Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla mesajlar yayımlanıyor

banner37

Aralarında Bakanlar ve Sivil Toplum Örgütü Temsilcileri de bulunan bir çok kişi, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla mesajlar yayımladı.

Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla mesajlar yayımlanıyor
banner8

Mesajlar şöyle:

Eroğlu: 20 Temmuz olmasaydı bugün devletimiz olmazdı… En büyük gücümüz devletimiz

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 20 Temmuz Barış Barış harekatı gerçekleşmemiş olsa,  bugün devletin olmayacağını belirterek, Kıbrıs Türk halkının en büyük gücünün devleti olduğunu vurguladı.

3. Cumhurbaşkanı Eroğlu, İsviçre’deki Kıbrıs Konferansı’nın çökmesinin nedeninin; Rum Yunan ikilisinin kabul edilemeyecek aşırı istemleri ve oyalama taktikleri olduğunu vurgulayarak,  yapılması gerekenin aklın ve halkın gerçek çıkarları ve Rumun niyetlerinin göz önünde tutulması suretiyle yeni bir yol haritası belirlemek olduğunu kaydetti.

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı.

Eroğlu mesajında, Kıbrıs Türk halkı için özgürlük ve güvenliğin vazgeçilemez iki gereksinim olduğunu ifade ederek, “Bu halk bu iki yaşamsal öneme sahip unsur için büyük bir mücadele vermiştir. Bugünkü özgür ve güvenli ortama Anavatan Türkiye ile birlikte verilen özverili mücadele ile ulaşıldı” dedi.

Eroğlu, 15 Temmuz 1974’te Yunan Cuntası’nın Rum tarafındaki işbirlikçileri ile gerçekleştirdiği darbenin tek hedefinin Ada’nın 1878’de Osmanlı idaresinden İngiliz idaresine geçmesinden itibaren hayali kurulan Yunan hegemonyasının tüm Ada’ya yayılması, Kıbrıs’ın bir Helen adası haline getirilmesi olduğunu kaydetti

Eroğlu, anavatan Türkiye’nin buna,  Kıbrıs Türk halkının çağrısı, yoğun talebi üzerine garantörlükten kaynaklanan tek yanlı müdahale hakkını bir kez daha kullanarak 20 Temmuz’da başlayan müdahalesiyle “dur” dediğini ifade etti. Eroğlu mesajında şöyle dedi:

“20 Temmuz Barış Harekâtı olmasaydı bugün sahip olduğumuz coğrafya ve devletimiz olmazdı. Türkiye’nin garantörlükten doğan tek yanlı müdahale hakkı olmasaydı, Türkiye şehitler vermek pahasına Kıbrıs Türk Halkı’nın özgürlük mücadelesine fiili destek vermeseydi ada Yunan olacak ve Birleşmiş Milletler buna ses çıkarmayacaktı.

O nedenledir ki,  hedefleri, hayalleri değişmeyen Rum-Yunan ikilisinin bugünkü başlıca amacı Türkiye’nin garantörlüğünü, tek yanlı müdahale hakkını ve Kıbrıs’taki Türk askeri varlığını sıfırlamaktır.

Rum-Yunan ikilisi kesinlikle iyi niyetli değildir. Ortada iyi niyetli olduklarına inanmamız için  en küçük bir neden, bir belirti yoktur.”

banner134

3. Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum tarafının, yönetim ve güç paylaşımı, varılacak anlaşmanın Avrupa Birliği’nin birincil hukuku olması, toprak, mülkiyet, Türk ve Yunan vatandaşlarına eşit muamele yapılması konularındaki tutumlarının  da Kıbrıs Türk halkının kabul edebileceği ölçülerde olmadığını vurgulayarak, İsviçre’deki Kıbrıs görüşmelerinin çöküş nedeninin Rum-Yunan ikilisinin asla kabul edilmemesi gereken aşırı istemleri ve oyalama taktiği,  çözüme değil çözümsüzlüğe oynaması olduğunu belirtti.

“Biz yönlendirmeliyiz”

Eroğlu, yapılması gerekenin; Kıbrıs konusunda aklın, halkın gerçek çıkarlarının ve Rumun niyetlerinin göz önünde tutulması suretiyle yeni bir yol haritası belirlemek olduğunu kaydederek, “Birleşmiş Milletler’i Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye ile birlikte belirleyeceği bu yeni yol haritası ile biz yönlendirmeliyiz” dedi.

“Birleşmiş Milletler’e, Avrupa Birliği’ne ve tüm ülkelere Rum-Yunan uzlaşmazlığına rağmen bizi cezalandırmalarına artık tahammül etmeyeceğimizi, mutlaka sesimize kulak vermeleri gerektiğini biz anlatacağız, biz ısrar edeceğiz” ifadelerini kullanan Eroğlu, bunun için  her şeyi bir tarafa bırakarak  bu tarihi dönüm noktasında birlik-beraberlik içinde hareket edilmesini şart olduğunu belirtti.

