banner6

Barış Mamalı: Bu işin peşini bırakmayacağım

banner37

Hintkenevirinin serbest bırakılmasını sonuna dek savunan, Anonimus Hareketi Başkanı ve Avukat Mamalı, hintkenevirinin tıbbi ve endüstriyel alanlarda kullanılması gerektiğini, gerekçeleriyle açıkladı.

Barış Mamalı: Bu işin peşini bırakmayacağım
banner99

Ülkemizde hintkenevirinin hem medikal hem de endüstriyel alanda serbest bırakılması durumunda, ekonomiye önemli getirisi olacağı savunuluyor.

Anonimus Hareketi Başkanı ve Avukat Barış Mamalı, hintkeneviri yağının kanser, MS gibi pek çok hastalıkta hem ağrıyı dindirici hem de tedavi edici özellik taşıdığını vurgulayarak, bunu anlatmaya çalıştığını ancak yetkililerin kayıtsız kaldığını belirtti.

Hintkenevirinin, dünyada pek çok sektörün rakibi olarak görüldüğünü ifade eden Mamalı, bunun sonucunda dünyada yasaklandığını söyledi. Mamalı, son yıllarda eski kaynakların araştırılması, Amerika’da doktorların reçetelerinde cannabisin ilaç olarak önerilmesi ve yapılan bilimsel incelemelerde faydaları olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte ülkelerde serbest bırakılma yönüne gidildiğinden söz etti.

Ülkemizde hintkenevirinin yasak ve kullanılmasının suç olduğunu ifade eden Mamalı, insanlarımızın kendilerinin, çocuklarının, anne veya babalarının yaşamı söz konusu olduğu zaman bu yağı bir şekilde tedarik ettiklerini aktardı.

Mamalı, hintkenevirinin serbest bırakılması hareketine kişilerin açık olarak kendilerini ortaya koyma noktasında korku içerisinde olduklarını ancak bilinçlenme konusunda olumlu gelişmeler kaydedildiğini dile getirdi. Mamalı, insanların pek cesaretli görünmediğine işaret ederek, “Geleceğimiz ve ülkemiz için bu cesareti göstermek zorundayız” dedi.

SORU: Neden bu yola çıktınız?

MAMALI: Bu tartışmamızın merkezinde insan, çevre, ülke ve hayvan sevgisi olduğunu söylemek isterim. Hintkenevirine de bu gözle bakıyoruz. Bu bitkinin ülkede serbest kalarak, hem insanlarımıza şifa olmasını hem endüstriyel anlamda kullanılarak, ülke ekonomisine ciddi katkı sağlamasını, çevre açısından oksijen ve diğer faydaları için ekilmesini, üretilmesini, yetiştirilmesini istiyoruz.

“Büyük küresel şirketlerin ciddi bir rakibi olarak görüldü”

SORU: Niye tıbbi anlamda serbest bırakılmasını istiyorsunuz?

MAMALI: Hintkeneviri; cannabis, marihuana, gannavuri, esrar dediğimiz bitkidir. Bu doğada yer alan bir bitki. Diğer kimyasal uyuşturucularla ilgisi olmayan, doğada bulunan bir ottan bahsediyoruz. Bu ot, 10 bin yıldır dünyada var olan, bilenen ve yasaklanmadan önce de insanlar tarafından çeşit türlü hastalıklar yanında, endüstriyel olarak da kullanılan bir bitki. Bu bitki sanayi devrimi ve kapitalizmin gelişmesiyle ortaya çıkan büyük küresel şirketlerin ciddi rakibi olarak görüldü.

250 tür hastalığa çare olan bir bitki. İlaç sektörünün rakibi oldu. Endüstri alanında ip, şapka, pantolon, sabun, şampuan gibi birçok şekilde kullanılabilen bir bitki. Bu sektörlerin rakibi oldu. Bugün hintkenevirini serbest bırakırsak, doğada yok edilebilen plastik üreteceğiz. 20-30 yaşında bir ağaçtan kağıt üretilebiliyorsa, hintkeneviri bitkisi 3-4 aylıkken bu üretimin sağlanmasına olanak veriyor. Petrol sektörünün de rakibi oldu çünkü hintkeneviri bio yakıt bitkisidir. Tüm bu sektörler bir araya gelerek, binlerce yıl kullanılan bitkiyi, ellerindeki medyayı kullanarak kötüleştirdiler. Bunun zararlı olduğuna dair algı yaratarak, halkı bir şekilde kandırıp Amerika’da yasaklattılar.

