Akıncı, Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti

banner37

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Reşat Akar başkanlığındaki Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.

Akıncı, Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti
banner87

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti yeni yönetimine başarı dileklerinde bulunan Cumhurbaşkanı Akıncı, basın dünyasında çoğulculuğun önemine değinerek, gazeteci örgütlerinin toplumun önemli unsurlarından olduğunu kaydetti.

Konuşmasında Kıbrıs konusuna değinen Cumhurbaşkanı, “Hidrokarbonlar konusunda yaptığımız ortak komite önerisi, keşke Rumlar tarafından ciddi bir değerlendirmeye tabi tutulabilse ve olumlu bir yaklaşım gösterilebilseydi” diye konuştu.

Yabancı diplomatlarla yapılan temaslarda bu önerinin olumlu karşılandığının görüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum tarafının öneriye olumsuz yaklaşma gerekçelerinin inandırıcı olmadığının altını çizerek şunları kaydetti: 

“Hidrokarbonlar konusunun ortak bir yetki olduğu konusunda bir uzlaşma olduğunu söylüyorlar. Bunu inkâr edenimiz yok. İleride federal bir yapılanma oluşursa hidrokarbonlar dahil doğal kaynaklar bu federal yapılanmanın yetkisi dahilinde olacak. Buna karşı değiliz ki! Bu önerimizle o olasılığı bertaraf etmiş olmuyoruz… İleride bir çözüm olduğu takdirde doğal kaynaklar ortak hükümetin yetkileri altında olacak, ama şu anda bir çözüm ve ortak hükümet yok. O zaman, bu olmayan ortak hükümet adına siz nasıl bu yetkiyi kullanıp da hidrokarbonlara tek başınıza sahip çıkabiliyorsunuz?”

“BU TOPRAKLARDA EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK, GÜVENLİK İÇERİSİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ”

Çözüm için uğraş verilirken çözüm olmayan noktalarda iş birliği yapılabileceğinin gösterilmesinin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Akıncı, elektrikte ve mobil telefonlarda yapılan işbirliğini örnek göstererek, Doğu Akdeniz’deki gerginliğin tüm taraflar için arzu edilmeyen bir durum olduğunu ve tüm tarafların kaybedeceği bir noktaya doğru gidildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının önerisinin tüm tarafların kazançlı çıkacağı bir formül olduğunu ifade ederek, Rum Lider Nikos Anastasiadis ile 9 Ağustos’ta yapacağı gayri resmi görüşmenin önemli maddelerinden birinin Doğu Akdeniz’deki gerginliğin nasıl bertaraf edilebileceğinin konuşulması olacağını kaydetti.

“Kıbrıs’ta her iki tarafın güvende olacağı, siyasi eşitliğe dayalı bir yapı nasıl inşa edebilir ki geleceğe dair bundan çok daha iyi sonuçlar üretebilelim? Türk-Yunan dostluğuna katkı yapalım, Türkiye’nin Avrupa’yla olan ilişkilerinin de daha iyiye gitmesine nasıl zemin oluşturabiliriz bunları da konuşabilelim” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, 9 Ağustos’taki görüşmede, gelinen noktada Rum Lider Anastasiadis’in nasıl bir gelecek düşündüğünü kendisinden duymak istediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Akıncı şunları kaydetti:

“Biz bu topraklarda eşitlik, özgürlük, güvenlik içerisinde yaşamak istiyoruz. Biz, eşitliği sadece kendimiz için istemiyoruz. Başkasının azınlığı haline gelmek, kimsenin tahakkümü altına girmek istemeyiz, ama başkasını da tahakküm altına almak gibi bir hedef ve arzumuz yoktur. Özgürlüğü ve güvenliği sadece kendimiz için değil, herkes için isteriz. Başkaları için de güvenlik isterken, kendi güvenliğimizi tehdit altına sokacak davranışlar içerisine giremeyiz. Bunları çok iyi bir şekilde birbirimizle konuşup anlatabileceğimize inanıyorum. Maksimalist tavırlardan uzak durulup makuliyet çerçevesinde bir arayış olursa bu herkes için yararlı olur.”

“SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMAYAN STATÜKONUN, SÜRDÜRÜLEBİLİR BARIŞ İÇERİSİNDE YENİ BİR GELECEĞE DÖNÜŞMESİNİ İSTİYORUZ”

Artık, hiçbir şeyin statik olmadığını, Doğu Akdeniz’de de, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (UNFICYP) konusunda da statükonun şu veya bu şekilde sarsıldığını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, sürdürülebilir olmayan statükonun sürdürülebilir barış içerisinde yeni bir geleceğe dönüşmesini istediklerine vurgu yaptı.

