banner6

Aşırı fiyat kaosu

banner37

Süpermarket işletmecileri ile ticaret insanlarının çatı örgütleri, halkın tepkisini çeken ‘hayat pahalılığının kaynağı’ konusunda birbirlerini sorumlu tutarken; Tüketiciler Derneği hem tedarikçileri hem de süpermarketleri suçluyor

Aşırı fiyat kaosu
banner99

Özel Haber - Ali ÇATAL

“Büyük tedarikçiler sorumlu”…

Süpermarket İşletmecileri Platformu Başkanı ve Sözcüsü Tanser Nizam, marketlerin ‘günah keçisi’ ilan edildiğini savunurken; pahalılığın kaynağı olarak ‘tedarikçileri’ işaret etti. Marketlerin gezilip fiyatların mukayese edilmesi durumunda, her işletmenin ‘üç aşağı beş yukarı’ aynı fiyattan mal satışı yaptığının görüleceğini belirten Nizam, ülkedeki 5-6 büyük tedarikçinin, Türkiye’deki bir ürüne zam gelir gelmez zam yaptığını, eski fiyattan aldıkları malları dahi marketlere zamlı fiyattan sattığını ve pahalılığın bu durumdan kaynaklandığını savundu.

“Zamları bazı marketler yapıyor”…

KTTO Başkanı Turgay Deniz, ticarette ‘ikame fiyat’ yaklaşımın da esaslardan olduğunu kaydetti ve tedarikçinin, tedarik ettiği malın yerine yenisini koyabilmesi için ‘fiyat güncellemesi’ yapmasının şart olduğunu vurguladı. KKTC’nin ‘her köşesinde’ açılan süpermarket ve marketlerin ‘bir kısmının’ kâh kendilerini koruma iddiası kâh ‘bilinmeyen’ sebeplerle fiyat artırımı yoluna gittiğini savunan Deniz, “Bunu sorduğunuzda, kendilerinin vereceği bir cevap ‘mutlaka’ var ama suçu tedarikçilere yıkmaya çalışmaları da oldukça yanlış” şeklinde konuştu.

“Kâr marjı ‘yüzde 100’ü bulan’ işletmeler var”…

Tüketiciler Derneği Başkanı Hasan Yılmaz Işık, ‘ikame fiyat’ uygulamasının bir realite olduğunu kabul ettiklerini; ancak tedarikçilerin, ithalat esnasında ne ödediğinin bilinebilmesi için ‘faturalarını’ görmeyi de talep ettiklerini söyledi. Tedarikçilerin, tedarik ettikleri malın ülkeye giriş fiyatını kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşmadıkları sürece, kendilerine yönelik bu türden yakıştırmaların ‘sonsuza dek’ süreceğini de belirten Işık, ‘vurgunculuk’ yapan pek çok süpermarket ve marketin olduğunu da savunurken; kâr marjları ‘yüzde 100’e ulaşan’ işletmeler olduğunu açıkladı.

Piyasadaki pahalılık nedeniyle görüşleri alınan yetkililer, ülkenin en büyük sorununun ‘hayatın ucuzlatılmaması’ olduğunda hemfikirken; vatandaşın cebini yakan pahalılığın ve ‘her işletmede farklılık gösteren’ fiyatların nedeninde ise uzlaşamadı.

Süpermarket İşletmecileri Platformu Başkanı ve Sözcüsü Tanser Nizam, marketlerin ‘günah keçisi’ ilan edildiğini savunup ‘tedarikçileri’ işaret ederken; Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO) Başkanı Turgay Deniz ise ‘bazı marketlerin’ yaptığı zamlara dikkat çekti.

‘Topu herkesin başkasına attığına’ yönelik bir soru üzerine ise Deniz, “Memleket olarak ‘her konuda’ yakar top oynadığımız doğrudur” dedi.

Tüketiciler Derneği Başkanı Hasan Yılmaz Işık da ‘ikame fiyat’ uygulamasının bir realite olduğunu kabul ettiklerini; ancak tedarikçilerin, ithalat esnasında ne ödediğinin bilinebilmesi için ‘faturalarını’ görmeyi de talep ettiklerini söyledi.

Işık, ‘vurgunculuk’ yapan pek çok süpermarket ve marketin olduğunu da savundu.

Nizam: Kimse bindiği dalı kesmez

Tanser Nizam, ülkedeki tek bir marketin dahi mallarında ‘komşu işletmeden’ yüksek fiyat talep etme gibi bir derdinin olmadığını söyledi.

“Kimse bindiği dalı kesmez” diyen Nizam, hiçbir marketin, müşterisine karşı mahcup durumda kalmak istemeyeceğine vurgu yaptı.

Süpermarket ve marketlerin ‘günah keçisi’ ilan edildiğini savunan Nizam, ülkede ‘her köşe başında’ açılmış marketlerin gezilip fiyatların mukayese edilmesi durumunda, her işletmenin ‘üç aşağı beş yukarı’ aynı fiyattan mal satışı yaptığının görüleceğini belirtti.

Sadece alkollü içecek konusunda ‘bazı işletmelerin stoklarının tükenmesi’ kaynaklı ‘kayda değer’ fiyat farklarının yaşandığını ifade eden Nizam, “O konuya da yakında müdahale edecek ve stokları tükenen işletmenin ‘yeni fiyat’ talep etmesini engelleyeceğiz” şeklinde konuştu.

Piyasadaki malların fiyatlarını, tüketicinin ‘kendisinden bile’ çok daha iyi bildiğini kaydeden Nizam, ‘aşırı yüksek’ fiyat talep eden bir işletmenin ‘satış yapamaz’ hale geçeğine dikkat çekti.

Eski stoktaki malların ucuz, yeni alınmış malların ise ‘görece pahalı’ olmasının ‘gayet normal’ olduğunu savunan Nizam, eski fiyattan alınmış mallara da zam yapıldığı iddialarını ise ‘şiddetle reddettiğini’ söyledi.

Tedarik zincirinin ‘son halkası’ olmaları hasebiyle, halkın bütün tepkisini süpermarket ve marketlere gösterdiğini de savunan Nizam, şu anda ‘sabit giderler’ göz ününde bulundurulduğunda, aylık kârı yüzde 15’i geçen market olmadığını da iddia etti.

“Fiyat dondurmak bizim için çok lüks”

Türkiye’deki zincir marketlerin ‘bir aylığına fiyat dondurması’ tartışmalarının ise KKTC için ‘çok lüks’ olduğunu da savunan Tanser Nizam, Türkiye’deki üreticilerle anlaşma ve ‘market markalı’ yani aslında ‘markasız’ ürün tedarik etme şansı olan dev işletmelerle ülkemiz süpermarket ve marketlerinin kıyaslanamayacağını kaydetti.

Piyasadaki pahalılığın nedeninin ise ‘yaygın kanının aksine’ marketler değil; ‘tedarikçiler’ olduğunu iddia eden Nizam, ülkede 5-6 büyük, 15-20 orta ve 500 kadar da küçük tedarikçi olduğu bilgisini verdi.

Bahse konu ‘büyük’ tedarikçilerin, Türkiye’deki sistemle online bağlantılı olduğunu kaydeden Nizam, “Türkiye’deki bir ürüne zam gelir gelmez, bu tedarikçiler de anında zammı yapıyor ve eski fiyattan aldıkları malları dahi marketlere zamlı fiyattan satıyor. Ülkedeki pahalılık da zaten bu durumdan kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Deniz: Bu ezberi bozacağız

Turgay Deniz ise süpermarket ve marketlerdeki fiyatlama prosedürüne ‘yüzde yüz’ hakim olmamakla birlikte, söz konusu iddiaların ‘gerçeklikten çok uzak’ olduğunu söyledi.

KKTC’de sayıları 2 bini aşan market olduğunu ve bu tarz serzenişlerin ‘ancak pahalılık tartışmaları söz konusu olduğunda’ kendilerinden duyulduğunu vurgulayan Deniz, “Pahalılıkla ilgili herhangi bir eleştiri şayet kamuoyunu meşgul etmiyorsa, bu arkadaşlardan da ‘Tedarikçiler bize pahalı mal veriyor, biz de yüksek fiyattan satmak zorunda kalıyoruz. Çok mağduruz’ türünden sesler ‘hiçbir zaman’ yükselmiyor” dedi.

