Akıncı: Vahşet nedeniyle tüm Rum toplumuna lanet okumak gerekmez

banner37

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Muratağa Sandallar Şehitliği’nde yapılan Muratağa Atlılar Sandallar Şehitleri’ni 43. yılında anma amacıyla düzenlenen ve kimlikleri tespit edilen 4 şehidin defnedildiği törene katıldı.

banner87
Akıncı: Vahşet nedeniyle tüm Rum toplumuna lanet okumak gerekmez
banner90
banner99

Cumhurbaşkanı Akıncı yaptığı konuşmada, 43. yıl önce yaşanan bir vahşetin yıldönümünde DNA testleri ile kimlikleri tespit edilen şehitleri toprağa yeniden verirken, onların ruhunu şad ederek rahmet ve saygıyla andıklarını söyledi.

Kayıp Şahıslar Komitesi tarafından şehit yakınlarının da onayı alınarak kimlik tespit çalışmalarının yapılmakta olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, Muratağa Sandallar köylerinde şehit edilen 89 kişinin 11’i erkek, 33’ü kadın ve 45’i ise 16 yaş altı çocuklardan oluştuğunu aktardı.

14 Ekim 2015 ve 5 Şubat 2017 tarihleri arasında üç ayrı mezardan 89 kişinin çıkarıldığını, bir mezardan bir kişi, başka bir mezardan 35 ve bir diğerinden 53 kişi çıkarıldığını 6 kimliklendirme yapıldığını ve şu ana kadar 4 tanesinin tespitinin yapılıp defnedildiğini anlatan Akıncı, DNA testlerinin devam edeceğini söyledi.

Akıncı, ayrıca Atlılar köyünde gömülü olan 37 şehidin 2017 yılı sonu itibarıyla kazı yapılarak kimliklendirme çalışmalarının süreceğini ifade etti.

Kimliklendirmenin önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Akıncı, her bir şehidin anılabileceği yerlerinin olması gerektiğini ve bunun bir ölçüde teselli kaynağı olduğunu vurguladı.

Akıncı, “Bu acı unutulmaz, bu acı geçmez mümkün değildir ama mümkün olduğu kadar bu acının küllenmesine yardımcı olur” dedi.

Kimliklendirmenin tümüyle başarıyla tamamlanması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Akıncı, yaşanan vahşetin sadece bir milliyetle tanımlanmasının doğru olmadığını söyledi.

“Bu insanlık dışı bir vahşetti,” diyen Akıncı bunun için tüm Rum toplumuna lanet okumanın gerekmediğini ancak bu vahşeti yapanlara elbette lanet yağdırmak gerektiğini belirtti.

Akıncı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yüreklerimizde kin ve nefret tohumlarını sürekli yeşermiş tutmak için değil. Unutmamak birkaç açıdan önemlidir. Bizim açımızdan önemi tüm bu olayların bir daha yaşanmaması için en büyük garantisi, bu yaşanmışlıkları unutmamaktan geçer. Unutursak, tedbiri elden bırakırız. Unutmayacağız. Geleceğimizi hangi çerçevede şekillendirirsek şekillendirelim, bugün olmadı dün olmadı ama yarın bir şekilde adını ne koyarsak koyalım barışçıl bir ilişkiyi bu topraklarda tesis edeceğiz. Bu adada iki eşit varlık olarak yaşamımızı sürdüreceğiz. Ne biz onları topyekun denize dökebiliriz, ne öyle bir niyetimiz var, ne de olmuştur tarihte. Ne de onların böyle bir güçleri var. Geçmişte denendi ancak olamayacağı görüldü.”

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Hangi çerçevede bulunursa bulunsun gelecekteki bir arada yaşamanın koşulları çizilirken bulacağımız çerçeve, hangi biçimde olursa olsun ve adı ne olursa olsun, mutlaka bu yaşanmışlıklardan çıkarılmış olan dersler dikkate alınacaktır” dedi.

Akıncı  yaşanmışlıklardan ders çıkarmak ve gelecek nesilleri bu dersler ışığında yetiştirmenin önemine işaret ederek, çözüm olur ya da olmaz olması gerekenin her iki toplumda da gelecek kuşakların barışçıl bir şekilde yetiştirilmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk toplumunda ırkçı nesillerin yetiştirilmediğine vurgu yaparak eğitim sisteminde Rumları düşman olarak belleyen nesillerin yetiştirilmediğini belirtti. ELAM gibi örgütlerin Kıbrıslı Türkler arasında filizlenemediklerini, çeşitli siyasi partilerin olduğunu ancak ırkçı bir partinin bulunmadığına dikkat çekti.

ELAM isimli ırkçı zihniyetteki bir örgütün ve ENOSİS plebisitinin kutlanmasını ve kutsanmasını meclisten geçiren hareketin Güney’de Rum meclisinde iki sandalyeye sahip olduğunu anımsatan Akıncı, Rumların da bu yaşanmışlıklardan dersler çıkarmalarını beklediklerini belirtti.

Akıncı konuşmasına şöyle devam etti:

“Onların da bunlardan birşeyler üretmesini ve geleceği ona göre kurgulamasını arzu ediyoruz. O nedenle, ELAM gibi ırkçı, faşist partilere geçit vermemeleri gerekiyor. Yoksa Meclis’te sayısı iki kişiden olan bu partinin ardından sürüklenen iktidar partisi, ENOSİS Plebisiti’nin meclisten geçmesine çanak tutmuştur. Böyle bir şey olamaz, olmamalıdır. Bu düşüncelerle böylesi bir günde acınızı paylaşmak, devletin görevidir. Bundan sonraki etkinliklerle ilglii burada söylenenler, verilen mesajlar hükümetimizin ilgili birimlerince eminim dikkate alınacaktır. Milli günleri anma ve düzenleyen bir komitemiz var. O komitede bu konunun değerlendirilmesi gerekir. Gerek Taşkent için, gerekse de Muratağa, Atlılar ve Sandallar için daha uygun bir çerçevede törenlerin düzenlenmesi elbette iyi olur. O konuda şehitlerimiz oldukları yerden ruhlarının daha da şad olması için devleti yanlarında görmek isterler. Manen yanlarındayız, her zaman bunu hissediyoruz olmaya da devam edeceğiz. Görevde olan arkadaş kim olursa olsun, bu böyle olmaya da devam edecek, onları unutmayacağız unutturmayacağız. Ruhları şad olsun. Bütün geride kalmış olan acılı insanlarımızın acısını bir kez daha paylaşıyorum ve metanet diliyorum. Gelecek, inşallah bir daha böyle olayların yaşanmayacağı bir dönem olsun. Barış ve huzur bu adamıza da hakim olsun.”

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2017, 16:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75