banner6

Aşı olsanız da tedbiri bırakmayın!

banner37

Koronavirüs vakalarında hemen her gün yeni rekorlar kırılıyor. Son haftalarda 100’ün üzerinde seyreden ancak bu hafta 163’ü bulan vaka sayısı ciddi endişelere neden olurken, uzamanlar da aşı ve tedbirleri elden bırakmayın çağrısını yineliyor. Gençlerin rahat tavırlarına dikkat çeken uzmanlar, aşı hakkındaki karalama propagandası yürütenlere de “sakın aldırmayın” diye sesleniyor:

Aşı olsanız da tedbiri bırakmayın!
banner8

Eniz ORAKCIOĞLU

“AŞILI SAYISI ARTIRILMAZSA, KIŞ DAHA KÖTÜ GEÇECEK”… Sağlık uzmanları, vaka artışına dikkat çekerek, toplum olarak aşılananların rahat davrandığını, maske, mesafe ve hijyen kurallarının gevşetildiğini kaydetti. Uzmanlar, tedbirleri kesinlikle bırakmamak gerektiğine işaret ederek, herkesin mutlaka aşı olması çağrısını yineledi. Pandemi Hastanesi Başhekimi Dr. Erol Uçaner, hastanedeki yatakların dolmaya başladığına vurgu yaparak, aşılanma sayısı artırılmazsa kış mevsiminin daha kötü geçeceğini, semptomların artarak, vakaların daha da çoğalacağını söyledi

“GENÇLERİN RAHAT TAVIRLARI, YAŞLILAR İÇİN RİSK”… Meclis eski Başkanı Dr. Sibel Siber ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasan Adataş,  son dönemde kapalı ortamlardaki rahat tavırları sebebiyle çok fazla gencin virüs bulaştığını, bunun da aileleri ve yaşlılar için büyük risk oluşturduğunu ifade etti. Her iki uzman da “herkes aşı olsun ve kendini korusun” diye çağrı yaptı. Dr. Adataş ayrıca, sosyal medyada aşı karşıtı propaganda ve karalama yapanlara ateş püskürdü

Ülkemizde hemen her gün vaka rekoru kırılıyor. Günlük vaka sayısının 100 ile 160 arasında seyrettiği son günlerde, uzmanlar herkesi bir kez daha maske, mesafe ve hijyen kurallarına sıkı sıkıya uymaya çağırırken, aşının önemine vurgu yaptı.

Vakalardaki tehlikeli artış endişeleri de artırırken, doktorlar da herkesin mutlaka aşı olmasını öneriyor.

Ülkemizde bu haftaki Koronavirüs tablosuna göre, 26 Temmuz Pazartesi 147 vaka, 27 Temmuz Salı 160 vaka, 28 Temmuz Çarşamba 157 vaka ve 29 Temmuz Perşembe günü de 163 vaka tespit edildi.

Bu rakamlar vaka sayılarında patlama yaşandığını gösteriyor.

Vakalarda hemen her gün rekor üstüne rekor kırıldığı, bu tırmanışın önünün alınması için maske, mesafe ve hijyenin yanı sıra mutlaka aşı olunması gerektiğinin altı çiziliyor.

Konuyla ilgili KIBRIS’a konuşan uzamanlar, vakaların artışına dikkat çekerek, tedbirleri elden bırakmamak gerektiğini ve herkesin mutlaka aşı olmasını istedi.

Uçaner: Aşılama yüzdeliği artmazsa kış daha kötü geçecek

Pandemi Hastanesi Başhekimi Dr. Erol Uçaner, vakaların ve hastaneye yatanların sayısının günden güne arttığına işaret ederek, hastanedeki yatakların da dolmaya başladığına dikkat çekti.

Uçaner, 1.5 senedir maske-mesafe diyerek uyarılarda bulunduklarını, vatandaşların bu durumdan bıkıp, usandığını ve bu kurallara uymamaya başladığını belirtti.

Son günlerde aşılama için başvuruların gelmeye başladığının altını çizen Uçaner, bugüne dek aşılamanın daha hızlı olması ve daha çok insanın aşılanması gerektiğine vurgu yaptı.

“Aşılananların yüzdeliği artırılmalı” diyen Uçaner, yüzdelik artırılınca hastaneye yatışların azalacağını, yoğun bakıma girenlerin ise biteceğini söyledi.  Uçaner, aşılanmaya önem verilmesi gerektiğinin altını çizerek, ağustos ayına girdiğimizi, yazın bitmek üzere olduğunu ve sağlık çalışanlarının yazı yaşayamadığını hatırlattı.

Dr. Erol Uçaner, aşılanmalar artırılmazsa kış mevsiminin daha kötü geçeceğini, semptomların artarak, vakaların daha da çoğalacağını kaydetti.

 Bugün ilk dozu olan vatandaşın 1 ay sonra 2’nci dozu yaptıracağını ve kış gelmeden vakaları azaltarak, hastalığın semptomsuz, ya da daha hafif semptomlarla geçirilebileceğini belirtti.

Siber: Gençler bulaşıp, ailelerine ve yaşlılara bulaştırıyor

Meclis eski Başkanı Dr. Sibel Siber, bütün dünyada delta varyantının hızlı bulaşa sebep olduğuna dikkat çekerek, bu noktada aşının büyük önem taşıdığını söyledi.

