Bakımı aksatılan hayvanlara el konulmalı

banner37

Kıbrıs Türk Veteriner Hekimler Sendikası Başkanı Özgöray, ‘Hayvan Refahı Yasası’nın kapsamının geliştirilmesi gerektiğini belirtti:

banner87
Bakımı aksatılan hayvanlara el konulmalı
banner90
banner99

Ali ÇATAL

Kıbrıs Türk Veteriner Hekimler Sendikası Başkanı Veteriner Erkut Derviş Özgöray, Hayvan Refahı Yasası’nda hayvanlarının bakımı konusunda bilgisiz ve ilgisiz davranan, sahiplendiği hayvanı sokağa terk eden insanlara karşı ne gibi eğitimler, önlemler, caydırıcı kurallar getirilmeli konusuna eğilinmesi ve bunları uygulama konusuna yoğunlaşılması gerektiğini söyledi.

Yasada bazı eksiklikler olduğuna dikkat çeken Özgöray, belgesel kanallarında izlediğimiz şekilde, hayvanlarının bakımını aksatan, sağlık koşullarını hiçe sayan kişilerin hayvanlarına mahkeme kararıyla el konulması ve barınaklara yerleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Özgöray, hayvan besleme bilincinin yüksek olduğu ülkelerdeki uygulamaların, ülkemizde de yapılması gerektiğini ifade etti.

Yasanın Mart 2013’te yürürlüğe girdiğini, özünde çağdaş, aynı zamanda hayvan haklarını ‘teorikte’ garantiye alan bir yasa olduğunu anlatan Özgöray, hayvan dostlarımızın genel ve özel bakımının nasıl yapılacağını çerçeve olarak da çizdiğini belirtti. Özgöray, en azından kâğıt üzerinde, konunun yasal boyutunun güvence altına alındığını kaydetti.

Söz konusu yasanın, beslenmesi yasak hayvanların dışında kalan evcil hayvanlarımızın yeterli barınma alanı, besin ve su ihtiyaçlarının karşılanmasını emreden hükümler içerdiğine dikkat çeken Özgöray, örneğin ‘kuyruk ve kulak kesme, kötü muamele, taşıyabileceğinden fazla yüksek yükleme veya sabahtan akşama biyolojik kapasitesini zorlayacak şekilde kullanma’ gibi eylemleri yasaklayan hükümlerin de olduğunu belirtti.

Özgöray, “Bazı yasalarımızın aksine suç ve caza birlikte yazılmıştır; suçun karşılığını net biçimde belirten maddeler de vardır. Keza başıboş hayvanlarla, tehlikeli hayvanlarla, yarıştırılan ve teşhir edilen hayvanlarla ilgili düzenleyici ve kısıtlayıcı hükümler içerir” dedi.

Yasalarımıza göre ‘kötü bakım/besleme’ kamuflajında pire-kene zehirlenmesi yaratacak kadar bakımsız olsa dahi hayvan sahibinden alıkoymayı olanaklı hale getiren bir yasa maddesi olmadığına dikkat çeken Özgöray, bugüne kadar yapılan tüm alıkoymaların gayriyasal ve yasa uygulayıcılarının inisiyatifiyle olduğunu kaydetti. Özgöray, bu nedenle hayvana el koyma konusunda veteriner hekimlerin içinde bulunduğu bir yetkili merci oluşturulması ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek Hayvan Refahı Yasası’yla bunun mümkün olabileceğini ifade etti.

“Danışma Kurulu’na büyük görev düşüyor”

Özgöray, Hayvan Refahı Danışma Kurulu’nun yasa altında çıkarılacak tüzük ve yönetmelik gibi mevzuat doğrultusunda görüş verme, hayvan deneyleriyle ilgili ruhsat, kontrol ve denetim yapma yetkisine sahip olduğunu söyledi.

Kurulun yapısı ve hayvan deneyleri konusunun kamuoyunda tartışıldığını ifade eden diyen Özgöray, kurulun üye dağılımının bugün itibarıyla dengeli ve yeterli görünse de görevinin ağır olduğunu, yasa tahtında faaliyet yürüten Danışma Kurulu’nun yükünün ‘zannedilenden’ fazla olduğunu belirtti.

Özgöray, ilgili yasanın, deney hayvanlarıyla ilgili hükümlerinin daha sınırlayıcı ve dünyada denenmiş konular üzerinde de ‘bir parça daha’ kısıtlayıcı forma evriltilmesi gerektiğini belirtti.

Özgöray, şöyle devam etti:

“Kamuoyunda tartışılan ‘tüm hayvan deneylerinin yasaklanması’ düşüncesini doğru bulmadığımı ve bunca üniversite ve akademisyenin olduğu ülkemizde araştırmaların sonuçlarını görebilmenin en etkili yolunun deney hayvanları üzerinde yapılacak çalışmalarla olabileceğini söylemek istiyorum.

Kamuoyundaki genel kanının aksine, hayvan deneylerinin büyük bölümü hayvanlara zarar veren uygulamalar değildir. Örneğin vitamin E ve selenyum yönünden zengin besleme neticesinde alınan dölün/spermanın mikroskobik parametreler üzerine etkisi araştırma konusuysa, bunun bir deneyle desteklenmesi gerekebilmektedir.”

Özgöray, hayvanlara zarar veren veya zarar verme olasılığı yüksek deneyler için yasa ve tüzük vasıtasıyla daha sınırlayıcı ve engelleyici hükümler konulmasının sağlanması gerektiğini de vurgulayarak buradaki en büyük görevin de ‘Hayvan Refahı Danışma Kurulu’na düştüğünü söyledi.

“Hayvan hakları ‘kasaplık hayvanlar için de’ geçerli”

Özgöray, hayvan bakım ve besleme eğitiminin, sadece kedi ve köpek gibi evcil hayvanlarımız için değil; kasaplıklar için de dahil olduğunu belirterek insanların birlikte yaşadığı bütün hayvanlar için gerekli olduğunu lakin hayvan refahını ‘eğitime rağmen’ gözetmeyen sözde bakıcıların ise yasal prosedürle muameleye uğrayıp ceza almalarının sağlanması gerektiğini de vurguladı.

Özgöray, sözlerini şöyle noktaladı:

“Hayvan Refahı Yasası uyarınca çıkarılması gereken 11 tüzük bulunmaktadır. Yasanın çıktığı günden bugüne ise sadece 1 tüzük 2016’da yasalaştırılmıştır. Çıkarılması gerek tüzükler, yasadaki sırasıyla ‘Tutulması veya Barındırılması Yasak Türler Tüzüğü, Tıbbi Müdahalelerin Yöntemi ve Koşullara İlişkin Usul ve Esasları Tüzüğü, hangi hayvanların kesilemeyeceğini belirleyen Kasaplık Hayvanlara İlişkin Refahı Sağlayan Tüzük, Hayvanların Türlerine ve Kategorilerine Göre Barındırılmasına İlişkin Kurullar Tüzüğü, Hayvanların Türlerine veya Kategorilerine Göre Üretilmesine İlişkin Tüzük, Hayvanların Taşınmalarına İlişkin Kuralları Düzenleyen Tüzük, Belediyelerin Hayvan Yakalama, Bakım ve Usül ve Yöntemlerini Belirleyen Tüzük, Yarıştırılan Hayvanlar ve Usullerini belirleyen Tüzük, Eğlence, Spor veya Eğitim Amaçları İçin Barındırılan Hayvanlar Tüzüğü ve Hayvan Deneylerine İlişkin Denetleme Hususlarını Belirleyen Tüzük’ olarak sıralanmaktadır.

Dolayısıyla önce devlet üzerine düşen görevi yapmalı, sonra da halka eğitim verilmelidir. Bunlara uymayanlara karşı ‘yasaların emrettiği’ cezalarla da olabildiğince mücadele verilmelidir.”

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2019, 10:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75