Alithia: Çözümün eşiğine gelindi

banner37

Alithia, Kıbrıs sorununun çözümün eşiğine geldiğinin bir faraziye olmadığını, son 2 yıl içerisinde varılan yakınlaşmaların ve üstlenilen taahhütlerin, Kıbrıs sorununun en zor konularında dahi elverişli düzenlemeler için ön koşullar yarattığını yazdı.

banner87
Alithia: Çözümün eşiğine gelindi
banner99
banner90

Haberine “Türk Tarafı Kendini Kurtarırsa” başlığını atan gazete, Kıbrıs sorununun “Annan Planı ve Zürih Antlaşması’nı iyileştirecek bir çözümün eşiğinde olduğunu” kaydederek “asıl soru Türk tarafının Kıbrıs sorununda üstlendiği veya üstlenmek zorunda kalacağı taahhütlerden kurtulmak isteyip istemeyeceği değil, Kıbrıs Meclisi’nin Enosis Plebisiti kutlaması ile ilgili yanlış kararı gibi anlamsız bir mesele bahanesiyle kurtulmasına müsaade edilip edilmeyeceğidir” vurgusunu yaptı.

Gazete, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in yılbaşı dolayısıyla yaptığı açıklamadaki şu vurgularını hatırlattı:

“Son aylarda yaptığımız çetin müzakereler aracılığıyla vatandaşların tamamının bütün temel insan haklarını tesis etmeyi başardık. Ülkenin demografik niteliğini, ülkenin dönüşeceğini (üniterden federasyona), tek egemenliği, tek uluslararası temsiliyeti ve tek vatandaşlığı güvence altına aldık.”

Gazete, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis arasında son 20 ayda elde edilen ve Kıbrıs sorununu, Annan Planı’nı ve Zürih Antlaşması’nı iyileştirecek çözümün eşiğine getirdiğine işaret ederek “büyük başarılar” diye nitelediği noktaları özetle şöyle sıraladı:

“Devletin Temel Taşı: 11 Şubat 2011 Ortak Açıklaması’nda da uzlaşıldığı gibi, federal anayasa birleşik Kıbrıs’ın iki oluşturucu eyaletten (devlet) oluşacağını tayin edecek, böylece bu eyaletlerin kurulacağını ve meşruiyetlerini önceden var olmalarından değil Anayasa maddelerinden alacakları izah ediliyor. Tam da bu nedenle Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mihenk taşı, yani 1960 Kuruluş Antlaşması yürürlükte kalacak, Kıbrıs BM ve AB üyesi olmaya devam edecek, kurulduğu günden beri imzaladığı bütün uluslararası sözleşmeler de yürürlükte kalacak. Uzlaşılanlar, detaylarıyla şöyledir:

-Enosis Yasaklanıyor: Tamamen veya kısmen başka bir ülkeyle birleşmek veya ne türde olursa olsun taksimin veya ayrılığın veya herhangi bir tek yanlı kurulu düzeni değiştirme yasaklanıyor.
-Çözümün, iki bölgeli iki toplumlu federasyon temelinde federal niteliği güvenceye alındı.
-Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (federasyona) dönüşeceği güvenceye alındı (Kuruluş Antlaşması, Kıbrıs BM ve AB ve diğer birçok uluslararası örgüt üyesi kalacak, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yaptığı antlaşmalar yürürlükte kalacak).
-Devletlerin ayırt edici özelliği olan temel ilkeler yani tek ve bir uluslararası temsiliyet, tek ve bir egemenlik, tek ve bir vatandaşlık güvenceye alındı.
-1960 nüfus oranı şu an ve gelecek için (4’e 1 oranı) güvenceye alındı. Kıbrıs Helenizmi, ilk günden itibaren mevcut olacak ve 1960’tan asgari sapan nüfus oranıyla güvenceye alındı. Gelecekteki nüfus oluşumunun, doğal gelişiminin ötesinde korunacağı ve oranın ilk günden itibaren geçerli olacağı konusunda, yani dörtte bir oranında anlaşmaya varıldı.  Bu Kıbrıs Helenizmi’nin çok önemli kazanımdır. 
-Avrupa müktesebatı ve insan hakları ve temel özgürlüklerin uygulanması güvenceye alındı.  Kıbrıs hükümranlığının herhangi bir yerinde dolaşım, yerleşim, mülk edinme, meslek icra etme ve yatırımcılık faaliyetleri. 
Şu ana kadar gündelik hayatımızla ilgili şunlar elde edildi:

• Federal devletin oluşturucu eyaletlerin yetki alanına girmemesi ve oluşturucu eyaletlerin gerek federal hükümetin gerek birbirlerinin yetkilerine müdahale etmemeleri,
• Gündelik hayatta ve vatandaşların (sosyal sigortalar sistemi, sağlık, eğitim, yerel yönetimler) faaliyetleri güvenceye alındı.
• Her bir toplumun milli, siyasi ve dini özellikleri güvenceye alındı.
• Bir federasyondaki en özlü yasama organı olan alt meclis için katılım oranının 70’e 30 olan 1960’takinin aksine 75’e 25 olmasında anlaşmaya varıldı.
• Daimi yabancı yargıç olmadan, net güçler ayrılığı sağlandı.

banner9
• Başkan/Başkan Yardımcısı’nın seçilme yönteminde, ayrı seçim listeleri olacak olmasına karşın, çapraz ve ağırlıklı oy ile her bir toplumun başkan ve başkan yardımcısı seçimindeki söz hakkı sağlandı. Bu, vatandaşları milli ve dini farklılıklarına göre ayıran ırkçı Zürih sistemini iyileştirdi.
• Anlaşmazlıkların Çözüm Mekanizması: Yürütme ve yasama organlarında anlaşmazlıkların çözümü mekanizması olacak. Bu, 1960 Anayasası’nda yoktu. Bu nedenle 1960’taki toplumlararası çatışmalara ve akabinde 1964’taki bölünmeye ulaşmıştık.
• Başkan ve ya başkan yardımcısının dış ilişkiler, savunma ve güvenlik konularında vetosu, seçim yasası, kamu konuları ve vergi/harç uygulanması konularında meclisteki toplum temsilcileri arasında ayrı çoğunluk olacağında anlaşmaya varıldı.
• Ekonomik Bağımsızlık: Bütçe istikrar paktı ile iki eyaletten hiçbirinin, diğerinin yarattığı mali borçları ödemeyeceği güvenceye alındı.
• Ekonominin üniterliği güvenceye alındı (federal yetkiler, federal bakanlık, tek merkez bankası, resmi para birimi olarak Euro, iki geçici düzenleme dışında üniter KDV).
• Rekabet: Katı sağlıklı rekabet kuralları ve Avrupa ürün ve hizmet tescil kurallarının sağlanması aracılığıyla yatırım ve ekonomik faaliyetlerle ilgili katı kurallar sağlandı. 
• Kişisel mülkiyet hakkı ve iç yargı imkanlarından tatmin olunmaması halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru hakkı güvenceye alındı.
• Toprak İadesi: Çözümün ilk uygulama gününden itibaren somut kazanımlar elde ediyoruz (Maraş, meskun olmayan bölgeler ve ara bölge).
• Toprak, Garantiler ve Askerler: Halen elde edilen önemli, elde edilecek benzeri görülmemiş ve önemli kazanılacaklardan bazıları şunlardır:

-Toprakta Türk tarafı ilk kez harita (Türk tarafına yüzde 29,2 toprak bırakan) sundu ve  mantıklı gelişme, Omorfo’nun (Güzelyurt) Kıbrıs Rum bölgesinde olmasıyla yüzde 28,6-7’ye inecek olmasıdır. 
-Türkiye, 1960’tan beridir ilk kez Zürih garantilerini terk etmeyi ve tek yanlı müdahale hakkı olmadan, başka güçlerin de katılımıyla ve tasfiye tarihiyle birlikte garantileri görüşmeyi kabul etti. 
-Aynı şey Türk askerlerinin çekilmesinde de geçerlidir. Kıbrıs sorununun çözülmesiyle birlikte büyük bölümü, yüzde 75’i derhal çekilecek. Geriye kalanların zamana yayılmayacak taktik bir süre içerisinde gitmesi gerekecek ancak müzakerelerde ELDİK’in (Yunan Alayı) ve TURDİK’in (Türk Alayı) sona eriş tarihiyle birlikte, birkaç yıla kadar  (gitmesinde) sonuca doğru gitmekte olduğumuz ortaya çıktı.”

Şimdi asıl soru Türk tarafının Kıbrıs sorununda üstlendiği veya üstlenmek zorunda kalacağı taahhütlerden kurtulmak isteyip istemeyeceği değil, Kıbrıs Meclisi’nin Enosis Plebisiti kutlaması ile ilgili yanlış kararı gibi anlamsız bir mesele bahanesiyle kurtulmasına müsaade edilip edilmeyeceğidir.”

 

 

Güncelleme Tarihi: 05 Mart 2017, 16:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96