1940’lı yıllarda BM aracılığıyla dünyada yasaklandı. Ülkemizde de yasak. Herhangi bir şekilde bu otu bulundurmak, bunu kurutarak tütün yapmak, kullanmak, yağını üretmek yasak ve suç. Bizim mücadelemiz bunun belirli ölçülerde serbest bırakılmasıdır. Bu yasaklamalardan sonra tüm ülkelerde kötü olarak görüldü, uyuşturucu madde olarak algılandı. Ancak zaman içerisinde eski kaynakların araştırılması, Amerika’da doktorların reçetelerinde cannabisin ilaç olarak önerildiğinin görülmesi ve yapılan bilimsel incelemelerde insana zarar verdiği noktasını bırakın, faydaları olduğu ortaya çıkınca dünyada serbest bırakılma yönüne gidildi.

SORU: Hintkeneviri hangi ülkelerde serbest?

banner134

MAMALI: ABD’nin 29 eyaletinde serbest. Kanada’da 30 grama kadar kişinin üzerinde taşıma serbestisi getiriliyor. Arjantin kısa süre önce serbest bıraktı. Uruguay’da serbest. Avrupa’da İtalya, Portekiz, Almanya ve AB ülkelerinin birçoğunda medikal olarak kullanımı var. Güney Kıbrıs’ta hintkeneviri ürünleri organik dükkânlarında satılıyor. Güney’de üretimi ve medikal kullanımı serbest bırakıldı. Bunun yanında endüstriyel üretime de başlandı.

“Bizi bunu savunmamıza en fazla iten neden,

insanlarımızın kanserden hayatını kaybetmesidir”

SORU: Tıbbi anlamda kanser, MS gibi hastalıklarda ağrıyı dindirici veya tedavi edici özelliği nedeniyle hintkeneviri yağının kullanıldığı biliniyor…

MAMALI: Amerika’da kanser konusunda önemli tartışmalar oldu. Kanser, bugün yılda 100 milyar dolarlık bir sektördür ve bu sektör şiddetle marihuananın kanseri iyileştirdiğine karşı çıkmaktaydı. Amerika’da da çok tartışıldı. Hintkeneviri yağı, birçok hastalıkta sadece ağrı kesici değil, tedavi yönetimi olarak da kullanılmaktadır. Sadece yağ değil, çay, buhar, burun spreyi, fitil şeklinde de kullanılıyor. Yani hastalığa göre doktor yazıp veriyor. Bizi, bunu savunmamıza en fazla iten neden, insanlarımızın kanserden hayatını kaybetmesidir. Bu açıdan hintkenevirinin serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Bugüne kadar beyin, meme, akciğer, prostat, kan kanseri, karaciğer, pankreas ve ağız kanserinde çok ciddi iyileştirici etkisi olduğu tespit edilmiştir. 1974 yılında ABD’de marihuananın kanser hücrelerini öldürdüğü resmi makamların yaptığı araştırmayla ortaya çıkıyor. Amerikan Ulusal Sağlık Örgütü’nde marihuana konusunda tartışmalar yaşanıyor ve yine devletin resmi birimi olan Uyuşturucu İnceleme Enstitüsü’ne talepte bulunarak, marihuananın incelenerek, hintkenevirinin bağışıklık sistemini zayıflattığı ve beyin hücrelerini yok ettiği yönünde rapor sunulması isteniyor. Laboratuvarda incelemeye alıyorlar. Farelere verince şok oluyorlar.

Hintkenevirinin bağışıklık sistemini zayıflatmadığı, tam tersine güçlendirdiğini görüyorlar. İkinci şok ise beyindeki incelemede ortaya çıkıyor. Cannabis, beyinde var olan kanserli hücreleri öldürüyor. Bu rapor, 1976 yılında sunulunca yok ediliyor. Ancak kopyaları 1983’te ortaya çıkıyor. Kapitalist tıp sektörü karşı çıktığı için Ronald Regan’ın emriyle o kopyaların da yok edilmesinin emri veriliyor. Hintkeneviri ciddi ölçüde bazı hastalıklara fayda sağlıyor. Epilepsi, nörolojik hastalıklar, Parkinson, Alzheimer, kanser, kaygı, glokom, otizm, kas romatizması, uykusuzluk, şeker hastalığı, travmatik beyin hastalığı, migren, depresyon, AIDS, kronik ağrılar, mide bulantısı, MS ve tikler…

SORU: Hareketinizin başarıya ulaştığını ve hintkenevirinin medikal anlamda kullanmasına izin verildiğini farz edelim. Sağlık anlamında ülkemiz buna ne kadar hazırdır? Doktorlarımız ne kadar hazırdır? Doktorlarımız bu görüşe nasıl yaklaşıyor?

MAMALI: Şu ana kadar hekimler tarafından bir görüş ortaya konmadı. Üç tepki var ancak içi boş. Belirli mecralardan aldıkları tepkiyi ortaya koyuyorlar. Hintkeneviri yetiştirilmesi en kolay olan bitkilerdendir. En uygun iklim de Kıbrıs adasındadır. Az su, bol güneşle yetiştirilebilen bir bitki. 6 ay içerisinde 3-4 metre uzuyor ve ürün verebilir. 1 cannabis ağacı 30 yıllık bir ağaçtan, 25 kat daha fazla oksijen üretir, 10 kat daha fazla kâğıt üretir. Radyasyonu da temizleyen bir bitkidir.

Ülkemiz bunu yapabilir mi? Bundan kolayı yoktur. Bir arazi belirlersiniz, eğitimli kişilerle üretirsiniz ve elde ettiğiniz hasadı devlet olarak rahatsızlığı olan insanlara satarsınız veya ileride Amerika, Kanada gibi daha ileri bir noktaya gelirseniz kullanmak isteyen kişilere belirli ölçülerde verirsiniz. Bundan da inanılmaz gelir elde edersiniz. Örneğin ilaçlarımız İlaç Eczacılık Dairesi’ne gider ve oradan kontrollü şekilde dağıtılır. Bu da aynı şekilde.

“Hintkeneviri bağımlılık yaratmıyor”

SORU: Kontrolden söz ediyorsunuz. Kontrollü ekimin birileri tarafından da kontrol edilmesi ve denetlenmesi gerekiyor. Oysa ülkemizde denetleme konusunda aciziz. Böyle bir durumda hintkeneviri ekimi nasıl kontrol edilecek?

MAMALI:  Denetimi kolay. Tellerle çevirirsiniz, iki nöbetçi koyarsınız. Bunun örnekleri var. Amerika’da seralar var. Burada devlet nöbetçi de koymuyor, sadece yükümlülük ve müeyyideler getiriyor. Biz kesinlikle özele verilmesini istemeyiz.

Colorado’da veya New England’daki gibi eyalet kendisi bunu yetiştirip, satılıyor ve bugün uyuşturucu baronlarının cebine giren milyon dolarlar, devletin cebine giriyor. Colorado, 2000 yılında serbest bıraktı. 5,5 milyon nüfuslu bir eyalet. Burada yaşayanlara hem kullanım amaçlı hem de altı kök evinde yetiştirmesi için veriyor. Colorado’nun bu uygulama nedeniyle 5-6 yıl içinde kasasında 1 milyar dolar girdi. Birçok hastane, okul ve kamu birimleri yapıldı. Bu eyalet, hintkenevirini serbest bırakarak, uyuşturucu baronlarını defetti. Hintkeneviri nerede serbest bırakılmışsa diğer sentetik uyuşturuculara olan talep yaklaşık yüzde 50 oranına kadar azaldı.

SORU: Sizin görüşünüze karşı duranlar, hintkenevirini bir geçiş noktası olarak görüyor. Yani, hintkeneviri kullanmaya başlayan biri için bunun bir ilk kademe olduğu daha sonra kimyasal uyuşturuculara geçildiği söyleniyor. Bir grup da ülkemizde kimyasal uyuşturucu kullanımının çok fazla olduğunu aktarıyor. Ne düşünüyorsunuz?

MAMALI: Dünyadaki enstitüler, akademisyenler ve üniversitelerin yaptığı araştırmalar böyle bir geçiş olmadığını gösteriyor. Tam tersine geçişi aşağıya çekme vardır. Portekiz çok radikal şekilde tüm uyuşturucuları kullanım amaçlı serbest bıraktı. Herkes büyük tepki gösterdi. Portekiz, ‘devletten hangi uyuşturucuyu istersen al, kullan’ dedi. Ülkede 15 yıl içerisinde uyuşturucu baronu veya çetesi adına bir şey kalmadı. Serbest bırakıldığı için cazibe kaybedildi. Devlet temin ettiği için uyuşturucu çeteleri rant elde edemediler ve ülkeyi terk ettiler. Siz bunu keyif amaçlı kullanırsanız bu sizi daha sonra diğer maddeler yönlendirmez. Bağımlık yaratmıyor. Tek zararlı olduğu nokta, ergenlik döneminde kullanılmasıdır. Bu nedenle kullanım için 18 yaş ve sonrası söyleniyor. Biz bir çalışma yaptık. Ülkemizde hintkenevirini yetiştirmeyi serbest bırakırsak, sanayi bölgemizde de bunun üretimini yaparsak ve yurtdışına gönderirsek 3 yıl içerisinde başka yerlere olan bağımlılığımızdan kurtuluruz.

SORU: Hasta yakınları bu konuyla ilgili sizinle temasa geçti mi? Hastalar nasıl bakıyor?

MAMALI: Ülkemizde yasak ve kullanılması suç. İnsanlarımız kendilerinin, çocuğunun, anne veya babasının yaşamı söz konusu olduğu zaman bu yağı bir şekilde tedarik ediyor. Son 1 yıldır bizlerin bilgilendirmesiyle gidip alıyorlar.

“Hastalar bu noktada bilinçlenmeye başladı”

SORU: Bizimle paylaştığınız tüm bu bilgileri devlet yetkilileri ve milletvekillerine de konuşup, anlattınız mı?

MAMALI: Kanser hastası olan ve terminal safhada bulunan iki küçük kız vardı. Bu iki küçük kızın her ikisinin Cannabis Oil kullanmasında katkım olduğu için çok mutluyum. Dilekçelerinin hazırlanmasına yardımcı oldum. Dilekçeleri bir dosya şeklinde hazırladım. Sağlık Bakanlığı inceledi ve gördü ki kanser hastalığında kullanılan önemli bir ilaç. Bunu görmelerine rağmen, tüm kanser hastalarımızın kullanmasına izin vermediler. Sadece termal safhada olanlar için izin verildi. Yani sadece ağrı dindirme amacıyla izin verdiler. Sırf çıkar çevrelerini korumak adına böyle bir şey yapmaları büyük bir garabettir. O safhadaki çocuklarda kullanıldı. Çocuklardan birinin annesi, o küçük çocuklardaki kanserli hücreleri küçülttüğünü söyledi.

Son safhada bile etki ediyor. Bakanlıklardan hiçbir ses yok. Bir tanesi de “ne biliyorsun gel, anlat” demedi. Çıkar çevrelerinin kuklası olursanız bunu yapamazsınız, insanlığı değil de başka şeyleri düşünürsünüz. Bu işin peşini bırakmayacağım.

Türkiye’de 19 ilde yetiştirme noktasında serbestlik var. Onlar da endüstriyel olarak üretecekler ve pazarlayacaklar. Devlet kontrolünde yapılıyor ancak özel kişilere veriliyor. Yani özel kişiler tarlalarında yetiştirecek ve devlet de kontrol edecek. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre, bugün alkolden yılda 2,5 milyon insan ölüyor, yaklaşık 500 bin insan tütün içtiği için hayatını kaybediyor. DSÖ verilerinde hintkenevirinde ölüm oranı sıfır. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, şu anda marihuananın yasal hale gelmesi için dünya çapında kampanya yürütüyor.

SORU: Niye bizimkiler bu faydaları görmezden gelmeye çalışıyor? Çıkar bağlantıları yüzünden mi?

MAMALI:  DSÖ verilerine göre ilaçtan gelen paranın yüzde 10-25 arasındaki bir oranın, ilaç sektöründe manipülasyon ve rüşvete harcandığı tespit edildi. 1998-2005 arasında ilaç firmaları resmi görevlilere, politikacılara ve lobi faaliyetlerine 750 milyar dolar harcadı. Bu sektör, 2004 seçimlerinde kongre adaylarına 17 milyar dolar yardım yaptı. Siz bunların yardımıyla bir yere gelirseniz bunu kırmak zordur. Benzer bir durum da bizde var. Rahatsızlık doğar. Cannabis Oil’in bir tüpü 3 aylıktır. Size mal oluş fiyatı ise 200-300 sterlindir. Siz kemoterapi ilaçlarına bir çanta dolusu para harcıyorsunuz. Cannabis Oil bu nedenle rakip. Kemoterapiyle Cannabis Oil’i birlikte kullanırsanız sadece kanserli hücreler ölür, sağlıklı hücrelere dokunmaz.

SORU: Hareketinize ilgi var mı? Size destek veren ancak korktukları için bunu açıktan yapmayanlar da bulunuyor mu?

MAMALI: Bu kılçıklı bir konu olduğu için insanlar açık açık kendilerini ortaya koyma, destekçi olma noktasında korku içerisindedirler. Ancak bana ulaşan, çeşitli kanallarla kendisini ifade edenlere baktığımızda bunun kullanımı ülkede çok yaygın. Bundan öte bilinçlenme noktasında çok olumu gelişmeler görüyoruz. İnsanlar sorguluyor. Özellikle hastalar bu noktada bilinçlenmeye başladı. Ancak korku da hakim oluyor. İnsanlar pek cesaretli görünmüyor ama geleceğimiz ve ülkemiz için bu cesareti göstermek zorundayız.

 

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2017, 09:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104