Asil Nadir: Artık yeter, boş vaatlerle Kıbrıs halkının geleceğini karartmayın...

banner37

Asil Nadir: Artık yeter, boş vaatlerle Kıbrıs halkının geleceğini karartmayın...
banner99

Kıbrıs Medya Grubu Kurucu Başkanı Asil Nadir,

“Vefakar, cefakar, sabır küpü canım kadar sevdiğim kardeşlerim. Hayatımın değişik dönemlerinde, dış dünyadaki tecrübelerim, bu ülkeye olan aşkım, beni bu ülkenin tehlikelerine maruz kaldığı zamanlarda sizlerle ağır olmayan bir sohbet etme ihtiyacında hissediyorum. Bu ihtiyaç sadece sizlerin, ailelerinizin istikballeri, korunmalı içindir. Başka bir şey değil…”

“1990’ı hatırlıyorum, 2004’te referandumunu hatırlıyorum. Şimdi 2020 … Sabır küpü csnım kardeşlerim dememin sebebi, sizler kadar sabırlı başka insanları tanımıyorum. 50 sene, yarım asır devamlı oyalandınız, oyalandık, bizi oyaladılar yarım asır geçirdiler. Referandum olacakmış şu olacakmış bu olacakmış… Yeter! Yetmedi mi sizlere? İşin komik tarafı bugüne kadar hiçbir şeyi beceremeyen insanlar, bu göreve talip olup da hepimizin istikballerini yönlendirirken onu da şunu da yapacağım diyenler acaba ne yaptılar?”

“Herkes inanılmaz bir heyecan ve merakla Cumhurbaşkanı olmak istiyor.  Cumhurbaşkanını sizler, bizler seçeceğiz. Bu seçimi yaparken bu defa yarım asırlık kaybınızı göz ardı etmeyin. Hiçbir şekilde bize zaman kaybettirmeyecek birilerini, bir şeyleri düşünelim, oylarımızı da onlara verelim.”

“ Bu seçim döneminde 8-9 anket yaptırdık, bunlar sadece halkın ne düşündüğünün, nasıl bir yolda olduğunun, yanlış bir yola girdiysek bunu nasıl düzeltiriz diye yaptık. Anketlerimizin hemen hemen tümünde referandum konusunun, 50 senedir bizi oyalayan konunun yüzde 20’lere indiğini gördük. Çünkü bu ülke içinde kafaları karışık, kendilerinden başka ve burayı birilerine teslim etmekten başka bir şey düşünmeyen kişilerin takip ettiği bir yol.  2004 referandumunda çok ciddi bir görev üstlendik, ama federal bir yapıdan bahsedilen bir ortamda çok ciddi bir rol aldık. İki devletli, kendimizi yöneteceğimiz, BM görüşmelerinde konfederal bir yapıdan, ama federal bir ortamdan bahsedilen çok ciddi bir ortamda yer aldık. Bu  iki devletli, kendi kendimizi yöneteceğimiz ortama kavuşalım diyeydi.. Ne oldu? Bütün dünya bizim hayır, Güney’deki komşularımızın evet diyeceği bir ortamda bizlerin yüzde 65’ Evet’i çıktı. Güney’deki komşularımızın da yüzde 75 Hayır’ı çıktı. Yani Güney’deki komşularımız bütün dünyayı barış istiyor yalanı ile uyuttular. Bizlere ambargoların kalkacağı gibi bir sürü sözler verildi. Keşke bu yüzde 65’lik oyu aldıktan sonra tüm bu verilen sözleri yazılı alsaydık ama bunu bizim seçtiğimiz liderlerimiz yapmadı.  O zamanlar geçti.  2004’ten itibaren bir 16 sene daha geçti. Bu yarım asır içinde etrafınıza bakın, hangi evden göçe insan vermemiş evleri not alın. Dünyada nüfusunun 7-8 mislini göçe vermiş analar, babalar evlatlar yoktur. Ondan siz sabır küpü, cefakar ve vefalısınız. Kimlere vefa göstermemiz konusunda inşallah bu defa daha dikkatli olacağız. Kimsenin lafını dinlemeyin, şu anda söylediklerimi tartarak sizler karar vereceksiniz. Buranın hakimleri unutmayın sizlersiniz burayı yönetenler size hizmet vermek için buradadırlar.”

