Bana iki kez haksızlık yapıldı

banner37

Cumhuriyet Meclisi’ne 2018 yılında gerçekleşen genel seçimle giren ve bir süre sonra da dokunulmazlığı kaldırılan UBP Lefke Milletvekili Aytaç Çaluda, bu süreci değerlendirdi:

Bana iki kez haksızlık yapıldı
banner99

UBP’YE KIRGIN DEĞİLİM”… UBP Lefke Milletvekili Aytaç Çaluda, kendine iki kez ciddi anlamda haksızlık yapıldığını düşünüyor. Çaluda, bunlardan birinin, polis tarafından araştırılıp, raporlanan ve 4.5- 5 yıl öncesine ait dosyanın, vekil olur olmaz yeniden gündeme gelmesiyle dokunulmazlığının kaldırılması olduğunu söyledi. Aytaç Çaluda, diğerinin de Cumhurbaşkanı tarafından bakan olmasının veto edilmesi olduğunu anlattı. Çaluda, UBP’ye kırgın olmadığını belirtirken, UBP’nin hükümet ortağı Halkın Partisi’ne de eleştirilerde bulundu 

Ceren ÖZBİL

Cumhuriyet Meclisi’ne 2018 yılında gerçekleşen genel seçimle giren Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefke Milletvekili Aytaç Çaluda, siyasetteki hedeflerini ve ülkenin durumu ile ilgili düşüncelerini KIBRIS Gazetesi ile paylaştı.

   Bilindiği üzere son dönemde meclise giren milletvekilleri arasında dokunulmazlığı kaldırılan iki vekilden biri olan Çaluda, bu süreci de değerlendirdi.

   Kendisine iki kez haksızlık yapıldığı düşüncesinde olan Aytaç Çaluda, bunlardan birinin, polis tarafından araştırılıp, raporlanan ve 4.5-5 yıl öncesine ait dosyanın vekil olur olmaz gündeme gelmesiyle birlikte dokunulmazlığının kaldırılması ve diğerinin de Cumhurbaşkanı tarafından bakan olmasının veto edilmesi olduğunu anlattı.

   KIBRIS Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Çaluda UBP’ye kırgın olmadığını söylerken, partisinin hükümet ortağı Halkın Partisi (HP) ile ilgili de eleştirilerde bulundu. 

   

KIBRIS: Kendinizi tanıtır mısınız?

   Çaluda: 16 Nisan 1968 yılında Limasol’un Gökağaç köyünde dünyaya geldim.

   1974 Mutlu Barış Harekatı’ndan sonra Lefke İlçesi’ne bağlı Yeşilyurt köyüne yerleştim.

   Uzun yıllar Yeşilyurt köyünde ikamet ettim. İlk öğrenimimi Yeşilyurt’ta, ortaokulu Şehit Turgut Ortaokulu’nda ve liseyi de Lefke Gazi Lisesi’nde okudum.

   Ardından vatani görevimi yaptım. Vatani görevimin ardından da 1991’de kamuya girdim ve 18 yıl o dönem Güzleyurt İlçesi’ydi, oradaki Sağlık Bakanlığı’na bağlı ilçe sıhhiye müfettişi olarak görev yaptım.

   2009-2014 yılları arasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda özel kalem müdürü görevinde bulundum.

   4 yıllık müşavirlikten sonra da 2018’de yapılan genel seçimde Lefke İlçesi’nden milletvekili seçildim. Hâlâ  görevi yürütmekteyim.

KIBRIS: Aday olmaya nasıl karar verdiniz?

   Çaluda: Küçük yaştan beri siyasete çok meraklı bir kişiydim.

   Ailece biz, siyasetin içindeydik. Geçmiş dönemde de benim bir büyük abim Ahmet Çaluda, milletvekilliği yapmıştı. Hatta köyümüzden çıkan yedinci milletvekiliyim ve hep seçilen de ailedir.

   Ben küçük yaştan hep siyasetin içinde yer aldım. Gerçi kamu görevlisiydim ve siyaset yasağı vardı, partilere resmi olarak üye olamıyorduk. Ancak dıştan sevgimiz, çalışmamız hep oldu. Hep UBP’li oldum. Kurulduğu günden yani 7 yaşından beri UBP’liyim. 45 yıldır hep UBP’liyim. Ondan kalan bir merakım oldu.

   Son milletvekilliği seçiminde arkadaşların da teşviki üzerine benim aday olmam gerekti ve ben de aday oldum. Zaten yıllarca diğer adaylara destek vermiştim.

KIBRIS: Şu anda ülkede gördüğünüz en büyük sorun nedir?

   Çaluda: Ülkede gördüğüm en büyük sorun, dünyayı sarsan Covid-19 virüsüdür. Bu, ülkemizi de ciddi şekilde etkiledi. Hükümetimiz bütün eforunu bu iş için sarf ediyor. Bu hastalığa karşı mücadele ediliyor. Bana göre bugüne kadar başarılı oldular.

   Ancak Covid-19’dan önceki dönemde gördüğüm en büyük sorun ekonomidir. Ülke ekonomisini sağlam temellere oturtmamız lazım.

   Diğer önemli gördüğüm noktalardan biri de turizmin ve eğitimin desteklenmesidir. Çünkü bu iki sektör desteklenirse, üretimi de, esnafı da, diğer sektörleri de olumlu etkiler.

   Bakıldığında zaten dış ticaret açığının yüzde 70’ine yakını turizmden karşılandığı görülmektedir ve pandemi döneminde biz eğer turizmi devlet politikası haline getirebilirsek ve 12 aya yararsak, ülke ekonomisine ciddi bir katkı yapmış oluruz.

   Özellikle Lefke bölgesi sağlık turizmi açısından çok önemli bir coğrafi konuma haizdir.

   Kaldı ki Covid-19 konusunda da en güvenilir ülkeler arasındayız. Bu yatırımlar önceden olmuş olsaydı çok daha az sıkıntı çekerdik.

   Bir diğer önemli nokta ise sağlıktır. Benim en büyük hedeflerimden biri, bu sağlık sistemini değiştirmekti. Buna en iyi örnek  de Türkiye’deki SGK sistemidir. Bunu KKTC’ye de getirmek gerekir.

   Bir ülkenin gelişmişliğini gösteren en önemli noktalardan biri, halkın sağlık konusunda aldığı hizmetlerin kalitesidir. Burada Anayasal gereklilik olarak da serbestçe hastane ve hekim seçme özgürlüğünü vermemiz gerekiyor.

   Devlet hastanelerinde gerek altyapı, gerekse de hekim yetersizliğinden sıkıntılar yaşanıyor ve yeterli hizmet verilemiyor. Bugün acil hastalar gidiyor ve günlerce acilde bekletiliyor ya da özel hastanelere sevk ediliyor. Bu da sistemin yürümediğini gösteriyor.

   Bunun için hükümetin yapması gereken işlerden biri de sağlık sistemini değiştirmek ve bu konuda da anavatan Türkiye’yi örnek almaktır.

banner134
KIBRIS: Elinizde sihirli bir değnek olsa, ülke ile ilgili düzelteceğiniz ilk üç şey ne olur?

   Çaluda: Birinci, ekonomiyi, ikinci turizmin daha canlı olmasını ve sağlık sistemindeki sorunları çözerdim.

  

KIBRS: Dokunulmazlığınızın kaldırılmasına “evet” demiş bir milletvekilisiniz. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

   Çaluda: Ben üç yıllık bir milletvekiliyim. Girdiğim günden beri iki kez çok ciddi haksızlığa uğradım. Bunlardan biri vekil olur olmaz hakkımda dava açılması, ikincisi ise bakanlığımın Cumhurbaşkanı tarafından reddedilmesiydi.

   Ben 7 Ocak 2018’de yapılan genel seçimle birlikte meclise girdim. Yıllarca müşavirlik yaptım. Bana dava açılan konu Çalışma Bakanlığı’nda Özel Kalem Müdürlüğü görevinde bulunduğum dönemle ilgiliydi. Bu dava için 5 yıl beklendi ve ben meclise girdikten 3 gün sonra polis gelerek, hakkında şikâyet olduğu için dava tebligatı yapılacağını söyledi. Bu bana yapılan siyasi bir haksızlıktı.

   Zaten bu süre içerisinde polis gerekli araştırmayı yapmıştı ve raporunu hazırlamıştı. Raporda herhangi bir usulsüzlük yapıldığı ya da yasaya aykırı davranıldığı yoktu. Ancak nedense milletvekili olduktan 3 gün sonra bu konu yeniden gündeme taşındı.

   O dönemde 4’lü koalisyon hükümeti, bu konunun ileri götürülmesine karar verdi. Ben kendimden emin olduğum için ve temiz olduğumdan emin olduğum için “evet” oyu kullanma kararı aldım ve dokunulmazlığımın kaldırılmasına” evet” dedim.

   Hatta o dönemde ortak bir komite kurulması ve imkan varsa 20, 25 yıl geriye de giderek, savcılıkta bekletilen dosyaların yeniden ele alınması ve değerlendirilmesi için bir komite kurulması önerisinde de bulundum. Böylece kimse zan altında kalmaz ve halka verilen sözler de tutulmuş olurdu.

   Zaten halkın günden güne siyasete, siyasetçiye olan güveni azalıyor. Halk artık “söz veriliyor ancak koltuğa gelince değişiyor” diye düşünüyor. Bu düşünceyi değiştirmek için önemli bir adımdı. Ancak olmadı.