KKTC’nin ‘her köşesinde’ açılan süpermarket ve marketlerin ‘bir kısmının’ kâh kendilerini koruma iddiası kâh ‘bilinmeyen’ sebeplerle fiyat artırımı yoluna gittiğini savunan Deniz, “Bunu sorduğunuzda, kendilerinin vereceği bir cevap ‘mutlaka’ var ama suçu tedarikçilere yıkmaya çalışmaları da oldukça yanlış” şeklinde konuştu.

Ticarette ‘ikame fiyat’ yaklaşımın da esaslardan olduğunu kaydeden Deniz, tedarikçinin, tedarik ettiği malın yerine yenisini koyabilmesi için ‘fiyat güncellemesi’ yapmasının şart olduğunu vurguladı.

Böylesi bir uygulamanın, ülkedeki tedarik zincirinin sürekliliği için elzem olduğunu halk şimdiye kadar ‘bir türlü’ anlatamadıklarını belirten Deniz, “Öyle görünüyor ki, bunu işletmelere de anlatmamız gerekiyor” dedi.

Halkın, fahiş fiyat uygulayan marketleri ‘buralardan alışveriş yapmayarak’ cezalandırması gerektiğini de söyleyen Deniz, Türkiye’nin İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana gibi büyük kentlerindeki ‘raf fiyatlarının’ araştırılması durumunda, aynı malların KKTC’deki raf fiyatlarının ‘çok daha düşük fiyatlı’ olduğunun görüneceğini de ifade etti.

Deniz, sözlerini “Memur cenneti ülkemizde maaşı alıp çarşıya çıkan, önce raf fiyatlarına tepki gösteriyor, sonra da bu durumdan ‘birilerini’ sorumlu tutma yoluna gidiyor. Tedarikçileri sürekli ‘yüzde 20 maksimum kâr marjını aşmamaları’ konusunda uyarıyoruz ve kendilerini denetliyoruz. Tedarikçilerle görüşüp, hem bu ülkenin Türkiye’den ucuz olduğunu hem de tepki çeken fiyatlardan ‘bazı işletmelerin’ sorumlu olduğunu kamuoyuna duyuracak bir çalışma yapacak; bu ezberi bozacağız” ifadeleriyle sonlandırdı.

Işık: Tedarikçi ‘fatura’ ibraz etmeli

Tüketiciler Derneği Başkanı Hasan Yılmaz Işık da ‘ikame fiyat’ uygulamasının bir realite olduğunu kabul ettiklerini; ancak tedarikçilerin, ithalat esnasında ne ödediğinin bilinebilmesi için ‘faturalarını’ görmeyi de talep ettiklerini söyledi.

Tedarikçilerin, tedarik ettikleri malın ülkeye giriş fiyatını kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşmadıkları sürece, kendilerine yönelik bu türden yakıştırmaların ‘sonsuza dek’ süreceğini de belirten Işık, mevcut Mal ve Hizmetler Yasası’nın, vatandaşın bu veriye ulaşmasına olanak sağladığını da ifade etti.

Dernek olarak, bu konuda, ilgili bakanlığa iki yazı yazıkları ve randevu talep ettikleri bilgisini de veren Işık, bu taleplerinin karşılanması durumunda, piyasadaki fiyatlarda ‘görece bir rahatlama’ olacağını vurguladı.

Işık, ‘vurgunculuk’ yapan pek çok süpermarket ve marketin olduğunu da savunurken; kâr marjları ‘yüzde 100’e ulaşan’ işletmeler olduğunu açıkladı.

‘Fahiş fiyat talebi’ şikayetiyle, derneklerine günün 24 saati bildirim geldiğini de kaydeden Işık, yürürlükteki Rekabet Yasası’nın da ‘yaygın kanının aksine’ hem piyasada fiyat denetimi yapılmasına hem de temel tüketim ürünlerinin ‘geçici süreliğine’ fiyatlarının sabitlenmesine müsaade ettiğini kaydetti.

Işık, vatandaşlardan gelen her şikayeti değerlendirmeye çalıştıklarını da sözlerine ekledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner104