Amfi, sınıf ve kampüslerde öğrenci yoğunluğu azaltılacak

banner37

Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler, üniversitelerin 1 Ekim’den itibaren yüzde 40 uzaktan, yüzde 60 yüz yüze eğitim şeklinde açılacağını ifade ederek, kafalardaki soru işaretlerine cevap verdi:

Amfi, sınıf ve kampüslerde öğrenci yoğunluğu azaltılacak
banner90
banner99

KAYIT HARÇLARINA ZAM YOK, ÜSTELİK ÖĞRENCİYE PARA DA VERİLECEK… Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler,pandemi sürecinde yaşanan mağduriyet nedeniyle, üniversitelerin kayıt sırasında öğrencilerden sosyal aktivite, ulaşım gibi hizmetlerin karşılığında aldığı kayıt harçlarına bu dönem zam yapılmadığını belirtti. Öztürkler, Öğrenci Dostu Ada Projesi’yle de ülkeye gelecek öğrencilere birçok ayrıcalığın tanınacağını ve yeni kayıt yapan öğrencilere 500 TL katkı verileceğini kaydetti

RİSKLİ BÖLGELERDEKİ ÖĞRENCİLER GELMEYECEK… Öztürkler, yüzde 40 uzaktan, yüzde 60 yüz yüze eğitim olacak şekilde kurgulanan sistemi kapsamında “C” kategorisindeki ülkelerde yaşayan öğrencilerin adaya getirilmeyerek uzaktan eğitim alacağını söyledi. Ziya Öztürkler, ülkede kalan 3. dünya ülkelerinden öğrenciler ve Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan öğrencilerle birlikte Türkiye’deki öğrencilerin peyder pey getirileceğini söyledi. Öztürkler, bu öğrencilere 1 Ekim’den itibaren yüz yüze eğitim verileceğini anlattı

Ahmet UÇAR

   Üniversitelerin 1 Ekim’den itibaren yüzde 40 uzaktan, yüzde 60 yüz yüze eğitim şeklinde açılması planlanırken, akıllarda dolaşan birçok soruya, Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler yanıt verdi.

   Özellikle üniversitelerde bu dönem tam anlamıyla yüz yüze eğitim olmaması nedeniyle, öğrencilerin okullara sosyal aktivite, ulaşım gibi hizmetlerin karşılığında verdikleri kayıt harçlarında değişikliğe gidilip gidilmeyeceği merak ediliyor.

   Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler, okullardaki öğrenci sayısının nasıl azaltılacağı, dijital eğitimin verimliliği, Öğrenci Dostu Ada Projesi ve bu yılki kayıt harçlarındaki son durum gibi konularda KIBRIS’a açıklamalarda bulundu.

   Öztürkler, pandemi süreci nedeniyle yaşanan mağduriyet nedeniyle ülkedeki hiçbir üniversitenin kayıt harçlarına zam yapmadığını belirterek, Öğrenci Dostu Ada Projesi’yle ülkeye gelecek öğrencilere alışveriş, yurt, restoran, kafe gibi yerlerde indirim yapılarak ayrıcalık tanınacağını kaydetti.

   Yeni öğretim yılının 1 Ekim’den itibaren yüzde 40 uzaktan, yüzde 60 yüz yüze eğitim şeklinde geçirileceğini bildiren Öztürkler, uygulamalı derslerin yüz yüze, teorik derslerin ise uzaktan eğitim şeklinde işleneceğini söyledi.

   Öztürkler, “C” kategorisinde yer alan riskli bölgelerdeki öğrencilerin ülkeye getirilmeyeceğini de ifade ederek, ülkede kalan uluslar arası öğrenciler ve burada yaşayan öğrencilerle birlikte Türkiye’de yaşayan öğrencilerin de peyderpey getirilerek, yüzde 60 yüz yüze eğitime başlanacağını anlattı.

Hiçbir üniversite kayıt harçlarına zam yapmadı

   Yüksek Öğrenim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü Ziya Öztürkler,  üniversitelerin pandemi döneminden dolayı fedakarlık yaparak bu yılki kayıt harçlarında herhangi bir artışa gitmediğini belirterek, dövizin bu kadar yükselmesine, hayatın daha pahalı bir noktaya gelmesine rağmen artışa gidilmemesi, öğrencilere iyi niyetle yaklaşıldığının bir göstergesi olduğunu kaydetti.

   Öztürkler, Öğrenci Dostu Ada Projesi kapsamında da herkesin fedakârlık yapmasının amaçlandığını anlatarak, en önemli fedakarlığın, yurt ve yemekhane ücretleri ile kayıt harçlarında artışa gidilmeyerek yapıldığını ifade etti.

   Üniversitelerin yeni öğretim yılının 1 Ekim tarihinden itibaren adadaki öğrencilerle yüz yüze eğitim şeklinde devam edeceğine işaret eden Öztürkler, şunları kaydetti:

   “Üniversitelerin bu noktada gerçekleştirmeyecekleri sosyal etkinlikle ilgili herhangi ücret talebinde bulunacağını ben düşünmüyorum.

   Kayıt ücretleri sadece sosyal aktivitelerle ilgili değildir. Öğrencilerin diploma, transkript hazırlığıyla farklı noktalarda hazırlıklarla almış oldukları bir ücrettir.

   Yeni dönemde yüzde yüz eğitim olmayacak diye bir şey de düşünmüyoruz.

   Yüzde 40 uzaktan eğitim, yüzde 60 da Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği hijyen koşullarına uyarak yüz yüze eğitim uygulamayı düşünüyoruz.”

   Öztürkler,  bu yıl öğrencilerden artı bir para talep edilmeyeceği gibi, dünyanın birçok ülkesinde, Türkiye Cumhuriyeti de dahil olmak vakıf üniversitelerinde eğitim harçlarının artırılmasına rağmen, Kuzey Kıbrıs’ta eğitim harçlarında bir artışa gidilmediğini yineleyerek, bu dönem üniversiteler zor durumda olsa da öğrencilerin pandemi nedeniyle mağduriyet yaşadıkları düşünülerek eğitim ve yurt harçlarında zammın söz konusu olmadığını vurguladı.

   Tüm üniversitelerle iletişim halinde olduklarını anımsatan Öztürkler, ülkedeki hiçbir üniversitenin böyle bir artış yaptığını bilmediklerini söyledi.

Kampüslerdeki öğrenci sayısının azaltılması hedefleniyor

   Ziya Öztürkler, yüzde 60 yüz yüze, yüzde 40 uzaktan eğitim sistemi hakkında bilgi vererek, yüzde 40 uzaktan eğitimin hedefinin, ulaşım sağlayamayan, adaya gelemeyecek olan öğrenciye hizmet vermek olduğunu söyledi.

   “Niye yüzde 40 dijital eğitim” sorusuna da cevap veren Öztürkler, bu yıl salgın nedeniyle üniversitelerdeki amfi, sınıf ve kampüs ortamlarında yoğunluğun olmaması gerektiğini dile getirdi.

banner134
   Öztürkler, üniversitelerde seyreltilmiş bir öğrenci kitlesinin bulunması gerektiğine vurgu yaparak, şöyle devam etti:

   “200 kişilik bir amfide 200 öğrenci düşünemezsin. En fazla 100 öğrenci bulundurabilirsin. Yoğunluğun azaltılması lazım.  40 kişilik bir sınıf varsa 15-20 öğrenci bulunmalı, hatta daha az olmasını istiyoruz. Bu yüzden öğrencilerin uygulamalı dersleri kampüste yüz yüze almasını, ama teorik konuları ise dijital ortamlarda, materyallerle geçirmesini düşünüyoruz ki seyreltilmiş ortamı yaratabilelim. Çünkü bu seyreltilmiş ortam kampüslerde olduğu gibi otobüslerde de yaratılmalı”.

   Kampüslerdeki öğrenci sayısının azaltılması noktasında üniversitelerin belli bir planlama yapacağını söyleyen Öztürkler, 7 sınıfın toplandığı bir amfiye 3 sınıfın gireceğini, yoğunluğun azaltılacağını bildirdi.

   Öztürkler, öğrencilerin bir kısmı yüz yüze eğitim alırken, bir kısmının dijital eğitim alacağını belirterek, akademik müfredatın, ders sayısının ve düzenin belli kurallara göre uygulanacağını anlattı.

   Uluslar arası öğrencilerin ülkelerine ulaşımın olmaması veya seyahat etmeyi tehlikeli gördüğü için adada kalmayı tercih ettiğini kaydeden Öztürkler, bu yüzden uluslar arası üniversitelerde salgın tehlikesinin söz konusu olmayacağını ifade etti.

   Öztürkler, riskli bölgelerden gelecek olan öğrencilerin Sağlık Bakanlığı’nın tedbirlerine uyacağına işaret ederek, C kategorisinde yer alan riskli ülkelerde yaşayan öğrencilerin ise bu dönemi ülkelerinde kalarak uzaktan eğitimle gerçekleştireceğini dile getirdi.

   Ekim ayındaki yüz yüze eğitimde adada kalan uluslar arası öğrencilerin, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan öğrencilerin ve Türkiye’ye giden öğrencilerin peyderpey getirilerek eğitime dahil edileceğini ifade eden Öztürkler, temkinli bir şekilde hareket edeceklerini söyledi.

Öğrenci Dostu Ada Projesi ile öğrencilerin yanındayız

   Öztürkler, Öğrenci Dostu Ada Projesi hakkında da konuşarak, öğrencilerin restoranlarda, taksilerde, alışveriş merkezlerinde, kafelerde indirimli bir şekilde daha ayrıcalıklı hizmet alacaklarını ve bu yıl yeni kayıt yapan öğrencilere de 500 TL katkıda bulunulacağını bildirdi.

   Proje kapsamında haftaya yurtlarla toplantı yapılacağına dikkat çeken Öztürkler, “Yurtlarla toplanacağız, bazı yurtlar diyecekler ki ‘Ben yüzde 5 indirim yapıyorum’, ‘ben yüzde 10 indirim yapıyorum’. Öğrenci de ülkeye geldiğinde hangi yurtların öğrenci dostu olduğunu bilecek” dedi.

   Öztürkler, kiralık evlerin özel kategoride yer alması nedeniyle ev sahiplerine herhangi bir girişimde bulunamadıklarını belirterek, şunları söyledi:

   “Sen bir kıvılcım yakarsın, gerisi gelir.

   Uygun ücrete yurt bulan öğrenci eve neden gitsin?

   1+1, 2+1 evler de var.

   Öğrenciler yurtlarda kalırsa evi tercih etmeyecek, bu sefer de ev sahipleri döviz illetinden uzaklaşarak TL üzerinden gitmeye başlayacak. Tüm bu olaylar birbirini tetikleyecek şeylerdir”.

Dijital eğitim destekleyici bir eğitimdir

   Dijital eğitimin hiçbir şekilde yüz yüze eğitimin yerini tutamayacağını dile getiren Öztürkler, bu eğitim türünün destekleyici olabileceğini ama tam bir verim sağlayamayacağını kaydetti.

   Öztürkler, eğitimin sadece akademik bir bilgi olmadığını kaydederek, öğrenciye insan sevgisi ve kültür boyutu da kattığını anlattı.

   Öğrencinin insan sevgisi, kültür boyutu ve sosyalleşme unsurlarını ancak yüz yüze eğitimde daha etkin kullanabileceğinin altını çizen Öztürkler, şöyle konuştu:

   “Bu yüzden dijital eğitim bir destek eğitimidir. Eğitimin de geleneğinde yüz yüze eğitim yatar. 

   Sadece Kuzey Kıbrıs değil, Türkiye, İngiltere ve daha birçok ülke pandemiden dolayı dijital eğitime geçti ama dijital eğitimden memnuniyet çok yüksek değildir.

   Öğrencinin esas memnun olduğu, daha başarılı olduğu alan yüz yüze eğitimdir.

   Biz de birçok toplantıyı dijital yollardan yapmak zorunda kaldık. Bu yüzden yüz yüzeyken aldığımız verimi alamadık. Bu bir gerçektir”.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner75