banner6

Anastasiadis kontrolünü kaybetmek istemiyor

banner37

DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sözen, New York zirvesini ve müzakerelerle ilgili olası gelişmeleri KIBRIS’a değerlendirdi:

Anastasiadis kontrolünü kaybetmek istemiyor
banner151 banner143

Emine DAVUT YİTMEN

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Kıbrıs müzakerelerinde özellikle toprak ve garantiler konusunda ne alabileceğini Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile çözmeye çalıştığı, Rum halkını ikna edecek kadar kendi kafasında bir taviz koparamayacaksa çoklu veya beşli bir konferansa gitmek istemediği görüşü ortaya konuldu.

KIBRIS’a, New York zirvesini ve müzakerelerle ilgili olası gelişmeleri değerlendiren DAÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Sözen, Anastasiadis’in, bir kıskaca girip, kontrolü kaybetmek istemediğini belirterek, şöyle dedi:

“ Yani günün sonunda önemli konular arasında al-vere gireceğini kendisi de biliyor. Ancak şu anda, bu durumda olduğunu düşünmüyor ama bir miktar daha özellikle toprak ve garantiler konusunda ne alabileceğini Kıbrıs Türk lideriyle çözmeye çalışıyor. Bunları çözmeden al-vere girerse, çoklu veya beşli konferans içinde ne kadarını alıp, ne kadarını alamayacağı kontrolünde olmayacak. Kıbrıs Rum halkını ikna edecek kadar kendi kafasında bir taviz koparamayacaksa bu sürece şu anda girmek istemiyor. Süreci yaymak istiyor”.

“Önümüzdeki üç ay BM girişimi yoğun şekilde kullanılacak”

Sözen, New York Zirvesi’ne çok fazla önem yüklenmemesi gerektiğini önceden açıkladığını anımsatarak, “Dönüm noktası olarak görmeyin diyordum. Aynen böyle oldu zaten. Rum tarafının, açık bir şekilde bir referandumun da içinde olacağı takvimlemeyi kabul edeceğini bu aşamada hiç düşünmedim. New York zirvesi benim için sürpriz olmadı” şeklinde konuştu.

Sözen, verilen mesajlara bakıldığında, 2016 yılının sonuna kadar çok kritik bir zaman bulunduğunu, bütün tarafların bunu kabul ettiğine dikkat çekerek, “Her ne kadar da bir referandumun içinde olduğu bir takvimleme kabul edilemese de önümüzdeki üç ay, BM girişiminin yoğun bir şekilde kullanması yönünde olacaktır” diye konuştu.

“Rusya süreci yavaşlatmak için kullanılıyor”

“Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis, İngiltere ve Fransa’da temaslarda bulundu. Diğer taraftan Rusya, ilgisini önceden açıklamıştı. BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri daha aktif hale getirilmeye mi çalışılıyor?” yönündeki soruya Sözen, Rum tarafının Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerini kendi taraflarına çekmek için yıllardır bu taktiği kullandıklarını ve şu anda yeni bir şey olmadığı cevabını verdi.

Sözen, Rum tarafının, özellikle Rusya’yı bu süreci bir miktar yavaşlatabilmek ve kontrolü kaybetmemek için kullandığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Anastasiadis’in sıkıntısı şudur: Bir kıskaca girip, kontrolü kaybetmek istemiyor. Yani günün sonunda önemli konular arasında al-vere gireceğini kendisi de biliyor. Ancak şu anda, bu durumda olduğunu düşünmüyor ama bir miktar daha özellikle toprak ve garantiler konusunda ne alabileceğini Kıbrıs Türk lideriyle çözmeye çalışıyor. Bunları çözmeden bir al-vere girerse çoklu veya beşli konferans içinde ne kadarını alıp, ne kadarını alamayacağı kontrolünde olmayacak. Kıbrıs Rum halkını ikna edecek kadar kendi kafasında bir taviz koparmayacaksa bu sürece şu anda girmek istemiyor. Süreci yaymak istiyor”.

“Öncelikle Kuruluş Anlaşması’nın ortaya çıkması gerekiyor”

Sözen, süreçten ne kastedildiğini netleştirmek gerektiğini söyleyerek, şunları kaydetti:

“Eğer süreçten kasıt Annan Planı gibi 180 sayfa civarında kapsamlı bir çözüm metniyse ve 2016 yılı sonuna kadar böyle bir şey çıkabilir mi diye sorarsanız, yanıtım ‘evet’tir. Altı başlıktaki yakınlaşmaların toplanarak, yazımı yapılacak. 100 küsur sayfa civarında bir metin ortaya çıkacaktır. Ancak bu ortaya çıkacak olanla federasyonun tüm federal yasalarını ve iki oluşturucu devletin yasalarını ve ortak devletin yasalarını bu yılın sonuna kadar bitirebilirler mi diye sorarsanız, o zor. Ancak referandumda bunlar da olmalı. O nedenle bir süre gerekiyor”.

“Şimdi bunlar niye ortada yok?” sorusuna Sözen “ Çünkü atın önüne araba konmaz. İlk önce federasyonun şekli belli olur. Başkanlık sistemi mi olacak, rotasyon var mı yok mu, bunlar netleşince federal yasalar yazılmaya başlar. Temel odur. Kuruluş Anlaşması’nın ortaya çıkması lazım ki onun üzerine federal yasalar ve oluşturucu devletler ve ortak devletin yasaları yazılabilsin” diye konuştu.

“Süreç New York’ta frenlendi”

Rum tarafında siyasi partilerden baskı olduğu ve Anastasiadis’in süreci frenlemeye çalıştığı sorusu karşısında Sözen, “Anladığım kadarıyla New York’ta yaşanan bir frenlemedir. Bu hem siyasi partilerden kaynaklanıyor, hem de Anastasiadis ne alacağını ne vereceğini tam görmeden, kontrolünden kaçırmak istemiyor” dedi.

“Kamp şeklinde çalışma faydalıdır, müzakere sürecini kısaltır”

“Cumhurbaşkanı Akıncı, birkaç aydır toprak ve garantiler konusunun kamp şeklinde çalışılması yönündeki önerisini seslendiriyor. Camp David tarzı bir çalışmaya Rum tarafı hazır olur mu?” sorusu karşısında Sözen, liderlerin Kıbrıs dışında yoğunlaşmış bir şekilde sadece bu konulara odaklanmaları yani Camp David tarzında veya Bürgenstock şeklinde, Kıbrıs’tan, olup bitenden uzakta bir yerde bulunmalarının faydalı olabileceğini söyledi.

Liderlerin, Kıbrıs’ta üç saat toplandığını, ondan sonra geriye kalan 21 saatte “günlük rutinlerine” döndüklerini dile getiren Sözen, “Yurtdışında bir kayak merkezinde veya bir tatil merkezinde, çok fazla insanın olmadığı bir yerde yoğunlaşmış bir şekilde konsantre olup bu konuları tartışmaları faydalı olur ve müzakere sürecini kısaltır” dedi.

“Önce yakınlaşmalar sağlanmalı, ardından garantilerde mekanizma üzerinde anlaşılmalı, sonra konferansa gidilmeli”

Beşli veya çoklu konferansla ilgili öngörüsünün sorulması üzerine Sözen, önümüzdeki aylarda mümkün olabileceğini, ancak öncelikle iki liderin beş başlıkta büyük oranda yakınlaşmaları gerektiğini söyledi.

Sözen bunun yanında,  garantörleri de ilgilendiren güvenlik ve garantiler konusunda her iki liderin bir mekanizma üzerinde yakınlaşmasının önemini ortaya koyu.

Sözen, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın Türkiye ile Anastasidis’in Yunanistan’la konuşup, bu iki ülkenin olmadığı ancak olurlarının alındığını bir ortamda bu konuyu konuşmaları gerektiğini vurguladı. Sözen, tüm bunların ardından beşli veya çoklu konferansa gidilebileceğini kaydetti.

Güncelleme Tarihi: 04 Ekim 2016, 10:31
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104