Arıtma yetersizliği felakete dönüşüyor

banner37

Nüfusunun kat ve kat üzerinde insan barındıran turizmin beşiği Girne’de deniz ve yaşam katlediliyor. Girne Atık Su Arıtma Tesisi’nin sadece 20 bin kişiye hizmet verebilecek kapasitede olmasından dolayı atık sular yeterince arıtılmadan denize boşaltılıyor, insan, toplum ve çevre sağlığı ciddi şekilde tehdit ediliyor

Arıtma yetersizliği felakete dönüşüyor
banner99

7 MİLYON EURO’YA İHTİYAÇ VAR… Girne Belediye Başkanı Nidai Göngördü, Girne Atık Su Arıtma Tesisi’nin bugünkü talebi karşılamaya yetmediğini, tesisin 80 bin kişiye göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini, ancak bunun için yaklaşık 7 milyon Euro’ya ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Güngördü, belediyenin kendi öz kaynaklarıyla bu parayı ödemesinin mümkün olmadığını belirterek, herkesin elini taşın altına koyması gerektiğine işaret etti. Ayrıca denize deşarj edilen suyun istenilen kalitede olmasa bile ‘arıtılmış su’ olduğuna dikkat çeken Güngördü, bunu ‘bir bardağın içine bir lenger su boşaltmaya’ benzettiğini ifade etti.

“ATIKLARIN DENİZE DÖKÜLMESİ KABUL EDİLEMEZ”… Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, Girne Atık Su Arıtma Tesisi’nin yeniden düzenlenebilmesi için ‘para yok’ veya ‘kaynak bulamadık’ gibi bahanelerin kabul edilemez olduğunu belirtirken, Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, kanalizasyon atıklarının yıllardır denize dökülmesinin plansızlıktan kaynaklandığına işaret etti. Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner ise denizlere boşaltılan atıkların otellerden kaynaklanmadığını belirterek, “Denizlerdeki kirliliğin esas sorumlusu belediyelerdir” dedi

Ahmet KARAGÖZLÜ

Turizm kenti Girne’nin resmi nüfusundan kat ve kat insan barındırması, büyük bir kanalizasyon sorununa neden oluyor; deniz ve yaşam, türlü türlü mikrobu ve hastalığı barındıran atık suların tehdidi altında kalıyor.


Girne Atık Su Arıtma Tesisi’ne yıllardır gereken önemin verilmemesi, hem atık suların yeterince arıtılmadan denize boşaltılmasına, hem de insan, toplum ve çevre adına büyük bir felaketin yaşanmasına neden oluyor.


Turizmin başkenti Girne’deki arıtma tesisinin kapasitesinin 80 bin kişilik olması gerekirken, tesisin ancak 20 bin kişiye hizmet verebilecek kapasitede olduğu belirtiliyor.


Tesisin bugünkü talebi karşılayabilmesi için 7 milyon Euro’luk bir meblağa ihtiyaç duyuluyor ve yıllardır bu paranın bir türlü bulunamamasından dolayı da çevre felaketinin önüne geçilemiyor.


Bu arada birçok kesim, denize boşaltılan atıkların hiç arıtılmadığını savunurken, Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, denize deşarj edilen suyun istenilen kalitede olmasa bile ‘arıtılmış su’ olduğunu ve bunu ‘bir bardağın içine bir lenger su boşaltmaya’ benzettiğini söylüyor.


Uzmanlar ise atık suların çevre felaketinin yanı sıra insan sağlığını da olumsuz etkilediğini vurguluyor.


Girne Belediye Başkanı Nidai Göngördü, Girne Atık Su Arıtma Tesisi’nin bugünkü talebi karşılamaya yetmediğini belirterek, söz konusu tesisin 80 bin kişiye göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini, ancak bunun için yaklaşık 7 milyon Euro’ya ihtiyaç duyulduğuna işaret etti.


Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Dimağ Çağıner, Girne bölgesindeki 5 yıldızlı otellerin arıtma tesislerinin olduğunu ve hiçbir otelin denizlere atık bırakmadığını belirterek, “Denizlerdeki kirliliğin esas sorumlusu oteller değil, belediyelerdir” dedi.


Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, kanalizasyon atıklarının yıllardır denize dökülmesinin

plansızlıktan kaynaklandığını belirterek, “Eğer zamanında nüfus artışına göre planlama yapılabilseydi, bugün bu denli büyük bir sorun ortaya çıkmazdı” şeklinde konuştu.


Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, Girne’deki arıtma tesisinin günümüzün koşullarına göre yeniden düzenlenebilmesi için ‘para yok’ veya ‘kaynak bulamadık’ gibi bahanelerin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bu iş öncelik meselesidir. Girne’ye inşa edilen yeni hizmet binasına verilen paralar bu tesisin gelişimine harcanabilirdi” ifadelerini kullandı.  

Güngördü: Tesis bugünkü talebi karşılamaya yetmiyor


Girne Belediye Başkanı Nidai Göngördü, Girne Atık Su Arıtma Tesisi’nin yaklaşık 20 bin kişilik bir kapasitede olduğunu belirterek, söz konusu tesisin bugünkü talebi karşılamaya yetmediğine dikkat çekti.


Güngördü, arıtma tesisinin 80 bin kişiye göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini, ancak bunun için yaklaşık 7 milyon Euro’luk bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirtti.


Belediyenin kendi öz kaynaklarıyla bu parayı ödemesinin mümkün olmadığına işaret eden Güngördü, atık su sorununa kalıcı bir çözüm getirilebilmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerektiğinin altını çizdi.

“Tesis, tüm Girne’yi içine alacak şekilde yapılmadı”


Söz konusu tesisin yıllar önce Girne’nin tüm bölgelerini içine alacak şekilde inşa edilmediğini belirten Güngördü, tesisin ilk başlarda Kordon Boyu’ndaki işletmelerden çıkan atıkların denizi kirletmemesi için yapıldığını ifade etti.


Arıtma tesisinin Girne Belediyesi’ne devredilmesinin ardından tesise ek havuzların yapıldığını söyleyen Güngördü, böylece Girne’nin bazı önemli noktalarının da tesise bağlandığını, ancak köylerin halen tesise bağlanmadığını dile getirdi.

“Arıtılmış su 33 metre derinliğe bırakılıyor”


Kanalizasyon şebekesinin uzatılmasıyla tesis kapasitesinde de bir miktar iyileştirme yapıldığını belirten Nidai Güngördü, şöyle devam etti:


“Bir dönem tesisimizdeki havuzlar patlayıp zarar görmüştü. Havuzların yeniden yapılabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir finans kaynağı sağladı. Bu arada buna paralel olarak arıtma tesisinin olduğu noktadan denizin içine doğru bin 100 metre uzunluğunda ‘deşarj borusu’ dediğimiz bir boru döşendi. Bu boru döşenirken deşarj edilen suyun 33 metre derinliğe bırakılması amaçlandı. Çünkü Avrupa Birliği’nin Akdeniz bölgesindeki normlarına göre, arıtılmış sular 33 metre derinliğe bırakılabilir. Ancak yıllar içerisinde bu tesisin kentin gelişimine paralel olarak büyütülmemesinden dolayı deşarj borusunda birtakım sorunlar oluştu. Yani kent büyürken tesisin kapasitesi artırılmadı”.

“Bir bardağa bir lengersu boşaltmaya benziyor”


Güngördü, kanalizasyon şebekesine bağlanan konutlardan tek sefere mahsus olmak üzere bin TL’lik ‘tesis katkı parası’ alındığını belirterek, bu paranın pompa istasyonları, sabit jeneratörler, elektrik bağlantıları ve tüm yedek parça işlemleri gibi bakım ve onarım çalışmalarına harcandığını söyledi.


Arıtma tesisinden denize deşarj edilen suyun istenilen kalitede olmasa bile ‘arıtılmış su’ olduğunu belirten Güngördü, bunu ‘bir bardağın içine bir lenger su boşaltmaya’ benzettiğini ifade etti.

“AB fonlarından yararlanılamıyor”


Nidai Güngördü, tesisin 80 bin kişiye göre yeniden düzenlenebilmesi için hazırlanan proje kapsamında ‘yerinde ıslah’ sisteminin de olduğunu belirterek, söz konusu sistemin denize deşarj edilen suyun kalitesini artırmayı sağladığını ifade etti.


Söz konusu projenin hayata geçirilebilmesi için ihtiyaç duyulan parayı ödeme güçlerinin olmadığını dile getiren Gündgördü, bu proje için AB fonlarından da yararlanamadıklarını kaydetti.


Güngördü, tesisin Rum malı üzerinde olduğunu belirterek, “AB, Rum malı arazilerdeki yatırımlara teşvik vermiyor” dedi.


Söz konusu arazinin Taşınmaz Mal Komisyonu aracılığıyla Türkleştirilebileceğine işaret eden Güngördü, bu adımın atılması durumunda proje için AB’den destek alınabileceğinin altını çizdi.

Çağıner: Hiçbir otel

denizleri kirletmiyor


Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner, Girne bölgesindeki 5 yıldızlı otellerin kendilerine ait arıtma tesislerinin bulunduğunu belirerek, hiçbir otelin denize atıklarını bırakmadığına işaret etti.


Çağıner, otellerin parayı denizlerinden kazandığına dikkat çekerek, otel sahiplerinin bu nedenle denizlerini temiz tutmak zorunda olduğunu kaydetti.


Çevre Koruma Dairesi’nin otellerle ilgili mevzuatının olduğunu dile getiren Çağıner, otel inşaatlarının Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarına uygun bir şekilde yapıldığını ifade etti.

“Denizleri belediyeler kirletiyor”


ÇED raporlarına göre arıtma tesislerinin otellerin büyüklüğüne göre yapıldığını belirten Çağıner, “Denizlerdeki kirliliğin esas sorumlusu oteller değil, belediyelerdir” dedi.


Çağıner, Girne Belediyesi’nin inşaatlardan çok ciddi miktarda para aldığını, ancak buna rağmen Girne bölgesine yetecek kapasiteye sahip arıtma tesisi kuramadığına vurgu yaptı.


Ayrıca Çağıner, Girne Belediyesi’nin mevcut arıtma tesisiyle 40 bin konutun ancak 15 binini arıtabildiğini, geriye kalan konutların atıklarını da denize verdiğini öne sürdü.

Sahir: Esas sorun plansızlık


Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, yıllardır denize dökülen kanalizasyon atıklarının, ciddi sağlık sorunlarının yanı sıra kötü koku ve görsel kirliliğe de neden olduğuna dikkat çekti.


Sahir, atıklarının denize dökülmesinin plansızlıktan kaynaklandığını belirterek, “Eğer nüfus artışına göre planlama yapılabilseydi, bugün bu denli büyük bir sorun ortaya çıkmazdı” dedi.


Plansızlığın nüfusun hızla artmasına ve dağınık yapılaşmaya neden olduğuna işaret eden Sahir, özellikle de dağınık yapılaşmanın şehrin kanalizasyon sisteminin gelişmesini engellediğini kaydetti.


Sahir ayrıca, plansızlıktan dolayı daha önce altyapısı tamamlanan birçok yerin tekrardan kazılmak zorunda kaldığını belirterek, bu durumun maliyetleri kat ve kat artırdığının altını çizdi.

“Denizlerimiz tehdit altında”


Hızlı yapılaşmanın ise altyapı yatırımlarında bütçe yetersizliğine yol açtığına dikkat çeken Sahir, “Zamanında planlama yapılmış olsaydı daha önce altyapıları tamamlanan yerlere tekrardan yatırım yapmak zorunda kalmazdık” şeklinde konuştu.


Sahir, altyapı eksikliğinin denizlerin kirlenmesine yol açtığını belirterek, denizlerimizin tehdit altında olduğunu ifade etti.


Ayrıca deniz kıyılarının işgal edilmesinden dolayı kirliliğin daha hızlı yayıldığına işaret eden Sahir, bu işin plansızlığın bir yansıması olduğunu kaydetti.


Yetkililerin bu soruna karşı ciddi önlem almak zorunda olduğunu vurgulayan Sahir, “Özellikle kıyılarımız rahat bırakılmalı ve planlamaya uygun olarak gelişme öngörülmelidir” ifadelerini kullandı.

Sarpten: ‘Para yok’ veya ‘kaynak bulamadık’ söylemleri bahane olamaz


Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, Girne Atık Su Arıtma Tesisi’nin kaynak bulunamadığı gerekçesiyle günümüzün koşullarına göre yeniden düzenlenememesinin kabul edilebilir bir durum olmadığını bildirdi.


Sarpten, Girne’nin en çok emlak vergisinin toplandığı yer olduğunu, dolayısıyla da  ‘para yok’ veya ‘kaynak bulamadık’ gibi söylemlerin bahane olamayacağına işaret etti.


Girne Belediyesi’nin şu anda devasa büyüklükte yeni bir hizmet binası inşa ettiğini söyleyen Sarpten, “Ona verilen para, bu arıtma tesisinin geliştirilmesine harcanabilirdi. Belki para yetişmezdi ama bu adım atılsaydı devlet de yardım ederdi” dedi.

“Bu iş öncelik meselesidir”


Sarpten, bu işin öncelik meselesi olduğunu belirterek, belediyenin diğer işlerden ziyade arıtma tesisinin geliştirilmesine öncelik vermesi gerektiğini ifade etti.


Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü’nün ilk dönem değil, ikinci dönemde olduğuna atıfta bulunarak, “Girne’de her gün onlarca inşaat devam ediyor ancak kanalizasyon yapılmıyor. Bu tablodan utanılması gerekiyor” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner108

erotik shoperotic shop