Andros Kiprianu... "Anastasiadis iki kez Kıbrıslı Türkler kendi MEB’lerini kazsın dedi"

banner37

banner87
Andros Kiprianu... "Anastasiadis iki kez Kıbrıslı Türkler kendi MEB’lerini kazsın dedi"
banner99

 AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, DİSİ Başkanı Averof Neofitu ile katıldığı canı tartışma programında dile getirdiği Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in “teknokratlarından MEB’in bölünmesi ihtimaline dair inceleme yapma talimatı verdiği” söyleminde ısrar ediyor.

Politis gazetesi, Güney’de bu konuda çıkan sansasyon üzerine Kiprianu ile yaptığı özel söyleşiyi “AKEL Genel Sekreteri Politis’e MEB’in Bölünmesi, Kıbrıs Sorunu, 2023 Başkanlık Seçimleri Hakkında Konuştu… Andros MEB’in Bölünmesi İncelemesi Konusunda Israr Ediyor” başlığıyla yayımladı.

Gazeteye göre Kiprianu “o programda söylenenlere tepki gösterilmeseydi garip olurdu. Ne söylendiğini netleştirecek olursak: Gazeteci, elinde bu bilgiler olduğunu ve benim de haberdar olduğumu söyledi.  Ben de, bu tür bilgilere sahip olduğumu ama bunları bana söyleyenin kim olduğunu alenen açıklayamayacağımdan, bunca zamandır bildiğimi söylemedim” dedi.

Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in iki kez alenen “Kıbrıslı Türkler kendi MEB’lerini kazsınlar” dediğini hatırlatan Kiprianu “son dönemde birçoğundan, Anastasiadis’in kendileriyle iki devlet çözümü ihtimalini konuştuğunu söyleyenleri işittik” dedi.

Gazetenin Doğu Akdeniz bölgesinde enerji konusunda yaşanmakta olan gelişmeleri hatırlatarak bu şartlar altında KKTC Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Kıbrıs müzakerelerinin başlayıp başlayamayacağı sorusuna karşılık Kiprianu “Türkiye’nin gerilimi tırmandırmaya başladığında kendilerinin de tırmandırmaması, aksine sakinleştirmeye odaklanmaları gerektiğini söylediklerini” kaydetti.

“Bizim önceliğimiz Kıbrıs sorununun çözümü olmalı bütün eylemlerimiz bu hedefe hizmet etmeli” diyen Kiprianu şöyle devam etti:

“Kıbrıslı Türklerin seçimleri bitsin, Sayın Anastasiadis’in niyeti o zaman belli olacak. Müzakerelerin yeniden başlaması hedefiyle ciddi çaba ve inisiyatif alırsa biz yanında olacağız. Prosedürü destekleyeceğiz, çabayı destekleyeceğiz.

Varsın birileri saf olduğumuzu düşünsün, Türkiye’nin saldırganlığını öncelikle bizi müzakere masasına oturtmak birinci hedefiyle tırmandığını düşünüyoruz. İkinci hedefi de emrivakiler yaratmak. Biz, Türkiye’ye yönelik inisiyatifler alalım, enerji konularında kapsamlı bir öneri sunalım diyoruz.  Bu yönde 2015’te Ulusal Konsey’e bir öneri-belgesi sunduk ve Sayın Akıncı’nın  kendi önerisini sunduğu geçen Temmuz’da yeniden gündeme getirdik. bu önerimiz temelinde, müzakereleri yeniden başlatma çabası  başlayabilir ve başladığında da Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin MEB’indeki meydan okumalarını durdurmak zorunda kalacağını değerlendiriyoruz.

Doğal kaynakların federal yetkide olacağına, yani çözümden sonra doğal kaynakların Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler tarafından birlikte yönetileceğine, doğal zenginlikten edinilecek gelirin paylaşılacağına dair Hristofyas-Talat anlaşmaları var. Kurulma yönteminden tatmin olmamamıza rağmen olumlu adım gördüğümüz Doğal Gaz fonu var. Dolayısıyla Türkiye’ye: Kıbrıs sorununu çözmemize yardım et ki aramızdaki ilişkiler düzelsin o zaman üreteceğimiz doğal gazı satmayı ve ülkeden geçerek Türkiye dışındaki son varış yerine ulaşacak boru hattının inşası ihtimalini seninle müzakere edelim dememiz gerekir. Elbette Ankara’nın elinde esir olmamamız için terminal da inşa edeceğimizi açıkça ortaya koyarak.  Bu görüşmelerde başarılı olup olmayacağımız uzlaşılacak ekonomik parametrelere bağlı olacak. Anlaşırsak, iyi.”

Gazetenin “neden Türkiye’nin Kıbrıs sorunu çözülene kadar sondajlarda moratoryum önerisi üzerine bina etmeyelim?” sorusuna karşılık, Kiprianu,  “Anastasiadis’in üçlü işbirliklerinin ilerlediği, ABD ile temas içerisinde olduğu bir dönemde bunu yapmasının zor olduğunu ve egemenlik haklarından feragat ettiği mesajı verilebileceğini anlıyorum” dedi.

Andros Kiprianu Rum Yönetiminin, tavrını gittikçe sertleştirmesini ve BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasına dair raporun yayınlanması arifesinde AB’den Türkiye’ye karşı daha çok yaptırım talebinde bulunmasını eleştirdi, “(rapora) özde işgal bölgelerindeki yasadışı oluşumu, tanınmamış bir varlığa götüren maddeler giriyordu” dedi, gazetenin “Tayvan modeli mi?” sorusuna karşılık özetle şunları söyledi:

“Evet ve bu çok daha tehlikeli. En kötüsü de geleneksel müttefiklerimiz –Rusya, Fransa- bu sefer bize destek vermedi. Yalnız Çin yanımızda kaldı ve ön safta destek verdi. Bu, Kıbrıs sorununda gerçek durumun ne olduğu, müzakerelerin yeniden başlama olanağı konusunda bizi kaygılandırmalı.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108