“Batı Nil Virüsü” bir can daha aldı

banner37

KKTC’de ilk “Batı Nil Virüsü” teşhisi konulan ve yaklaşık bir aydır hastanede tedavi gören Topçuköylü 69 yaşındaki Kasım Aktaş, dün akşam hayatını kaybetti

banner87
“Batı Nil Virüsü”   bir can daha aldı
banner99

ADA GENELİNDE ÜÇÜNCÜ, KKTC’DE İKİNCİ ÖLÜM… Ülkede “Batı Nil Virüsü” nedeniyle ikinci, ada genelinde ise üçüncü ölüm gerçekleşti. “Batı Nil Virüsü” teşhisi konulan ve bir süredir hastanede tedavi gören Topçuköylü 69 yaşındaki Kasım Aktaş, dün akşam yaşamını yitirdi. Ayrıca Güney Kıbrıs’ta da Larnaka’dan bir kişinin kısa süre önce yine aynı virüs nedeniyle hayatını kaybettiği biliniyor

AKTAŞ TOPRAĞA VERİLDİ… Topçuköylü 69 yaşındaki Kasım Aktaş’ın cenazesi dün Topçuköy Camii'nde kılınan öğle namazını müteakip Topçuköy Mezarlığı’nda toprağa verildi. Sevenleri, Aktaş’ı, son yolculuğunda da yalnız bırakmadı

KUZEYDE 2, GÜNEYDE 9 KESİNLEŞMİŞ VAKA VAR… Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre; 2 hasta daha Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde “Batı Nil Virüsü” teşhisiyle tedavi görüyor, dört hastanın ise kan tahlil sonuçları bekleniyor. Adanın güneyinde ise bir süre önce “Batı Nil Virüsü” teşhisi konan 9 vaka olduğu açıklanmıştı

UZMANLAR UYARDI… Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuş Veysioğlu ve Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, sivrisineklere karşı nasıl mücadele verilmesi gerektiğini KIBRIS’a anlattı. Veysioğlu, sivrisineklere karşı başlatılan kimyasal mücadelenin çevreyi korumak açısından doğru olmadığını söyledi ancak içinde bulunduğumuz durumda da bazı noktalarda mecbur kalındığını ifade etti. Sarpten ise kimyasal mücadelenin daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı

Ceren ÖZBİL-Ayşe BULUT

   Ülkede “Batı Nil Virüsü” nedeniyle ikinci ölüm gerçekleşti. KKTC’de, ilk “Batı Nil Virüsü” teşhisi konulan ve yaklaşık bir aydır hastanede tedavi gören Topçuköylü 69 yaşındaki Kasım Aktaş, dün akşam hayatını kaybetti.

   Aktaş’ın ölümüyle, hastalık nedeniyle KKTC’de ikinci, ada genelinde ise üçüncü ölüm gerçeklemiş oldu.

   Aktaş’ın cenazesi dün Topçuköy Camii'nde kılınan öğle namazını müteakip Topçuköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

   Öte yandan Güney Kıbrıs’ta, Larnaka’da bir kişinin kısa süre önce yine aynı virüs nedeniyle hayatını kaybettiği biliniyor.

   Bu arada Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre, iki hasta daha Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde “Batı Nil Virüsü” teşhisiyle tedavi görüyor, dört hastanın ise kan tahlil sonuçları bekleniyor.

   Adanın güneyinde ise bir süre önce “Batı Nil Virüsü” teşhisi konan 9 vaka olduğu açıklanmıştı. 

   Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuş Veysioğlu ve Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, sivrisineklere karşı nasıl mücadele verilmesi gerektiğini anlattı.
Sağlık Bakanlığı açıklama yaptı…
   Sağlık Bakanlığı’ndan verilen bilgiye göre, “Batı Nil Virüsü” teşhisi konan ve 18 Temmuz’dan beri Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde tedavi gören Aktaş’ın, ağır ikincil (sekonder) hastalıkları da vardı.  Bu arada iki hasta daha Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde “Batı Nil Virüsü” teşhisiyle tedavi görüyor, dört hastanın ise kan tahlil sonuçları bekleniyor.

Veysioğlu: Doğru değil ancak bazı noktalarda mecbur kalındı

   Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuş Veysioğlu, sivrisineklere karşı başlatılan kimyasal mücadelenin çevreyi korumak açısından doğru olmadığını söyledi ancak içinde bulunduğumuz durumda da bazı noktalarda mecbur kalındığını anlattı.

   Mümkün oldukça sineklerin üreme noktalarının yok edilmesi gerektiğini kaydeden Veysioğlu, ne yazık ki ülkede atık suları temizleme konusunda da geri kaldığımızı belirtti.

“Doğal dengeyi bozuyor”

   Kimyasal ilaçlamanın doğal besin zincirini de bozabileceğini ifade eden Veysioğlu, şöyle konuştu:

banner9
   “Aşırı yağışlı bir yıl geçirdik. Bundan oluşan doğal bir besin zinciri de var. Larvaları yiyerek beslenen türler var. Bunların kimyasallarla yok edilmesi doğal dengeyi bozabilir. Bu nedenle mümkün oldukça kimyasal mücadele yöntemlerini kullanmamalıyız”.

“Kanser vakaları artabilir”

   Kimyasal ilaçlamanın yaygınlaşmasının beraberinde kanser vakalarının artışını da getirebileceği konusunda uyaran Veysioğlu, “Atık sularda ciddi bir problemimiz var. Lefkoşa’da, Gönyeli’den gelen atık sular nedeniyle bir sorun yaşanıyor. Bu konuda ciddi adımlar atılması gerekir. Belediyelerin temizlik işlerini daha aktif yapabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır” dedi.

Sarpten: Kaş yapayım derken göz çıkarıyoruz

   Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, “Batı Nil Virüsü” ile mücadelenin ne yazık ki “kaş yapayım derken göz çıkarayım” noktasına geldiğini anlattı.

   Bu konuda doğru mücadelenin yapılmasının çok önemli olduğunu kaydeden Sarpten, ancak belediyelerin de panikle sivrisineklere karşı kimyasal mücadeleyi gündeme aldıklarını belirtti.

   Sivrisinekle mücadelenin uzun soluklu bir mücadele olduğunu belirten Hasan Sarpten, “Bu konuda 12 ay boyunca mücadele etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.   

“Ülkenin en ciddi sorunu”

   Kimyasalların ciddi anlamda insan sağlığına zarar verdiğinin altını çizen Sarpten, bunun sadece “Batı Nil Virüsü” ile mücadelede değil, tarımda da kullanıldığını söyledi.

   Sarpten, kimyasalların doğada birikmesiyle solunum yoluyla bile insanlara etki ettiğini ifade etti ve ülkedeki en ciddi sorunlardan bir tanesinin kimyasal kullanımı olduğunu belirtti.

“Sivrisinek kaynaklarını ortadan kaldırmak gerekir”

   Sivrisineklere karşı ülkede entegre bir mücadele başlatılması gerektiğini söyleyen Sarpten, su birikintilerine, derelere ve kanalizasyonlara karşı da vatandaşları bilinçlendirmek gerektiğini kaydetti.

   Sarpten, “Bu sivrisinek kaynaklarını ortadan kaldırmak gerekir. Kimyasallarla verilen mücadele de halk sağlığı açısından sakıncalıdır” dedi.

Güneyde de 1 ölüm oldu

   Güney Kıbrıs Sağlık Bakanlığı bu yıl 16 Ağustos’a kadarki dönemde, ülkede toplam 9 kesinleşmiş “Batı Nil Virüsü” vakası kaydedildiğini açıkladı; Batı Nil Virüsü’nden bir ölüm gerçekleştiğini de doğruladı. 

   Rum haber kaynaklarının Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri ve Kamu Sağlığı Dairesi tarafından dün yapılan açıklamaya dayandırdığı habere göre, 9 vakadan 4’ü Güney Lefkoşa’da, 4’ü Mağusa bölgesinde, 1’i de Larnaka kazasında tespit edildi.

Batı Nil Virüsü nedir?

   “Batı Nil Virüsü” tropik ve ılıman iklimlerde bulunan bir virüstür. İlk olarak 1937 yılında Uganda'nın Batı Nil Bölgesi’nde görülmüştür diye kaynaklarda yer alsa da Büyük İskender'in de ölümüne yol açmıştır.

   Sivrisinekler aracılığı ile tüm memeli hayvanlara ve insanlara bulaşabilir. Hastalık, 2-8 gün süren bir yumurtlama periyodunun ardından kendini yüksek ateş, bulantı, ağrı olarak hissettirir. Bazı ağır vakalarda ise hasta yarı-koma durumuna bile girebilir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96