Siber, dünyadaki bilim insanlarının, aşının bulaşı önlemediği yönünde açıklamalar yaptığını ifade ederek, açıklamalar içerisinde aşı olan kişilerin pozitif olabileceği, hastaneye de yatabileceğinin belirtildiğini anımsattı.

Siber, fakat dünyada da, bizde de yoğun bakım ünitesinde yatanların büyük yüzdeliğinin aşısızlardan oluştuğunu ve aşı olanların hastalığı çok ağır geçirmediklerini kaydetti.

“Bizim endişemiz, hastalığa bağlı yaşamları kaybetmek” diyen Siber, grip hastalığının da ölümlere yol açabileceğini, ağır geçirilebileceğini, ama grip aşısı yapıldığında hafif atlatıldığını belirtti.

Siber, Koronavirüs aşısının kalıcı bağışıklık yapmadığına dikkat çekerek, koruyuculuğundan endişe duymamak gerektiğini, tedirginliği olanların ise doktorları ile bu konuda iletişime geçebileceğini ifade etti.

Son aylarda toplumda oluşan rahatlığa işaret eden Siber, rahatlamanın ve tedbirleri elden bırakmanın doğru bir yaklaşım olmadığına vurgu yaptı.

banner134

Siber, “Ben aşılıyım, arkadaşım da nasıl olsa aşılı, biz, bara, kapalı ortama gidebiliriz, sarılıp öpüşebiliriz yaklaşımı yanlıştır” diyerek, maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymaya devam etmenin öneminden bahsetti.

Sibel Siber, son dönemde kapalı ortamlardaki rahat tavırları sebebiyle çok fazla gencin virüs bulaştığını ve bunun, aileleri ve yaşlılar için büyük risk oluşturduğunu bildirdi.

Öte yandan toplumda kapanma endişesi ve ekonomik açıdan yeniden bir kapanma travması olduğunu vurgulayan Siber, “Bu travmayı bu topluma yeniden yaşatmamalıyız” şeklinde konuştu.

Vakaları azaltmak ve aşılanmayı artırmak için işin sadece hükümete düşmediğini, vatandaşlara büyük görev düştüğünü kaydetti.

Siber, sürekli vakalar artıyor diye okları karar mekanizmasına çevirmenin doğru olmadığını, “okları kendimize de çevirerek, tedbirleri aşılı olsak dahi elden bırakmamalıyız” dedi.

Siber, düğünlerin serbest bırakılırken alınan kararların da eksik olduğuna işaret ederek, düğüne katılımlarda kişi sınırlaması gibi kısıtlamalar konulması gerektiğini vurguladı.

Adataş: Aşı karşıtı propaganda ve aşıyı karalama doğru değil

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasan Adataş, vatandaşların virüse karşı maske ve mesafe tedbirlerini bırakması ile vakaların arttığını vurgulayarak, özellikle de gençlerin bu konuda oldukça rahat davrandığını belirtti.

Aşı olan birçok vatandaşın “bulaş yokmuş, hastalık bitti, geçti” gibi davrandığına dikkat çeken Adataş, bilim adamlarının aşının önemine vurgu yaptığını, aşı olduktan en az 15 gün sonra etki göstereceğini, bulaşın, aşılı da gerçekleştiğini ama hastaneye yatmayı ve yoğun bakıma düşmeyi önlediğini söyledi.

Adataş, aşı olan vatandaşların rehavete kapıldığını ama tedbiri elden bırakmamak gerektiğine işaret ederek, maske, mesafe ve hijyen kurallarını elden bırakmamak gerektiğini kaydetti.

“Bu virüs ne dünyada, ne de bizde kayboldu” diyen Adataş, sosyal medyada aşı karşıtı propaganda ve karalama yapanlara ateş püskürdü.

Bundan iki yüz yıl önce bile teknolojik yetersizlikler varken, bilimsel bulgular daha azken aşının bulunduğunu kaydeden Adataş, kuduz ve tetanos aşıları örneğini verdi.

Kuduz ve tetanos hastalıklarının ciddi ve ölümcül hastalıklar olduğunu ama yıllardır aşı sayesinde ölüm meydana gelmediğini söyleyen Adataş, Koronavirüs aşısının da önemli olduğuna dikkat çekti.

Adataş, bugüne kadar üretilen aşılarla ilgili bilimsel açıklamalar yaparak, Almanya’da Türk bilim adamlarının kanser üzerinde çalışmalar yaparken aynı yöntemi kullanarak aşıyı oluşturduklarını, 3 faz denemesi farklı yaşlardaki insanlarda denendiğini ve yüzde 95 başarı sağlayarak, Dünya Sağlık Örgütü’nce onay alıp piyasaya sürüldüğünü kaydetti.

Adataş, diğer aşıların da aynı şekilde oluştuğunu belirterek, bu konuda kirli bilgi oluşturulmasının doğru olmadığına vurgu yaptı.

“Bu virüsle tek mücadele aşı ve korunmadır” diyen Adataş, virüsün serseri mayın gibi olduğunu, kime çarpacağının belli olmadığını ifade etti.

Adataş, gençlerde bulaşın umursamazlık sonucu çok yayıldığını ve virüs bulaşan gençlerin kendinden yaşça büyük daha yaşlı olan ailelerini riske attığını belirterek, “Herkes aşı olsun ve kendini korusun” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88