ifade ederek, bu alanda sadece mesai saatleri içinde hizmet verildiğini, mesai saatleri dışında gelen hastaların ise mecburen acil servislere yöneldiğini söyledi.

“Acil servis gerçekten acil servis mi?”

  

   Hemşire ve Ebeler Birliği Başkanı Ali Özgöçmen, Sağlık Bakanlığı’nın Covid-19 şüpheli olan vatandaşların sağlık ihtiyaçlarını acil serviste almasına yönelik kararından sonra Sağlık Bakanlığı ile görüş alışverişi yaptıklarını ifade etti.

   Acil servisteki hastalarla, muhtemel pozitif hastaların ayrıştırılmasının yapılması gerektiğini Sağlık Bakanlığı’na ilettiklerini söyleyen Özgöçmen, salgında başarılı bir yol haritası izlenebilmesi için bunun çok önemli olduğunu vurguladı.

   Özgöçmen, ülkemiz için alınacak her kararın sağlık çalışanlarının ve hastanelerin kapasitesi göz önünde bulundurularak alınması gerektiğini kaydederek, “Acil servis gerçekten acil servis mi? Yoksa salgınla mücadele edecek bir poliklinik mi? Bu konuda karar verilmesi gerektiğini söyledik” dedi.

   Sağlık Bakanlığı’nın bu kararı Dünya Sağlık Örgütü’ne göre almış oldukları yönünde bilgilendirildiklerini ifade eden Özgöçmen şöyle devam etti:

   “ Dünya Sağlık Örgütü’nün kararları son derece önemlidir, fakat bu kararlar, Avrupa, ya da Amerika ülkelerindeki hastanelere göre alınmış olabilir. Bu kararların ülkemizdeki hastanelerde de uygulanması için uygunluğunun değerlendirilerek hareket edilmesi gerekiyor.

   Örneğin Türkiye’deki hastanelerin altyapısı daha güçlü olduğu için farklı karar alabiliyorlar. Fakat biz ne yaptık, muhtemel pozitif hastalarla, farklı hastalıklar geçiren insanları aynı yere tıkıştırdık”.

“Acil servislerin iş yükü zaten çok fazla”

   Özgöçmen, normal süreçte bile acil servisin iş yükünün fazla olduğunu belirterek, muhtemel pozitif hastaların da acil servise yönlendirilmesiyle iş yükünün daha çok arttığını kaydetti.

   Her Covid pozitif olan kişinin acil hasta tanımını taşımadığını söyleyen Özgöçmen, sadece solunum sıkıntısı yaşayan, ya da genel sağlık durumunda sıkıntı olan pozitif kişilerin acil hasta olduğuna dikkat çekti.

   Özgöçmen, bu noktada ateşli olan hastaların Covid-19 geçirip geçirmediğinin ayırt edilebilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın Ayaktan Tanı Merkezi’nde muayenelerinin yapıldığı bir alan oluşturduğunu ifade etti.

   Oluşturulan bu alanda sadece mesai saatleri içerisinde hizmet verildiğinin altını çizen Özgöçmen, ülkemizde sadece kamu çalışanı olmadığını, özel sektör çalışanının da düşünülmesi gerektiğini kaydetti.

   Özgöçmen, Ayaktan Tanı Merkezi’nde mesai saatleri dışında hizmet verilmediği için çalışma durumu, ya da ekonomik durumu nedeniyle mesai saatleri dışında hastaneye başvuran kişilerin mecburen acil servise müracaat ettiğini belirtti.

   Mesai saatleri dışında hizmet vermeyen bu alanın kurulmasının ‘sağlıklı ya da çok bilimsel bir yöntem olmadığının’ altını çizen Özgöçmen, “Hem acil servisteki iş yükünün artması, hem de pozitif olan ve olmayan hastanın aynı noktada buluşturulması bir tehdit oluşturur” şeklinde konuştu.

   Özgöçmen, vaka sayılarının artış gösterdiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:

   “Salgın devam ediyorsa ve Sağlık Bakanlığı bunu kabul ediyorsa, koşullar da ona göre düzenlenmek zorundadır.

   Vatandaşı mağdur etmeden sağlık hizmetine ulaşımlarının sağlanması gerekiyor.

   Ayaktan Tanı Merkezi’nde oluşturulan alan, atılması gereken bir adımdı fakat bu karar tek başına yeterli değil”.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104