Devletin  birlikte sahiplenilmesi,  iç konulardaki sıkıntıların aşılması, ekonomide gereken atılımların yapılması ve reformların geciktirilmemesi gerektiğinin altını çizen Eroğlu, “Hep vurguladığım üzere unutmamalıyız ki bizim en büyük gücümüz, 20 Temmuz Barış Harekatı’nın en önemli getirisi olan egemenliğimizi, özgürlüğümüzü ifade eden devletimizdir” dedi

Devlete sahip çıkıp birlik içinde yürünecek yolların doğru noktaya çıkaracağını ifade den Eroğlu, “20 Temmuz Barış Harekâtı’nın gerçekleşmesini sağlayan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bir kez daha gönülden teşekkür ederken, bugün aramızda olmayan başta tüm şehitlerimiz olmak üzere herkesi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Kıbrıs Türk halkının Barış ve Özgürlük Bayramı’nı candan kutluyor  en derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum” dedi.

Siber: İzolasyonlar ve ambargolar kaldırılmalı

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, “20 Temmuz Barış Ve Özgürlük Bayramı” dolayısıyla yayımladığı mesajda, 20 Temmuz Barış Harekatı’nın gerçekleşmesiyle, Anadolu halkıyla birlikte verdiği mücadele sonucu Kıbrıs Türk halkının toplumsal varlığına olan tehdidin ortadan kalktığını ve özgürlüğüne kavuştuğunu belirtti.

Siber, halkın, geçen 43 yıl içerisinde adada bir çözüm bulunması ve iki toplumun barış içinde yaşaması için büyük gayret gösterdiğini ifade etti.

“Varlığını korumak için büyük mücadeleler vermiş bir halk”

Toplumların kendi ülkesinde kendi varlıklarıyla özgür ve güven içinde yaşamalarının o toplumun bireylerinin en temel hakkı olduğunu belirten Siber, Kıbrıs Türk halkının da kendi ülkesinde kendi toplumsal varlığını korumak için büyük mücadeleler vermiş, büyük acılar çekmiş bir halk olduğunu kaydetti.

Siber, 20 Temmuz Barış Harekatı’nın gerçekleşmesiyle, Kıbrıs Türk halkının Anadolu halkıyla birlikte verdiği mücadele sonucu toplumsal varlığına olan tehdidin ortadan kalktığını ve özgürlüğüne kavuştuğunu belirterek, geçen 43 yıl içerisinde ise adada bir çözüm bulunması ve iki toplumun barış içinde yaşaması için halkın büyük gayret gösterdiğini ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının, Kıbrıs müzakerelerinden sonuç alınması için daima yapıcı rol oynadığını, 2004 BM planına onay verdiğini, her platformda çözüm  iradesini ortaya koyduğunu söyleyen Siber, son olarak Crans-Montana'da  gerçekleşen Kıbrıs Konferansı’nda  da adada yaşayabilir bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının aynı yapıcı tutumunu sürdürdüğünü, çözüm için güçlü bir irade ortaya koyduğunu belirtti.

“İzolasyonlar ve ambargolar kaldırılmalı”

Siber mesajında, “Ne yazık ki tüm bu çabalar Rum tarafının isteksizliği neticesinde yine sonuçsuz kalmıştır.  Bu aşamada, arzumuz  Birleşmiş Milletlerin her aşamasını takip ettiği müzakere sürecinin  ve son olarak Crans- Montana’da yaşananların uluslararası gözlemciler tarafından objektif bir şekilde değerlendirilmesidir.  Ne 2004 yılında gerçekleşen referandumda ve ne de  son konferansta  Kıbrıs’ta  bir çözüme ulaşılamamasının sorumlusu olmadığımız açıktır” ifadelerine yer verdi.

Uluslararası camiaya yarım asırdır halka uygulanan ve insani olmayan izolasyon ve ambargoların kaldırılması çağrısında bulunan Siber, “Sporcularımıza, sanatçılarımıza uygulanan ambargo insan haklarına aykırıdır. Çözüm iradesi yüksek bir halka çözümsüzlüğün fatura edilmesinin adil olmadığı gerçeğinden hareket edilmesini bekliyoruz. Büyük mücadeleler vererek, birlik ve beraberlik içinde bugünlere gelen halkımızın  bugün içinde bulunduğu sorunları ise ortak akıl ile  çözme iradesini ve becerisini göstereceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Siber şöyle devam etti:

“En büyük tehlike ‘öğrenilmiş çaresizlik’ psikolojine sürüklenmektir. Bizler toplum olarak en zor şartlarda, en olumsuz koşullarda bile inancımızı hiç yitirmedik, böyle bir psikolojiye sürüklenmedik. Bundan sonra  da halkımızı huzursuz eden tüm olumsuzlukların üstesinden gelerek  sorunlarımızı  çözeceğimize ve daha iyiye daha güzele ulaşma yolundaki mücadelemizi sürdüreceğimize inanıyorum.”

Tüm halkın 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlayan Siber, dünyadaki tüm uzlaşmazlıkların barışçıl bir yolla çözülmesi ve  göçlerin, savaşların yaşanmaması arzusunu yineledi.

Siber, mücadeleye  emek verenleri, önderlik edenleri,  tüm şehitleri rahmetle ve saygıyla anarak, gazilere sağlıklı bir yaşam diledi.

Özgürgün: Bundan sonra asli görev devleti korumak ve güçlendirmek

Başbakan Hüseyin Özgürgün, bundan sonra şartlar ne olursa olsun  her Kıbrıs Türkünün asli görevinin, büyük acılarla ve fedakarlıklarla elde edilenlere sahip çıkmak, devleti korumak ve güçlendirmek olduğunu belirterek, “Halkımız geçmişte ödenen bedellerin bilinciyle, bundan sonra önüne çıkan hiçbir olumsuzluğa ve dayatmaya boyun eğmeyecektir” dedi.

Özgürgün, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk halkını özgürlük, bağımsızlık ve güvenliğine kavuşturan 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nın 43. yılını yaşamanın gurur ve heyecanı içerisinde olduklarını ifade ederek, o zor yıllarda Türkiye ile birlikte yılmadan verilen onurlu mücadelelerin Kıbrıs Türk halkını özgür, bağımsız, kendi bayrağı ve devlet çatısı altında bir yaşama kavuşturduğuna dikkat çekti.

Özgürgün mesajında şunları kaydetti:

“20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’ndan bugüne tam 43 yılı geride bırakmış bulunuyoruz. Tarihi süreçte Kıbrıs Türk Halkı olarak çok zor ve unutulması mümkün olmayan dönemler yaşadık. Bizler, bu adada Kıbrıs Türk varlığını yok etmek isteyenlere karşı uzun yıllar süren acılarla ve kayıplarla dolu büyük mücadeleler sonucunda bugün sahip olduğumuz özgür ve güvenli bir yaşama kavuştuk. Bunun anlamı tabii ki o günleri yaşamış kişiler için oldukça büyüktür.

Tüm umutlarını yitirmiş durumdaki bu halk yok olmanın eşiğinden, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Garanti ve İttifak Anlaşmalarından’ doğan hukuki hakkını kullanarak adaya müdahale etmesiyle dönmüştür.

Kıbrıs Barış Harekatı ile, adada Kıbrıs Türklerinin yok edilmesinin önüne geçilmiş, can ve mal güvenliği sağlanmış, bu coğrafyada yeniden barış ve huzur ortamı tesis edilmiştir. O zor yıllarda Anavatan Türkiye ile birlikte yılmadan verilen onurlu mücadeleler, bizleri özgür, bağımsız, kendi bayrağı ve devlet çatısı altında bir yaşama kavuşturmuştur.”

“Asli görev devleti korumak ve güçlendirmek”

Özgürgün, bundan sonra şartlar ne olursa olsun,  her Kıbrıs Türkü’nün asli görevinin, büyük acılarla ve fedakarlıklarla elde edilenlere sahip çıkmak, devleti korumak ve güçlendirmek olduğunu vurguladığı mesajında, “Halkımız geçmişte ödenen bedellerin bilinciyle, bundan sonra önüne çıkan hiçbir olumsuzluğa ve dayatmaya boyun eğmeyecektir” dedi.

Başbakan Özgürgün, Kıbrıs konusunda, Kıbrıs Türk tarafının tüm çabalarına rağmen sonuç elde edilemediğine işaret ederek, Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün esas nedeninin, Rum-Yunan ikilisinin çözüm iradesine sahip olmadığı gerçeği olduğunu ifade etti.

“Çözümsüzlüğün esas nedeni Rum-Yunan ikilisinin çözüm iradesine sahip olmadığı gerçeği”

Özgürgün şunları kaydetti:

“Kıbrıs konusunda bugün karşımızda duran tabloya baktığımız zaman, Kıbrıs Türk tarafının bugüne kadar ortaya koyduğu tüm iyi niyetli ve yapıcı çabalara rağmen hiçbir sonuç elde edilemediği açık görülmektedir. Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünün esas nedeni, Rum-Yunan ikilisinin çözüm iradesine sahip olmadığı gerçeğidir. Bugün hala, aradan 50 yıldan fazla bir sürenin geçmiş olmasına rağmen Kıbrıs Rum tarafının zihniyetinin değişmediğini ve aynı bencil, akılcılıktan uzak  tavrını sürdüğünü görmekteyiz. Rum tarafının ortaya koyduğu bir zeminde değil anlaşma hiçbir yakınlaşma sağlanması mümkün değildir. Kıbrıs Türk halkının bir ‘azınlık’ olmayı kabul etmeyeceği gibi Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olmayan bir zeminde müzakere etmesi asla mümkün değildir. “

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Türk halkının tüm olumsuzluklara, yıllardır maruz kaldığı izolasyon ve ambargolara rağmen birçok alanda büyük ilerlemeler kaydettiğine de işaret ettiği mesajında, “Anavatan Türkiye’nin destekleri ile başta ekonomik alanda olmak üzere her alanda ülkemizi kalkındırmaya yönelik çabalarımız kararlılıkla sürmektedir.

Hükümet olarak göreve geldiğimiz günden itibaren halkımızı daha refah bir yaşam seviyesine kavuşturmak için tüm gücümüzle çalışmaktayız” dedi.
Özgürgün, şunları ekledi:

“20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nın 43’üncü Yıldönümünde, başta Anavatan Türkiye olmak üzere, Kıbrıs Türk Halkı’nın bugünlere gelmesinde emek veren herkese teşekkür ederken, bu uğurda can verenleri rahmetle anar, ülkemizde ve bölgemizde barış ve huzur ortamının daima korunması temennisiyle tüm halkımıza sevgi ve saygılarımı sunarım.”

Sucuoğlu: Kıbrıs Türk halkı zorlu mücadeleler neticesinde barış ve huzura ulaşmıştır

Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’ta insanca yaşama ve var olma hakkını korumak için zorlu mücadeleler verdiğini ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Garanti Anlaşması’na dayanan haklı müdahalesi neticesinde de barış ve huzura ulaştığını vurguladı.

Sucuoğlu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 20 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı’nın; Garanti Anlaşması’nın III. maddesine istinaden gerçekleştirdiği askeri bir harekat olduğunu kaydetti.

“Her şeye rağmen, 43 yıl önce olduğu gibi bugün de karşımıza çıkan engelleri elbirliği ile çözebilecek güce sahip bir toplum olarak, Anavatan Türkiye’nin de desteği ile inanç ve kararlılıkla dün olduğu gibi bugün de ilerlemeye devam edeceğiz” diyen Sucuoğlu, 20 Temmuz’un yıl dönümünde, başta Anavatan Türkiye olmak üzere, Kıbrıs Türk halkının bugünlere gelmesinde emek verenlere, vatan uğruna canını feda eden şehit, gazi ve mücadele eden herkese minnetlerini sundu.

Berova: Türk tarafının, kalıcı ve adil çözüm çabaları geçmişte olduğu gibi bugün de Rumlar tarafından olumlu bir karşılık bulmuyor

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı  Özdemir Berova, tüm yaşananlara rağmen Kıbrıs sorununun çözülmesini arzulayan tarafın Kıbrıs Türk halkı olduğuna, ancak Türk tarafının, kalıcı ve adil çözüm çabalarının geçmişte olduğu gibi bugün de Rumlar tarafından olumlu bir karşılık bulmadığına dikkat çekti.

Berova 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı.

Berova mesajında tüm Kıbrıs Türk Halkının Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutladı.

20 Temmuz 1974’ün, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’ta insanca yaşama ve var olma hakkını korumak adına verdiği zorlu mücadelenin taçlandırılması olduğunu belirten Berova, Rumlar'ın adada hakimiyet kurmak amacıyla başlattığı ve fasılalarla sürdürdüğü Kıbrıs Türkü'nü yok etmeye yönelik planlı saldırıların 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı ile son bulduğunu vurguladı.

Bakan Berova, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit ortağı Kıbrıs Türk Halkının haklarının Rumlar tarafından her türlü baskı ve saldırıya başvurularak gasp edilmesiyle başlayan ve Yunan Cuntası’nın darbesiyle doruğa ulaşan Kıbrıs Türkü’nü yok etmeye dayalı Enosis politikasının, 20 Temmuz 1974’de Türkiye’nin Garanti anlaşmalarından doğan haklarıyla gerçekleştirdiği müdahale ve Kıbrıs Türkü’nün onurlu direnişi ile bertaraf edildiğini kaydetti.

Berova, “Garanti ve İttifak Antlaşmalarına dayanılarak gerçekleştirilen bu haklı müdahale neticesinde barış ve huzura ulaşan Kıbrıs Türkü, ne mutlu ki 43 yıldır Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Anadolu Halkının maddi manevi desteğiyle, huzur ve güven içerisinde yaşayabilmekte ve toplumsal gelişimini sürdürebilmektedir” dedi.  

“İnsanlık dışı uygulamalar”

21. yüzyılda Kıbrıs Türk halkına reva görülen insanlık dışı uygulamaların haklı gösterilecek hiçbir yanı bulunmadığını da belirten Özdemir Berova, demokrasi, insan hakları ve hukuk gibi olguların Kıbrıslı Türklerin de, en temel hakkı olduğu gerçeğini kimsenin unutmaması gerektiğini söyledi.

Berova, geçen 43 yılda Kıbrıs Türk halkının, Türkiye’nin desteği ve işbirliği ile her türlü haksız baskı ve izolasyona rağmen imkanlarını zorlayarak büyük gelişmeler sağladığını, Anadolu halkının desteğini her zaman yanlarındada hissettiğini belirtirken, gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin sarsılmaz bağlarla bağlı ilişkilerinin öneminin çok iyi bilinmesi gerektiğine dikkat çekti.

Bakan Berova mesajında şu ifadelere yer verdi: 

 “20 Temmuz 1974 Barış Harekatını gerçekleştiren Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine, harekatın gerçekleştiği tarihe kadar azim, onur ve tüm gücüyle yok olmaya direnen Mücahit Kıbrıs Türk halkına ve bize her zaman destek olan Türkiye Cumhuriyeti’ndeki kardeşlerimiz ile tüm gazilerimize teşekkürlerimi sunar, Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anarım. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramımız kutlu olsun.”

Sadıkoğlu: Gözünü bile kırpmadan canını feda eden şehitlerimize ve mücadele ruhunu bir an olsun kaybetmeyen herkese minnettarız

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, KKTC’nin özgürlük ve bağımsızlığa ulaşmasındaki yolun 20 Temmuz’dan geçtiğini belirterek “Mutlu Barış Harekâtı’nda gözünü bile kırpmadan canını feda eden şehitlerimize ve mücadele ruhunu bir an olsun kaybetmeyen herkese minnettarız” dedi.

İskele Belediye Başkanı Hasan Sadıkoğlu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 43. Yıl dönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Sadıkoğlu mesajının, “20 Temmuz tarihinin Türkiye Cumhuriyeti’nin kahraman Türk Ordusu’nun, KKTC’yi Rum’un insafına terk etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ettiği gün olduğunu” belirterek, “Harekât ile birlikte bizi karanlıktan aydınlığa çıkaran, özgürlüğümüze kavuşturan, dönemin Türkiye Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit, Kurucu Cumhurbaşkanımız Raif Rauf Denktaş ve mücadele liderimiz Dr. Fazıl Küçük başta olmak üzere, bu uğurda canını hiçe sayan tüm şehitlerimize ve Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini sonuna kadar sürdüren herkese minnettarız” ifadelerini kullandı.

20 Temmuz’un Denktaş, Küçük, Ecevit ve özgürlük demek olduğunu kaydeden Sadıkoğlu, Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutladı; huzurlu, sağlıklı ve barış içinde bir yaşam dileğinde bulundu.

Ersan: Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 43’üncü yıldönümünü, gurur ve heyecanla kutluyoruz

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Ertan Ersan, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 43’üncü yıldönümünü, gurur ve heyecanla kutladıklarını ifade etti.

Ertan mesajında, Kıbrıs Türkü’nün binlerce şehit vererek özgürlüğüne kavuştuğuna işaret ederek, Türkiye’ye bağlılıklarını yineledi.

Ersan, “binlerce şehit verip özgürlüğümüze kavuştuk. Anavatanımız Türkiye’ye bağlılığımızı bir kez daha yinelerken aziz şehitlerimizi saygı ile anar, ruhları şad olsun” dedi.

Esenyel: Türk askeri varlığı adada barış ve güvenliğin teminatı

Sönmezler Ocağı Başkanı Erden Esenyel, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı mesajı yayımladı.

Esenyel mesajında, Türk Askeri’nin Kıbrıs’taki varlığının, tüm adada barış ve güvenliğin teminatı olduğunu ifade etti.

Rum tarafı ile Yunanistan’ın ‘sıfır asker, sıfır garanti’ diyerek, Garanti Anlaşması’nın kaldırılması ve Türk Askeri varlığına son verilmesine ilişkin propagandasının dünyayı kandırmaya yönelik olduğunu savunan Esenyel, “Bizleri bu günlere ulaştırmada önemli pay sahibi olan Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan ile tüm şehitleri saygıyla anar, gazilerimize huzurlu bir yaşam dileriz” dedi.

Çaluda: 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı ile adaya gelen barışın, toplumlararası bir anlaşmaya ulaşması en büyük arzu ve temennimizdir

Hür İşçi Sendikaları Federasyonu (Hür-İş) Genel Başkanı Ahmet Çaluda, 1974 Barış Harekatı ile adaya gelen barışın, toplumlararası bir anlaşmaya ulaşmasının en büyük arzuları olduğunu belirtti

Hür-İş Genel Başkanı Ahmet Çaluda yayımladığı mesajda, 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı ile “Adanın tümüne barış, huzur ve güvenlik” geldiğini kaydetti.

Toplumlararası barış görüşmelerin, bir uzlaşı noktasına, anlaşma zeminine kavuşturulamadığını, KKTC vatandaşlarının da dünyadan tecrit edilmiş bir noktada olduğuna işaret eden Çaluda, “Ambargolar devam etmekte, her alanda Kıbrıs Türk vatandaşı icraatlarında engellenmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk insanının da dünya vatandaşları gibi olması gerekmektedir” dedi.

Müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından Hür-İş olarak üzüntü duyduklarını kaydeden Çaluda, “20 Temmuz 1974 Barış Harekatı ile adaya gelen barışın, toplumlararası bir anlaşmaya ulaşması en büyük arzu ve temennimizdir” dedi.

Çaluda, Barış Harekatı’nı gerçekleştiren merhum Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit ve şehitlere rahmet diledi.

Sakallı: 20 Temmuz Kıbrıs adasına barış, huzur ve refah getirdi

Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Çalışanları Sendikası (BAY-SEN) Başkanı Salih Sakallı, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla mesaj yayımlayarak, 20 Temmuz Barış Harekatı’nın Kıbrıs adası üzerinde yaşayan halkların tümüne barış, huzur ve refah getirdiğini kaydetti.

“Buna rağmen, Kıbrıs Trükleri’nin ada üzerindeki eşitliğini bir türlü kabullenmek istemeyen Rum Yönetimi, son olarak Crans-Montana’da gerçekleştirilen Kıbrıs Konferansı’nın başarısızlıkla sonuçlanması için elinden geleni yapmakla kalmayıp, önümüzdeki süreci de gerginliğe taşıyacak olan tek taraflı Hidrokarbon arama çalışmalarını başlatmıştır” diyen Sakallı şöyle devam etti:

“Rum Yönetimine ada üzerindeki huzur ve güveni bozacak çabalardan uzak durmasını ve toplumların haklarına saygılı olmasını tavsiye ediyoruz.

Bunun yanı sıra Bayrak Radyo Televizyon Kurumu Çalışanları Sendikası olarak, bir 20 Temmuz’u daha yasasız geçirmenin burukluğu içerisinde olduğumuzu belirtmek istiyoruz.

Kıbrıs Türk halkının sesi olan Bayrak Radyo ve Televizyon Kurumu’nun, 2017 yılı sona ermeden günümüz şartlarına uygun bir yasaya kavuşması ümidini canlı tutmayı sürdürdüğümüzü de bizleri yönetenlere hatırlatmak istiyoruz.

Bir kez daha 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlar, bize bu günleri armağan eden şehitlerimize Allahtan rahmet dileriz”

Ergüneş: TMT ruhu ile çalışacağız

Mücahit Komutanları Derneği, 20 Temmuz Mutlu Barış Harekatı’nın  43. yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı.

Genel Başkan Gözkamaş Ergüneş, yayımladığı mesajda, Mehmetçik ve Mücahidin kanları ile çizilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Anavatan’ın etkin ve fiili garantisinin, gelecek nesillerin barış ve güven içerisinde özgürce yaşamaları için olmazsa olmazları olduğunu kaydetti. Ergüneş, şöyle dedi:

“20 Temmuz Barış Harekatı neticesinde kazanılan özgürlük ve barışın sonsuza dek yaşatılması için TMT ruhu ile çalışacağımızı bu mutlu günümüzde tekrar eder yeniden tüm dünyaya duyururuz.

Mutlu Barış Harekatına katılıp omuz omuza savaşan Mehmetçik ve Mücahitlerimize şükranlarımızı iletir, tüm şehitlerimizi rahmetle anar, Kıbrıs Türkünün Barış ve Özgürlük Bayramını kutlarız.”

Emekli Astsubaylar Derneği: Özgürlüğün teminat altına alındığı gün

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Emekli Astsubaylar Derneği, 20 Temmuz’un KKTC Devletinin egemen varlığının temelinin atıldığı gün olduğunu belirterek, “Bugün Kıbrıs Türk halkının, can güvenliğinin ve özgürlüğünün, teminat altına alındığı gündür” dedi.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle mesaj yayınlayan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Emekli Astsubaylar Derneği Başkanı Esen Ömürlü, Rum-Yunan tarafının, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayaline son veren, Kıbrıs’ta Türklere ve Rumlara barış getiren, Yunan cuntasına son veren ve Yunanistan’a demokrasiyi getiren 20 Temmuz Barış Harekatının 43. yıldönümünü onur ve gururla kutladıklarını belirtti.

Ömürlü, Güney Kıbrıs’ta Rumların, şükran duymaları gereken 20 Temmuza ve Türk Askerine karşı, faşist ve emperyalist Rum yönetiminin teşviki ile protesto eylemleri yaptığını ifade etti.

20 Temmuz’un Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde bağımsız, özgür ve egemen bir halk olarak varlığı geleceğe taşıma açısından tarihi bir gün olduğunu ifade eden Ömürlü, “2 Temmuz, Mehmetçik ile Mücahit karşısında direnemeyen Rum-Yunan çapulcularının sivil kadın-çocuk, yaşlı demeden Türkeli, Atlılar, Muratağa, Sandallar ve Aleminyo’da işledikleri katliamların asla ve asla unutulmayacağı bir gündür” dedi.

Ömürlü, yeni nesillerin, bir daha geçmişte yaşananları yaşamaması için, kendilerine düşen görevin, egemen varlığı ve özgür yaşamın simgesi olan KKTC Devletine, her ne şart altında olunursa olunsun sahip çıkmak ve geleceğe taşımak olduğunu belirtti.

Emekli Subaylar Derneği: Ada üzerinde huzur günleri başladı

Güvenlik Kuvvetleri Emekli Subaylar Derneği, Barış Harekatı’nın 43. yıldönümünün kutlandığı bu günlerde, Kıbrıs’ın yakın gelecekte siyasi barışla bütünleşmesi temennisinde bulundu.

Güvenlik Kuvvetleri Emekli Subaylar Derneği tarafından yayımlanan 20 Temmuz mesajında, Kıbrıs Türkü’nün yıllarca verdiği varoluş mücadelesinde çok acılar yaşadığını, milli davada birçok mücahit kahramanın Kıbrıslı Türkleri bu günlere taşıdığı gibi, vatanı uğruna birçok vatanseverin de kahramanca şehit olduğu vurgulandı.

Mesajda şu ifadelere yer verildi:

“20 Temmuz Barış Harekâtı ile o günlerin acıları yerine Kıbrıs Türkünün özgürlük ve ada üzerinde huzur günleri başlamıştır. Bu uğurda hayatını kaybeden tüm şehitlerimize tanrıdan rahmet diler kahraman gazilerimizi saygı ile anarız.”

Bora: Aziz şehitlerimiz ve kahraman gazileri minnet ve şükranla anıyoruz

Kıbrıs TMT Mücahitler Derneği Genel Başkanı Yılmaz Bora,  Kıbrıs Türk halkını 11 yıllık Rum’un zulüm ve vahşetinden kurtarıp; haklı, meşru ve bağımsız devlet aşamasına kavuşturan 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın 43’ncü yıldönümünde, şehitler ve gazileri minnet ve şükranla andı.

Bora, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, “Bu mutlu zaferin yıldönümünde barış, huzur ve güven içerisinde yaşamını sürdüren ve egemen Devletine kavuşan Kıbrıs Türk halkı Büyük Türk Ulusuna ve Türk Ulusunun gözbebeği Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne olan inanç ve güvenini yinelemekten büyük bir onur duymaktadır” dedi.

Arıklı: 20 Temmuz askeri zaferini, ekonomik ve siyasi zaferle taçlandıramadık

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) 20 Temmuz Barış Harekâtının 43. Yıldönümünü kutladı.

Arıklı yayımladığı 20 Temmuz mesajında, 20 Temmuz Barış Harekâtı’nın Türk milletinin 20. yy’da kazandığı en önemli zaferlerden biri olduğunu belirtti.

Bu zaferin, 1871’de başlayan Kıbrıs Türklüğünün özgürlük mücadelesinin de başarıya ulaştığı gün olduğunu kaydeden Arıklı, 20 Temmuz 1974’te kazanılan bu askeri zaferi siyasi ve ekonomik başarı ile taçlandıramamanın en büyük üzüntü kaynağı olduğunu ifade etti.

Arıklı, önümüzdeki yıl kutlanacak 20 Temmuz’un bugünkünden çok daha farklı ve halka umut vaat edici olmasını diledi.

Cumhuriyet Platformu: Devlet bakidir. Beşeri ehliyetsizlikler buna inananları yolundan ve davasından vazgeçiremez

Cumhuriyet Platformu, devletin baki olduğunu, beşeri ehliyetsizliklerin buna inananları yolundan ve davasından vazgeçiremeyeceğini kaydetti.

Çatısını dernek, sivil toplum örgüleri ve sendikaların oluşturduğu Cumhuriyet Platformu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı, “Bir olalım, dürüst olalım, vakur olalım” çağrısı yaptı.

Vatanı koruma yolunda mücadeleye hazır olduğunu vurgulayan Cumhuriyet Platformu, mesajında “Zaferin yıldönümünde aldığımız nefese, gördüğümüz ışığa vesile olan tüm şehitlerimizi rahmetle anar, gazilerimizin önünde saygı ve minnetle eğiliriz” ifadesine yer verildi.

Kıbrıs konusuna da değinilen mesajda, gelinen son aşamanın Rumların kendi emellerinden zerre kadar taviz vermeyeceğinin kanıtı olduğu kaydedildi, ders alınması haline tarihin tekerrür etmeyeceğine inanç belirtildi.

Kamu-Sen: Güven içinde olacağımız, iki toplumun da eşit ve özgür olduğu, sağlam temeller üzerine kurulacak bir federal çözümü destekleyeceğimizi belirtiriz

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası(Kamu-Sen), iki toplumun eşit olduğu sağlam temeller üzerine kurulacak bir federal çözümü desteklediklerini belirtti.

Kamu-Sen’den 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle yayımlanan mesajda, müzakere sürecinin sona erdiği yöndeki söylemlere katılmadıkları ifade edildi ve liderlerin alternatif çözüm önerileri üretmeleri ve desteklenmesi çağrısı yapıldı.

Mesajda,  “Geçmişimizden ders alarak, güven içinde olacağımız, iki toplumun da eşit ve özgürlüğün olduğu, sağlam temeller üzerine kurulacak bir federal çözümü destekleyeceğimizi belirtiriz” denildi.

Mesaj’da ayrıca Türkiye’nin, 1963 ile 1974 yılları arasında yaşanan zulme son vermek için, Uluslararası antlaşmaların kendisine verdiği Garantörlük Hakkını tek yanlı olarak kullanarak, 20 Temmuz 1974’te adaya barış ve huzur getirildiği belirtildi.

KKTC Milli İradeye Saygı Platformu'ndan kutlama mesajı

KKTC Milli İradeye Saygı Platformu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı.

KKTC Milli İradeye Saygı Platformu Başkanı Talip Sancar, yayımladığı mesajda, Kıbrıs Türk halkının 43 yıl önce bugün, Kıbrıs’ta insanca yaşama hakkına kavuştuğunu belirtti ve  20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramını kutladı.

Kıbrıs Türk Kültür Derneği: 20 Temmuz Barış Harekâtı tarihi bir gün

Kıbrıs Türk Kültür Derneği Yönetim Kurulu, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.

Mesaj şöyle:

“Kıbrıs Türk halkının gerçek özgürlüğe, egemenliğe, güvenliğe ve bağımsızlığa ulaştığı, kendi egemenliğinde yeni bir siyasi coğrafyaya kavuştuğu 20 Temmuz Barış Harekâtı’nın 43. Yıl dönümünde egemen devletimizde “vicdanı hür, fikri hür” özgür, egemen ve geleceğinden emin bir halk olarak, kendi geleceğimizi belirleme hakkımızın bilincinde yaşamanın 43.Yılını kutlamanın sonsuz huzuru ve mutluluğu içindeyiz. 
21 Aralık 1963 yılında Kıbrıs Türk halkına karşı başlatılan katliam ve soykırım eylemlerine, toplu mezarlara 1974 Barış Harekâtı’na kadar sessiz kalan, Rum vahşetini görmezden, duymazdan gelen, insan hakları çiğnenen Kıbrıs Türk halkının insanca yaşama hakkına sahip olduğunu, bütün halklar gibi egemen eşit, özgür ve bağımsız olduğunu, Kıbrıs Türk halkının varlığını dünyaya ilân eden 20 Temmuz Barış Harekâtı tarihi bir gündür.

Katliamlarla ENOSİS hedefine ulaşamayan Rum-Yunan ikilisi 15 Temmuz 1974’de Faşist Yunan Cuntası yönetiminde son silahlı ENOSİS hamlesini yaptı. Bu hamleyi 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı bir daha teşebbüs bile edilemeyecek şekilde durdurdu ve Kıbrıs’ta barış içinde geriye dönülemeyecek yeni bir dönemi başlattı, ENOSİS hayallerini toprağa gömdü.

Rum-Yunan ikilisinin ENOSİS hayaliyle başlayan kanlı gelişmeler ve Crans Montana'da çöken müzakere sürecinin açıkça ortaya koyduğu gerçekler ve yaşanan bütün tecrübeler artık Kıbrıs’ta iki ayrı egemen devletin varlığı temelinde bir uzlaşmadan başka bir yol olmadığını kanıtlamıştır. BM Genel Sekreteri’nin de açıkça ifade ettiği gibi Kıbrıs görüşmeleri başarısızlıkla son bulmuştur. Bu gerçek ışığında Birleşmiş Milletler parametrelerine dayalı bir anlaşma ve federal bir uzlaşma mümkün değildir. Bu geçekler ışığında artık Kıbrıs gerçeklerine uygun iki devletli bir uzlaşmayı sağlayacak yeni bir strateji ve politikayı izlemek vazgeçilemez bir gerektir, daha güvenli ve aydınlık geleceğimiz için bir zorunluluktur.

Barış ve Özgürlük Bayramımızı coşku, sevinç ve gururla kutladığımız Barış Harekâtı’nın 43’üncü yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatmak kararlığımızı vurguluyoruz.

Kıbrıs’ta yaşadığımız toprakları Türk halkına vatan yapan,  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin koşullarını ve sınırlarını yaratan şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi minnetle anıyor, halen hayatta bulunan gazilerimize de sağlıklı ömürler diliyoruz.

Kıbrıs Türk halkının var oluş savaşını zafere ulaştıran TMT mensuplarına, kahraman Mücahitlerimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerine, Muharip Gazilerimize şükranlarımızı sunar, halkımızın Barış ve Özgürlük Bayramını kutlarız.”

Güncelleme Tarihi: 19 Temmuz 2017, 10:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75