 Bizim Kıbrıs Türkleri olarak, neredeyse küçük bir toplum, yaptıkları fedakarlıklar, cesaretler, şehitler ve Türkiye’nin, Anadolu’nun fedakarlıklarıyla, sadakati ile bu küçük toplum vatan sahibi oldu. Vatan sahibi olduk ama vatana sahip çıkabildik mi diye düşünüyorum. Vatana sahip çıkmak nedir? O vatanın her şeyinden ekonomisinden, adaletinden dış dünya ilişkilerinden o insanları huzur, onur içinde yaşatabilmesi gerekir. Bizi yönetenler,  bu konuda bizi memnun edemediler. İşin komik tarafı hala talipler. Sizlerle bir yarım asır daha abur cubur görüşmelerle zaman kaybettirecek, analarınızı babalarınızı, çocuklarını göç ettirecek kişilere değer vermeyin, vermeyin ki bundan sonra gelecek olanlar size istediğiniz şekilde hizmet versinler.  

Bizim en büyük şansımız, bizim milletimizin yaptığı kahramanlıklardan sonra işi finale görünen Türkiye’mizin katkılarını unutmamamızda yarar var. Araba, çoraba gibi laflar duyuyoruz, efendim Arapla çorapla ne alakası var? Şükürler olsun ki Türkiye gibi bir anavatanımız yanımızdadır. Onurlu yaşamamız için ihtiyacımız olan finans nereden geliyor, Türkiye’den Güney’deki dostlarımız bizi sevme konusunda büyük sıkıntı çekiyor. Sorun değil terbiyeli olduğu müddetçe, bizim gibi komşuluk haklarına değer verdikleri müddetçe  biz onları seveceğiz. Ama onlar bizi sevmiyor, Neden burada kafası karışık kişiler hararetle Güney’e teslim olalım, Güney ile beraber  Avrupa girelim.. Canım dostlarım Avrupa’da bizleri çok sevmiyor.  O 2004’teki referandum da onlar AB’ye alındı, alındıktan sonra da yüz milyonluk kalkınmaları için yardımlar… Pandemi dönemine yüz milyonlarca yardımlar Euro ayrılmış Güney’deki komşumuza bizler için ne yaptılar? Masadan düşen kemik parçaları gibi üç milyon can suyu olsun diye bizlere teklif ettiler. O üç milyonu keşke kabul etmeseydik keşke kabul etmeseler,  bize bu onursuzluğu yaşatmasalardı. Bizim hayatımız, ileriye dönük varlığımız Türkiye’nin bize sempati ile bakışından olacak. Ne zaman ki biz bu ülkeye sahip çıkar, bu ülkenin ekonomik yapısını, adaletini ve siyasi istikrarını saygı duyulacak konuma getirirsek dünyanın da saygısı bize artacak.

Suyumuz yok dediler, bugün su aktı. Neden o kafası karışıklar 25’inde su gelecekti gelmedi… Asrın Projesi deniyor, bu kadar zahmet beceri ve finansal mükellefiyeti var. Bütün bunlar harcanarak bir şey yapılıyor nereden Türkiye’den.

banner134
Savunmamız, bizim mert halkımız var ama görüyorsunuz karşımızda değişik çapta bizleri sevmeyen milletler, kişiler, komşular var. Dolayısıyla Türkiye’nin savunmamız konumuzda hareketli olması çok muteber bir şey.

Hiç şüpheniz olmasın biz çalışalım, üretelim, ürettiğimiz malların satışında hiçbir sorun yaşamayacağımıza inanın. Bütün Kıbrıs’taki ürünlerin dış dünyaya açılışı konusunda hiç sıkıntı yaşamadık. O zaman devletten adamlar aldık devlet sadece sizlere hizmet edebilmek için oradadır İşsizlere bir kapı gibi olmamalı. Buranın serbest çalışanları yaratacak, üretecek, dış dünya ilişkileri ile mallarını satacak, kendine yeterli bir hale gelip Dünya’nın saygısını kazanacak.

Türkiye ile aramızı irite ederek açmaya çalışanlar bizim yaşamımız ya da yaşamamamız konusundaki düşüncelerini merak ediyorum, sizlerde merak edin. Çünkü bir aralık Türkiye’nin şefkatini, ilgisini kaybettiğimizi düşünün. Ülkesini savunmak için yaptığı çabalara kötü gözle bakalım, neden Akdeniz’deki Türkiye’nin ve hepimizin hakkı olan konuları takip etmede rahatsız olalım bu konularda Türkiye’yi iridite etmenin hiçbir anlamı ve yararı yok. Bu iriditasyonu yaratanların kimler olduğunu,  bu candan ilişkilerin bozulmaya çalışması kimler tarafından yapılmaya çalışıyor sizler, bizler biliriz.  Bu ilişkiyi zedeleyip bizlere vefasızlar damgası vurdurmalarına meydan vermeyelim.

Bugün su akmaya başladı,  46 senedir geç kalmış Maraş, bizim toprağımız da mal sahipleri gelip yaşayabilirler, bizim adil idaremizde yaşayabilirler. Bunun dışında eminim bütün bunlar yapılırken bizler düzgün davrandığımız müddetçe Türkiye’miz bizden hiçbir şeyi esirgemeyecek. Bizlere de çalışmak, üretmek onurlu insanlar olarak bu vatana sahip çıkmak düşer.

Bunu yapacağınızdan hiç şüphem yoktur. Sakın onun bunun korku veren Avrupa’ya sığınalım, Güney’e girelim … Bunlar mahcubiyet, utanç verici tutumlardır.

Sizler daima, geçmişte doğu kararları verdiniz. Kararları verdik, güvendik, güvendiğimiz kişilerin bize yarım asırdır Güney’deki komşularımızın çözüm istemediğinden dolayı beceri sergileyemediler.

Kendi kendimizi yöneteceğimiz bir vatan, siyasi istikrarı, dış dünya ilişkileri bizim kontrolümüzde olacak şekilde hayatımıza devam edelim. Bu tutumlarla tanınır hale geleceğiz. Ülkeler kendi kendilerine dış dünyanın saygılarını kazandıkları müddetçe sayılır, tanınır.

Türkiye’nin de yardımıyla arzu ettiğiniz nurlu vatan sizlerin, bizlerin olacak. Seçim birkaç gün sonra. Sakın ben sandığa gitmeyeceğim demeyin, demeyin çünkü o kafası karışıklar var ya siz güzel insanlardan daha organizededirler. Onlar her şeyi yapıp sandıklara koşacaklar ama temennim sizin de sandıklara koşarak bunların düşüncelerini kursaklarında bırakmanızdır.

Bütün kıtlarda hep sizleri ve Türkiye’yi düşünerek çalıştım. Buranın ne hale gelebileceğini, stratejik envanterinin ne olduğunu çok iyi bilirim. Sizleri bizleri yanlış yola sokmaya çalışan kişilerde bunu çok iyi bilirler.

Ne olur seçim günü giyinin, süslenin, daha fazla göçe insan vermeyelim kendi istikbalimizi yürüteceğimiz bize hizmet verecek karşıt düşünceleri olmayan kişileri seçelim. Sizleri canımdan çok sevdiğimi bilmenizi isterim. Çocukluğumdan beri tek bir hayalle yaşadım. 5’inci sınıf vatandaşlığı yaşadığım için artık kendi kendimizi yöneteceğimizi birinci sınıf vatandaş olma hayali ile yaşadım. Hiç olmazsa genç dinamik arkadaşlarımıza çalışırsak başarılı olabileceğimizin küçük bir örneğini verdim. Sizlerde bunu yapacaksınız, çok yakında tamamen kendimizi yönettiğimiz kimseye meçhul? Olmadan yaşayacağımız bir  ülkeye kavuşacağız. Sizleri bütün sevdiklerinizi, inanılmaz bir sevgi ile kucaklarım.

Güncelleme Tarihi: 06 Ekim 2020, 19:55
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ak Sakallı
Ak Sakallı - 2 hafta Önce

Ne güzel özetlemiş , Asil bey ...
TÜRKİYE siz olmaz ...
Yıllarca süründün KKTC , Ayağa kalkma zamanı ... Sandıklara sahip çıkalım , oyumuzu verelim ... Oyuna gelmeyelim ...

GUNER ERKOSE
GUNER ERKOSE - 2 hafta Önce

INSALLAH HERKES OY VERMEYE KATILIR. SECECEGIMIZ SAHIS MUTLAKA TURKIYENIN YANINDA OLMASI GEREKIR DE 50 SENE DAHA BEKLEMEYIZ. KESKE SENDE ADAY OLSAYDIN ASIL NADIR BEY

Edward George
Edward George - 1 hafta Önce

cok guzel ve dogru...

SIRADAKİ HABER

banner75