   O kadar yolsuzluk olayı var ki ben bunları çıkıp, televizyon programlarında belgelerle anlattım. Benim hakkımdaki küçük bir şikayet bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasına kadar gitti.

   Benim konuma dönecek olursak, o dönemde kıdemli savcı 4’lü koalisyon hükümetine şirin görünmek için benim hakkımdaki ithamnameyi ağır cezalık yapmıştı. Ancak bu ağır cezalık değildi. Zaten ilk duruşmada da yargı tarafından reddedildi ve savcılık iddiaları geri çekti. Dava ertelendi. Dava dosyası benim ve diğer arkadaşların ortak hazırlandığı için beni davadan çıkaramadılar. Çünkü tek benim adıma dosyalanan bir dava değildi.

   Daha sonra Ersin Tatar tarafından bakan atandım. Ancak Cumhurbaşkanı bu davadan dolayı reddetti.

KIBRIS: Partiniz UBP’ye kırgın mısınız?

   Çaluda: Partime kırgın değilim. Kırgınlığımız HP ile hükümetin kuruluşundan günümüze kadar yaşanan olaylarla ilgilidir.

   En son bu jet olayı olmuştu. Yapılan güzel şeyleri hep HP kendisine mal ederken, başarısız icraatları ise UBP’ye yıkmaya çalışıyor.

   HP bizi dizayn etmeye çalışıyor.  Benim tepkim, jet olayından tüm hükümet sorumlu olmasına rağmen sadece UBP’den bir bakanın görevden alınmasıdır.

   Bu böyle devam ederse desteğimizi de gözden geçiririz yönündeydi.

KIBRIS: HP’nin bütün güzel olaylarını üstüne alıp, yanlışları da UBP’ye mal ettiğini söylediniz. Peki UBP’nin, HP ile hükümet kurmasını hata olarak mı değerlendiriyorsunuz?

   Çaluda: Halkın Partisi eski genel başkanımızı yani Hüseyin Özgürgün’ü bahane ederek, “Hüseyin Özgürgün başkan olduğu sürece ben UBP ile hükümet kurmam” dedi. Kendine göre bazı iddialar ortaya attı.

   Ancak o ortaya attığı iddiaların 10 katı kadar suçu olan insanlarla gidip hükümet kurdu. Sayın Serdar Denktaş için eylem yapmıştı. Onunla hükümet kurdu. O zaman sadece UBP’yi hedef alarak hükümet kurmamıştı. Bu nedenle de UBP’nin, Sayın Özersay’a karşı antipatisi doğmuştu.

   Bunun akabinde dokunulmazlığımın kaldırılması ile ilgili ısrarcı olundu. Bunlardan dolayı antipati doğdu ki bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kudret Özersay’ı destekleyen UBP’liler bile vardı. Ancak ardından partililerin görüşleri değişti.

   UBP’deki yönetim değişikliği sonrasında UBP ile HP arasında yakınlaşma oldu.

   Biz ülkemizi düşündük. 4’lü hükümetin de 15 ay bir başarısızlığı vardı. Hiçbir ciddi adım atılamamıştı. O dönemde anavatan Türkiye ile ilişki kurulamadı, protokol imzalanamadı. Ayrıca döviz krizi gelmişti. Tüm bu eksileri topluma ödettiler. Memleket yangın yeriydi. Dış politikada çok ciddi sıkıntılar vardı.

   Biz, ülke yönetimi sorumluluğu içinde Sayın Özersay ile kendi sorunlarımız olmasına rağmen hükümet kurduk. Ülke için “Sayın Çaluda’nın olmadığı bir kabine”, “birçok daire ve kurumun kendilerine bağlanması” gibi konularda tavizler vererek hükümet kurduk.

   Biz  sorun çıkmasın diye kendilerine verdik. Özellikle dış politikada ben başarılı olunduğuna inanıyorum. Burada güzel işlerde yapıldı. Ama netice bir siyasi partiyiz. Halkımıza ve tabanımıza karşı sorumluyuz.

   Bizim 3’te bir büyüklüğümüzde bir partinin bizi idare edebilir algısı yaratmasına da izin vermeyiz. İşte bizim bütün tepkimiz bunun üzerineydi.

KIBRIS: Vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

   Çaluda: Herkes sabırlı olmalı… Çok zorlu bir süreçten geçiyoruz. Hükümetimiz bu süreci çok başarılı yürütüyor. Ekonominin çarklarının dönmesi için açılmamız gerekiyordu. Bulaş yine çoğalıyor. Hükümet çok sıkıntı içindedir. Sağlık her şeyden önemli ancak hayat devam ediyor ve özel sektör sıkıntılı durumda. Özel sektör elini ayağını bulamadı. Bu nedenle halkın anlayışlı olması lazım…

Güncelleme Tarihi: 26 Eylül 2020, 08:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner75