banner6

Başarılarıyla iz bıraktı

banner37

Adanın yıldız futbolcularından olacağı konuşulan Mustafa Çelik, geçirdiği trafik kazasının ardından hayatının geri kalanını tekerlekli sandalye ile sürdürmek zorunda kaldı. Ancak bu durum Çelik’i hayat sevgisinden uzaklaştırmadı. Belki yıldız bir futbolcu olmadı ama tekerlekli basketbol takımının yıldız oyuncusu ve ülkedeki engellilerin idolü oldu.

Başarılarıyla iz bıraktı
banner151 banner143

Ceren ÖZBİL

Adanın yıldız futbolcularından olacağı konuşulurken, henüz 18 yaşında geçirdiği bir trafik kazasının ardından hayatına tekerlekli sandalye ile devam etmek zorunda kalan Mustafa Çelik adeta hayata meydan okudu.

Yaşamını yitirdiği 2011 yılına kadar hep engellilerin ülkede daha iyi koşullarda yaşayıp, hayata sarılmaları için çalıştı.

Hayatına tekerlekli sandalye ile devam edecek olması Çelik’i hayat sevgisinden hiç uzaklaştırmadı. Kazanın ardından da hayata sımsıkı sarıldı, birçok engellinin idolü oldu.

İlk olarak Engelliler Spor Federasyonu’nun kurulmasında öncülük etti, ardından da tekerlekli sandalye basketbol takımının Türkiye liglerinde ve Uluslararası Tekerlekli Sandalye Basketbol Federasyonu’nda yer almasını sağladı.

Hafta sonları eşi Özlem Çelik ile engellilerin evlerini kapı kapı gezen Mustafa Çelik, tekerlekli basketbol takımına katılmalarını sağladı.

Mustafa Çelik’e göre bir engelli için en iyi rehabilitasyon spordu. Bu yüzden hiç yılmadan tekerlekli basketbol  takımı için çalıştı.

KIBRIS Gazetesi’nin sorularını yanıtlayan Özlem Çelik, Mustafa Çelik’i anlattı ve “biliyorum o bizi görüyor.   Zaten böyle olduğunu bilmesem yaşayamazdım” sözleriyle duygulandırdı.

Çelik ayrıca, Mustafa Çelik’in son olarak üzerinde çalıştığı ve çok istediği bir spor salonu projesi olduğunu söyledi ve yetkililere seslenerek bu projenin bir an önce tamamlanıp, hayata geçirilmesini istedi.

KIBRIS: Eşiniz Mustafa Çelik nasıl biriydi?

ÇELİK: İnsan üstü bir varlıktı. 7’sinden 70’ine herkesin hayatına iyi bir şekilde dokunmuşluğu vardır. İster engelli olsun, ister olmasın bütün insanlara iyi bir dokunuşu oldu. Onu tanıyan engelliler, onunla hayata tutundu, onunla çok şey başardı. Hatta bir köşe yazısında Mustafa’nın engelli olması engelliler için büyük şans oldu diye yazılmıştı.

KIBRIS: Nasıl tanıştınız?

ÇELİK: Biz 23 Nisan’da tanıştık. Babam öğretmendi. Vadili köyüne taşındık... O beni görüyormuş. Abimin arkadaşıydı. Ondan sonra 23 Nisan töreninde bir çocuk vardı onu tuvalete götürürken beni gördü. Bende onu gördüm. Ben küçüktüm. Benim için birini sevmek, birine aşık olmak çok büyük bir olaydı. O şiirler yazdı bana... Ben geri çevirdim. İstemedim öyle bir şey. Ondan sonra başka birini sevdiğimi zannetti. Bir şiir yazdı ve şiirin adını da “Hep gül meleğim” koymuştu. Onu bana okuttular. Ben onu okuyunca “yok biri benim hayatımda” dedim. Ama aslında Mustafa’yı çok beğenirdim. Ondan sonra kaptırdım kendimi. Ardından kaza geçirdi.

KIBRIS: Kazadan sonra görüşebildiniz mi?

ÇELİK: Kazadan sonra hiç görüşemedik. Arkadaşları aracılığı ile mektuplaştık. Şimdiki gibi imkanlar yoktu. Ardından adaya geri geldi. Sonra ben üniversiteye gittim. O da kazandı, ancak çalışmayı tercih etti.

KIBRIS: Aileniz evliliğinize karşı çıktı mı?

ÇELİK: Ben bitirince okulumu ona kaçtım. Ailem engelli olduğu için istemedi. Bende aileme mektup yazdım. Ondan sonra babam hariç tüm aileyle barıştım. Bir tek babam barışmadı. Her bayramda Mustafa derdi “elini öpmeye gideceğiz”. Ben babama söyleyemezdim.

KIBRIS: Mustafa Çelik nasıl bir eşti?

ÇELİK: Mükemmel bir eşti. Ben onun engelli olduğunu hiç hissetmezdim. Her şeyini kendi yapardı. Evde yemek olsun, her şeyi yapardı. Çok güzel ciğer ve kebap yapardı. Dağınık biri değildi. Eşim engelli diye hiç hissetmedim. Bana karşıda çok iyiydi. Sevildiğimi hissederdim.

KIBRIS: İnsanlarla diyaloğu nasıldı?

ÇELİK: Basketbol oynardı. Yaptığı her şey de mükemmeldi. Yurt dışına gitmeye başladılar. Herkesle samimi olurdu. Güzel dostluklar kurardı. Bu etkinliklere dönerdi. Hatta Murat Katrin anlattı, Mustafa İsrail’de salona girdiğinde “Ya Mustafa ya Mustafa” adlı şarkıyı söylemeye başlamışlar.

KIBRIS: Eşinizin basketbola olan ilgisi nasıl başladı?

ÇELİK: İngiltere’de tedavi gördüğünde basketbola götürdüler Mustafa’yı... O da “ben nasıl oynarım?” demiş... Oraya gidince gördü ve burada da kurmak istedi. “Spor en büyük rehabilitasyon” derdi... Biz arabamızda 3 sandalye, 3 sporcu maçlara giderdik. İlk başlarda bende gider top taşırdım. Hafta sonu engellileri dolaşırdık. Böylece takımdaki oyuncu sayısı artmaya başladı.

KIBRIS: Mustafa Çelik’in en son projesi neydi?

ÇELİK: Bu hep içimde kalan bir ukdedir. Spor salonu için çalışma başlatmıştı. Ancak üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen hâlâ yapılmadı. Bunu ona karşı bir borç olarak bilirim ve bunun yapılmasını istiyorum. Ben inanıyorum ki Mustafa bizi görüyor ve bu salon yapıldığında o da çok mutlu olacak. Zaten bizi gördüğüne inanmasaydım, yaşayamazdım.

 

Güncelleme Tarihi: 11 Haziran 2017, 16:46
YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110

banner104