Atıkların yüzde 50’si plastik, yüzde 34’ü sigara izmariti

banner37

MASDER Başkan Yardımcısı Serdar Atai, ülkemiz deniz ve kıyılarında çevresel kirliliğin arttığını belirterek, önlem alınması gerektiğine vurgu yaptı

Atıkların yüzde 50’si plastik, yüzde 34’ü sigara izmariti
banner8

HER YIL, 8 MİLYON TONU AŞKIN ATIK… MASDER Başkanı Yardımcısı Serdar Atai, her yıl karada yürütülen faaliyetlerden doğan 8 milyon tonu aşkın plastik atığın dünyamızdaki denizlere ulaştığını belirterek, Kıbrıs’taki deniz ve kıyılardan çıkan atıkların yüzde 50’sinin plastik, yüzde 34’ünün sigara atığı, yüzde 7’sinin kağıt veya karton, yüzde 4’ünün metal, yüzde 2’sinin medikal veya hijyenik atıklar, yüzde 3’ünün cam, işlenmiş tahta parçası ve diğer atıklardan oluştuğunu anlattı.

Sedef BOŞNAK


Mağusa Suriçi Derneği (MASDER) Başkan Yardımcısı Serdar Atai, deniz ve kıyılardaki çevresel kirliliğin arttığını belirterek, her yıl karada yürütülen faaliyetlerden doğan 8 milyon tonu aşkın plastik atığın dünyamızdaki denizlere ulaştığına dikkat çekti.


“Kural tanımayan çöp memleketiz” diyen MASDER Başkan Yardımcısı Serdar Atai, bir an evvel önlem alınması gerektiğine vurgu yaparak, kirliliğin etkin ve caydırıcı cezalarla önüne geçilebileceğini kaydetti.


Başkan Serdar Atai, denizsel ve kıyısal alandaki kirliliğin, yüzde 85’inin karasal kaynaklı olduğunu ifade etti ve atıkların yüzde 50’sinin plastik, yüzde 34’ünün sigara atığı, yüzde 7’sinin kağıt veya karton, yüzde 4’ünün metal, yüzde 2’sinin medikal veya hijyenik, yüzde 3’ünün ise cam, işlenmiş tahta parçası ve diğer atıklardan oluştuğunu anlattı.


Kıbrıs’ın kuzeyindeki bir sahil şeridinde, 100 metrekarelik bir alanda yapılan temizlik çalışmasında,

tek seferde 8 bin adet sigara izmariti topladıklarını anlatan Serdar Atai, öz varlıklarımızın korunması için, vatandaşları, çevreye çöp atmaması konusunda uyardı.

“Kıbrıs’taki 20 nokta temizleniyor”


Serdar Atai, AB’nin, Sivil Topluma Yönelik 6’ncı Hibe Programı kapsamında finanse edilen, “Barışı Kurma, Kapasite Geliştirme ve Sinerjiler İçin Deniz Atıkları” adlı proje kapsamında, 11’i güney, 9’u kuzey olmak üzere 20 noktada mevsimsel temizlik yaptıklarını anlattı.


Amaçlarının, Kıbrıs’ta deniz atıkları konusunda farkındalık yaratmak olduğunu kaydeden Serdar Atai, projenin teknik sorumlusu Cemile Kocareis ve diğer ekip arkadaşlarının bu kapsamda bilimsel yayına yönelik veri topladıklarını belirterek, sahil işletmeleri, balıkçılar ve eğitim kurumlarıyla ortak etkinlikler düzenlediklerinden söz etti.


Atai, ülkede çöp memleket olgusunun var olduğunu yineleyerek, sözlerine şöyle devam etti:


“Kuralsızlığın hakim olduğu yaşam biçimi içerisinde, çöplerin doğaya ve kentsel alanlara gelişigüzel bırakılmasında da aynı kuralsızlığın yıkıcı etkisi var. Genel anlamda atık yönetimi konusunda sıkıntılar var. Bunu Şubat 2020’de yaptığımız karar mercilerine yönelik Çevre Politikası oluşturma konulu çalıştayda da tespit ettik. Tespitlerimizi, yol haritası ve eylem planı şeklinde hazırlayarak ilgili mercilerin önüne koyduk.


Tespitlerimize göre, ayrıştırma yapılmaması, ayrıştırılan atıkların düzenli olarak toplanmaması ve bu konuda sorumluluğu olan merkezi otoritenin oyun kurucu olarak görevini tam yapmaması, yerel yönetimle ve özel sektörle gerekli koordinasyonu sağlayarak çöplerin geri dönüşümünde değerlendirmesini tam olarak sağlayamaması gibi temel sorunlar karşımıza çıkmıştır. İnsanlar ayrıştırdığı çöpün geri dönüşümde gerçekten değerlendirildiğini bire bir görmek istiyor. Büyük emekle ayrıştırdığı çöpün götürülüp de yeniden genel çöp içine dökülmesini, emeğinin boşa gitmesini ve sonra da çöp alanındaki yangınlarla kendini zehirlemesini tecrübe etmek istemiyor.”

“Kirli ortamda yaşamayı reddetmeliyiz!”


Toplum olarak, kirli ortamda yaşamayı reddetmemiz gerektiğine vurgu yapan Serdar Atai, temiz çevre için ilk adımın reddetmek, ikinci adımın atığımızı azaltmak, üçüncü adımın çıkan atıkları mümkünse yeniden kullanmak, 4’üncü ve son adımın ise dönüştürmek olduğunun altını çizdi.


Serdar Atai, temiz çevre için gereklilikleri yerine getiremediğimizden çevre temizliği konusunda başarısız bir ülke olduğumuza vurgu yaptı ve ekledi:


“Proje kapsamında, çocuk, genç ve eğitim kurumlarıyla pek çok çalışma yaptık. Temas kurduğumuz grupların davranışlarında, değişim ve dönüşüm kaydettiğimize inanıyoruz. Ancak yetişkinler, günümüz koşullarında, eğitim verebileceğimiz noktadan ne yazık ki uzaktır.


Dolayısıyla projemiz, etkin bir çevre mekanizması koruculuğu oluşturularak; teknik ekipmanlarıyla, kentsel alanı, ormanları, denizler ve kıyıları, oto yolları ayrı ayrı izleyerek caydırıcı cezalar kesecek bir yapının acilen oluşturulmasını savunmaktadır.”

“Temiz çevre için caydırıcı ceza şart”

banner134


Batıdaki bilimsel çalışmaların, çöplerle dolu ortamlarda, insanların genelinin daha çok kirletmeye meyilli olduğunu ispatladığına işaret eden Serdar Atai, caydırıcı cezalarla ülkeyi kirletmenin önüne geçilip, temiz tutulabileceğine dair inancının tam olduğunu vurguladı.


“Etkin denetim, baskı yaratır” diyen Serdar Atai, caydırıcı cezanın yanı sıra, ceza kesilen kişi ve kurumların teşhiri ve tahsil edilen ceza bedellerinin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasının önemine değindi.


Serdar Atai, proje kapsamındaki çalışmalarını 2018’den beridir ada genelinde sürdürdüklerini anlattı; bu çalışmaların 36 ay süreceğini ifade etti ve devam etti:


“Proje ekibimiz, ada genelindeki 20 noktada mevsimsel temizlikler yapmaktadır. Kıyı ve denizlerdeki çöpün aynı noktalardaki mevsimsel ve dönemsel değişimini kayıt altına almaktayız. Tüm veriler projemizin, oluşturduğu deniz atıkları veri tabanına yüklenmektedir. Ayrıca kasım ayında halka açık bir yayın olarak paylaşılacaktır” dedi.

“Deniz sezonunda kirlilik artar”


Projenin teknik sorumlusu Cemile Kocareis ise, deniz ve kıyılardaki atıkların büyük kısmının insan eliyle kasten veya kazara olduğuna değindi ve son çalışmalarında, temizlenen 9 noktanın 1’inde 100 kilo plastik topladıklarına vurgu yaptı.


Cemile Kocareis, proje için özveriyle çalıştıklarından söz ederek, vatandaşlardan da aynı duyarlılığı beklediklerini anlattı ve “Denizlerdeki gözlemlerimizde, deniz kaynaklı atıklarda belirgin azalma var. Deniz ve kıyıları daha çok günü birlik ziyaretçileri kirletiyor. Poşeti bağlayıp çöpünü çöpe atmak yerine bulunduğu yere bırakan ve arkasını toplamayan pek çok yurdum insanı var. Buna ilaveten yabancı nüfustaki artış aidiyet duygusunu taşımayan ve bu topraklara karşı yükümlülük hissetmeyen pek çok insanı da beraberinde getirdi.


İnsanlarda, çevre bilinci oluşmamış veya çok zayıf. ‘Bu benim ülkemdir ve korumak zorundayım. Çünkü bu benim geleceğimdir’ düşüncesinden uzağız. Çevreyi kirletenler için yasaların acilen güncellenerek etkin ve caydırıcı cezalar kesilmesi ve bunların hiçbir makam tarafından affedilmeden tahsil edilmesi şarttır” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75