banner6

Başıboş köpeklere kim sahip çıkacak?

banner37

Başıboş köpeklere kim sahip çıkacak?
banner150 banner151 banner143

Ahmet UÇAR

   Büyük bir hevesle sahiplenilen ancak daha sonra çeşitli kesimler tarafından kaderine terk edilen köpekler, sokakta hayatta kalma mücadelesi verirken, bazı mağduriyetlere de neden olabiliyor.

   Yıllarca bir ev veya bahçe ortamında evcilleşerek yaşamını devam ettiren köpeklerin kendini bir anda sokakta bulması, bu canlılarda büyük şok yaratırken; öte yandan bu hayvanlar çeşitli tehlikelerle de karşı karşıya kalıyor.

   Özellikle Lefkoşa- Girne anayolu, Lefkoşa Kuzey Çevre Yolu gibi yollara bariyerlerin konması, başıboş gezen köpeklerin karşıdan karşıya geçmeye çalışırken araba çarpması sonucu hayatını kaybetmesine neden oluyor.

   Köpeklerin bir nesne olarak düşünülmesi, yaralanmalarının ve acı çekmelerinin önemsenmemesi ise durumu daha da kötüleştiriyor.

   Yollarda, araba çarpması sonucu hayatını kaybeden köpeklerin ilgili kesimler tarafından kaldırılmaması da sokaktaki canlılara verilen değeri gözler önüne sererken, aynı zamanda birçok sürücünün kendini kötü hissetmesine neden oluyor.

   Başıboş bırakılan köpekler sokakta, sahipsiz kalmanın acısını da yaşarken, yemek bulmak ve hayatta kalmak için çeşitli yollar deniyor, bu da kimi zaman başka kesimlerin de mağduriyet yaşamasına yol açıyor.

   Özellikle ağıllara giren başıboş köpekler, hayvanların telef olmasına yol açıyor. Böyle durumlarda da hem ağıllardaki hayvanlar, hem hayvancılar, hem zehirlenme tehdidi altında olan bu başıboş köpekler mağduriyet yaşıyor.

   Hayvan Refah Yasası’na göre başıboş köpeklerin uygun barınaklarda barındırılması belediyelerin sorumluluğunda ancak bu yasaya uygun hareket edilmiyor.

   KIBRIS’a konuşan Altın Patiler Derneği Asbaşkanı Ülkü Curcioğlu, sokaktaki canlılar eşya olarak görülmeye, yasada bile mal olarak düşünülmeye devam edildiği sürece bu sorunların yaşanmaya devam edeceğini belirterek, sokağa bırakılan köpeklerin hayatta kalamadığını, birçok başıboş köpeğin ağıllardaki hayvanlara zarar verdiğini, devletin bu konuda hiçbir adım atmadığını kaydetti.

   Curcioğlu, birçok köpeğin araba çarpması sonucu hayatını kaybettiğini de dile getirerek, yolların tellenmesi, sokaktaki canlıların ölümüyle sonuçlanan bu sorunun ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti.

    Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ise ülkemizdeki şehirlerarası yollar otoban değil, bölünmüş yol statüsünde bulunuyor. Otoyollara (otoban-highway) belirlenmiş güvenli giriş-çıkışlar dışında ulaşımı engellemek için tel çekilmesi ise bölünmüş yollar için uygulanabilir olmuyor.

   Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar, Hayvan Refah Yasası’nda boşluklar olduğunu, yasada başıboş köpeklerden belediyelerin sorumlu olduğu yazsa da bunun için kaynaklarının bulunmadığını söyleyerek, Veteriner Dairesi tarafından kaynak aktarılması gerektiğini belirtti.

   Veteriner Dairesi Veteriner Başhekimi Dr. Mehmet İsfendiyaroğlu ise Hayvan Refah Yasası’na göre başıboş köpeklerle ilgili tüm sorumluluğun belediyelerde olduğunu, belediyelerin, Köpek Barındırma Ruhsatı’ndan aldığı harçlarla giderlerini karşılayabileceğini belirtti. İsfendiyaroğlu, Veteriner Dairesi’nin sadece köpeklerin kaydedildiği yasal mercii olduğunu ve belediyelere kaynak aktarma gibi bir durumlarının söz konusu olmadığını vurguladı.

Yasa, belediyeleri sorumlu kılıyor

   Hayvan Refah Yasası’nın 7. ve 8. Madde’lerine göre başıboş köpeklerin barınabileceği uygun barınakları sağlamak belediyelerin sorumluluk alanı içerisinde bulunuyor.

   Yasa’nın 7. Madde’sinde “Başıboş bir köpeği yakalamış olan herhangi bir kişi, köpeği nerede ve ne zaman bulduğunu hemen belediyedeki yetkili kişiye bildirir” ifadesi yer alıyor. Yasa’nın 8. Madde’sinde ve bu Madde’nin 1.,4. ve 7. fıkralarında şu açıklamalar gözlemleniyor:

   “8. Başıboş köpeklerin kontrol altına alınması amacıyla aşağıdaki kuralların uygulanması Belediyelerin sorumluluğundadır: 1. Başıboş köpeklerin barındırılabileceği uygun barınakları sağlamak, 4. Başıboş köpeklerin yakalanması için yetkin kişilerden oluşan ekipleri kurmak, 7. Belediye sınırları içinde bulunan tüm sahipli köpekleri kayıt etmek ve başıboş dolaşmalarını engellemek için gerekli tedbirleri almak.

   Belediyeler Yasası’nın, “Belediyelerin Tarıma İlişkin Görevleri” başlıklı 21. Maddesinin 2. Fıkrasına göre ise belediyelerin sorumlulukları içerisinde “Beldede başıboş dolaşan veya sağlığa zarar verme olasılığı bulunan hayvanlar için gerekli önlemleri almak; salgın ve bulaşıcı hayvan hastalıklarının önüne geçmek için gerekli önlemleri almak” ifadesi bulunuyor.

Bakanlık: Yollar tellenmeye uygun değil

   Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre, ülkemizdeki şehirlerarası yollar otoban değil, bölünmüş yol statüsünde bulunuyor. Otoyollara (otoban-highway) belirlenmiş güvenli giriş-çıkışlar dışında ulaşımı engellemek için tel çekilmesi ise bölünmüş yollar için uygulanabilir olmuyor.

İsfendiyaroğlu: Tüm sorumluluk belediyelerde

   Veteriner Dairesi Veteriner Başhekimi Dr. Mehmet İsfendiyaroğlu, Hayvan Refah Yasası ile başıboş köpeklerin toplatılıp barınması sorumluluğunun belediyelere verildiğini kaydetti.

   İsfendiyaroğlu, Hayvan Refah Yasası’nın yürürlükte olduğunu ve bu yasa altında çıkarılan Başıboş Köpekler ile Tehlikeli Köpekler Tüzüğü’nün 22 Mart 2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığını ifade etti.

   İsfendiyaroğlu, Hayvan Refah Yasası’na göre belediyelerin başıboş köpekler için barınak sağlamak, başıboş köpeklere nasıl davranılacağıyla ilgili eğitimler düzenlemek, başıboş köpek sahiplenen kişiye yardımda bulunmak veya başıboş köpeği barınağa götürmesine teşvik etmek, başıboş köpeklerin yakalanması için yetkin kişilerden oluşan ekipler kurmak, kısırlaştırma programı için maddi yardım sağlamak, başıboş köpekleri kayıt etmek ve başıboş dolaşmalarını engellemek için gereken tedbirleri almak gibi sorumluluklarının bulunduğunu bildirdi.

   Hayvan Kayıt Yasası’na göre ülkedeki tüm hayvanların kayıt altına alınması gerektiğine işaret eden İsfendiyaroğlu, köpeklerin de bu kayıtlardan birisi olduğunu anlattı.

   İsfendiyaroğlu, sahipli her köpeğin Veteriner Dairesi’ne kaydının yaptırılması gerektiğine dikkat çekerek, buradan aldığı belgeyle belediyeye gidip Köpek Barındırma Ruhsatı çıkarılabildiğini söyledi.

   Prosedür hakkında da bilgi veren İsfendiyaroğlu, şöyle konuştu:

   “Sahipli köpeğin Veteriner Dairesi’ne kaydının yapılabilmesi için özel bir veteriner tarafından çiplenmesi gerekir. Daha sonra forum doldurulup bize gönderilir. Biz de o veterinerin müracaatına atfen köpeği o şahıs adına kayıt ederiz. Kişi bu kayıt belgesiyle belediyeye giderek ruhsat alır. Köpek, artık o adamın ölünceye dek sorumluluğundadır. Onu başıboş bırakamaz.

   Başıboş bırakıldığında belediye bu köpeğin çipini okutur ve kimin sorumluluğunda olduğu ortaya çıkar. Kişi, bu köpeği niye bıraktı, köpek kaçtı mı buna göre yaptırımları var. Sahibi olduğu köpeği sokağa atan kişiye 4 asgari ücrete kadar para cezası vardır. Eğer köpek sahibi tarafından eziyet görmüşse hapis cezası da alabilir.”

   İsfendiyaroğlu, belediyelerin köpek besleyen kişilerden yıllık harç aldığını ve bu harçlarla barınak ve diğer işlerini tamamladığını belirterek, her belediyenin kendine özgü bir fiyat listesinin bulunduğunu kaydetti.

   Kayıt altına alınmamış başıboş köpeklerle Veteriner Dairesi’nin hiçbir ilişkisinin bulunmadığını dile getiren İsfendiyaroğlu, bunların belediyelerin sorumluluğunda olduğunu yineledi.

   İsfendiyaroğlu, Veteriner Dairesi’nin sadece polis tutanağıyla birlikte talep geldiğinde denetimde bulunup ceza yazıldığını ve barınakların durumunu incelediğini ifade etti.

   Belediyelerin Köpek Barındırma Ruhsatı’ndan aldığı harçlarla ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğine işaret eden İsfendiyaroğlu, Veteriner Dairesi’nden kaynak verilme gibi bir durumun söz konusu olmadığını anlattı.

   İsfendiyaroğlu, belediyeler tarafından kayıt altına alınan bazı köpeklerin kulaklarına metal bir aparat takıldığını ve bu köpeklerin barınakta yer olmadığı için sokakta bırakıldığını söyleyerek, bu durumun yasaya aykırı olduğunu ancak Veteriner Dairesi’nin bu konuda bir yaptırımının bulunmadığını açıkladı.

Curcioğlu: Sokaktaki canlılara değer verilmiyor

   Altın Patiler Derneği Asbaşkanı Ülkü Curcioğlu, köpeklerin sokakta yaşadığı sorunun “can dostları”nı eşya gibi görmeye, yasada bile mal olarak itham etmeye devam eden bir ülke olunduğu sürece çözülemeyeceğini belirterek, “Bizim dünyamızda onlarca ailemiz, çevremiz olmasına rağmen onların bütün dünyası sadece biz oluyoruz ama avlamadığı için bırakılan, para karşılığı satılan, yurtdışına dönerken ardına bakmadan bırakılan, sokak, kötülük bilmediği için hastalanan, kaza geçiren, ölen o kadar çocuk var ki” şeklinde konuştu.

   Hayvan Refah Yasası’nda Fikri Karayel ile düzenlemeler yaptıklarını, 2 avukat, 1 yargıç, 4 dernek üyesi, 5 veteriner hekimle yardımlaşıp bunu meclise sunduklarını dile getiren Curcioğlu, bunun oy çokluğuyla kabul göreli 2 sene olmasına rağmen herhangi bir gelişmenin olmadığını ifade etti.

   Terkedilen köpeklerin çoğunun hayatta kalamadığına işaret eden Curcioğlu, söz konusu canlıların şanslı olmaları durumunda kendileriyle karşılaştığını, böylece hayatlarını değiştirecek mücadeleye girebildiklerini vurguladı.

   Av köpeklerinin hayvanlara zarar vermesi konusunda da konuşan Curcioğlu, zarar gören her canlı için çok üzgün olduklarına dikkat çekti ve şöyle devam etti:

   “Bu, kedi, köpek olarak nitelendirilemez bizim için. Kuşu da, faresi de, ineği de, yılanı da eş değerdir, hepsinin yaşam hakkı vardır. Durumlar için çok üzgünüm.

   Can dostlarını terk eden insanlara devletin ceza kesmesi şart! Hayvancı arkadaşlarımızın da mandıralarını daha güvenli hale getirmesi gerek. Köpeğin girebildiği gibi tilki de girebilir, zarar verebilecek başka bir canlı da… Keşke bunlar hiç yaşanmasa ama bu canları görmezden gelip açlığa iten de yine biz insanlarız. Bu sonuçları el birliği ile doğuruyoruz.”

   Curicoğlu, var olan yasalardaki hakların bile savunulamadığını belirterek, kimse hayvanlarla ilgili konularda işini yapmak istemediğini, kendilerine yardımcı olmak isteyen yetkilileri çok ender bulabildiklerini kaydetti.

   Kedi/köpek sahiplendirirken Kıbrıs'ta kalıcı ikamete çok dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Curcioğlu, soru sormaktan çekinilmemesi, ev kiraysa gerekirse ev sahibinin de onayının alınması gerektiğini ifade etti.

   Curcioğlu, sahiplenilen canlıların kısırlaştırılıp çiplenmesi gerektiğine işaret ederek, kedi ve köpeklerin bunları maddi ve manevi anlamda yerine getireceğine inanılan kişilere emanet edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

      

Yollar tellenmeli

   Curcioğlu, Lefkoşa-Gazimağusa anayolu başta olmak üzere şehirlerarası yollarda birçok hayvanın karşıdan karşıya geçmek istediği sırada araçlar tarafından çarpılıp hayatını kaybettiğini belirterek, yetkililerin bu sorunun önüne geçilebilmesi için gereken adımları atması gerektiğini kaydetti.

   Curcioğlu, bu canlıların araçların kurbanı olmaması için öncelikle tarlalarla yolların birleştiği bölümün tellenmesi gerektiğini dile getirerek, duvar halindeki bariyerlerle kapatılması gerektiğini ifade etti.

   Caddelerdeki ışıklandırmaların sorunlu olması nedeniyle araçların bile birbirini görmediğine işaret eden Curcioğlu, sokaktaki canlıların da bu şekilde hayatını kaybettiğini, bu nedenle ışıklandırmaların büyük önem arz ettiğini vurguladı.

   Curcioğlu, sokaktaki canlılara çarpan kişilerin “Nasıl olsa öldü” diyerek yoluna devam etmemesi gerektiğine vurgu yaparak, bu canların çoğunun kaza anında ölmediğini ancak oldukları yerde kaldıklarında acılar içinde can verdiğini anlattı.

   Birçok sigorta şirketinin hayvanları ilgilendiren kazaları da sigorta kapsamına aldığına dikkat çeken Curcioğlu, sokaktaki canların ölüme terk edilmemesi çağrısında bulundu.

   Curcioğlu, belediyelerin yasalara uygun hareket etmemesi nedeniyle sokaktaki canlıların birçok mağduriyet yaşadıklarını belirterek, derneklerin gönüllü kişilerle çalıştığını ve bir yere kadar ulaştıklarını, bu nedenle devletin gereken adımı atması gerektiğini söyledi.

Özçınar: Yasada boşluklar var, kaynak yok

   Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar, Hayvan Refah Yasası’nın uygulanmasıyla ilgili gereken tüzüklerin çıkarılmadığını belirterek, yasada boşluklarının bulunduğunu kaydetti.

   Özçınar, sokaktaki hayvanların Veteriner Dairesi tarafından kayıt altına alınması, evde hayvan beslemek için belediyeden ruhsat alınması gerektiğini, ancak izin alınmadığını ifade etti.

   Yaptırımın Veteriner Dairesi’nde olduğuna işaret eden Özçınar, “Prosedür şöyle işliyor. Siz köpeğinizi Veteriner Dairesi’ne kayıt için götüreceksiniz. O kayıtları belediyeye verecekler, daha sonra belediyeden ruhsat alacaklar. Siz belediyeden izin almadan hayvan beslerseniz olmayacak. Buradaki sıkıntı, işlemler yapılmıyor. Biz bu hayvanları kayıt altına alamazsak bunların hangisinin sahibi var, hangisi başıboş köpek bilemeyiz” şeklinde konuştu.

   Özçınar, tüzük yapma yetkisinin belediyelerde değil Veteriner Dairesi’nde olduğuna dikkat çekerek, hayvanlar kayıt altına alındığında zaten bu durumun yarı yarıya azalacağını anlattı.

   Belediyelerin şu an sokaktaki hayvanlara yönelik girişimler için gelirlerinin bulunmadığı üzerinde duran Özçınar, belediyelerin kayıttan, cezadan elde edilen gelirle gerekenleri yapabildiğini söyledi.

   Özçınar, yasalarda sokaktaki başıboş köpeklerin toplanması ve barınaklarda barındırılması sorumluluğunun belediyelerde olduğunu ancak kaynağın bulunmadığını anlatarak, “Kaynak olmadan bunları nasıl yapacağız?” diye sordu.

   Özçınar, sokaktaki hayvanların sorunlarının çözülmesi için belediyenin başka hiçbir işle uğraşmaması gerektiğini kaydetti.

   Özçınar, yasaların, tüzüklerin bütünlüklü bir şekilde ele alınarak ortaya çıkarılması gerektiğini dile getirerek, herkesin topu birbirine attığını ifade etti.

   Belediyelerin şu anki yetkisinin ruhsat vermek olduğuna işaret eden Özçınar, tüzüklerin ve kaynakların belirginleşmesi gerektiğini yineledi.

YORUM EKLE
banner140
SIRADAKİ HABER

banner111

banner34

banner75

banner88

banner110