Belediyeyi batır, paçayı sıyır!

banner37

Ülkede, milletvekillerinin “kürsü” dışındaki tüm dokunulmazlıklarının kaldırılıp yargı önünde hesap vermesinin yolunu açacak çalışmalar gündeme gelirken, yine seçimle işbaşına gelen belediye başkanlarına olası yolsuzluk hallerinde, yasal engeller nedeniyle hesap sorulup, ceza verilemiyor

Belediyeyi batır, paçayı sıyır!
banner90

  • SUÇ VAR, CEZA YOK… Ülkede milletvekillerine hesap sorulup, gerekli durumlarda konunun yargıya taşınması için vekillerin kürsü dokunulmazlığı dışındaki dokunulmazlıklarının kaldırılması tartışılırken, belediye başkanları için “görünmez” bir koruma altında. Belediyeler Yasası buna engel. Yasada değişikliğe gidilip, belediye başkanlarına da hesap sorulup sorulmayacağı büyük merak konusu oldu. Bir belediye başkanı, meclis üyesi ya da memurun, belediyeden, kendi, ya da yakın akrabalarının hesabına para aktarması ya da ihale vermesi, Belediyeler Yasası’nda suç olarak geçiyor ancak cezası bulunmuyor

  • “TASARIDA HAPİS CEZASI VAR VE DEĞİŞTİRİLMEMELİ”… BES Başkanı Mustafa Yalınkaya, mevcut Belediyeler Yasası’nda birçok eksiklik olduğuna dikkat çekti. Yalınkaya, Belediyeler Yasası’na göre, belediye başkanının kendi ya da ailesinden birinin şirketine ihale veremeyip, para da aktaramayacağını ancak bunu yaparsa da cezası olmadığını belirtti. Yalınkaya, şu anda üzerinde çalışılan Belediyeler (Değişiklik) Yasası’nda da belediye başkanlarının “yolsuzluk” yaptığı tespit edilmesi durumunda hapis cezasına çarptırılmasının öngörüldüğünü hatırlattı ve “biz, belediye başkanlarının yolsuzluk yapması durumunda yargılanmasını ve hapis olmasını istiyoruz ancak bazı belediye başkanları buna karşı çıkıyor. Sen işini dürüstçe yapıyorsan neden karşı çıkıyorsun?” diye sordu

  • “SORUMLU SENDİKA DEĞİL”… Yalınkaya kısa süre önce KIBRIS Gazetesi’nde yayınlanan ve Lefkoşa Türk Belediyesi eski başkanlarından Cemal Bulutoğluları, bazı LTB eski meclis üyeleri ve bazı çalışanlara açılan tazminat davasını içeren haberde, bazı meclis üyelerinin sendikanın da sorgulanması gerektiğini söylediğini hatırlatarak, bu konuda açıklama yaptı. Sendikanın işveren olmayıp, karar mekanizmasında da bulunmadığını ifade eden Yalınkaya, sendikanın kendi üyelerinin hak ve menfaatlerini koruyup kolladığını belirtti

  • “HÂLÂ USULSÜZLÜKLER DEVAM EDİYOR”… Yalınkaya, Lefkoşa Türk Belediyesi’nde bu yaşananların üstünden yıllar geçmesine rağmen hâlâ bazı belediyelerde usulsüzlüklerin devam ettiğini savundu. Özellikle Esentepe ve Dipkarpaz Belediyeleri’nde bazı usulsüzlüklerin olduğunun bilindiğini kaydeden Yalınkaya, belediyelerde gerekli incelemelerin yapılıp, hesap sorulması gerektiğini belirtti.

Ceren ÖZBİL


Ülkede milletvekillerine hesap sorulup, gerekli durumlarda konunun yargıya taşınması için vekillerin kürsü dokunulmazlığı dışındaki dokunulmazlıklarının kaldırılması gündeme gelirken, milletvekilleri gibi yine seçilmiş olan belediye başkanlarına yasal eksiklikler nedeniyle pek çok konuda hesap sorulamıyor.


Belediyeler Yasası’nda, belediye başkanı, meclis üyesi veya belediyenin herhangi bir memurunun belediye tarafından gerçekleştirilecek veya belediye adına yaptırılacak bir projeyle ilgili doğrudan veya eşi, çocukları, kardeşleri, anne ve babası veya bunların ortakları kanalıyla dolaylı olarak belediyenin açacağı ihalelere katılamayacağı ve ücret karşılığı iş yapamayacağı açıkça belirtiliyor. Ancak yasada bununla ilgili bir ceza yer almıyor.


Bu durumda da belli ihaleleri belediye başkanı, meclis üyesi ya da memur kendisinin ya da eşinin, kardeşinin, çocuğunun ya da anne ile babasının almasına açık kapı bırakılıyor.


KIBRIS Gazetesi’ne konuşan Belediye Emekçiler Sendikası (BES) Başkanı Mustafa Yalınkaya, hem kısa süre Lefkoşa Türk Belediyesi meclis üyelerinden birinin “LTB’deki yolsuzluk ve usulsüzlüklerle” ilgili sendikanın da sorgulanması gerektiğini yönündeki açıklamasına yanıt verdi, hem de belediyelerde yaşanan sıkıntıları anlattı.


Yalınkaya, mevcut Belediyeler Yasası’nda birçok eksiklik olduğunu söyledi ve bunların en başında da yasada bir belediye başkanının kendi şirketine belediye hesabından para aktarmasının suç olup, bunun cezasının bulunmamasına dikkat çekti.

Sendika, işveren ya da karar mekanizması değil


Yalınkaya kısa süre önce KIBRIS Gazetesi’nde yayınlanan ve Lefkoşa Türk Belediyesi eski başkanlarından Cemal Bulutoğluları, bazı meclis üyeleri ve bazı çalışanlara açılan tazminat davasını içeren haberde, bazı meclis üyelerinin sendikanın da sorgulanması gerektiğini söylediğini hatırlattı.


Ancak sendikanın işveren olmayıp, karar mekanizmasında da yer almadığını ifade eden Yalınkaya, sendikanın, kendi üyelerinin hak ve menfaatlerini koruyup kolladığını belirtti. Yalınkaya, şöyle konuştu:


“Belediyenin içerisinde aşırı istihdam yapılırsa, mafya düzeni kurulurken sesini çıkaramamışsa, evet sendikaya da hesap sorulmalıdır. O dönemde hatalar yapıldı. Sendika sorgulanması gerekir denilen noktayı şiddetle reddediyorum ve protesto ediyorum.


Öncelikle meclis üyelerinin yasaları iyi bilmesi gerekiyor. Belediye Yasası’nı iyi bilecekler. O koltukta otururken tamamen halka hizmetin hakka hizmet olduğunu iyice benimseyecekler.

  Şahsi çıkarları ön plana koymayacaklar. Ben onların bu eleştirilerini onlara iade ediyorum”.

“Meclis üyeleri yasaları bilmeli”


Yalınkaya, belediyenin kadrolu hukukçuları olup, bu hukukçuların da sendikanın üyeleri olduğunu ifade etti. Bir hukukçunun belediye başkanına, belediye meclis üyelerine ayrı ayrı mütalaa verebileceğini kaydeden Yalınkaya, ancak bunun “hukukçular bize yanlış mütalaa verdi de biz yanlış kararlar aldık” demenin de doğru olmadığını belirtti.


Yalınkaya, bu ülkede belediyelerin İçişleri Bakanlığı’na bağlı olduğunu ve İçişleri Bakanlığı üzerinde de Savcılığa ulaşılarak bu konuda görüş alınabileceğini ifade etti.


Mustafa Yalınkaya, bu nedenle de meclis üyelerinin bu iddialarına katılmadığını kaydetti ve “Eğer yasaları bilmedikleri yönünde bir şüpheleri varsa, belediye hukukçularından değil de savcılıktan görüş alabilirlerdi” dedi.
 

“Olayların üzerine gidilmeli”


Mustafa Yalınkaya, söz konusu dönemdeki bazı meclis üyelerinin tamamen art niyetli olduğunu düşündüğünü söyledi ve şöyle devam etti:


“Bazı belediye meclis üyeleri kişisel çıkar ve menfaat uğruna, belediyenin bu hale gelmesine taraf oldu. Aşırı istihdamlar yapıldı, usulsüzlükler oldu, kendi hak ve menfaatleri için kendi şirketlerinden alış veriş yaptılar. Bütün bunların ortaya çıkarılması gerekir. Biz ilk günden söyledik, usulüne uymayan harcamalar yapıldı. Doğru tespittir ancak yolsuzluklar nerede? Altı çizilmesi gereken nokta yolsuzluklardır.

  Ben bu ülkedeki bazı yolsuzlukların üzerine gidilmediğini biliyorum. Bilerek ve isteyerek üzerine gidilmiyor. Esentepe ve Dipkarpaz Belediyeleri de mercek altına alınmalıdır.  Ben bunların hepsini herhangi bir platformda tartışmaya hazırım”.

banner9

“Halk hâlâ acısını çekiyor”


Yalınkaya, söz konusu dönemde Lefkoşa Türk Belediyesi’nin kanayan yarasının yolsuzluklar olduğunu ifade etti ve o dönemde çalışanların bunun çok acısını çektiğini belirtti.


Halkın şu anda bunun acısını hâlâ çektiğine değinen Yalınkaya, halkın bugün alamadığı hizmetlerin nedeninin o dönemde yapılan yolsuzluklar olduğunu ifade etti.


Yalınkaya, bunun hesabının bir an önce sorulması gerektiğini söyledi ve “meclis üyeleri çıkıp,
‘yanlış yönlendirdi bizi hukukçular’ diyecek. O zaman almasalardı o kararları, imzalamasalardı” dedi.

“Bu paralar nerede?”


Mustafa Yalınkaya, yargının elbette önüne gelen dosyalara bakacağını söyledi ancak önüne gelmeyen dosyaların ne olacağını sordu.


Sayıştay Raporu’nun hazırlanmasının üzerinden 7 yıla yakın bir süre geçtiğini ifade eden Yalınkaya, bu süreç içerisinde zaten ilgili mercilerin çoktan konuyu yargıya taşımış olması gerektiğini belirtti.


Yalınkaya, konunun neredeyse zaman aşımına uğrayacağını kaydetti ve “LTB’nin şu anda sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borçları 150 milyon TL’dir. Bugünün şartlarında 250 milyon TL. Bugünün şartlarında siz Lefkoşa’ya 250 milyon TL yatırım yapın, Lefkoşa uçar. Bu paralar nerede? Bunun hesabı sorulmalı” dedi.


Mustafa Yalınkaya, LTB’nin Cemal Bulutoğluları dönemi öncesi hiçbir kuruma borcu olmadığını ifade etti ve bu borcun karşılığı olan o paraların nereye gittiğinin hesabının sorulması gerektiğini anlattı.


O dönemde Bakanlar Kurulu kararıyla bir finans şirketinden 10 milyon sterlin borçlanıldığını hatırlatan Yalınkaya, bunun nereye harcandığının tespit edilmesi gerektiğini söyledi.



 

 “İki belediyede aleni usulsüzlükler var”


Yalınkaya, Lefkoşa Türk Belediyesi’nde bu yaşananların üstünden yıllar geçmesine rağmen hâlâ bazı belediyelerde usulsüzlüklerin devam ettiğini savundu ve şunları kaydetti:


“Bu konularla ilgili İçişleri Bakanlığı’na ulaşmak istiyoruz, ulaşamıyoruz. Bize randevu vermiyor. Bir belediyede yasa dışı maaş ödendiğini yazılı olarak bildiriyoruz, ilgilenilmiyor. Belediye başkanına gidiyoruz ve “usulsüz maaş ödeme hakkın yoktur” diyoruz. Kimse ilgilenmiyor.


 Bugün Esentepe Belediyesi’nde usulsüzlük yapılıyor, kimse umursamıyor. Bugün Dipkarpaz Belediyesi’nde de benzer olaylar yaşanıyor. Bununla da kalmıyor çalışan sendikadan istifa ettirilmek üzere tehdit ediliyor.


Bütün bunları nasıl çözeceğiz? Biz kendi belediyelerimize sahip çıkamıyorsak, kendi evimize sahip çıkamıyorsak, kendi mutfağımızı düzeltemiyorsak elbette biri çıkar ve bize yıkım paketi altında belediyelerde reform, belediyelerde birleştirme önerisi sunar.


Hangi reform? Hangi birleştirme? Bu belediyelerin sosyal sigorta, ihtiyat sandığı ve vergi olarak 350 milyon TL borcu var. Hani bu kaynak? Ne olacak çalışanın geleceği? Belediyeleri birleştirdik, neyi çözeceğiz? Hâlâ 20 kusur yıllık bir yasa ile belediye başkanları belediyeyi yönetmeye çalışıyor”. 

“Çalışmalar sendikalarla paylaşılmalı”


Yalınkaya, hükümet yetkililerinin belediyeler ile atacağı adımlar konusunda örgütlü sendikalarla da görüşme yapması gerektiğini belirterek, şöyle dedi:


“Amaçlarının ne olduğunun, toplu iş sözleşmelerinin ne olacağının, çalışanın halinin ne olacağının bizlerle de paylaşılması gerekir.


Yoksa toplu iş sözleşmelerini ekonomik paketle birlikte meclise götürecekler ve yok farz edecekler ve biz de susacağız. Meydanı boş bırakmayacağız kendilerine… Birinci derece bu ülkeyi yönetenler suçludur.


Mali polis ve savcılık görevini yapmıyor tam olarak. Zaten belediye başkanlarının birçoğu kötü niyetlidir”.

“Suç var, cezası yok”


Belediyeler Yasası’nda da birçok eksiklik olduğundan söz eden Yalınkaya, Belediyeler Yasası’nda belediye başkanının kendi ya da ailesinden birinin şirketine ihale veremeyip, para da aktaramayacağını ancak bunu yaparsa da cezasının belli olmadığını belirtti.


Yalınkaya, “biz belediye başkanlarının yolsuzluk yapması durumunda yargılanmasını, hapis olmasını istiyoruz ancak bazı belediye başkanları buna karşı çıkıyor. Sen işini dürüstçe yapıyorsan neden karşı çıkıyorsun?” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner107

banner96

banner108