Başta Türkiye ve Yunanistan gibi garantör ülkelerin bunda büyü rolü olacağını kaydeden Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:

“Türkiye ile yakın istişare içerisinde bu süreci yaşamaktayız ve yaşamaya devam edeceğiz. Onların da bu süreçteki desteği elbette son derece önemlidir. Yunanistan’ın da aynı yaklaşımda bulunmasını temenni ediyoruz.”

Yunanistan Başbakanı Kriakos Mitsotakis’in Kıbrıs ziyaretinde kendisinden daha barışçı ve yakınlaştırıcı mesajlar vermesini arzu ettiğini belirten Cumhurbaşkanı, “Bunu maalesef görmedik. Daha çok milliyetçi bir söylemle kendi toplumunu tatmin etmeye yöneldi. Bizim beklediğimiz, aradaki ilişkiye yardımcı olacak söylemlerdir” şeklinde konuştu.

Güvenlik ve garantilerle ilgili olarak, “Crans - Montana’da kimsenin güvenliğini tehlikeye sokmayacak formüller üretilebilirdi” diye konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, o günün şartlarında Rum tarafının maksimalist tutumu ve Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini içselleştiremeyen davranışların gündeme gelmesiyle konferansın sonuçsuz kapandığını belirtti.

“SİYASİ EŞİTLİK EĞER ETE KEMİĞE BÜRÜNMEZSE; ALTI BOŞ BİR RETORİK OLARAK KALIR”

İlerleyen günlerde gayrı resmi 5’li konferansın toplanmasından önce 9 Ağustos’taki gayrı resmi liderler toplantısının önemli olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, şu şekilde devam etti:

“Muhataplarımız, BM Güvenlik Konseyi’nin son aldığı kararda da ifadesini bulan, bizim de Sayın Lute ile bugüne kadar yaptığımız temaslarda ortaya koyduğumuz yaklaşımlara da bir bakıma onay veren o kararlara ne kadar uyumlu bir tavır sergileyecekler? Çünkü şu an itibarıyla Rum tarafı olarak bu parametrelerin dışındadırlar. Siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılım çok net bir biçimde BM Güvenlik Konseyi kararlarına, Konsey’in eski kararlarına da atıfta bulunulmak suretiyle girdi. Ama Rum tarafı henüz o noktada değil. O noktaya gelecek mi yoksa o noktanın dışında kalmaya mı devam edecek? Siyasi eşitlik eğer ete kemiğe bürünmezse; altı boş bir retorik olarak kalır. O nedenle bunları 9 Ağustos’ta yapacağımız görüşmede açık kalplilikle konuşacağız.”

Eylül ayı sonunda BM Genel Sekreteri Guterres’in taraflarla ayrı ayrı toplantılar gerçekleştireceğini anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, BM Genel Kurulu sonrasında ya Avrupa’da ya da New York’ta BM Genel Sekreteri’nin taraflarla 3’lü olarak buluşma arzunda olduğunu dile getirdi.

Gayrı resmi 5’li konferansın Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin ortak isteği olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum liderliğinin, değişik ortamlarda, değişik kesimlere değişik mesajlar verdiğine dikkat çekerek, bunların altı doldurulmuş bir şekilde, tüm tarafların huzurunda gayri resmi 5’li konferansta netleşmesi gerektiğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı, halka boş umut vermemek adına 5’li konferans için iyice hazırlık yapılması gerektiğine dikkat çekti.

Ucu açık müzakere sürecinin artık sona erdiğinin defalarca söylediğini ve müzakerelerde artık bir takvim olması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, bu durumun, BM Genel Sekreteri’nin son raporuna takvimi çağrıştıran “Görünebilir bir gelecek” kelimeleriyle girdiğini de anımsattı. “Bu adada hepimiz barış, huzur, güvenlik ve eşitlik içerisinde bir gelecek istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, iyi niyet ve kararlılık olması durumunda, bu topraklarda ve denizlerde yeni bir gelecek inşa edilebileceğini dile getirdi.
 
“HİDROKARBONLAR KONUSUNDA YAPTIĞINIZ ORTAK KOMİTE ÖNERİSİ YERİNDE BİR ÖNERİ, DESTEKLİYORUZ”

Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Reşat Akar da yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya yeni süreçte başarılar diledi. Kıbrıs konusunda çok hassas bir duruşları olduğunu ifade eden Akar, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın hidrokarbonlar konusunda yaptığı ortak komite önerisinin yerinde bir öneri olduğunu belirterek, buna destek belirtti. Toplumun önemli bir kesiminin bu öneriyi olumlu karşıladığını dile getiren Akar, Cumhurbaşkanı Akıncı tarafından yapılan gayrı resmi 5’li konferans önerisinin de yapıcı bir gelişme olduğunu söyledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER