Akıncı: Ev içi şiddetin dini, dili, ırkı, etnik kökeni yok

banner37

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) ev sahipliğinde, Kadından Karşı Yaşama Destek Derneği’nin (KAYAD) Kıbrıs Türk Barolar Birliği ile birlikte “Şiddete Karşı Diren” konulu panel düzenlendi.

Akıncı: Ev içi şiddetin dini, dili, ırkı, etnik kökeni yok
banner87

LAÜ Hukuk Fakültesi Büyük Amfi’de gerçekleşen panelin açılış konuşmasını, KAYAD Başkanı Meral Akıncı yaptı.

LAÜ’den yapılan açıklamaya göre Akıncı, panelde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve bunun doğurduğu kadına yönelik ve ev içi şiddetin dini, dili, ırkı, etnik kökeni olmadığını belirterek, dünyanın dört bir yanında eğitim ve gelir düzeyleri ne olursa olsun, kadın ve çocukların en yakınları tarafından şiddete maruz bırakıldıklarını dile getirdi.

“Şiddete Karşı Diren Projesi ile ülkemizde ve yakın yöremizde ev içi şiddete dair elde edinilen sayısal veriler size kendi evinde, bir kadının ve çocuklarının yaşadıklarını gösterecektir. Kısacası sunulan her veri kendini güvende hissetmeyen bir kadın demektir” diyen Akıncı, bunun yanında kadınların aile içi şiddet nedeniyle hayatlarını kaybettiklerini, çalışma ve toplum hayatından zorla koparıldıklarını da ifade etti.

Şiddetin, hangi türü olursa olsun hasır altı edilip toplum içinde çok fazla dile getirilmediğini, nerdeyse her evde yaşanan bir insan hakkı ihlali olduğunu ve bu durumun sadece şiddete maruz kalanların değil, herkesin sorunu olduğunu dile getiren Akıncı, yaşanan olumsuzlukların münferit olay değil sosyo-kültürel bağlamda yaşanan problemler olduğunu belirterek, gelişmiş ülkelerde ceza gerektiren bir suç olarak kabul edildiğine, önlenmesi için de tedbirler geliştirildiğine dikkat çekti.

Akıncı, “İçinde yaşadığımız dünyanın neresinde olursa olsun, inancımız her bireyin şiddetsiz yaşam hakkına sahip olmasıdır, bu anlayışla şiddetin her türü hakkında farkındalığımızın artması, kültürlerin kendi gelenek ve anlayışı içinde normal kabul alanları içinde yer almasının önüne geçer” dedi.

Akıncı, yapılan araştırmalar, raporlar ve gözlemlerinden elde ettikleri veriler sonucunda; en hafifiyle, hakaret, korkutma, küçük düşürme, özgürlüklerin kısıtlanması, tartaklama, değersiz hissettirme gibi olumsuz davranışlara maruz kalan kişilerin, ilerleyen zamanda bu tür davranışları kendi eşlerine ve çocuklarına da gösterdiğini dile getirdi.

Şiddetin hukuksal boyutu ele alındı

Panelin moderatörlüğünü yapan Mine Yücel, aile içi şiddetin dünya genelinde önemli bir sorun olduğuna, kadının toplumdaki yerinin tartışılması, erkeğin ve kadının toplumdaki yerlerinin konuşulması gerektiğine dikkat çekerek, özellikle şiddete maruz kalan eğitimli kadınların bu durumu daha çok sakladıklarını söyledi.

Panel kapsamında, Yunan Siyasi Kadın Birliği’nin kurucusu Anna Karamanou “Ev İçi Şiddet ve Yunanistan’daki Uygulamalar”, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllü avukatlarından Perihan Meşeli “Türkiye’de Kadına Yönelik Erkek ile Mücadele Mekanizmaları”, Ev İçi Şiddeti Önleme Danışma Kurulu Başkanı Susana Elisa Pavlou “Kıbrıs’ın Güneyinde Kadına Yönelik Şiddet ve Bu Bağlamdaki Hukuki ve Siyasi Düzenlemeler”, Şiddete Karşı Diren Proje Koordinatörü Mine Atlı ise, “Kıbrıs’ın Kuzeyinde Ev İçi Şiddet Verileri, Hukuki Mevzuat ve Uygulamadaki Sıkıntılar” hakkındaki sunumlarıyla katılımcılara bilgi aktardı.

Yoğun katılımın olduğu panel soru-cevap bölümü ile sona erdi. Panelde yarın ise uzmanların katılımı ile atölye çalışmaları gerçekleşecek.

 

Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2017, 07:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER